Archive for Ocak 29, 2016

Enerji Depolama için Yeni Teknolojiler Geliyor !

adsız

Yeni teknolojilerle 15 yıl içinde enerji depolama maliyetlerini yüzde 70 düşürecek
Editör -28/01/2016
Dünya Enerji Konseyi tarafından hazırlanan “E-Depolama Maliyetten Değere Değişim” başlıklı raporda günümüzde yapım aşamasında olan birçok yeni teknolojinin gelecek ’15 yıl içinde enerji depolama maliyetlerini yüzde 70 kadar düşüreceği’ belirtildi.

Dünya Enerji Konseyi tarafından hazırlanan “E-Depolama – Maliyetten Değere Değişim” başlıklı rapora göre, enerji depolama maliyetleri gelecek 15 yıl içinde düşecek. Enerji depolama konusunda dünyanın önde gelen 23 sanayi uzmanı ve akademisyen tarafından hazırlanan raporda, henüz üzerinde çalışmaların devam ettiği yeni teknolojilerin 15 yıl sonra kullanılabilir hale gelmesiyle enerji depolama maliyetlerinin yüzde 70 kadar düşeceği belirtildi. Konsey tarafından geçtiğimiz hafta yayınlanan raporda, yenilenebilir enerjinin önündeki en ciddi sorunlardan biri olan “depolama”nın gelecek yıllarda sorun olmaktan çıkabileceği vurgulandı.

PETROLE İHTİYAÇ AZALABİLİR

Raporda, yeni teknolojilerin fiyatları aşağı çekmesinden dolayı, güneş enerjisinin daha rekabetçi olacağı, rüzgâr türbinlerinde kullanılan ve üretilen enerjiyi artıran bileşik materyaller alanındaki teknik gelişmeler sayesinde rüzgâr enerjisi depolamanın mümkün olacağı öngörülüyor. Geliştirilecek enerji depolama sistemleri sayesinde yeni enerji santrallerinin kurulmasına gerek kalmayacağı belirtilen raporda bir önemli tespit daha yer alıyor; gelecekte petrole olan ihtiyaç azalabilir.

Raporda, enerji depolama konusunda sadece depolama maliyetinin düşünülmesinin yanlış yargılara neden olacağı belirtildi. Güneş ve rüzgâr enerjisi uygulamalarına odaklanılan raporda, sadece enerji depolama yatırım maliyetini dikkate alan bakış açısının -enerji depolamasının değer sistemini göz ardı etmesi nedeniyle- olduğundan daha pahalı bir sistem algısı oluşturduğu savunuldu. Dünya Enerji Konseyi’nin raporunda, enerji depolamanın gerçek değerinin hem maliyeti hem de sağlayacağı kazançlar dikkate alınarak anlaşılabileceğinin altı çiziliyor.

Raporda ayrıca, enerji depolamanın potansiyelini ortaya çıkaracak doğru politikaların oluşturulması, enerji depolamanın gerçek maliyetinin ve değer faydalarının belirlenmesi için kanun koyuculara tavsiyelerde bulunuluyor. Bunlar şöyle sıralanıyor:

· Maliyetlerin ötesine geçilmesi; her zaman en ucuz olan en iyi olan değildir.
· Enerji depolama maliyetini bütünsel vaka çalışmaları ile analiz edin; genelleyici maliyet değerlendirmeleri yeterli değildir.
· Esnek pazarların gelişimi için işletmeciler ve düzenleyiciler ile çalışın – esnekliğin tam değeri çoğu kez teslim edilemez ve paraya çevrilemez.
· Enerji depolama teknolojilerinin daha ticari şeklide mevzilenmesinin kolaylaştırılması için destekleyici politikalar ve kolaylaştırıcı bir yönetmelik çerçevesi oluşturun.
· Enerji şebeke genişlemesi ve artırımı için enerji depolamayı anahtar bileşen olarak kabul edin.

‘SORUN YENİ TEKNOLOJİLERLE ÇÖZÜLEBİLİR’

E-Depolama – Maliyetten Değere Değişim raporunu değerlendiren Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Başkanı Murat Mercan, gelecek yıllarda yenilenebilir enerjinin depolanmasıyla enerji güvenliği konusunda önemli adımlar atılabileceğini dile getirdi. Mercan, Türkiye’de son dönemde sıkça gündeme gelen enerji depolama sorununun yeni teknolojilerle çözülebileceğini belirtti. Mercan, 9-13 Ekim 2016 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek Dünya Enerji Kongre’sinde de katılımcıların enerji depolama ve enerjide yeni teknoloji konusunu gündeme getireceğine dikkat çekti.

Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Christoph Frei de enerji depolamasının, değeri halen azımsanan ama enerji bağlantıları için kritik bir katalizör olduğuna dikkat çekti. Frei ayrıca, enerji depolama maliyetlerinin düştüğünü ve enerji depolama işlemlerinin daha geniş bir kullanıma sunulması, hatta hane halkı ile e-hareketlilik kullanımına sunulmasıyla maliyetlerin daha da düşeceğini belirtti. Frei, “Enerji depolama, yeni iş modelleri fırsatları doğuracak ve bu konuda yatırımcılara heyecan verici yeni olanaklar sunacak” dedi.

Yağışlar azaldı

01 Ekim 2015 den bu güne Türkiye genelinde kümülatif yağışlar ortalamasında uzun yıllar ortalamalarına göre % 14,1 oranlarında azalmalar ve 2015 yılına göre de % 23,8 oranlarında azalmalar meydana gelmiştir.

Enerji barajlarındaki doluluk %50 civarında olup içmesuyu barajlarında geçen seneye nazaran önemli bir azalma yoktur.

000

Bazı Şehirlerde Suyun Yarısı Şebekede kayboluyor !

su_kacagi_ekibi_gece_tespit_yapiyor_h6960

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu: Şu anda Türkiye’de su sıkıntısı çeken ve enerjiyle su temin etmeye çalışılan bazı şehirlerde su kayıplarının yüzde 40-50′ye vardığını görüyoruz.
12 Ocak 2016

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Şu anda Türkiye’de su sıkıntısı çeken ve enerjiyle su temin etmeye çalışılan bazı şehirlerde su kayıplarının yüzde 40-50′ye vardığını görüyoruz. Biz bir yönetmelik hazırladık. Belediyeler belli bir nüfusa göre, belli bir seviyeye indirmek mecburiyetinde. Yani ben diyorum ki belediye başkanlarına, ‘Festivali falan bırakın sizin en büyük işiniz vatandaşa sağlıklı su temin etmek, şebeke yenilemek, atık suları, çöpleri toplayarak bunları bertaraf etmektir.’ Kesinlikle belediyelere bu talimatı verdik” dedi.
Bakan Eroğlu, Avrupa Birliği IPA Programı kapsamında başlatılan, “Türkiye’deki İçme Suyu Kaynaklarının ve Arıtma Tesislerinin Değerlendirilmesi Projesi”nin bir otelde düzenlenen açılış toplantısında yaptığı konuşmada, projenin başarıyla sonuçlanacağına inandığını dile getirdi. Eroğlu, “AB’in Türkiye’ye ihtiyacı var. Türkiye’nin de AB’ye ihtiyacı var. Türkiye’siz Avrupa Birliği olmayacağını görüyoruz” ifadesini kullandı.
Susuz hayat olmayacağını ve her şeyin temelinde suyun bulunduğunu vurgulayan Eroğlu, 2 buçuk milyon insanın yeterli derecede sağlıklı suya erişemediğini bildirdi. Eroğlu, bunun vebalinin bilhassa zengin ülkeler üzerinde olduğunu belirtti.
Eroğlu, şöyle devam etti:

“Türkiye olarak onlara el uzatmaya karar verdik. Şu anda en çok gayrisafi milli hasıla başına en çok yardım yapan ülke durumundayız. Bu da ülkemiz için gurur verici bir husustur. Şu anda Devlet Su İşleri (DSİ), Afrika’da 1 milyon 600 bin kişiye su götürüyor. Ben buradan çağrıda bulunmak istiyorum; her insanın suya erişmesi lazım. Hiç kimsenin aç ve açıkta kalmaması lazım. Sadece zengin ülkeler israf etmeyip de tasarruf ettikleri birtakım nimetleri oraya yönlendirseler, dünyada kimse susuz ve aç açıkta kalmaz, diye düşünüyorum. Nitekim biz Afrika’daki susuz insanlara su götürmeye devam edeceğiz.”
Ülkelere su, küresel iklim değişikliği ve çölleşme fonu oluşturulması ve fakir ülkelere destek verilmesi teklifinde bulunduklarını, ancak yeterli derecede teklif gelmediğini anlatan Eroğlu, “Biz ‘Ankara girişimi’ adıyla bir fon tesis ettik. Bu konuda da bir girişim başlattığımızı haber vermek istiyorum” dedi.
- “Şehirlerin en büyük problemi şebekelerdeki kayıplardır”
Eroğlu, şehirlerin en büyük probleminin şebekelerdeki kayıplar olduğuna işaret etti. Eroğlu, “Şu anda Türkiye’de su sıkıntısı çeken ve enerjiyle su temin etmeye çalışılan bazı şehirlerde su kayıplarının yüzde 40-50′ye vardığını görüyoruz. Biz bir yönetmelik hazırladık. Belediyeler belli bir nüfusa göre, belli bir seviyeye indirmek mecburiyetinde. Yani ben diyorum ki belediye başkanlarına, ‘Festivali falan bırakın sizin en büyük işiniz vatandaşa sağlıklı su temin etmek, şebeke yenilemek, atık suları, çöpleri toplayarak bunları bertaraf etmektir.’ Kesinlikle belediyelere bu talimatı verdik. Esasen festivallere falan çağırdıkları zaman ben gitmiyorum” ifadesini kullandı.
l_su-kanal-1-3
İstanbul’da şebekeleri değiştirerek, toplam kayıpları yüzde 25′e indirdiklerini bildiren Eroğlu, vatandaşa sağlıklı içilebilir su vermek için arıtma tesislerinin de önemli olduğunu dile getirdi.
Eroğlu, Türkiye’de ilk defa ön klorlama yerine ön ozonlama tesisi kurduklarına değinerek, ön ozonlama uygulamasının Japonya’da da kullanılmaya başladığına dikkati çekti.
Türkiye’nin su açısından zengin bir ülke olmadığını vurgulayan Eroğlu, Türkiye’de özellikle yağış olmayan yaz ayları için suların biriktirilmesi gerektiğini bildirdi. Eroğlu, “Bunun için biz baraj ve göletleri inşa ediyoruz. Şu ana kadar DSİ 3 bin 2 tesisi devreye soktu. 76 şehrin içme suyu meselesini kökünden çözecek olan su temini tesislerinin tamamı yapıldı” diye konuştu.
Projede, “Su kalitesine uygun olarak arıtma tesisi uygun mu? Orada bunu işletecek yeterli eleman var mı” sorularının yanıtlarının bulunmasının önemli olduğuna işaret eden Eroğlu, şunları kaydetti:
“Bütün belediyelerin gerek içme suyu gerek atık su tesislerinin işletme elemanlarının çok iyi şekilde yetiştirmek gerekiyor. Hatta bunları zaman zaman yeterli mi değil mi bunları mutlaka kontrol etmek gerekir diye düşünüyorum. Uygun sistem, uygun şekilde işletme ve vatandaşa suyun uygun şekilde iletilmesi, şebekeden vatandaşın musluğuna kadar tertemiz gitmesi esastır.”
Projenin hayırlı olmasını dileyen Bakan Eroğlu, projenin dört dörtlük tamamlanması talimatında bulundu.
Toplantıda Su Yönetimi Genel Müdürü Cumali Kınacı, DSİ Genel Müdürü Ali Rıza Diniz, Avrupa Birliği Elçi Müsteşarı Bela Szombati de projenin detayları hakkında bilgi verdi.
- Proje
Projeyle bütün içme suyu arıtma tesisleri tek tek incelenerek, Türkiye’nin içme suyu AB normlarına getirilecek, içme suyu arıtma tesisleri için geliştirilen standart ve normlar güncellenecek. Projede içme suyu kaynaklarının kalite sınırlarının ve arıtma tesislerine revizyon gerekip, gerekmediğinin belirlenmesi sayesinde kurumsal ve teknik anlamda büyük bir kapasite artışı sağlanacak. Kirlilik kaynağında minimize edilerek, arıtma tesislerinin yüzü azaltılacak, böylece halka daha güvenilir ve daha sağlıklı içme suyu temin edilebilecek.