Archive for Nisan 13, 2017

“Elektrik tüketimin %28’i konutlarda, %72’si ticari, kamu ve endüstride kullanılıyor”

adsız

Türkiye’de elektriğin yarısını 8 il tüketiyor.

TECDE Group bünyesinde faaliyet gösteren elektrik tedarik şirketi Uzenergy Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Uzun, “Günümüzde dünya nüfusunun yüzde 7’si mega şehirlerde yaşıyor. Dünya genelindeki 27 mega şehri göz önünde bulundurduğumuzda, bu şehirlerin enerji tüketimi ise bu nüfus oranına karşılık dünyanın toplam enerji tüketiminin yüzde 20’unu oluşturuyor. Bir mega şehir örneğinde toplam tüketilen enerjinin yüzde 45’ünün ticari ve endüstri yapılarında harcandığını görüyoruz. Örneğin tek başına New York’un tükettiği elektrik enerjisi bir bütün olarak Kenya’nın kullandığından kat ve kat fazla. Türkiye’de elektrik tüketimin yüzde 28’si konutlarda, geri kalan yüzde 72’lik kısım ise ticari, kamu ve endüstride kullanılıyor. Türkiye’de nüfusun yüzde 45’i (ilk sekiz şehrimiz) elektrik tüketiminin yüzde 50’sini kapsıyor” dedi.

Hüseyin Uzun, “Bir gökdelen tek başına 40.000 kw elektrik tüketimine sahipken, kent merkezinden daha uzakta yer alan müstakil konut yapılarında bu sayı 11 kw değerine yakın. Bu bir gökdelenin yaklaşık 3650 müstakil evin enerjisini kullandığını gözler önüne seriyor. Çözüm belki de tükettiğimizi nasıl daha iyi üretebileceğimizi bulmak değil, daha az tüketmeye nasıl yönelebileceğimizi araştırmaktan ve uygulamaktan geçiyor. Hüseyin uzun Dünyada’ki bu yeni enerji oyunu da” Gelecek elektrik enerjisi üzerine kurgulanmış olacak. Dünyanın bu belirsiz yolculuğuna da, ‘Büyük Geçiş’ adını vermek lazım” diye konuştu.

Hüseyin Uzun, “Yeni enerji oyununda elektrik üretimi, evlerde başlayacak. Evler kullanamadığını ufak şebekelere satıp yandaki komşularıyla, onlar da mahalleyle paylaşacak. 10 yıl veya 15 yıl sonra herkes kendi elektrik enerjisini üretecek durumda olacak. Arabalarin yüzde 50’si elektrikli olacak. Özellikle ulaşım sektöründe araçların benzin ve dizel yakıt ile birlikte elektrik gibi mekanizmaları kullanması artacak. 2020 yılına kadar dünya genelinde satılan otomobillerin yüzde 10’unu, 2030 yılında ise yüzde 50’sini tamamen elektrikli araçların oluşturacağına inanılıyor” dedi.

Hüseyin Uzun “Önümüzdeki 10 yılda enerji talebinin iki katına çıkmasını bekliyoruz. 2016 yılında Dünyada ihtiyaç duyulan elektriğin yüzde 66’sı fosil yakıtlardan yüzde 34’dü yenilenebilir enerji kaynaklarında üretilmiştir . Türkiye’de 2016 yılında elektrik üretimimizin, yüzde 32,1’i doğalgazdan, yüzde 33,9’u kömürden, yüzde 24,7’si hidrolikten, yüzde5,7’si rüzgârdan, yüzde 1,8’i jeotermalden ve yüzde 1,8’i diğer kaynaklardan elde edildi. Yani üretim kaynaklarımız dünyada ki üretim kaynaklarıyla eşdeğer çizgide hareket etmiştir. 2016 yılında Türkiye’de üretilen elektriğin yüzde 66’sı fosil yakıtlardan yüzde 34’ü yenilenebilir enerji kaynaklarında sağlanmıştır.Elektrik enerjisinin bölgesel ve ülkesel boyutlarına baktığımızda enerji ile ilgili birçok konu milli hedeflere ve çıkarlara dayanmaktadır. Yeni enerji oyununda elektrik enerjisine bağımlılık ve elektrik enerji üretimi stratejileri dünya siyasetinde belirleyici rol oynayacaktır” diye konuştu.

Hüseyin Uzun,“Şuanda sektörde aktif olarak hizmet sağlayan 150 elektrik tedarik şirketinden biriyiz. Müşteri portföyümüzü genellikle sanayi kuruluşları ve yüksek enerji tüketim hacmine sahip kurumsal firmalar oluşturuyor” dedi. Uzun, şirket olarak iş ortaklarına elektrik tüketimi konusunda danışmanlık hizmeti de vererek faturalarda fiyat avantajı sağladıklarına dikkat çekti.

Hüseyin Uzun, “2017 Ocak ayı verilerine göre Elektrik tüketiminin yüzde 39,18 ‘sı sanayi kuruluşlarında, yüzde 30,01’u meskenlerde, yüzde 28,03’sı ticarethanelerde, yüzde 2,25’i aydınlatmada ve yüzde 0,44’ü ise tarımsal sulamalarda kullanılıyor. Uzenergy olarak özellikle sanayi alanında kullanılan elektrik tüketimine talibiz ve büyüme hedeflerimizi bu alanda gerçekleştireceğiz. Orta vadede sektörde hizmet veren ilk 20 firma içerisinde olmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Kaynak: Enerji Günlüğü http://enerjienstitusu.com/2017/04/12/elektrik-tuketimin-konutlarda-ticari-kamu-endustride-kullaniliyor/?utm_source=wysija&utm_medium=email&utm_campaign=weeklynewsletter

Küresel LNG ticareti tırmanıyor

adsız

07-04-2017

Enerji Günlüğü – Küresel LNG ticareti 2016′da bir önceki yıla göre yüzde 5 artarak 258 milyon ton oldu.
Uluslararası Doğal Gaz Birliği’nin (IGU) 2017 Dünya LNG Raporu’na göre, küresel LNG ticareti geçen yıl ile birlikte dört yıl üstüste artış kaydetti. Ancak 2016 yılında adeta sıçrama yapan küresel LNG ticareti 2015 yılına göre yüzde 5 artarak 258 milyon tona ulaştı. LNG ticareti geçen dört yılda, yıllık ortalama % 0,5 genişlemişti.
IGU, toplam LNG ticaretinin artmasının yeni tedariklerin artmasına katkıda bulunduğunu, Meksika Körfezi ve Avustralya Pasifik LNG’den ihracata başlandığını kaydetti.
Raporda geçen yıl LNG arz projelerinde gözle görülür derecede artış olduğuna ve yine LNG talebinde büyük bir artış görüldüğüne dikkat çekiliyor.

 

Kaynak: http://www.enerjigunlugu.net/icerik/22453/kuresel-lng-ticareti-tirmaniyor.html

ANALIZ ÇİN KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRAL ONAYLARI %85 ORANINDA DÜŞTÜ

indir
7 Mart 2017

Yeni bir analize göre Çin hükümeti tarafından onaylanan yeni kömürlü termik santral projelerin sayısında yüzde 85 gibi yüksek oranda bir düşüş yaşandı.

2015 yılında, haftada 3GW büyüklüğünde yeni kömür kapasitesine izin çıkarken 2016 yılının ikinci yarısına gelindiğinde bu rakam –son yirmi yılın en düşük seviyesi olan- ayda 1GW’a düştü.

Toplamda, geçtiğimiz yıl toplam 22 GW yeni kömür kapasitesine izin verildi. İkinci çeyrekte onaylanan kapasite ise 6 GW büyüklüğündeydi. 2015 yılı ikinci çeyreği bu rakam 142 GW’dı.

Bu yılın ilk aylarındaysa, planlanan ve inşaat halinde olan yüzden fazla kömür projesinin askıya alınmasıyla, Çin’in modern tarihinde ilk defa toplam izin verilen kömür kapasitesinde düşüş yaşandı.

Bu haberler, Greenpeace’in resmi verileri inceleyerek kömür tüketiminin üç yıldır üst üste düştüğünü gösteren analizinden sadece birkaç gün sonra geldi.

Kapasite fazlası krizi devam ediyor

2016 yılında yapılan ilerlemelere karşın, Çin’in politika yapıcıları kendilerini hızla değişen bir hedef peşinden koşarken buluyorlar.

Ülkenin önde gelen kömür madencileri, talebin düşeceği yönünde beklentileri öne sürerek, kömür üretim kısıntılarının tekrar getirilmesi çağrısında bulundu.

Bu arada, yaklaşık 140 GW kapasite hala inşaat aşamasında ve çeşitli istisnalar kapsamında bazı yeni projeler de onaylanmaya devam ediyor.

Artan kapasite ve kömürlü termik santraller için düşen talep, Çin’in kömür filosu için kapasite kullanım oranında hızlı düşüşün devam edeceğini gösteriyor.

2016 yılında kapasite fazlası dramatik bir şekilde artmaya devam etti. Kömürlü termik santal ortalama kullanımı 2015 yılında %49.8 iken 2016 yılında son yarım yüzyılın en düşük seviyesi olan %47.5’e düştü.

Bunun nedeni, yapımı birkaç yıl önce başlayan projelerin tamamlanmasıydı.

İnşaat halindeki mevcut kapasitenin tamamlanması zaten 2020 yılı hedefleri için yeterli olacak. Bu da eski santralleri devreden çıkarma hedefi ciddi oranda artmadığı sürece, yeni inşaat girişimlerine yer kalmadığını gösteriyor.

Su endişesi

Ana endişelerden biri son dönemdeki politikaların hali hazırda en fazla su sıkıntısı çeken bölgelerde kapasite üretmeye odaklanması.

2016 yılında izin verilen kapasitenin yarısı (11 GW) su sıkıntısı yüksek bölgelerde yer alıyor. Askıya alınan kömür kapasitesinin ise sadece 4GW’ı aynı bölgelerde. 2015-2016 dönemine bakıldığında, yüksek su sıkıntısı bulunan bölgelerde 77 GW’lık yeni kapasitenin devamına izin verilirken sadece 24 GW kapasite askıya alındı.

Kombine ısı ve elektrik sistemleri (Kojenerasyon- CHP)

Kombine ısı ve elektrik sistemleri kapasiteyi artırmaya devam ediyor. 2016 yılında yetkililer, hem sanayi hem de mesken CHP projelerini onaylamaya devam etti ve 25 GW’lık yeni CHP projeleri çevre onaylarına başvurdu.

Bu kapasitenin 14 GW’nın Shandong bölgesinde olması CHP projelerinin onaylanmaya devam etmesinin yeni projeler için oluşabilecek bir mevzuat açığı olarak kullanılıp kullanılmayacağı konusunda soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Çoğu CHP tesisi hem kojenerasyon hem de sadece elektrik üretimi için işleyebilecek şekilde tasarlanıyor.

Hangi nedenle olursa olsun, CHP’lerin artışı devam ederse, 70 GW’a kadar kapasite hala inşaata başlayabilir ve 2020 yılına kadar devreye girebilir. Bu da toplam kapasite hedefinin çok üzerine çıkmak anlamına geliyor.

İç Moğolistan ve Shandong bölgelerindeki yeni onaylara gelen yasaklara rağmen bu projelerde artış devam ediyor. Buna izin verilmemeli.

Sha’anxi bölgesindeyse, konvansiyonel tesislerin artması için baskı devam ediyor. 7 GW için inşaata yeşil ışık yakıldı, bir diğer 3 GW da onay sürecine başlıyor.

Sha’anxi onaylara doğrudan bir yasak uygulamıyor ama bölgede yeni projelere onay verilmeye devam edilmesi de bölgede devasa bir kapasite fazlası oluşmasına neden oluyor.

2016 yılında 36 GW kömürlü termik santral kapasitesine izin verildi, ancak 2017 yılı Ocak ayında 14 GW’ı kesintiye uğradı. Aynı şekilde, 2015 yılında onaylanan projelerin 39 GW’ı 2017 yılının Ocak ayında durduruldu. Ancak 103 GW gibi yüksek miktar hala potansiyel olarak devam edebilir.  

Lauri Myllyvirta’nın yazısı Duygu Kutluay tarafından çevrilmiştir.