Archive for Eylül 30, 2014

Kuzey Kutbunda Rusya ABD ile Büyük Petrol Rezervi Buldu ama

29 Eyl, 2014

adsız

Rus petrol şirketi Rosneft, Amerikalı ortağı Exxon Mobil’le birlikte kutuplarda önemli bir petrol rezervi buldu.

Yeni bulunan rezervin dünyanın önemli petrol çıkarım alanlarından biri olacağı ifade ediliyor. Rosneft CEO’su İgor Seçin, iki gündür bölgede sürdürdüğü incelemelerin ardından yaptığı açıklamada, Kuzey Kutbu’nda Karadeniz Bölgesi’nde Universitetskaya-1 petrol bölgesinde dev rezervlerin bulunduğunu, bunun beklentilerin üzerinde olduğunu söyledi. Seçin, “İlk tahminlere göre 338 milyar metreküp doğalgaz ve 100 milyon ton petrol var. Bu bizim bölgedeki tek yapımız. Bulduğumuz petrolün kalitesi Sibirya petrolü ile karşılaştırılabilir. Bu bizim ExxonMobil ve diğer ortaklarımızda elde ettiğimiz başarı.” dedi.

Tüm Karadeniz petrol rezervlerinin ise Suudi Arabistan’la karşılaştırılabilecek seviyede olduğu belirtiliyor. Rosneft, Amerikalı ExxonMobil’le 3,2 milyar dolarlık anlaşma imzalayarak Arktik Bölgesi Karadeniz alanında petrol arama çalışmalarına başlamıştı.

Yaptırımlar engelleyecek

Bölgede bulunan petrol rezervi ile ilgili Amerikalı şirketin ortaklığının devam etmesi yaptırımlara takılıyor. Ukrayna krizi nedeni ile Rusya’ya yaptırım uygulayan Washington, Arktik bölgesi ve açık denizlerde petrol çıkarımında işbirliğini yasaklıyor. ExxonMobil’in 10 Ekim’de kara listeye alınan Rus petrol şirketi Rosneft’le tüm işbirliklerini askıya alması gerekecek

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Gazprom ve Rosneft’in Büyük Hedefi: Asya Pasifik LNG Pazarı

Resim1

24 Eylül 2014

Gazprom Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alexander Medvedev “18th Annual Conference “Sakhalin Oil & Gas 2014.” konferansında Asya Pasifik  pazarı için LNG hedeflerini açıkladı.

Medvedev  Asya Pasifik Bölgesinin  dünyanın en hızlı büyüyen çok dinamik bir gaz  pazarı olduğunu söyledi.2030 yılında kadar  gaz tüketiminin  yılda 1 trilyon m3 e çıkacağı tahmin ediliyor.Bu nedenle 2030 yılına kadar Asya Pasifik bölgesi toplam tüketimin dörtte birini oluşturacak

norwegian-lng-cargo-heads-for-japan-304

Asya Pasifik Pazarı

Bu pazarın gaz ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanması mümkün değil. Uzmanlar bölgede Çin, Japonya,Güney Kore ,Hindistan,Tayvan’ın net ithalatçı olduğunu bunun yanısıra Singapur ,Endenozya,Malezya,Tayland,Filipinler,Vietnam’ın da yeni ithalatçı ülkeler  olarak ortaya çıktığını belirtiyor.Bölgedeki gaz talebinin 2013 yılında 270 milyar m3 olduğu ve bu talebin 2030 yılına kadar 530 milyar m3 e çıkacağı tahmin ediliyor.

Gazprom Başkan Yardımcısı Alexander Medvedev ; Bugün Asya Pazarı enerji pazarının büyük oyuncuları için çok çekici bir pazar .Pazarın geleceği var. Çünkü bölgede gaz her yerde kullanılıyor.Bu ülkelerin ekonomileri için de çok önemli bir yer tutuyor.Bu yıl Gazprom  yönünü stratejik olarak çok önemli olan doğu ya çevirerek çok büyük bir devrim gerçekleştirdi.Rusya ile 30 yıl süreli 1 trilyon m3 lük bir anlaşma imzaladı.

Halen Gazprom’un büyük hisse sahibi olduğu  Sakhlain II projesinden Çin dahil olmak üzere Asya ülkelerine doğal gaz ihraç ediliyor.Bu tesis yılda 10 milyon ton kapasiteli. 2009 dan bu yana 50 milyon ton üretim yaptı.

Aynı bölgede Vladivostok LNG projesi ise yapılıyor.Bu tesis de yılda 10 milyon m3 kapasiteli olacak ve 2018 yılında üretime geçecek.

LNG is a highly competitive and promising product in the gas market. In fact, it is some kind of a flexible pipe able to be laid in any direction and for any distance. As of today, Gazprom delivers LNG to more than ten countries, including Japan, South Korea, China and Taiwan. Once the Vladivostok LNG and the Baltic LNG projects are launched, Gazprom’s share in the global LNG market will rise from the current 5 to 15 per cent,” said Medvedev.

Rusya Asya Gaz Pazarı İçin Çok Hareketli

Son dönemde Asya Pazarına yönelen Rusya için bu bölgede birçok kapı açık.Özellikle Çin ve Hindistan bu konuda en büyük pazar olma özelliği taşıyor.Çin LPG li araç yapımını teşvik ediyor.Bugün Çin gemi ile LNG taşınması sektöründe en büyük pazar.

Halen Pekin’de 6000 CNG ‘li halk otobüsü  hizmet veriyor. Bu sayı gün geçtikçe artıyor.

Alexander Medvedev konuşmasını

“Şimdiye kadar Gazprom Asya pazarında büyük ölçekli ve bütüncül bir gelişme ve sağlam bir zemin yakaladı.Bu pazarda boru hattı taşıması ile LNG olarak ihracatı çok iyi dengeledi.Bunun yanısıra  NGV projesi ise Asya Pasifik Bölgesine  bu enerji ihracatına önemli katkıda bulunacak . Bu gelişmeler Rusya’nın dünya enerji pazarındaki yerini de sağlamlaştıracak “şeklinde tamamladı.

2

Rosneft Sakhalin adasındaki  LNG Projesi İçin Israrlı 

Rosneft, Sakhalin-1 projesi içinde LNG santrali inşaatını en iyi seçenek olarak düşünüyor.
Şirket başkan yardımcısı Vlada Rusakova, Rusya’nın Uzak Doğu’sunda Amerikan ExxonMobil ile LNG santrali kurmanın, proje kapsamında en iyi seçenek olduğunu söyledi.

Rusakova, çok farklı seçeneklerin düşünüldüğünü, Sakhalin bölgesi yönetiminin entegre fikrini desteklediğini belirtti.

Ayrıca Amerikan ExxonMobil şirketinin yaptırımlara rağmen kendileriyle Rusya’nın Pasifik sahillerinde LNG santrali yapımı için görüşmeleri sürdürdüğünü de vurgulayan Rusakova, yakın zamanda Exxon Mobil ile bu konuda ortak bir çalışma grubu kuracaklarını söyledi. LNG santrali projesinin tahmini maliyetinin de 8 milyar dolar olduğunu ekledi.

Rosneft’ten bir kaynak ise Rosneft ve Exxon Mobil’in Sahhalin-1 projesine Uzak Doğu LNG entegrasyonu konusundaki ortaklıklarını geçtiğimiz hafta için ayrıntılarıyla netleştirdiklerini de belirtti.

Sakhalin-1 projesi ortakları ExxonMobil (% 30), Japon Sodeco (% 30), Rosneft (% 20), ve Hintli ONGC (% 20) uzun zamandır Gazprom’a mı yoksa Asya Pasifik bölgesine mi doğalgaz satacaklarını kararlaştırmaya çalışıyorlar.

Gazprom ise Sakhalin adasındaki doğalgaz kaynaklarının iki LNG projesi için çok da yeterli olmadığı konusunda ikna etmeye çalışsa da, Rosneft ExxonMobil ile ikinci bir LNG tesisinin kurulmasını istiyor.

Rusya hükümeti ise Gazprom’un Vladivostok-LNG projesinin mi yoksa Rosneft’in Uzak Doğu LNG projesinin mi öncelikli olacağına 2015 yılının ortalarında karar verecek.

Kaynak: Enerji Günlüğü -

 

 

Türk savaş gemisi Doğu Akdeniz’de sondaj takibinde

dasa

Türkiye’nin itirazlarına rağmen Rum Kesimi, Doğu Akdeniz’de yeni sondaj çalışmalarına başladı. Bunun üzerine Türk savaş gemisi bölgeye gönderildi. Rum Savunma Bakanı Türkiye’nin hamlesini “Beklenen bir provokasyon” sözleriyle yorumladı.

Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen Doğu Adeniz’deki doğalgaz sondajlarına bir yenisini daha ekledi.

İtalyan-Kore konsorsiyumuna ait sondaj gemisi, adanın güneyindeki dokuzuncu parselde çalışmalara başlamak üzere Rum Kesimi’ne gitti.

Sondaj gemisi, Rumların tek yanlı ilan ettiği münhasır ekonomik bölgede doğalgaz alanında bir buçuk yıl süreyle sondaj çalışmaları yapacak.Gelişmeler üzerine Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı Bafra Korveti Kıbrıs açıklarına gitti.

Daha önce Amerikan Noble Enerji şirketinin “Afrodit” adlı 12′inci parseldeki sondajlarda, 60 milyar dolar değerinde 200 milyar metreküplük rezerv tespit ettiği duyurulmuştu.

 

Türkiye Takipte

Bafra korveti, İtalyan-Kore konsorsiyumu adına çalışan Bahama bandıralı sondaj platform gemisini yakın takibe aldı. Bölgedeki tüm gelişmeler Ankara’ya bildiriyor.

Gelişmeler üzerine Rum Savunma Bakanı Hristoforos Fokaides açıklama yaparak Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı savaş gemisi TCG Bafra korvetinin hareketlerini yakından izlediklerini söyledi.

Bakan, Kıbrıs’ın Türk donanmasına bağlı savaş gemisinin bölgedeki varlığı hakkında dost ve müttefik ülkeleri bilgilendirdiklerini, Kıbrıs’ın sözde münhasır ekonomik bölgesinde yapılan sondaj çalışmalarının sorunsuz devam etmesi için gerekli önlemlerin alındığını belirtti. Bakan bu önlemlerin neler olduğunu açıklamadı.

Rum bakan Fokaides, Lefkoşa’nın kendi planlarına devam ettiğini belirterek Türkiye’nin bölgeye savaş gemisi göndermesini “Beklenen bir provokasyon” olarak niteledi.

Rum bakan egemenlik haklarını kullanmaya devam edeceklerini ve sondaj çalışmalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: Enerji Günlüğü

 

 

 

 

Lisanssız elektrik patinaj yapıyor

Lisanssız elektrik üretimi çalışmaları yerinde sayıyor. Elektrik dağıtım şirketleri, kanunen 45 günde sonuçlandırması gereken lisanssız elektrik başvurularında bu süreyi 5 aya kadar uzattı.

Lisanssız Elektrik Üretimi Derneği (LİDER) Başkanı Yalçın Kıroğlu, Enerji Gazetecileri ve Medya Derneği (EGAD) üyeleriyle İstanbul`da bir araya geldi. Toplantıda, lisanssız elektrik üretimi faaliyetlerinde gelinen son durum ile sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. 2023 yılına varmadan, Türkiye`deki elektrik tüketiminin yüzde 6`sının lisanssız güneş enerjisinden karşılanacağı öngörüsünde bulunan Kıroğlu, bunun bugünkü rakamlarla yılda 15 milyar kWh`a yakın bir elektrik anlamına geldiğine dikkat çekti.

adsız

İLGİ BÜYÜK, GÜNEŞ GÖZDE KAYNAK

Yalçın Kıroğlu, lisanssız elektrik üretimi için yılsonuna kadar 3 bin adet başvuruya ulaşmayı beklerken, başvuru sayısının şimdiden 3715`i bulduğunu açıkladı. Kıroğlu, “Yıl sonuna doğru 4500 başvuruya ulaşılırsa şaşırmayacağız. Özellikle, güneş enerjisine inanılmaz ilgi var” dedi. Kıroğlu`nun verdiği bilgiye göre, toplam olumlu başvuru sayısı 1604 olurken, henüz incelenmeyen 1690 başvuru var, 721 başvuru ise incelemede. Olumlu başvurularda toplam 1000 MW düzeyi aşıldı. Değerlendirmedekilerle birlikte bu rakam yaklaşık 2000 MW`nin üzerinde.

DEVREYE ALINAN SADECE 62 TESİS

Lisanssız elektrik üretimine gösterilen yoğun ilgiye rağmen şu ana kadar üretime geçirilebilen tesis sayısı sınırlı. Halen 58`i güneşe dayalı, 62 adet lisanssız elektrik üretim sistemi devrede. Bunun kurulu güç karşılığı ise 26 MW. Birkaç hafta içerisinde üretime başlaması beklenen 37 tesis bulunuyor. Böylece işletmedeki lisanssız projeye sayısı 99`a, kurulu güç de 43.3 MW düzeyine ulaşacak. Yalçın Kıroğlu, bu verilerden yola çıkarak önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini şöyle sıraladı:
“Yıl sonunda sektör 100 MW sınırını geçecek. Peki bu sonuca nereden ulaşıyoruz? Şu anda kabul almak için başvuran toplam proje sayısı 668`e çıktı. Bunların kurulu güç karşılığı ise 425 MW. Her şeye rağmen 2014 kapanışını belki düşük bir rakamla yapacağız ama önümüzdeki yılın ilk birkaç ayı içinde bu kapasitenin birkaç katına çıkacağını söylemem mümkün.”

30 MİLYON EURO`LUK YATIRIM İŞLETMEDE

LİDER yönetimi, lisanssız elektrik üretimi için yapılan yatırımların mali tutarına ilişkin tahminlerini de paylaştı. Buna göre şu anda devredeki 26 MW`lik tesislerin yatırım tutarı 30 milyon Euro. Önümüzdeki günlerde 43.3 MW`lik kurulu güce ulaşılınca bu tutar 50 milyon Euro`yu bulacak. Yıl sonunda hedeflenen 100 MW`lik kurulu güç ile yaklaşık 120 milyon Euro`luk toplam yatırım tutarına ulaşılacak.

SÜREÇ ÇOK YAVAŞ İLERLİYOR

Yalçın Kıroğlu, yoğun ilgiye rağmen sürecin yavaş ilerlemesinden rahatsız:
“Kabul için yapılan 668 başvurunun 184`ünü onayladıysanız ve hâlâ incelemede bir sürü proje varsa yavaş gidiyorsunuz demektir. Ama onlara da hak veriyoruz. Birkaç kişilik ekibiniz var, ne kadar başvuru geleceğini bilmiyorsunuz. Yoğun başvuru gelince ekibi artırıyorsunuz. En büyük sorun, başvuruların bu kadar hızlı büyüyeceğini düşünmemiş, planlamamış olmaları. Örneğin MERAM dağıtım bölgesinde bu süreçte başvurular patladı, çatladı. Çünkü güneşin en verimli olduğu bölge burası. Önümüzdeki dönemde TEDAŞ`a 1000 tane daha onay başvurusu gelirse ne olacak?”

BOŞ YERE 14 MİLYON HARCADILAR

Sistemdeki aksaklıklar nedeniyle başvurusu olumsuz sonuçlanan girişimcilerin boş yere para harcamış olduğunu ifade eden Yalçın Kıroğlu, “Başvuru başına aşağı yukarı yaptığı masraflar 20 bin TL. Bu da reddedilen 721 adet başvuru sahibinin 14 milyon liralık bir fuzuli kayıp yaşadığı anlamına geliyor. Oysa dağıtım şirketleri hat ve trafo kapasitelerini şeffaf şekilde açıklayabilseler, olumsuz başvuruyu hiç kimse yapmaz” dedi.

MERAM YAVAŞ, BAŞKENT, TRAKYA VE ULUDAĞ HIZLI

Geçen ay MERAM bölgesinde 200`ün üzerinde projenin “hat kapasitesi uygun değil” gerekçesiyle reddedildiğini vurgulayan Kıroğlu “O zaman en baştan başvuruyu almayın, masraf da yaptırmayın. Çünkü başvuru dosyasında zaten bağlantı noktası, bağlamak istediği kapasite falan, yani her şey var” diye konuştu. Bazı dağıtım şirketlerinde süreçlerin daha iyi işlediğini belirten Kıroğlu, buna Başkent, Trakya ve Uludağ EDAŞ`ları örnek gösterdi.

ÇATI TİPİNDE SORUN BÜYÜK

Türkiye güneşten su ısıtma sistemlerinde dünya ikincisi. Oysa lisanssız elektrikte çatı tipi, konutlarla ilgili başvuru yok denecek kadar az. LİDER Başkanı Yalçın Kıroğlu bunu süreçlersı uzunluğuna bağlıyor: “Örneğin İstanbul`da çatıya sistemi 1.5 günde kurduk, izin süreci tam 8.5 ay sürdü. Çatı projesi, statik hesaplamaları falan isteniyor. Eski konutlarda öyle bir proje yok ki. Belediye çatıyı onaylamıyor, Yapı Denetim Firması`na gitmeniz gerekiyor. Yatırımcının çatıyı yeniden projelendirip detaylarını satın alması gerekiyor. İnşaat Mühendisleri Odası görev bizde değil diyor. Dolayısıyla buna pratik bir çözüm getirilmesi gerekiyor. Eğer mevzuatı geliştirebilirsek Türkiye çatıdan elektrik üretiminde de dünyada ilk sıralarda yer alabilir.”

İMAR SÜREÇLERİ 8 AYI BULUYOR

Yalçın Kıroğlu`na göre lisanssız üretimin önündeki en büyük engellerden biri de imar sorunu. Şu anda projeleri ilgili belediyeden imara işletmek gerekiyor. Ama bu konuda belediyeler birbirinden farklı uygulamalar yapabiliyor. Bazı belediyeler sanki sıfırdan yeni bir bina yapılıyormuş gibi muamele ediyor. Süreç 90 günden fazla zaman alıyor, bazen 6-8 aylara varacak şekilde uzayabiliyor. Kıroğlu`nun önerileri şöyle: “Lisanssız elektrik üretim projeleri imara tabi tutulmasın. Çünkü bunlar taşınabilir sistemler. Yatırımcı taşımak isterse bir gün içinde söküp başka bir yere sevkedebilir. Avrupa`da uygulama böyle değil. Bizde de sadece belediyeye bilgi verilsin. Bu bilgi de yatırımcı tarafından değil, projenin koordinatlarını haritasını elinde bulunduran Bakanlık tarafından bildirilsin. Bunu çözersek süreci çok hızlandırmış olacağız.”

ÇATI ONAYI MALİYETİ ÜÇE KATLIYOR

Bir evin çatısına 3-4 kW`lık sistem kurmanın maliyeti yaklaşık 12 bin TL. Çatı projesi ise 20 bin TL. Bu da yatırımın 32 bin TL`ye çıkmasına yol açıyor. O zaman güneşe dayalı çatı sistemi kurmak fizibıl olmuyor. Sistem kendisini 6-7 yılda amorti edebilecekken, proje onay süreçlerinin maliyetiyle bu süre bir anda 20 yılın üzerine çıkıyor.

İŞLEMLER TEK NOKTADA TOPLANSIN

Bakanlıklar arası koordinasyon eksikliğinin had safhada olduğunu belirten Kıroğlu, lisanssız elektrik üretimiyle ilgili bir koordinasyon merkezi oluşturulmasını istedi. Kıroğlu, “İşler bir merkezden koordine edilsin. Yatırımcı belediyeye gitmesin. Bir internet sitesinden başvursun. O siteden işlemini takip etsin. Sorunlarıyla ilgilenen yerin çözüm yetkisi olsun” dedi.

KAPASİTELER İNTERNETTEN AÇIKLANSIN

Aslında herhangi bir EDAŞ`ın lisanssız üretim başvurusunu reddetme hakkı ve yetkisi olmadığını savunan Yalçın Kıroğlu, “Pratikte bu red kararlarıyla 14 milyon TL`yi çöpe attık. Gelin bir 14 milyon TL`yi daha çöpe atmayalım. Bunun çözümü şeffaflıkta. TEİAŞ ve EDAŞ`lar trafo dağıtım merkezleri ve hat kapasitelerini web sitelerinden açıklasınlar. Bunu her gün de güncelleybilirler. Avrupa`da internet üzerinden başvurup üç günde cevap alınabiliyorken bizde bunun 5 ay gibi bir zaman alması bir değişiklik ihtiyacı olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

ÇED GERÇEKTEN GEREKSİZ

Lisanssız üretimdeki yavaşlağın tipik nedenlerinden biri de ÇED`le ilgili. Bu başvurularda ÇED gerekli değildir belgesi de isteniyor. “Oysa” diyor LİDER Başkanı Kıroğlu, “2 MW`ye kadar olan elektrik sistemleri zaten ÇED`e tabi değil. Buna rağmen, ÇED gerekli değildir belgesi talebiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na başvuru gerekiyor. Bu belge bazen 2 günde bazen 12 günde çıkıyor.”

NEDEN GÜNEŞE İLGİ ARTIYOR?

Yalçın Kıroğlu, lisanssız üretim için neden güneşin ilgi gördüğünü şöyle anlattı: “Güneş cazip bir enerji kaynağı. Çünkü kurulum maliyetleri geçtiğimiz yıllara göre çok büyük oranda düştü. Güneş yatırımları 7-8 yıllar civarında kendini amorti edebilecek hale geldi. Artı, bazı komponentler Türkiye`de üretilmeye başlandı. 20`ye yakın panel üreticisi var. Güneşin bir kolaylığı da istenilen kapasitede yapılabiliyor olması. 100 kW`lık yapıp, daha sonra modül modül büyütebiliyorsunuz. Rüzgâr ise baştan iyi planlanması gereken bir yatırım, çünkü sonradan büyütemiyorsunuz. Büyütmek isteseniz de çok zor.”

RÜZGÂR LİSANSSIZ DA ESİYOR

Yalçın Kıroğlu’nun verdiği bilgiye göre lisanssız üretimde bundan böyle rüzgara dayalı başvurular da dikkat çekecek. Geçtiğimiz haftalarda 2.5 MW rüzgar lisans başvurusunun TREDAŞ`tan onay aldığını elirten Kıroğlu “Bu hafta BEDAŞ`tan 2.5 MW`lik bir onay gelecek. Arkasından UEDAŞ`tan bekliyoruz, Çanakkale`de iki farklı şirketin 2.5`er MW`lik rüzgâra dayalı lisanssız için başvuru yaptığını biliyoruz. Rüzgârda proje sayıları az ama kapasiteler büyük olacak” dedi.

FİNANSMAN SORUNLARI ÇÖZÜLÜYOR

Bankalar ve finans kuruluşları, lisanssız projeler için uzmanlardan kontrolörlük, danışmanlık hizmeti alıyor. Hem leasing firmaları hem de bankalar direkt kredi vermek üzere lisanssız projelere giderek daha çok ilgi duymaya başladı. Yüzde 20 özsermaye yüzde 80 kredi ile proje finansmanı modeli de geliştirilmeye başlandı. Üretim kaybını da içeren sigorta uygulamaları da devrede. Bu hem banka ve finans kuruluşlarının elini rahatlatıyor, hem de yatırımcı açısından büyük kolaylık sağlıyor.

 

Kaynak: Enerji Günlüğü

Asya LNG Pazarında Hareket ! BP Japon LNG Pazarına Girdi

16.09.2014 

norwegian-lng-cargo-heads-for-japan-304

Japonya BP’den uluslararası ham petrol piyasaları fiyatı yerine Kuzey Amerikan doğalgaz fiyatlarıyla LNG satın alacak.

BP Cuma günü resmi bir açıklama yaparak, Japonya’nın en büyük enerji şirketi Tokyo Elektric Power Co. (TEPCO) ile 17 yıllık LNG satış anlaşması imzaladıklarını duyurdu.

2017 yılında yürürlüğe girecek anlaşmaya göre, TEPCO BP’den 1.2 milyon metrik tondan fazla LNG satın alacak ve Houston’un güneyinde gümrükten muaf bir LNG limanı inşa edilecek.

BP Fiyatları Kuzey Amerika Doğalgazı Üzerinden Alacak !

Anlaşmanın en dikkat çekici yanı ise, LNG yüklemesi Amerika dışından olsa bile BP’nin fiyatları Kuzey Amerika doğalgaz fiyatları üzerinden alacak olması. BP fiyatlandırma hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi ise reddetti.

Gümrükten muaf LNG limanı projesinin yanında BP Avustralya ve Endonezya’da iki diğer LNG ihraç projesine daha yatırım yapmakta olduğunu da belirtti.

Fukuşima felaketi sonrası nükleer santrallerini kapatan Japonya LNG ithal etmeye başladı ve bu da uluslar arası LNG fiyatlarını arttırdı. Amerikan LNG ihracınının artması Japonya için fiyatların düşürülmesinde bir fırsat yaratıyor.

Ayrıca 2017 yılına kadar tamamlanması beklenen Panama Kanalı genişletme çalışmaları nedeniyle Meksika Körfezi ile Japonya sahilleri arasındaki mesafe LNG tankerleri için oldukça kısalmış olacak.

Enerji Günlüğü – 

Çin kaya gazı üretimini 150 kat arttıracak

çin kaya gazı19 Eylül, 2014

Çin Toprak ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, günümüzde ülkede üretilen 200 milyon metreküpten kaya gazı miktarını 2020 yılına kadar 30 milyar metreküpe çıkarmayı öngörüyor. Haberi, Çin iş çevrelerine ait “Meyji tszintszi sinven” gazetesine atıfta bulunarak İTAR-TASS duyurdu.

Gazete ayrıca, ülkenin teknolojik olarak geri kalması bakanlıkta yapılan tahminlerin gerçekleştirilememesinin başlıca nedeni olabileceğini kaydetti. Kaya gazı üretiminde tüm dünyada hidrolik kırma yöntemi kullanılıyor. Söz konusu yöntemi uygulamak için fazlaca su kaynaklarına da ihtiyaç duyuluyor. Çin’de ise halen içme suyu sıkıntısı çekiliyor. Ayrıca ülke üretilen gazı tüketiciye ulaştırabilecek geniş bir boru hattı dağıtım şebekesine sahip değil. Tüm bunlara rağmen gerekli teknolojilerin elde edilmesini müteakip Çin kaya gazı üretimini hızla arttırmayı planlıyor.

Çin Toprak ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın raporunda 2013 yılında 200 milyon metreküp kaya gazı üretildiği kaydedildi. Bakanlık önümüzdeki yıl üretimi altı buçuk milyar metreküpe çıkarmayı planlıyor.

Kaynak: Rusya’nın Sesi

 

Rusya ve Çin Yeni Doğalgaz Anlaşması İmzalayacak!

cin_ile_rusya_arasinda_dogalgaz_anlasmasinda_son_durum_h17709919 Eylül 2014

Rusya ve Çin yeni bir doğalgaz anlaşmasıyla enerjideki işbirliğini güçlendiriyor. Rus enerji devi Gazprom, Çin’e yıllık 30 milyar metreküp doğalgaz satmaya hazırlanıyor.

Çin devlet ajansı Xinhua’nın haberine göre, Gazprom, yıllık 30 milyar metreküplük doğalgazı Batı Sibirya bölgesinden Çin’e, mevcut boru hattı sisteminde bazı iyileştirmeler yaparak göndermek için Çinli yetkililerle görüşmelere başladı.

 

Çin’in kuzeybatısına gönderilmesi planlanan doğalgaz için anlaşmanın Gazprom ve Çin’in Ulusal Petrol Şirketi CNPC arasında kasım ayında imzalanması bekleniyor.

Rusya ve Çin, 10 yıl süren pazarlığın ardından geçen mayıs ayında Rusya’nın doğusundan gönderilmek üzere 400 milyar dolar değerinde 38 milyar metreküplük doğalgaz anlaşması imzalamıştı.

Kaynak: akşam

 

Doğu Akdeniz’de Hareket ! Kıbrıs’a Enerji Yatırımı Yağacak .

 

dogu-akdenizde-hidrokarbon-yataklari-yeni-bir-jeopolitik-mucadele-sahasi-mi--95117Rusya doğalgazının Avrupa üzerindeki etkisini azaltmak isteyen ABD, İsrail doğalgazını Kıbrıs üzerinden Avrupa’ya ulaştırmaya çalışıyor. Kıbrıs ufuklarında çok sayıda enerji yatırımı belirdi.

ABD’nin Kıbrıs’taki diplomatik temaslarının ardından Ada’da enerji pazarlıkları da netleşmeye başladı. ABD, Rus gazının Avrupa üzerindeki siyasi etkisini Kıbrıs üzerinden kırmak istiyor. Avrupa Birliği de Kıbrıs’a enerji yatırımları yapmak için Rum yönetimi lehine çözüm peşinde. Uzmanlara göre, Doğu Akdeniz gazının Avrupa’ya ulaştırılması için makul senaryo, Yunanistan – İsrail – Türkiye arasında işbirliği.

Ankara Strateji Enstitüsü’nün raporunda, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Kıbrıs ziyaretindeki enerji planlarına dikkat çekildi. Rapora göre ABD, İsrail gazını Avrupa’ya ulaştırarak Rusya’nın Avrupa kıtası üzerindeki gaz egemenliğine son vermek istiyor.

Çözüme karşı güvenli gaz

Raporda şunlar kaydedildi:

“Biden’in Ada’da bir çözüm arayışından ziyade Türkiye’nin uluslararası planda zayıflamış durumundan faydalanarak farklı taleplerde bulunma ihtimali söz konusudur. ABD, Türkiye’nin uluslararası arenada  çokça başını ağrıtan Kıbrıs sorununu çözmekle birlikte, bir paket programla başka telepleri de gündeme getirebilecektir. Biden’in paket programında, Türkiye’den Kıbrıs’ta çözüme ek olarak, Doğu Akdeniz’deki doğalgazın güvenli bir şekilde taşınmasının sağlanması ilişkin taleplerinin de olabileceğini unutmamak gerekir. ABD, bölgedeki doğalgazın güvenli bir şekilde taşınmasının sağlanması için kriz yaratabilecek sorunları ortadan kaldırmak istemektedir.”

Yeni Norveç olur mu?

Kıbrıs adasının, Avrupa Birliği’nin de gündeminde olduğu belirtilen raporda şu tespitlere yer verildi:
“Kıbrıs Avrupa’nın Norveç’i mi olacak’ sorusu Avrupa’da sıkça sorulmaktadır. ABD, Kıbrıs’taki doğalgaz ve petrol rezervlerini Rusya’ya alternatif olması ve enerji arz güvenliğini artırmak için kullanmak istemekte ve bunun için de Kıbrıs’ta yatırımlar planlamaktadır. Ancak yatırımların öncesinde bölgedeki sorunların giderilmesi ve özellikle Kıbrıs sorununun çözülmesi gerekmektedir.”

Doğalgaz iki tarafı yakınlaştıracak mı?

Kıbrıs’ta ABD’nin diplomatik müdahalesinin enerji alanındaki sonuçları Rum Kesimi’nin tavrıyla netleşecek. Uzmanlara göre Yunanistan-İsrail ve Türkiye arasında kurulacak diyalog, Akdeniz’de bulunan ve 150 milyar metreküpe yaklaşan doğalgaz rezervine Avrupa yolunu açabilir. Avrupa’yı Rus gazı tekelinden kurtarabilecek ve ABD’nin Avrasya’daki etkinliğini artırabilecek bu adım için Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin Türkiye ile ilgili çekincelerinin ortadan kaldırılması gerekiyor. AB üyesi olan Rum Kesimi’nin, Doğu Akdeniz gazı ile ilgili tek resmi temsilci olmak istemesinin üçlü ittifak senaryolarını zora soktuğu belirtiliyor.

Kaynak:Mithat Yurdakul- Milliyet /19 09 2014

ABD, doğalgaz ihracatı için iki şirkete izin verdi

12Eyl, 2014

adsız

ABD Enerji Bakanlığı, internet sitesinden yaptığı açıklamada, Sempra Energy’ye bağlı Cameron LNG adlı şirkete günlük 51 milyon metreküp ve Carib Energy adlı şirkete günlük 1.2 milyon metreküp gaz ihraç etme yetkisi verildiğini duyurdu.

Sempra Energy Louisiana’da, Carib Energy Florida’da kurulacak LNG terminallerini tamamlandıktan sonra dış piyasalara 20 yıl süre ile gaz ihraç edebilecek.

Sempra Energy üst yöneticisi Debra L. Reed, yaptığı açıklamada, projenin bir dönüm noktası olduğunu belirterek, ABD’nin Avrupa ve Asya’daki ticari ortaklarına gaz satabileceğini ve Louisiana ekonomisine uzun yıllar fayda sağlayabileceğini söyledi.

Enerji Bakanlığından alınan izinle Carib Energy, Karayipler’de, Orta ve Güney Amerika’da istediği ülkeye LNG ihraç edebilecek.

Böylece Enerji Bakanlığı 2012′den beri ilk defa LNG ihracatı için yetki vermiş oldu. Cheniere Enerji tarafından Louisiana’da işletilen Sabine Pass adlı LNG terminali, 2012′de Bakanlıktan en son onay alan projeydi.

 

Kaynak: Enerji Enstitüsü

 

Doğu Akdeniz’deki Satranç Sürüyor. Mısır- G. Kıbrıs Yakınlaşması

12 Eylül 2014

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi, Güney Kıbrıs ile Akdeniz`deki ortak bölgede hidrokarbon kaynaklarının güçlendirilmesi ile ilgili imzalanan çerçeve anlaşmasını onayladı.

 

Doğu Akdenizin Geleceği II
9 Eylül 2014 günü yapılan açıklamada, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi`nin iki ülke arasında Akdeniz`deki ortak bölgede hidrokarbon kaynaklarının güçlendirilmesi ile ilgili çerçeve anlaşmasını onaylayan yasayı imzalamasının memnuniyetle karşılandığı belirtildi.

Açıklamada, anlaşmanın iki ülke arasındaki kesişen ekonomik münhasır bölgede enerji kaynaklarının keşfi ve üretimi temelinde geliştirilecek olan işbirliğinin çerçevesini ve kurallarını belirlediği belirtildi.

Anlaşma, iki ülke arasındaki Münhasır Ekonomik Bölge’nin netleştirilmesi için yapılan 2003 anlaşması temelinde geçen Aralık ayında Kahire’de imzalanmıştı.

Söz konusu çerçeve anlaşmasının yürürlüğe girmesi için iki ülke parlamentolarının onayından geçmesi gerekiyor.

20 gün önce Güney Kıbrıs Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis enerji planlarını geliştirmek ve olası doğalgaz satışı için ağız yoklamak amacıyla teknokratlar grubuyla birlikte bugün Mısır’a gitmişti.

2013 Mart ayında Mısır, Rumlarla MEB sınırlarını belirleme anlaşmasını iptal etmişti.

Mısır 2013 yılının Mart ayında Mısır’ın devrik lideri Muhammed Mursi döneminde  Güney Kıbrıs ile imzaladığı Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarını belirleme anlaşmasını iptal etmişti.

Rum basını, Mısır Şura Konseyi Yasama Komitesi’nin (Mısır Üst Meclisi) Milletvekili Kalend Abdülkadir’in, MEB’de yapılacak yeni sınır belirlemelerinin Mısır’a milyarlarca dolar gelir sağlayabileceği gerekçesiyle sunduğu yasa önerisini onayladığını haber vermişti.Mısır’ın yaptığı yeni yasanın bu anlaşmayı iptal ettiğini belirten Kadir, Mısır’ın uluslararası anlaşmalar tahtında anlaşmadan imzasını çekme hakkına sahip olduğunu kaydetmişti.

Mısır Şura Konseyi tarafından onaylanan yeni yasa, Türkiye’nin üçüncü taraf olarak katılmasıyla, münhasır ekonomik bölgesini çevreleyen yeni sınırlar belirlemesini öngörüyordu

Mısırda değişen yönetim il bölgedeki politikası da değişti. Mısır , daha önce çıkartılan bu yasanın tam aksine GKRY ile ilişkilerini geliştirmeye başladı ve ABD’nin Apachee şirketi ile 11 adet petrol ve doğalgaz sondaj anlaşması imzaladı.

toprakSUenerji

Kaynak: Enerji Günlüğü