Archive for Mayıs 26, 2015

ABD’nin Petrol İhracı Açmazı

Vergi_pompasi_2

27 05 2015
1973’te petrol ihraç eden Arap ülkeleri Amerika’ya satışı kestiğinde şöförler benzin almak için uzun sıralar oluşturmuştu.
Petrole erişim kaygısı ve artan fiyatlar Amerika’da ham petrol ihracını yasaklayan bir yasa çıkarılmasına neden olmuştu.
Amerika’nın petrol ithalatına bağımlı hale gelmesi nedeniyle yasanın fazla etkisi olmamıştı.
Ancak son yıllarda kullanılmaya başlanan hidrolik çatlatma yöntemleri Amerika içi üretimi arttırdı ve petrol ithalatına olan ihtiyacı azalttı.
norwegian-lng-cargo-heads-for-japan-304
Azalan talep küresel fiyatların düşmesine yolaçtı ve hidrolik çatlatma yapan şirketlere zarar verdi.
Petrol üreticileri ihracat yasağını kaldırmanın şirketlerine yarar sağlayacağını söylüyor. Chris Faulker Breitling Oil şirketinin yöneticisi.Faulker, birçok şeyin değiştiğini, arz sıkıntısının kalmadığını, ama yasanın 1970’lere çekip geri bıraktığını belirtiyor.
Ancak Public Citizen isimli lobi kuruluşunun enerji programı direktörü Tyson Slocum, yasağın kaldırılmasının tüketiciye zarar vereceğini söylüyor.
Ancak petrol sektörü, aksine ihracatın fiyatları düşürebileceğini savunuyor.Sektöre karşı mücadele veren kişiler ham petrol ihracatının daha fazla petrol çıkarılması anlamına gelebileceğini, bunun da çevreye zarar vereceğini söylüyor.
Tyson Slocum, “Sınırsız petrol ihracı hidrolik çatlatma çalışmalarını hızlandıracak. Bu da çevreye çok daha fazla zarar verecek.” şeklinde konuşuyor.
Ancak petrol sanayii, çevreyle ilgili kaygıların abartıldığını ve doğru yapılan çatlatmanın büyük zararlara yol açmadığını iddia ediyor.
VOA

Dünyanın en büyük yüzer GES`i tamamlandı

wer

25.05.2015

Kyocera ve Century Tokyo Leasing, dünyanın en büyük yüzer güneş enerjisi santralinin yapımını tamamladı.

Kyocera Corp.`dan yapılan açıklamaya göre, Century Tokyo Leasing Corp. ile birlikte yapımı yürütülen Japonya`daki dünyanın en büyük yüzer güneş enerjisi santrali tamamlandı.

Açıklamaya göre Japonya`nın Hyogo bölgesinde bir baraj gölünün üzerine kurulan 2,3 megawatt gücündeki güneş enerjisi santrali, su üzerine kurulan en büyük güneş enerjisi santrali ünvanını aldı.

Kyocera ve Century ortaklığı bu yıl içinde Hyogo bölgesinde 1,7 megawatt ve 1,2 megawatt gücünde 2 yüzer güneş enerjisi santrali daha kurmuşlardı.
Kaynak: Enerji Günlüğü –

İçme suyu koruma alanı genişletilmesine sınır getirildi

adsız

DSİ, içme suyu olarak kullanılan yapıların korunması için oluşturulan mutlak koruma alanını en fazla 100 metreye kadar genişletebilecek.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik`i bugünkü Resmi Gazete`de yayımlayarak duyurdu.

Buna göre, Toplu içme suyu temini maksadıyla kullanılan kuyu, pınar, kaynak, kaptaj, tünel, galeri ve benzeri yapıların korunması maksadıyla oluşturulan mutlak koruma alanının genişletilmesine sınır konuldu. Daha önce hiç bir sınır belirtilmeyen koruma alanı için DSİ, yeni yönetmelik uyarınca 100 metreye kadar genişletebilecek. Bu tür yapılar için koruma alanının en az elli metre yarıçapında olması gerekiyor.

YERALTI SUYU KORUMA ALANLARI

Yeni düzenlemeyle, yıllık ortalama debisi 50 l/sn ve üzerinde olan kuyu, pınar, kaynak, kaptaj, tünel, galeri ve benzeri için mutlak koruma alanına ek olarak birinci ve ikinci derece koruma alanları ilan edilecek. Gerekli görülen hallerde 50 l/s debinin altında olan kuyu, pınar, kaynak, kaptaj, tünel, galeri ve benzeri için mutlak koruma alanına ek olarak birinci ve ikinci derece koruma alanları ilan edilebilecek.

YERALTI VE YERÜSTÜ SUYU TANIMLARI DEĞİŞTİRİLDİ

Değişiklik öncesi Yönetmelikte `Yeraltında bulunan durgun veya hareket halindeki sular` olan Yeraltı suyu tanımı, `Yeraltında doygun bölgede bulunan durgun veya hareket halindeki sular` şeklinde değiştirildi.

Yine, değişiklik öncesi `Kaynak suyu, çay, dere, nehir, ırmak, tabii göl, baraj ve göletler ile geçiş ve kıyı suları` olan Yerüstü suyu tanımı da, `Yeraltı suları haricindeki bütün iç sular, geçiş suları ve kıyı sular` şeklinde değiştirildi.

ÖZEL PLANLAMA ESASLARI YERİNE İÇME-KULLANMA SUYU HAVZASI KORUMA PLANI GETİRİLDİ

`Yeraltı suyu akiferlerinin fiziki ve teknik özellikleri dikkate alınarak su kaynağının mevcut kalitesinin korunması maksadıyla oluşturulan koruma alanları ve koruma esaslarının belirlendiği çalışmaları` şeklinde tanımlanan Özel Planlama Esasları tanımı tamamen kaldırıldı.

Yeni bir bent ile eklenen İçme – kullanma suyu havzası koruma planı tanımı da, `İçme ve kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan yerüstü ve yeraltı suları havzalarının korunması, kirlenmesinin önlenmesi kirlenmiş ise iyileştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması maksadıyla yapılan ve o havzaya özel hükümleri tanımlayan planı` şeklinde yapıldı.

İlgili maddeler de buna göre değiştirildi.

RİSK ALTINDAKİ YAS KÜTLELERİ ORTAKLAŞA BELİRLENECEK

Risk altında olan YAS kütlelerinin belirlenmesi daha önce sadece SYGM ve DSİ tarafından yapılırken, değişiklik ile, 28/1/2012 tarihli ve 28187 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığı Çalışma Grupları Yönetmeliği hükümleri gereğince kurulacak çalışma grupları marifetiyle müştereken yapılması şartı getirildi.

YAS KİMYASAL DURUM DEĞERLENDİRME METODU

Yeraltı suyu kimyasal durum değerlendirmesi için metod değişikliğine de gidilerek, kirletici konsantrasyonlarının bir veya daha fazla noktada YAS kalite standardını veya eşik değeri aşması durumunda hangi şartlarda YAS kütle veya kütlelerinin iyi kimyasal durumda olduğu kabul edileceği yeniden düzenlendi. Buna göre;

1) Bu kirletici konsantrasyonlarının Ek-6’ya göre yapılan değerlendirme uyarınca, YAS kütlesinin etkilenen kısmının büyüklüğü dikkate alınarak önemli bir çevresel riske sebep olmadığının SYGM ve DSİ’nin müşterek görüşü ile tespit edilmesi durumunda,
2) Tuz ya da diğer kirletici etkilerini göstermediğine SYGM ve DSİ’nin müşterek görüşü ile karar verilmesi halinde,
3) YAS kütlelerine doğrudan bağımlı olan karasal ekosistemlere önemli bir zarar vermediğine ve yeraltı suları ile ilişkili yerüstü sularının ekolojik ve kimyasal kalitesinde önemli bir bozulmaya sebep olmadığına SYGM ve DSİ’nin müşterek görüşü ile karar verilmesi durumunda,
4) Söz konusu kirliliğin insani maksatlı kullanımları önemli ölçüde olumsuz olarak etkilememesi halinde,
YAS kütle veya kütlelerinin iyi kimyasal durumda olduğu kabul edilecek.

TEMEL TEDBİRLER

Yeraltı sularının miktarının ve kimyasal kalite durumunun korunması, kirliliğinin önlenmesi için bütün YAS kütlelerinde uyulması gereken asgari şartları tarif eden temel tedbirlerde bazı ifade değişiklikleri ve tanım değişikliği uyarlamaları yapıldı.

EŞİK DEĞERLER KLAVUZUNDA DEĞİŞİKLİK

Eşik değer belirlenirken dikkate alınması gereken asgari parametre listesine nitrit ve toplam fosfor/fosfatlar da eklendi.

DİĞER DEĞİŞİKLİKLER

Ek-1’e göre, Ek-2’de yer alan YAS kalite standartları ve Ek-3’e göre belirlenen eşik değerler esas alınarak değerlendirilecek`Yeraltı sularının iyi kimyasal durumu`, `Yeraltı sularının kimyasal durumu` olarak değiştirildi.

YAS çekimlerinin düzenlenmesi, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 10 uncu, Geçici 2 nci ve Geçici 3 üncü maddeleri ile 12/10/2013 tarihli ve 28793 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Yeraltı Suyu Ölçüm Sistemleri Yönetmeliğinin hükümlerine göre yapılacak.

Sabiha KÖTEK
Kaynak: Enerji Günlüğü

Avrupa Birliği’nden talep; ABD gaz ihraç yasağını kaldırsın

Picture1

18.05.2015

Enerji Günlüğü – Avrupa Birliği Enerji Komiseri Maroş Şefçoviç, ABD`nin petrol ve doğalgaz ihraç yasağını kaldırmasını istedi.

Avrupa Birliği, enerji konusunda ABD yönetimi üzerindeki baskılarını artırıyor. Brüksel, Avrupa Birliği`nin doğalgaz konusunda Rusya`ya bağımlılığını azaltmasına katkı sağlamasını istiyor.

AB`nin Enerji Komiseri Maroş Şefçoviç, Wall Stret Journal gazetesine konuştu. Şefçoviç, ABD`de likit doğalgaz ve ham petrol akışının serbest bırakılması konusunun Trans Atlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı`nda (TTIP) AB`nin temel hedeflerinden biri olduğunu söyledi.

ABD şimdiye kadar TTIP`nin enerji başlığı konusunda direniyordu. Ancak kaya gazı ve petrolü üretimindeki artış AB`nin Rusya ile yaşadığı sorunların aşılması konusunda bir çözüm olarak görülmeye başlandı.

ABD`li gaz ve petrol üreticilerinin, Washington yönetimi üzerindeki doğalgaz ihracatının kolaylaştırmasına yönelik baskıları da artıyor. Bu baskılara şimdi Atlantik`in öte yakasından, Brüksel`den gelen talepler de yoğun şekilde eşlik ediyor.

İkinci Rusya-Çin doğalgaz anlaşması imzalandı

Picture1

15.05.2015

Gazprom, Çin Ulusal Petrol Şirketi CNPC ile ikinci bir doğalgaz satış anlaşması imzaladı.

Moskova dünyanın en çok enerji tüketen ülkesi Çin`le geçtiğimiz yıl imzaladığı 30 yıllık doğalgaz anlaşmasının ardından ikinci anlaşmayı da geçtiğimiz hafta imzaladı. İnterfax`ın haberine göre, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping`in geçen hafta gerçekleştirdiğ Moskova ziyaretinde ikinci büyük doğalgaz anlaşmasına imzalar atıldı.

Gazprom Başkanı Aleksey Miller ile Çin Ulusal Petrol Şirketi CNPC Başkan Yardımcısı Wang Dongjin tarafından 7 Mayıs Perşembe gün imzalanan anlaşmaya göre, Batı Sibirya doğalgaz sahasında her yıl 30 milyar metreküp doğalgaz Batı Rotası ile Çin`e gönderilecek.

Analistler, imzalanan bu ikinci anlaşma ile Rusya`nın gaz tedarik portföyünü çeşitlendirerek Avrupalı müşterilerine karşı elini güçlendirdiğini ifade ediyor. Rusya AB ile yaşadığı sıkıntılardan sonra özellikle Asya ülkeleriyle ilişkilerine ağırlık verdi.

Gazprom ile CNPC geçen yıl imzaladıkları 30 yıllık anlaşma Doğu Rotası`ndan yılda 38 milyar metreküp doğalgaz sevkiyatı yapılacak.

Putin’in Ankara ziyaretinde Gazprom ve BOTAŞ arasında 63 milyar metreküp kapasitesi olacak Türk Akım’ı ile ilgili ön anlaşma imzalanmıştı. Gazprom Başkanı Aleksey Miller ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın 7 Mayıs`ta yaptıkları görüşmede, Türk Akımı doğal gaz boru hattının devreye girmesi ve hat üzerinden ilk gaz sevkiyatının Aralık 2016`da başlaması konusunda anlaşmaya varılmıştı.

Rusya Enerji Bakanı Aleksander Novak, Gazprom`un Çin ile ikinci bir doğalgaz satış anlaşması görüşmelerini önümüzdeki aylarda tamamlamasını beklediklerini söylemişti.
Kaynak: Enerji Günlüğü –

Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis: “Doğalgaz boru hattı Türkiye’den geçebilir”

adsız

Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis: “Doğalgaz boru hattı Türkiye’den geçebilir”

04 May, 2015

Haber > Enerji Piyasası > Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis: “Doğalgaz boru hattı Türkiye’den geçebilir”
kıbrıs gazı 2879198

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, doğal gaz boru hattının, Türkiye’den geçmesinin ihtimal dışı olmadığını ancak boru hattının, nereden geçeceğine karar vermelerinin de kendilerine bağlı olmadığını ifade etti.

Haravgi gazetesinde yer alan söyleşisinde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Güney Kıbrıs-Yunanistan-Mısır arasındaki üçlü zirve sonrasındaki adımın ne olacağı ve bu çabaya İsrail’in de dahil olup olmayacağı şeklindeki soruya da yanıt verdi. Anastasiadis, boru hattının Türkiye’den geçmesinin ihtimal dışı olmadığını ayrıca boru hattının nereden geçeceğine karar vermelerinin kendilerine bağlı olmadığını, bunun ayrıca hissiyat konusu da olmadığını ifade etti.

Anastasiadis, doğal gazın Avrupa’ya, Türkiye üzerinden götürülmesinin ele alınıp alınmadığı sorusu üzerine, boru hattının nereden geçeceğine karar vermelerinin kendilerine bağlı olmadığını buna, YATIRIM yapacak olan şirketlerin yapılacak olan incelemelerden sonra karar vereceğini söyledi.

Anastasiadis sözlerinin devamında bir örnek vererek, konuya ilgi duyan Avrupalı yatırımcıların, Girit, Yunanistan ve Avrupa boru hattının daha ekonomik olacağını değerlendirmesi durumunda, bunu yapmayı tercih edeceğini, özellikle Kıbrıs sorununun çözümünden sonra, boru hattının Türkiye, Yunanistan ve Avrupa’dan geçmesini tercih etmeleri durumunda da o bunun yapılacağını ifade etti.

Anastasiadis, bölgede oluşturulan ittifakların hiç kimsenin aleyhine olmadığını özellikle hiç kimseyi, Türkiye’de dahil, dışarıda bırakmadığını ifade etti.

Kuzey Buz Denizi’ndeki erime rekor seviyeye ulaştı

adsız

Kuzey Buz Denizi’ndeki gerilemenin boyutu Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’nın toplam yüzölçümlerini aştı.
01 Mayıs 2015
ABD Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi (NSDIC) tarafından yapılan açıklamaya göre bölgedeki buz genişliğinin ortalaması bu yılın mart ayında 14,39 milyon kilometrekare olarak ölçüldü.
NSDIC açıklamasında bu rakamın gözlem uyduları aracılığı ile 1979’dan beri yapılan ölçümlerdeki en düşük rakamlar olduğuna vurgu yapıldı.
Kuruluşun tarafından 1981-2010 yılları arasında yapılan çalışmalarda Kuzey Buz Denizi’nin mart ayı genişliği ortalama olarak 15,52 milyon kilometrekare olarak ölçülmüştü.
Bu yılın mart ayında tespit edilen genişlik ise ortalamanın 1,13 milyon kilometrekare altında iken, bu rakam ise Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’nın yüzölçümü toplamlarında daha büyük.
adsız

NSCIDC bu yıl maksimum buz seviyesine 25 Şubat’ta ulaşıldığını ve Kuzey Kutbu ilkbahara girerken buzların erimeye başladığını belirttti.

Bu yılki maksimum seviyenin, 2011′de ölçülen bir önceki rekor düşük seviyeden 130 bin kilometrekare daha az olduğu vurgulandı.Biliminsanları Alaska ve Rusya’nın bazı bölgelerinde görülmedik derecede sıcak geçen Şubat ayının buz seviyesinin azalmasında rol oynamış olabileceğini söylüyor.WWF Küresel Kuzey Kutbu Programı’ndan Alexander Şestakov “Bu gurur duyulabilecek bir rekor değil. Düşük düzeydeki buz seviyesi Kuzey Kutbunu ve dünyanın geri kalanını daha da tehdit edebilecek sonuçlara yol açabilir” dedi.

BBC Türkçe

Mısır, Güney Kıbrıs Doğal Gaz Boru Hattı Yapılacak .

56

01May, 2015

Mısır’ın Güney Kıbrıs’tan doğalgaz satın almakta acele ettiği, 12’nci parseldeki “Afrodit” yatağını Mısır kıyılarındaki doğalgaz kabul tesislerine bağlayacak boru hattının, önümüzdeki 2, en çok 3 yıl içerisinde döşenmesini istediği haber verildi.
Politis “Mısırlılar Gaz İçin Acele Ediyor… 2017’ye Kadar ‘Afrodit’ten Boru Hattı İstiyorlar” başlıklı haberinde Mısır Ulusal Doğalgaz Şirketi (“Egyptian Natural Gas Holding Company”/EGAS) Başkanı Halid Abdel Badi’nin “Daily News Agipt” isimli gazeteye yaptığı açıklamaya yer verdi.
Habere göre Halid Abdel Badi, “Afrodit”i Mısır kıyılarındaki tesislere bağlayacak denizaltı boru hattının en kısa zamanda kurulması ümidini dile getirdi. “İlk doğalgaz teslimatı 2017’de yapılabilir” diyen Badi EGAS’ın günde 700 milyon ayak küp (mcf) satın almak için Rum Devlet Hidrokarbon Şirketi (EYK) ve Noble Energy şirketi ile görüşmeler yaptığını anlattı.
Badi ENPPI’nin (“Petrol Mühendisliği ve İşlem Endüstrisi Mühendisliği”), 12’nci parseli ve “Afrodit” yatağını Mısır’a bağlayacak 400 kilometre uzunluğundaki denizaltı boru hattı için en uygun güzergâhın belirlenmesi için teknik ve mekanik incelemeler yaptığını söyledi.
Nisan ayı başlarında Güney Kıbrıs’ı ziyaret ederek EYK yetkilileriyle, imzaladıkları karşılıklı anlayış memorandumunun hayata geçirilmesi çerçevesinde, güzergâh belirlenmesi ve boru hattının döşenmesiyle ilgili teknik bilgi alışverişinde bulunduğunu da anlatan Badi “temaslarımız sürecek” dedi.
Abdel Badi, boru hattının döşenmesi maliyetini bir yandan Rum yönetimi ile Noble Energy şirketi, öte yandan da Mısır devleti ile iki yabancı şirket (British Gas ve Union Fenosa) üstleneceğini söyledi ancak şu ana kadar Rum tarafından edindiği bilgilerin, 12’nci parselin ruhsat sahibi konsorsiyumun (Noble Energy-Delek Drilling-Avner Oil) boru hattı yatırımına katılmak istemediği, doğalgazı yatak üzerinde yüzer tesise teslim etmek istediği yolunda olduğuna işaret etti.
Badi, Güney Kıbrıs kaynaklı bilgileri işaret ederek boru hattı inşaat maliyetinin Yap-İşlet-Devret usulüyle doğalgaz satın alımı sözleşmesine imza atacak şirketlerin oluşturacağı özel konsorsiyum tarafından üstlenilebileceğini de söyledi.
Gazete Mısırlı yetkilinin ne British Gas’ın (BG) Shell tarafından satın alınması prosedüründen ne de EYK ve Noble Energy’nin Mısır’a doğalgaz satışı müzakereleri tamamlandığında olabilecek değişikliklerden söz ettiğine dikkat çekti. Şu ana kadar BG ve Shell’in, Idku’da doğalgaz sıvılaştırma terminali işletme veya birkaç ay önce başlayan Güney Kıbrıs ve İsrail’den doğalgaz satın alımı müzakereleriyle ilgili niyetinin açıklanmadığına işaret etti.
Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis de Politis’e, önümüzdeki dönemde 12’nci parseli Mısır’a bağlayacak ana boru hattının yönetimiyle ve diğer deniz altı ve kara altyapılarıyla ilgili Güney Kıbrıs ile Mısır’ın bir devletlerarası anlaşma imzalanacağını açıkladı. Lakkotripis bu anlaşmanın Avrupa müktesebatının çok katı olduğu çevre koruma konularını da içereceğini ekledi.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Mısır’dan Doğu Akdeniz’in Enerji Satrancı’nda Hamle

dogu-akdenizde-hidrokarbon-yataklari-yeni-bir-jeopolitik-mucadele-sahasi-mi--95117

30.04.2015

Mısır,Doğu Akdeniz`de Güney Kıbrıs ve Yunanistan ile ortak hareket ederek direkt aramalara katılacak.

Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis`in bir araya geldiği üçlü zirveden doğalgaz anlaşması çıktı.

Anlaşmaya göre, 12 Aralık 2013`te, ortak bölgede hidrokarbon kaynaklarının güçlendirilmesi ile ilgili yapılan anlaşma gereği Mısır`ın Akdeniz`de iki ülkeyle ortak hareket ederek direkt aramalara katılacak.

Doğu Akdenizin Geleceği II

Kahire yönetiminin Akdeniz`de yapılacak çalışmaların tamamına katılacağının netleştiği anlaşmaya göre ayrıca, Kıbrıs`taki doğalgazın Mısır`ın kuzeyindeki Dimyat bölgesindeki rafinerilerde sıvılaştırılması işleminin yapılacağına dair alınan ortak karar da yürürlüğe konulacak.

Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır arasında anlaşması sonucu yapılacak doğalgaz arama ittifakına önümüzdeki günlerde İsrail`in de dahil olacağı belirtiliyor.

Geçtiğimiz hafta Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Palopoulas, Mısır`ı ziyaret etmiş ve Kıbrıs adası açıklarında ortak doğalgaz arama çalışmalarını karara bağlamıştı.

Kaynak: Enerji Günlüğü –