Archive for Haziran 29, 2015

GES’lerde Teşvik Toplam Kaliteye Verilmeli -toprakSUenerji

güneş toplam kalite - Kopya

GES’lerde Toplam Kalite Teşviği Şart;
29 06 2015
Enerji Günlüğü’nde geçtiğimiz günlerde yer alan solar sistemlerin kalitesi ve verimliliği konusunda yayınlanan haber üzerine Sn Hasan Yiğit’in “GES’ler Alarm Veriyor” yazısı ülkemizin GES yatırım politikaları açısından çok önemli hususlar içeriyor.
Yazıda sözü edilen “ Raporun verdiği sinyalin : Bu riskleri önlemek için bir Kalite Kontrol sistemi kurulmalı.” tepitine katılıyoruz. Ancak bu Kalite Kontrol’ün işlemeyen mevcut yerli teşvik sistemini değiştirerek yatırımcının kendisine yaptırılması en uygun yöntem olacaktır.

toprakSUenerji çalışma Grubu olarak ülkemizdeki GES potansiyelinin sağlıklı ve verimli bir şekilde geliştirilmesi konusunda yaptığımız bir çalışmayı ilgili kurum ve kuruluşlara iletmiştik.
Ülkemizdeki teknik ve ekonomik güneş potansiyelimizin geliştirilmesinin öncelikle kendi yatırımcımızın çıkarına bir finansman modeli,teknik altyapı,toplam kalite teşviğine ihtiyacı olduğu her geçen gün daha fazla ortaya çıkmaktadır.
ToprakSUenerji Çalışma Grubu olarak Enerji Günlüğünde konunun çok detaylı bir şekilde ele alınmasını ve bu konuyu gündemde tutmaya yönelik çaba gösteren Hasan Yiğit Bey’i ve diğer tüm yazarları tebrik ediyoruz.Bu çalışmaları önemli kılan temel nedenler aşağıda sıralanmıştır;
1- Türkiye güneş enerjisindeki kurumsallaşmasını ve üretimini kendisine en uygun teknik,ekonomik,finansal ve teşvik modeli ile gerçekleştirmelidir
2- Bunun için bu alanlarda gerekli altyapının geç kalınmadan kurulması çok önemlidir.
3- Aksi taktirde Türkiye’nin Güneşi, Güneş teknolojisini geliştiren ve ihracat bağlantılı finansman modelleri sunan ülkelerin şirketlerini ve sermaye piyasalarını besleyecek ve burada Türkiye’nin katma değeri çok düşük kalacaktır.
4- Güneş enerjisi sektöründe Türkiye’nin eski teknoloji ve verimsiz üretim çöplüğü olacağı yönündeki eleştirilerin dikkate alınması şarttır.

Dursun Yıldız –toprakSUenerji


GÜNEŞTEKİ TEŞVİK TOPLAM KALİTEYE VERİLMELİ –toprakSUenerji

Yenilenebilir Enerji Kanunu kapsamında, FOTOVOLTAİK GÜNEŞ ENERJİSİ ÜRETİM SİSTEMLERİNDE 13,3 cent/Kwh’lık satın alma fiyatına yurt içinde gerçekleşen imalat yerli katkı ilavesi;
PV modülleri 1,3 cent /Kwh
PV modülünü oluşturan hücreler 3,5 cent kWh olarak tesbit edilmişti.
Ancak bugüne kadar bu iki kalemin toplamı olan 4,7 cent / kwh ‘lık uygulamada herhangibir teşvik edici etkisi bulunmadığı görülmüştür.Bu malzemelerin tamamen yerli imkanlarla Türkiye’de üretilmesi oldukça zor olduğundan bu teşviğin etkisiz kaldığı görülmektedir.
Bu iki kalem toplam teşviğin %70′ini oluşturmakta ve etkisiz kalmaktadır.
Bu nedenle bu teşvik anlayışının değiştitilerek teşviğin ” KURULACAK GÜNEŞ ENERJİSİ SİSTEMİNİN TÜMÜNDE TOPLAM KALİTENİN SAĞLANARAK ENTEGRE VERİMLİLİĞİN ARTTIRILMASI ” na yönelik olarak verilmesi uygun olacaktır.

Böyle bir düzenleme n Güneş Enerjisi Sistemlerinin Ter seçimi Etüdünden ,planlama,proje,tesis kurumu ve işletmeye kadar uzanacak bir kalite zincirinin oluşmasını teşvik edecektir. Böylece ülkemizde kullanılan güneş paneli ,invertör,kablo gibi malzemelerin belirli bir kalite düzeyine ulaşması hem de kurulumda daha iyi kurulum hizmeti verilerek sistemin topyekün daha verimli çalışması sağlanacaktır.

ÖNERİLER :güneş toplam kalite - Kopya
. Yurt içinde gerçekleşen imalat yerli katkı ilavesi müracatı olan ve bu teşviği alan firmaların EPDK web sitesinde yayınlanması
. Yurt içinde gerçekleşen imalat yerli katkı ilavesi (Yerli üretim teşviğinin )uygulamada işlerliği olmayan % 70′lik bölümü için yeni bir düzenleme yapılması
.Bu düzenleme kapsamında teşviğin bu bölümünün ” KURULACAK GÜNEŞ ENERJİSİ SİSTEMİNİN TÜMÜNÜN VERİMLİ ÇALIŞMASINA ” yönelik olması
.Bu kapsamda bu teşviğin her yılın sonunda “Bölgelere göre tespit edilecek yıllık üretim miktarının üzerine çıkılması durumunda ” üretim yılı sonunda defaten üreticilere ödenmesi.

Dursun Yıldız- toprakSUenerji

GES’ler alarm veriyor!-Enerji Günlüğü
28.06.2015 Hasan Yiğit
Geçtiğimiz günlerde Enerji Günlüğü`nde, solar sistemlerin kalitesi ve verimliliği konusunda bir haber yer almıştı. Alman kalite kontrol kuruluşu TÜV Rheinland ile ilgili bir haberdi bu.
Haber özetle şuydu: TÜV Rheinland, 100 adet güneş enerjisi santralini kalite açısından incelemiş ve sonucu bir rapor haline getirerek yayınlamıştı. Ve işin özeti: Her üç GES`ten biri, sorunlu idi. Bu sorunlar, kurulum, teknoloji tercihi ve işletme-bakım olmak üzere üç ana başlık altında toplanıyordu.
Sözünü ettiğimiz haberin Enerji Günlüğü`nde yayınlanmasından sonra, konu sosyal medya mecralarında ciddi tartışmalara yol açtı. Araştırma sonucunu çok önemseyip teşekkür edenler olduğu kadar, bunu yayınlayarak Türkiye`de yeni yeni gelişme gösteren solar pazarına çamur atmakla suçlayanlar da vardı.
Bu tartışmalar üzerine, TÜV Rheinland’ın araştırmasını daha derin incelemeye tabi tutmanın yararlı olacağını düşündüm. Söz konusu çalışmayı yürüten Dipl. Ing. Willi Vaassen ile bağlantıya geçmek istedim. Bu çabamız sonuç verdi ve Vaassen bizimle ayrıntılı bir telefon görüşmesi yapmayı kabul etti.
Tele-randevu gerçekleşti ve Vaassen ile yaklaşık yarım saat süren bir görüşme yaptık. Görüşme sırasında çok önemli detaylar ortaya çıktı. Ayrıca Vaasen, GES`lerle ilgili yaptıkları araştırmadan çıkan sonuçların, özetlenmiş ama buna rağmen 7 sayfa tutan raporunu Enerji Günlüğü ile paylaştı.
Öncelikle, telefon görüşmesinde ortaya çıkan önemli detayları sizinle paylaşmak istiyorum. Bunu aşağıda madde madde aktarmaya çalıştım:
1) Araştırmadan çıkan en temel sonuç şu: GES kurulumlarının çoğu yüzde 100 sağlıklı değil. Ciddi riskler var ve yatırımcılar bunlara karşı dikkatli olmalı.
2) Willi Vaassen, Türkçe`de birebir karşılığı bulunmayan bir ifade kullandı. Ben bunun Almancasını ve Türkçesini buraya alıyorum. Önce orijinali: “Damit der Investor nicht Blauäugig oder leichtgläubig in die Investition geht…” Ve Türkçesi: “Yatırımcı böyle bir işe girişirken, kesinlikle naif ve/veya safça hareket etmemeli… ”
3) TÜV Rheinland`ın araştırmasına konu 100 GES, kurulumu yakın tarihlerde gerçekleştirilen tesisler arasından rastgele seçildi. Ve bunların hepsi de 2014 veya 2015`te devreye alınan tesislerden oluşuyor.
4) Araştırma sonuçları, Almanya`da büyük tesislerde çok ciddi hatalar yapıldığını gösteriuyor. Bu hatalar, Küçük sistemlerde da yaygın.
5) Araştırmaya dahil edilen tesislerin yaklaşık 60`ı Almanya`daki GES`lerden oluşuyor. Yüzde 30`u diğer Avrupa ülkelerinden ve yüzde 10`u diğer ülkelerden…
6) Verimlilik ve kalite meselesi Almanya`da uzun zamandır konuşulduğu halde GES santrallerinde bu ölçüde ciddi hatalar yapılması çok ilginç…
7) Almanya`daki GES`lerde doğru dürüst bakım yapılmıyor. Tesislerde kullanılan panellerde yanlış temizlik-bakım teknolojisi kullanılıyor. Paneller üzerinde yoğun şekilde yabancı maddeye rastlanması yaygın. Ve bu durum, tesisteki üretimi düşürüyor.
8) Kurulum hatalarının çoğu, EPC şirketlerinin işlerin bir bölümünü taşeronlara devretmesinden kaynaklanıyor. Çünkü, taşeronların devreye girmesi, vasıfsız eleman çalıştırılmasını beraberinde getiriyor.
9) TÜV Rheinland yetkiliri Willi Vaassen, güneş panellerinin çalışma ortamı sıcaklığıyla ilgili de bazı şeyler söyledi. Vaassen, -40 ile +85 derece ortam sıcaklığı ile ilgili sorularım üzerine aşağı yukarı şunları ifade itti: IEC normlarındaki test prosedürleri, Almanya ve benzeri ülkelerin iklimlerine göre uygulanıyor. Yakın gelecekte, daha sıcak ülkeler için de ayrı bir test prosedür çalışması yürütülecek.
10) Willi Voossen, TÜV Rheinland`ın yaptığı araştırma sonuçları ile bunların yayınlanmasının Türkiye GES pazarına zarar verebileceği yönündeki eleştiriler üzerine özetle şöyle dedi: Bu araştırmalarla bizler orta ve uzun vadede yatırımcıların hata yapmaması veya daha az hata yapmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Söylenmemesi kimin işine gelir bilemeyiz ama bu hataların devam etmesi, solar sektörünün bütütüne zarar verir.
11) Raporun verdiği sinyal: Bu riskleri önlemek için bir Kalite Kontrol sistemi kurulmalı.
TÜV yetkilisi Willi Vaassen`in Enerji Günlüğü ile paylaştığı raporu da size aktarmak istiyoruz. Ama yazı çok uzadı. En iyisi, meselenin rapor kısmı da bir sonraki yazımızın konusu olsun…
Kaynak: http://enerjigunlugu.net/gesler-alarm-veriyor_14272.html#.VZDn6vntmko

Veysel Eroğlu: Melen Barajı Gövde İnşaatı Başladı . İstanbul’un suyu 35 milyona yetecek .

adsız

Enver ALAS/ İSTANBUL, (DHA) 27 Haziran 2015
ORMAN ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’de ’su’ ve ’taşkın’ durumunu değerlendirmek üzere Üsküdar Devlet Su İşleri (DSİ) 14. Bölge Müdürlüğü’nde basın toplantısı düzenledi.
Konuşmasına su yatırımları hakkında bilgi vererek başlayan Eroğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından su sektörüne 2003 yılından bugüne kadar toplam 91 milyar liradan fazla yatırım gerçekleştirildiğini söyledi. Su kaynaklarının daha etkin değerlendirilmesi için asırlık yatırımlar gerçekleştirdiklerinin altını çizen Eroğlu, “13 yılda 2 bin 546 tesis milletimizin hizmetine sunuldu. 278 baraj ve HES, 259 gölet, 320 sulama projesi, 85 içme suyu temini tesisi, 9 atık su arıtma tesisi, bin 509 taşkın koruma tesisi, ulaşım ve hizmet binası olarak 86 tesis yapıldı” diye konuştu.
Bakan Eroğlu, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını kaydederek suyu çok iyi yönetmek durumunda olduklarını aktardı. Yağışlı zamanlarda suyun mutlaka depolanması gerektiğine dikkat çeken Eroğlu, hizmete giren yeni tesislerle birlikte su depolama kapasitesinin artırıldığını vurguladı.

81 İLDE 2040 VE 2050 YILINA KADAR İÇMESUYU İHTİYACI PLANLANDI

Eroğlu, Türkiye genelinde barajların doluluk oranları hakkında bilgiler verdi. Eroğlu, “İçme suyu maksatlı 85 barajda doluluk oranı yüzde 62,9, sulama maksatlı 219 barajda yüzde 75,2, enerji maksatlı 99 barajda yüzde 77,3’lük doluluk oranına sahibiz. 81 il için hazırladığımız ’İçme suyu Eylem Planı’ ile illerimizin 2040 ve 2050 yılına kadar içme suyu ihtiyacı planlandı. 85 adet içme suyu tesisini tamamladık. İnşaatları devam eden 45 proje tamamlandığında 23 milyon kişiye daha içme suyu imkanı sağlanacaktır. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 2 bin 668 kilometre içme ve kullanma suyu isale hattı döşenmiştir. Bu da Türkiye’nin doğusu ile batısı arasını iki defa dolaşmak demektir. 33 ilde yapımı tamamlanmış 61 adet arıtma tesisinden günde toplam 7 milyon metreküp su, Avrupa Birliği standartlarında arıtılmaktadır. İçme suyu ve kullanma suyu maksatlı 85 adet baraj işletmeye alınmıştır. Bu barajlarda toplam 12,3 milyar metreküp içme ve kullanma suyu kullanılabilir durumdadır” dedi.

’TASARRUF YAPIN’ DEMEMİZ İŞE YARAMADI
Veysel Eroğlu geçen sene yaşanan kuraklığa rağmen başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirler olmak üzere Türkiye genelinde su kesintisi yaşanmamasının başarı olduğunu belirtti. “Eline cetvel alan herkes su seviyesini tespit etmek için barajlara gitti” diyen Eroğlu şöyle konuştu:

“Geçen sene yaşanan kuraklığa rağmen Kocaeli, Sakarya, Bursa, Ankara, İzmir gibi şehirlerimiz ile doğu ve güneydoğu da bazı şehirlerimiz olmak üzere su problemi olan yerlerde aldığımız tedbirler sayesinde susuz kalmamışlardır. Vatandaş kuraklık var tasarruf yapayım demiyor. Geçen yıl İstanbul’da kuraklığa rağmen bir önceki yıldan daha fazla su tüketildi. İstanbul’a 2013 yılında verilen yıllık su miktarı 909,4 milyon metreküp iken 2014 yılında 924,4 milyon metreküpe yükselmiş. Yani tasarruf yapın dememiz işe yaramamış. Devletin vazifesi her türlü şartlarda vatandaşa yeterli miktarda suyu temin etmektir. 1994 yılına göre İstanbul’da su kullanımı 5 misli artmıştır. Ben İstanbul’da İSKİ Müdürü olduğum dönemde nüfus 6 buçuk milyondu şimdi 14 milyon. Buna rağmen su kesintisi olmuyorsa işte başarı budur.”

“BAKANLIKTAKİ KASAYA GELECEKTEKİ BAKANLAR İÇİN BİR MEKTUP BIRAKACAĞIM”

Veysel Eroğlu, bugün itibariyle İstanbul’da su problemi yaşanmadığını söyledi. Eroğlu, “İstanbul’da günlük su tüketim miktarı 2,7 milyon metre küp iken barajlarımızdaki toplam su miktarımız 767 milyon metreküptür. Hatta gururla ifade ediyorum; Melen Barajı’nı bitiriyoruz. O bittiği zaman 2071 yılına kadar İstanbul’da su problemi olmayacaktır. Tabi ’2071’e kadar yaşayacak mısınız ki bunun garantisini veriyorsunuz ?’ diye sorabilirsiniz. Merak etmeyin, bakanlıktaki kasaya gelecekteki bakanlar için bir mektup bırakacağım” diye konuştu.

BAKAN EROĞLU, MELEN PROJESİ İLE İLGİLİ MÜJDEYİ VERDİ

Melen Projesi’nin İstanbul’un su ihtiyacı için önemini de anlatan Eroğlu, 14 milyon nüfuslu bir şehrin su ihtiyacının tek bir kaynağa bağlanmasının asla kabul edilemeyeceğini söyledi. Eroğlu Melen projesi hakkında şu bilgileri verdi:
“Melen Havza’sından su temin edilerek İstanbul’un suyu teminat altına alınmıştır. 185 kilometre mesafeden Kağıthane’deki tesislere kadar suyu getirmeyi başardık. Melen sistemi ile yılda 1 milyar 77 milyon metreküp ilave su sağlanarak İstanbul’un 2071’e kadar su ihtiyacını karşılayacaktır. Melen Barajı ile ilgili bir müjdeyi buradan vermek istiyorum. Baraj ile ilgili en önemli husus gövde inşaatının başlamasıdır. 1 Haziran itibariyle barajın gövde dolgusuna başlanmıştır. 7 Aralık 2016 tarihinde bu inşaat bitecek ve bu baraj İstanbul’un su biriktirme kapasitesini yüzde 100 artıracaktır.
Yine İstanbul’da geçen yıl barajlardaki doluluk oranı dibe vurmuştu. Mayıs ayının sonunda su bitiyordu. Eğer A ve B planını uygulamasak suyumuz bitecekti. Şu an itibariyle barajlarımızın doluluk oranı 87, 17 civarında. İstanbul’un bugün mevcut su kaynakları yılda 1 milyar 367 milyon metreküptür. Getirilecek kaynaklarla birlikte yaklaşık olarak 1 Milyar 772 milyon metreküp su ile yılda toplam 3 milyar 139 milyon metreküp suyu verecek kapasitemiz olacak. Yaklaşık 35 milyon nüfusun ihtiyacını karşılayacak bir rakamdır. Diyeceksiniz ki İstanbul’un nüfusu 35 milyon olur mu? Biz onu bilemeyiz ancak hazırlığımızı yapalım vatandaş rahat bir şekilde suyunu kullansın.

İZMİR VE ANKARA İÇİN İÇME SUYU PROJELERİNİ ANLATTI
Veysel Eroğlu İzmir ve Ankara’nın içme suyu sorunu yaşamaması için gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Eroğlu, “Gördes Barajı’ndan 106 buçuk kilometre isale hattı ile İzmir’e su verilmiştir. İzmir’e yılda 59 milyon metreküp içme ve kullanma suyu temin edilmiştir. Türkiye’nin 31 bin 592 metre uzunluğu 4 buçuk metre çapıyla en uzun tüneli ile Ankara’ya su getirilecektir” dedi.

“İÇME SULARININ YÜZDE 43’Ü ŞEBEKELERDE KAYBOLMAKTADIR
Yüksek miktardaki su kaybının önüne geçmek için bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmeliği anlatan Eroğlu, şöyle konuştu:
“Türkiye’de 2012 yılında belediyeler tarafından içme ve kullanma suyu şebekesi ile dağıtılmak üzere 4,9 milyar metreküp su çekildi. Ancak bu suyun 2 milyar metreküpten fazlası gelir getirmeyen su olarak kaydedildi. İçme sularının yüzde 43’ü şebekelerde kaybolmaktadır. Bu yönetmelik ile su kayıp oranlarının büyükşehir ve il belediyeleri 5 yıl içerisinde en fazla yüzde 30, takip eden 4 yıl içerisinde ise en fazla yüzde 25 seviyesine indirecek.”

“HES’LER ÇEVREYİ BOZMUYOR”
Maalesef bazıları bu Hidroelektrik Santrallere(HES)’lere karşı çıkıyor. HES’lere karşı çıkılması Türkiye için asla ve asla doğru bir şey değildir. HES’ler çevreyi bozmuyor. HES’ler suyu kullanmıyor. Maalesef bunun aksi yönde propaganda yapılıyor. HES’ler suyun gücünden faydalanarak tribünü çeviriyor. Oradan elektrik elde ediliyor. Bu sularda herhangi bir kimyasal madde kullanılmıyor.

TAŞKINLARLA MÜCADELE İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR

Bakan Veysel Eroğlu, taşkınlarla mücadele kapsamında yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Eroğlu, “Son 12 yılda inşa ettiğimiz Bin 509 adet taşkın koruma tesisi ile 3.955.760 dekar alan taşkınlardan korunmuştur. Taşkınlarla daha etkin mücadele maksadıyla Başbakanlık tarafından 2006 ve 2010 yıllarında ’Taşkın Genelgesi’ yayımlanmıştır. Genelgelerde, akarsu yatakları üzerine yapılacak bütün mühendislik çalışmalarında DSİ’nin bilgisi ve onayının alınması mecburi kılınmıştır. Taşkınların önlenmesi ve yol açtığı kayıpların giderilmesi için alınması gereken tedbirler belirtilmiştir” dedi.
Kaynak: Hürriyet 27 Haziran 2015

TÜV: Her Üç GES`ten Biri Hatalı…

adsız

20 Haziran 2015
TÜV Rheinland, her üç güneş enerjisi santralinden (GES) birinde sistem hataları ve performans kayıpları tespit etti.

Dünyaca ünlü Alman kalite kontrol firması TÜV Rheinland, GES`lerin performans ve kârlılıklarıyla ilgili bir araştırma yaptı. TÜV Rheinland uzmanları, bu araştırma için dünya çapında, kurulu güçleri 100 kWp ile 30 MWp arasında değişen 100 santrali inceledi. Bu çalışmalar çok önemli istatistiki veriler ortaya çıkardı.
TÜV Rheinland uzmanları, her 3 GES`ten birinde sistem hataları ve performans kayıpları tespit etti. Performans kaybı yaşanan santrallerin yüzde 50`sinde kurulum hataları var. Yüzde 25`inde ise planlama ve uygulama kılavuzundaki prosedürlerin doğru uygulanmaması söz konusu.

PLANLAMA, KURULUM VE ÜRÜN SEÇİMİ

TÜV Rheinland Güneş Enerjisi Müdürü Willi Vaaßen’a göre, çalışmadan elde edilen veriler, planlamada, kurulumda ve ürün seçiminde kalite güvencesi ve modern test teknolojilerinin kullanılmadığını ortaya koyuyor. Bu hataların en önemli nedenlerinden biri, teknik bilgi ve becerisi bulunmayan eleman çalıştırılması. Bir diğer neden ise maliyet baskısından dolayı yüksek risk alınması. Uzmanlara göre bunlar, GES`lerin performansını ve sistemin kârlılığını doğrudan etkileyen faktörler.

MODÜL KALİTESİ DÜŞÜYOR

Uzmanlara göre son yıllarda GES yatırımlarının performansında olumsuz bir eğilim gözleniyor. Bunun bir nedeni, kurulumda kullanılan fotovoltaik modüllerin kalitesinin düşmesi. Vaaßen’a göre 200 MW`lik bir sistemede üretimin yüzde 1 gerilemesi, 20 yıllık işletme süresi boyunca toplam 7 milyon Euro`luk bir kayba yol açıyor.

ÇEVRESEL FAKTÖRLER ÖNEMLİ

Uzmanlara göre GES yatırımlarında her yatırımcı için ciddi bir finansal risk var. TÜV Rheinland’ın araştırmasında, GES`lerde performans ve dolayısıyla finansal kayıplara yol açan faktörlerin izdüşümleri de yer alıyor. Örneğin, kurak bölgelerde veya çöl ortamındaki tesislerde modül kirliliği önemli bir performans düşürücü faktör. Willi Vaaßen “Çoğu işletmeci, düzenli gelir içintesisin konumuna bağlı ve çevresel etkilerden dolayı düzenli temizliğe ihtiyaç duyulduğunu bilemiyor” ifadesiyle, santrallerin düzenli bakımının önemini vurguluyor.

PID ETKİLERİ ÖNLENEBİLİR

Santrallerde PID önemli bir rol oynar. İklim koşullarına etkisi ile yüksek çalışma gerilimlerinde sistemlerde modül performansın azalması olarak anlaşılır. Bu aşırı performans düşmesine yol açabilir. İyi haber: Uygun ürün seçimi veya teknik önlemlerle bu fenomene karşı önlem alabilirsiniz. TÜV yetkilileri bunun önemini şöyle vurguluyor: “Gelecekte yatırımcılar için projenin öncesinden itibaren uygun risk değerlendirmeleri yapılması vazgeçilmez olacaktır.” Vaaßen’a göre bilinçli bir yaklaşımla, bu riskler önceden değerlenirilir ve en aza indirebilir.

Türk Akımı Tam Gaz . Rusya ve Yunanistan İmzayı Attı ama Ankara ile Resmi anlaşma yok!

unnamed

19/06/2015
Rusya, Türk Akım boru hattı projesinin Yunanistan’a uzatılması için bugün Yunanistan ile hükümetler arası anlaşma imzaladı.
Türk akımı projesinde dev adım atıldı. Sputniknews.com’un haberine göre Rusya ve Yunanistan arasında uzun süredir devam eden müzakereler sonuçlandı ve anlaşma imzalandı.
St. Petersburg Ekonomik Forumu’nda konuşan Rusya Enerji Bakanı Aleksandır Novak, Türk Akımı’nın Yunanistan ayağının inşasının 2016′da başlayacağını ve 2019′a kadar bitirileceğini söyledi. Doğalgaz boru hattının yılda 47 milyar metreküp kapasiteli olacağını belirten Novak, 2 ülkenin eşit payı olacağını, inşaat masraflarının Rusya tarafından karşılanacağını, inşaatın bitiminin ardından da Yunanistan’ın parayı geri ödeyeceğini söyledi.
Yunanistan Enerji Bakanı Panagiotis Lafazanis ise toplantının ‘tarihi nitelikte olduğunu’ belirtip şu ifadeleri kullandı: “Boru hattı sadece Rusya ile Yunanistan’ı değil Avrupa halklarını da bağlayacak. Şu an verdiğimiz mesaj dostluk ve istikrar. Bugün imzasını attığımız boru hattı, Avrupa’da herhangi birine karşı ya da birine karşı değil. Bu, tüm bölgeye barış ve istikrar getirecek bir boru hattı.”
unnamed
‘KESİN ANLAŞMA YOK’
Güney Akım yerine, Karadeniz’den Trakya’da karaya çıkacak dört hatlı yılda 63 milyar metreküplük Türk Akım projesini gündeme getiren Rusya, Yunanistan ile hattın uzatılması konusunda anlaşma imzalamış olmasına karşılık henüz Ankara ile kesin bir hükümetler arası anlaşmaya varmış değil.
Türkiye -Yunanistan sınırında son bulacak Türk Akım projesinde Avrupa’ya doğalgaz satışı için Yunanistan sınırında bir sevk noktası kurulması gerekiyor.
Rusya hattın Avrupa’ya devamı için kendisi ile doğalgaz ticaret bağlarını koparmak isteyen AB ülkelerini de ikna etmek zorunda.
Avrupa’nın en büyük doğalgaz tedarikçisi olan Rusya, Türk Akım’ın yanı sıra kıtaya Baltık Denizi üzerinden doğalgaz taşıyacak iki yeni boru hattı projesi üzerinde çalışıyor.
Gazprom CEO’su Alexei Miller’in Reuters’a yaptığı açıklamaya göre bu iki yeni hat Türk Akım’a rakip değil.
Kaynak: Radikal

Rusya`dan Almanya`ya 2 yeni doğalgaz hattı

gazprom1

18.06.2015
Ankara`nın, Trakya`ya Rus gazı getirecek Türk Akımı projesi inşaatının başlanması için gereken izinleri ne zaman vereceği konuşulurken, Gazprom, Alman E.ON, Avusturyalı OMV ve Shell ile Avrupa`ya Rus doğalgazı taşıyacak iki yeni hat kurulması konusunda anlaştı.

Rus doğalgaz tekeli Gazprom`dan verilen bilgiye göre, Rus şirket, Alman firması E.ON, Hollanda merkezli Shell ve Avusturyalı OMV ile Rus doğalgazının Avrupa’ya tedariki için doğalgaz taşıma kapasitesini geliştirme konusunda uzlaştı.

Bugün, 19. St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu sırasında, JSC Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı Aleksey Miller, E.ON SE Yönetim Kurulu Üyesi Klaus Schäfer, Royal Dutch Shell plc CEO’su Ben van Beurden ile OMV AG İcra Kurulu Üyesi Manfred Leitner, Rus doğalgazının Avrupalı alıcılara doğrudan tedarikine yönelik olarak doğalgaz taşıma altyapısının oluşturulması için taraflar arasında işbirliği sağlanması konusunda bir dizi Mutabakat Zaptı imzaladı.

RUSYA`DAN ALMANYA`YA İKİ YENİ HAT

Mutabakat metinleri, tarafların, Rusya’dan Almanya’ya iki adet doğalgaz boru hattı inşa etme niyetlerini yansıtıyor. Yeni doğalgaz hattının aktarım kapasitesi yılda 55 milyar metreküp düzeyinde olacak.

Taraflar, Avrupa ülkelerinde yerli üretimdeki düşüş ile küresel doğalgaz talebindeki artış göz önünde bulundurulduğunda, çevresel açıdan temiz bu yakıtın Avrupalı alıcılara güvenle tedarik edilebilmesi için altyapının geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

0,,17523955_303,00
Projenin uygulamaya geçirilebilmesi için önümüzdeki günlerde ortak bir şirket kurulacak. Taraflar, yapılan fizibilite çalışmasının sonuçları da dahil olmak üzere Kuzey Akım AG’nin 2012’den bu yana kazandığı olumlu deneyimleri ve yaptığı çalışmaları yeni projeye uyarlamayı planlıyor.

Gazprom CEO`su Aleksey Miller “Gazprom, Kuzey Akım boru hattının faaliyete geçmesinden bu yana, bu ihracat güzergahının uzatılması olasılığını değerlendiriyordu. Şimdi ortaklarımızla beraber bu projenin uygulanmasına başlıyoruz. http://enerjigunlugu.net Rusya’nın kuzeyindeki doğalgaz sahalarını, Avrupa piyasalarıyla birleştiren en kısa güzergah üzerinden bu yeni taşıma altyapısının geliştirilmesi, yeni doğalgaz arz sözleşmeleriyle doğalgaz tedarikinin güvenliği ve güvenilirliğinin artırılmasına katkıda bulunacak” dedi.

E.ON Yönetim Kurulu Üyesi Klaus Schäfer ise “Bu projeyle Gazprom`la başarılı işbirliğimizi genişleterek sürdürmeyi planlıyoruz” dedi. Schäfer`a göre, Kuzey Akım’da edinilen deneyim, doğalgazın Baltık Denizi üzerinden taşınmasının AB enerji ihtiyacının karşılanması için ekonomik, teknik ve çevresel bakımlardan güvenilir bir çözüm olduğunu gösterdi.

Shell yetkilisi Ben van Beurden ise “Doğalgazın Avrupa enerji bileşiminde sahip olduğu önemli rolü sürdürmesi beklendiğinden, bilhassa Avrupa’nın yerli doğalgaz üretimi düşerken, enerji talebinin karşılanması için yeni projeler büyük önem taşıyor” diye konuştu.

OMV İcra Kurulu Üyesi Manfred Leitner de konuya ilişkin olarak şu görüşleri dile getirdi:
“Bu, Orta Avrupa’ya yönelik doğalgaz tedarikinin güvenliğinin önemli ölçüde artırılması yönünde hayati bir adım. Baumgarten’ın doğalgaz ticaret merkezi olarak rolünü de pekiştirecek. Gazprom ile neredeyse elli yıldır süren işbirliğimiz, Avrupa’ya yönelik enerji arz güzergahlarının daha da çeşitlendirilmesine olanak tanıyacak bu girişimin başarısına katkı sağlayacak.”

Kaynak: Enerji Günlüğü –

Barajlar Kralı İnş Yük. Müh. Süleyman Demirel vefat etti

345

17.06.2015

Barajlar Kralı olarak da bilinen Türkiye`nin 9. Cumhurbaşkanı İnşaat Yük Müh. Süleyman Demirel hayatını kaybetti.

Türkiye Cumhuriyeti`nin 9. Cumhurbaşkanı, Süleyman Demirel 16 06 2015 saat 02.05`te solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle, tedavi olduğu Özel Ankara Güven Hastanesi`nde 91 yaşında hayatını kaybetti.

Demirel, siyasete girmeden önce Elektrik İşleri Etüt İdaresinde çalışmış ve Devlet Su İşleri`nde Genel Müdürlük yapmış ve bu nedenle”barajlar kralı” lakabını almıştı. 1955`te Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü`ne getirilen Demirel, genel müdür olarak, çok sayıda baraj ve sulama projesini hayata geçirdi.

Siyasete 1962 yılında Adalet Partisi (AP) İdare Kurulu üyesi olarak başlayan Süleyman Demirel, iki yıl içinde, 28 Kasım 1964′te genel başkanlığa seçildi. Kurulmasını sağladığı ve Şubat-Ekim 1965 aylarında görev yapan koalisyon hükumetinde Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı olarak görev alan Süleyman Demirel, 10 Ekim 1965′te gerçekleştirilen seçimlerde ilk kez milletvekili oldu. Seçimlerden birinci çıkan partinin lideri, Isparta milletvekili Süleyman Demirel, Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Başbakanı olarak hükümeti oluşturdu. Süleyman Demirel, 1969, 1970, 1975, 1977 ve 1979 yıllarında beş kez daha hükümet kurdu. 12 Mart muhtırasından sonra “şapkasını alıp giden” Süleyman Demirel, Adalet Partisi 1973 seçimlerinden ikinci parti olarak çıkınca ana muhalefet lideri olarak siyasi hayatına devam etti.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığından sonra çalışmalarını Güniz Sokaktaki konutunda sürdürüyordu.
110

Bu süre içinde USİAD’ın GAP Raporunun editorü topraksu enerji çalışma grubu üyesi Dursun YILDIZ bu raporu 7 Mayıs 2008 tarihinde Güniz Sokaktaki evinde İnşaat Yüksek Mühendisi Süleyman Demirel’e takdim etmişti.
114

Hidropolitik Akademi Başkanı Dursun YILDIZ Türkiye Ziraatçiler Derneği tarafından Su Politikaları konusundaki araştırmaları nedeniyle layık görüldüğü “2008 yılı Başarı Ödülü’nü 24 Haziran 2008’de Sn Süleyman Demirel’in elinden almıştı.
112

IEA: “Şimdiki Taahhütlerle Küresel Isınma Hedefleri Hayal”

gw-people-mother-son-looking-at-sunset

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), ülkelerin sera gazlarının azaltılmasına ilişkin şu ana kadar verdiği taahhütler göz önünde bulundurulduğunda, küresel sıcaklık artışını 2 santigrat dereceyle sınırlama hedefinin yakalanamayacağını açıkladı.
Satellite

Aralık ayında Paris’te düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda, iklim değişikliğiyle mücadele için yeni bir küresel anlaşma sağlanmaya çalışılacak.
IEA, ülkelerin şu ana kadar Birleşmiş Milletler’e sunduğu taahhütler incelendiğinde, sıcaklıkta 2 derecelik artış sınırının 2040’ta aşılması ihtimalinin yüzde 50 olduğunu söyledi.
Bilim insanları, küresel sıcaklık artışının 2 dereceyi geçmesi halinde dünyanın sel ve kuraklık gibi felaketlerle daha sık karşılaşacağını söylüyor.
IEA, ‘2030’un ardından daha güçlü adımlar atılmaması halinde’ sıcaklık artışının 2100’de 2.6, 2200’de ise 3.5 derece olacağını söyledi.
adsız

Devletlerin, taahhütlerini beş yılda bir gözden geçirmesi gerektiğini belirten IEA, enerji verimliliğinin artırılması, yeni termik santraller inşa edilmemesi, fosil yakıtlar için sağlanan sübvansiyonların kaldırılması, yenilenebilir enerjiye yatırımların 2030’a kadar 270 milyar dolardan 400 milyar dolara çıkarılması halinde, enerji üretiminden kaynaklanan emisyonların 2020 öncesinde zirve noktasını gördükten sonra düşüşe geçebileceğini açıkladı.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Yılda 30 milyar m3 Rus gazı 30 Yıl Boyunca Çine gidecek !

168A63EC9338B52876EB4C462C2ADAD8

16 Haziran 2015

Rusya ve Çin’in, Sibirya’nın Gücü Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile 30 yıl boyunca senelik yaklaşık 30 milyar metreküp doğalgaz sevkiyatı konusunda mutabakata vardıkları bildirildi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Gazprom Başkanı Aleksey Miller ile görüştü. Alınan bilgiye göre görüşmede, Sibirya’nın Gücü Doğalgaz Boru Hattı Projesi ele alındı. Proje hakkında Putin’e bilgi veren Miller, boru hattı inşaatının plana uygun şekilde devam ettiğini, ay sonunda boru hattının Çin sınırları içindeki bölümünün inşaatına başlanacağını bildirdi.
b16592d7-f8a0-4e92-9459-35a8112957c2

Çin Başbakan Yardımcısı Cang Gaoli ile yaptığı görüşme hakkında da bilgi veren Miller, boru hattı projesinde önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayarak, Çin tarafı ile 30 yıl süreyle senelik 30 milyar metreküp doğalgaz sevkiyatı, inşaatın süreleri ve sevkiyata ilişkin bazı özel maddeler konusunda mutabakata vardıklarını kaydetti.
Miller, nihai anlaşma metninin 8-9 ay içerisinde hazırlanacağını belirtti. Avrupa Komisyonu’nun Rusya’nın Avrupa’da doğalgaz boru hattı inşaatlarını engellemesinin ardından, Gazprom şirketi doğu pazarına yönelerek başta Çin olmak üzere bu ülkelerle enerji alanında iş birliği anlaşmaları imzaladı.
Russia-China-pipeline
Çin ile yapılan anlaşmaya göre, Rusya Çin’e hem batı hem de doğudan doğalgaz sevkini sağlayacak iki boru hattı inşa edecek.
Kaynak: Enerji Enstitüsü

Kuzey Buz Denizinde Hareket Artıyor- ABD Shell`in Kuzey Buz Denizi çalışmalarına onay verdi

large_article_im2447_arctic2102835b1

ABD Federal Mahkemesi, Shell`in Kuzey Buz Denizi`ndeki petrol arama planını onayladı.

9. ABD Temyiz Mahkemesi, çevrecilerin Shell`in büyük bir petrol sızıntısına karşı hazır olmadığı şeklindeki argümanını reddederek ABD`de 2011 yılında kurulan ve İç İşleri Bakanlığı`na bağlı “Bureau of Safety and Environmental Enforcement (BSEE)”nin (Güvenlik ve Çevre Uygulama Bürosu) önceki yıllardaki kira anlaşmasına uygun şekilde kabul ettiği kararı onayladı.
V6KWw.La.91

Shell`in Sözcüsü Megan Baldino da yaptığı açıklamada mahkemenin BSEE`nin Shell`in tüm yasal ve düzenleyici gerekliliklerini karşıladığına ilişkin kararını onayladığını bildirdi.

Shell`in petrol arama konusundaki planını bu yaz boyunca uygulayacağı belirtildi.
25.si

Yaklaşık 3 ay önce de Greenpeace eylemcileri, Shell`in Kuzey Kutbu yolundaki38 bin tonluk petrol platformunda Pasifik Okyanus`unda bulunduğu sırada bir eylem gerçekleştirmişti.
KaynScreen-Shot-2015-02-08-at-00.02.29ak: Enerji Günlüğü

Hidroelektrik üretimine kuraklık darbesi-2014′de Üretim %32 Düştü

adsız

12 Haziran 2015

Türkiye’yi 2014′te etkisi altına alan kuraklık, hidroelektrik enerji üretimini azalttı. Üretimde yaşanan yüzde 32′lik azalmaya bağlı olarak hidroelektrik güç tüketiminde de düşüş görüldü.

BP 2015 Dünya Enerji İstatistik Görünümü Raporu’nda, dünyadaki hidroelektrik enerjisi üretimine ilişkin rakamlara yer verildi. AA muhabirinin rapordan derlediği bilgilere göre, hidroelektrik enerjisi üretiminde en büyük düşüş Ukrayna’da yaşandı. Bu ülkeyi, bir önceki yıla göre yüzde 32 daha az hidroelektrik enerjisi üreten Türkiye izledi. Türkiye’deki bu düşüşe 2014′te etkili olan kuraklığın etki ettiği belirtildi

Türkiye’nin hidroelektrik enerjisi üretimine paralel olarak tüketiminde de azalma görüldü. Türkiye, 2013′te 13,4 milyon ton petrol eşdeğeri hidroelektrik enerjisi tüketirken, geçen yıl bu rakam 9,1 seviyesinde gerçekleşti.

Dünyada yüzde 2 oranında arttı
Rapora göre, dünya genelinde hidroelektrik enerji üretimi 2014′te yüzde 2 oranında arttı. Hidroelektrik üretimini en fazla artıran ülke yüzde 15,7 ile Çin oldu. Geçen yıl dünyada üretilen 879 milyon ton petrol eşdeğeri hidroelektrik enerjisinin 240,8 milyonu Çin’de gerçekleşti. Çin, en fazla hidroelektrik güç üreten ve tüketen ülke oldu.

Hidroelektrik enerji, geçen yıl dünya çapındaki enerji tüketiminin yüzde 6,8′ini oluşturarak temel enerji kaynakları arasında en çok kullanılan dördüncü kaynak oldu. Toplam 71 bin 430 megavat kurulu gücü bulunan Türkiye, bu rakamın 24 bin 966 megavatını hidrolik baraj ve akarsu santrallerinden sağlıyo