Archive for Ağustos 30, 2014

Rusya Kendi Doğalgaz Fiyatında Sert Düşüş Öngörüyor

-

29 Ağustos 2014

Rus doğalgazının BDT dışındaki ülkelere ihracat fiyatının gelecek 2-3 yılda yüzde 25`i aşan oranda gerileyeceği öngörülüyor. Kommersanrus-dogalgaz-fiyatlari-sert-dusecekt gazetesinin haberine göre, Rusya Ekonomi Bakanlığı`nın bütçe hazırlıkları için ortaya koyduğu senaryo, doğal gaz fiyatlarında gelecek 2-3 yılda keskin bir düşüş yaşanacağını öngörüyor.

Rusya Ekonomi Bakanlığı, Rus doğalgazının BDT dışındaki ülkelere ihracat fiyatının gelecek 2-3 yılda yüzde 25`i aşan oranda gerileyeceğini öngörüyor.

Bakanlık tarafından 2017 yılına kadar hazırlanan projeksiyonlar, bu yıl doğal gaz fiyatını 349 dolar/bin metreküp, 2015-2017 döneminde ise 316, 307 ve 302 dolar/bin metreküp olacağını öngörüyor.

BDT ülkeleri için ise doğalgaz fiyatı 2013 yılındaki 387 dolardan yüzde 28`e varan oranda gerileyecek.

Kaynak: Enerji Günlüğü

Türkiye’de Konut Elektriği AB Ortalamasından Ucuz…

fatura

27 Ağustos 2014

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerinden derlenen bilgilere göre, AB ülkelerinde konutlarda kullanılan her 100 kilovatsaat elektrik için vergiler dahil ödenen ortalama fiyat 20,1 avro olarak hesaplanıyor. Türkiye’de ise bu rakam 14,7 avroya karşılık geliyor.

Avrupa’nın yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ön plana çıkan ülkesi Almanya’da, 100 kilovatsaatlik elektrik için 29,2 avro ödenirken, enerji ihtiyacının yaklaşık 4′te 3′ünü nükleer santrallerden karşılayan Fransa’da bu rakam 15,9 avroya düşüyor.

Bölgenin lider ekonomilerinden İngiltere’de ise 100 kilovatsaatlik enerji için tüketiciler 18 avro ödüyor. Danimarka, 29,4 avro ile elektriğin en pahalı olduğu ülke konumunda bulunuyor.

Konutlarda kullanılan elektrik fiyatı 100 kwh için  Güney Kıbrıs Rum Kesiminde 24,8 avro, İrlanda’da 24,1 avro, İtalya’da 23,2 avro, Belçika’da 22,2 avro, Portekiz’de 21,3 avro, İsveç’te 20,5 avro ve Avusturya’da 20,2 avro düzeyinde hesaplanıyor.

Balkan ülkelerinde ise elektrik fiyatları Avrupa ortalamasının altında seyrediyor. AB’nin en ucuz elektriği 8,8 avro ile Bulgaristan’da tüketilirken bu ülkeyi 12,8 avro ile Romanya, 13,3 avro ile Macaristan izliyor.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

 

Kırgızistan’da Su azaldı Elektrik Krizi Başladı

Kırgızistan’da son yıllarda hidroelektrik santrallerde su seviyesinin azalması ve tüketimin artması nedeniyle elektrik sıkıntısı arttı. Hükümet sorunu çözmek için evlerde elektrikli ısıtma sistemini yasakladı. Vatandaş tepkili, sıkıntının hükümetin yanlış politikalarından kaynaklandığını savunuyor.

k

Ülkede 17 büyük hidroelektrik santralinin faaliyette olmasına rağmen elektrik sağlama kapasitesi düşüyor. [Fotoğraf: Aliya

 

23 Ağu 2014

 

Aliya Raimbekova

Kırgızistan’da elektriğin yüzde 90’ı hidroelektrik santrallerinde üretiliyor. Ülkede yılda 14 milyar kilovat saat elektrik üretiliyor. Tüketim oranı üretimden fazla. Elektriğin büyük kısmını üreten Toktogul Santrali’nde su seviyesinin düşmesi sonucu elektrikte 1 milyon 600 bin kilovat saat açık var.

Elektrik dağıtımını yapan ‘Elektrik Santralleri’ şirketinin verilerine göre, Mayıs 2013’te santraldeki su miktarı 11 milyar metreküpken, Mayıs 2014’te 9 milyar metreküpe düştü.

Hükümetten elektrik tasarrufu önlemi

Hükümet, kış aylarında elektrik tasarruf edilmesi için elektrikli kalorifer ve diğer ıstma sistemlerini yasakladı. Ayrıca fabrikalarda ve şantiyelerde elektrik tüketimine sınırlama getirildi. Halk tepkili.

Bişkek sakini Nurzada Tınayeva’nın evi elektrikle ısınıyor. Tınayeva başka eve taşınmak zorunda kalacağını söylüyor:

“Yaşlı bir kadının evinde, kirada oturuyorum. Ev elektrikli kalorifer ile ısınıyor. Alternatif ısıtma sistemi yok. Evin elektriği kesilinceye kadar başka bir eve taşınmam lazım.”

Tınayeva ev sahibinin de zorlanacağını söylüyor: “Evinde soba var. Kömürle ısıtabilir. Ancak yaşlı bir kadının kışın sobayı yakmakta zorlanacağını düşünüyorum.”

Tınayeva elektrikli ısıtması olmayan kiralık dairelerde de sıcak su ve ısıtma fiyatlarının pahalı olmasından şikayetçi:

“Apartmanların ısıtma sisteminde fiyatlar arttı. Çadır kur ve orada yaşa. Başka çare yok, nefesimizi kesiyorlar”

‘Hükümetin suçu’

Malyan Askarbekov elektrik sıkıntısından hükümeti sorumlu tutuyor:

“90’lı yıllardan sonra şimdiki siyasetçilerin ülkedeki bütün kömür madenlerini, tekniği özelleştirmeleri sonucunda ülkede kömür ve odun sorunu başlamıştı. O zaman biz elektrikli ısıtma sistemine geçmiştik. Bölgede odun sorunu hâlâ çözülebilmiş değil. Spekülatörler kömürü istediği fiyatta satıyor. Kömür yetersiz. Böyle bir durumda hükümetin elektrikli kaloriferi yasaklaması halka karşı alınan bir karardır.”

Askarbekov’a göre, önlem alınmış olsa elektrik sıkıntısı yaşanmazdı:

“Sovyetler Birliği zamanında yüzlerce fabrika çalışıyordu. Şimdi ise onlar yok. Böyle bir durumda başbakanın elektrik tüketiminin artması ile ilgili açıklamasını anlamıyorum. Yetkililer, suyu ve enerji kaynaklarını planlı kullansalardı böyle zor bir durumda kalmazdık.”

123 bin abonenin ısıtma sistemi kesilecek

Enerji ve Sanayi Bakanlığı’nın verilerine göre, elektrikli kalorifer tesisatı olan aboneler elektriğin yüzde 48’ini tüketiyor. 1 milyon 200 bin aboneden 123 bini elektrikli ısıtma sistemi kullanıyor.

Enerji ve Sanayi Bakanı Osmonbek Artıkbayev, 18 Ağustos 2014’te düzenlediği basın toplantısında, “123 bin abonenin elektrikli ısınma sistemi Kasım ayında beş aylık süre ile kesilecek. Yaşanacak kesintiye anlayış göstermelerini ve Kasım ayına kadar alternatif ısınma sistemine geçmelerini abonelerden istiyoruz” dedi.

Komşu ülkelerden ilk defa elektrik ithalatı

Elektrik krizi nedeniyle Kırgızistan ilk defa komşu ülkelerden elektrik ithalatına başladı. Enerji ve Sanayi Bakanlığı’nın verilerine göre, 1 milyon 600 bin kilovat saat elektrik açığının giderilmesi için Tacikistan’dan 146 milyon kilovat saat elektrik satın alındı.

Ancak bunun elektrik açığını kapatmadığını belirten Bakan Artıkbayev “Daha önceden Kırgızistan, Kazakistan’a elektrik satıyordu. Şimdi ise Kazakistan’dan satın alıyoruz. Bu arada 128 milyon kilovat saat elektrik satın aldık. Bunun dışında 500 milyon kilovat saat elektrik daha alacağız ve seneye geri vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Yeni santraller yapılıyor

Ülkede 17 büyük hidroelektrik santralinin faaliyette olmasına rağmen elektrik sağlama kapasitesi düşüyor. Yeni projeler başlatıldı. Hükümet, Datka-Kemin, Kambar-Ata ve Yukarkı Narın’da yeni hidroelektrik santralleri yapımına başladı.

Al Jazeera’ye konuşan Enerji ve Sanayi Bakanı Yardımcısı Batırkul Bayetov, ülkenin hidroenerji potansiyelinin ancak yüzde 10’unun kullanıldığını açıkladı. Bayetov “Hidroelektrik potansiyelimiz 142 milyar kilovat saat. Şu anda biz yüzde 10 oranında kullanıyoruz. Elektrikle ilgili sıkıntı yaşanmaması için yabancı yatırımcıların desteği ile yeni santralleri kuruyoruz” dedi.

‘Su yanlış kullanılıyor’

Enerji  uzmanı Rasul Umbetaliyev, hükümet tarafından alınan önlemlere rağmen krizin daha iki, üç yıl yaşanacağını söyledi. Umbetaliyev, Enerji Bakanlığı’nın elektrikli ısınma sistemini kesip, fiyatları artırmakla sorunu çözemeyeceğini söylüyor:

“Bu sene kış aylarında ülkenin kuzey bölgesinde yüzde 35-40 oranında, güneyde ise yüzde 20-25 oranında elektrik açığı yaşanacak. Son dört sene içinde suyun yanlış kullanılması ülkede elektrik krizinin yaşanmasına getirdi.”

Hükümetin suyun azalması sonucunda ülkede elektrik krizinin yaşandığı açıklamasını yanlış olduğunu değerlendiren Umbetaliyev “Doğal su azalmaz. Su yanlış kullanılıyor. Bu sene yaz mevsiminde Toktogul Santrali’nden 300 milyon metreküp suyu Kazakistan’ın güney bölgesindeki tarımın sulanması için boşu boşuna gönderdiler. Su hiçbir zaman boşa gitmemeli” dedi.

Kaynak: Al Jazeera

HİDROPOLİTİK AKADEMİ Kıbrıs Barış Suyu ve Orta Asya’da Su Raporları hazırladı

25 Ağustos 2014

HİDROPOLİTİK AKADEMİ Kıbrıs Barış Suyu ve Orta Asya’da Su Raporları  hazırladı

toprakSUenerji- Hidropolitik Akademi,Su politikaları su yönetimi ,enerji,su gıda ve çevre ilişkisi,uluslararası su politikaları ve su anlaşmaları ,iklim değişimi, nüfus artışı kirlilğin su kaynakları üzerine baskısı,hidrojeopolitik,yeni güvenlik konsepti ve su güvenliği  gibi konularda ulusal ve uluslararası ölçekte bilgiye dayalı analiz,   bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapmak amacı ile kurulmuştur. Hidropolitik Akademi  kar amacı olmayan ,toplumsal faydayı önceleyen   çok farklı disiplinlerden uzmanların biraraya gelerek oluşturduğu bir girişimdir.2014 yılının başından bu yana faaliyette olan Akademi su politikaları konusunda çeşitli kurum ve kuruluşlarla ortak proje çalışmaları da yürütmektedir.

kapaklar türkçe kapaklar ingilizce

Çalışmaları arasında  uzmanlardan oluşan grupların hazırladığı raporlar da bulunan Akademi, son olarak 2  Rapor hazırladı

30 Ağustos 2014 de yayınlanacak olan raporlar Türkiye’den Kıbrıs’a Barış Nehri ve Orta Asya’daki Saatli Bomba SU,  başlıklarını taşıyor.

Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan raporlar HPA’ya üye olan  ilgili kişi  kurum ve kuruluşlara dağıtılıyor.

www.hidropolitikakademi.org

toprakSUenerji

Çin Doğalgazda Yerli Üretime Yükleniyor !

21 Ağustos 2014

toprakSUenerji- Çin’in doğal gaz talebi hızlı bir şekilde artıyor.Bu artışta enerji üretimi için temiz enerji kaynaklarının kullanımı da önemli bir rol oynuyor.EIA’nın

International Energy Outlook 2013 (IEO2013) raporunda 2012 yılında 5,2 tirilyon feet 3 olan talebin 2040 yılında yaklaşık 3 kat artarak 17,5 tirilyon feet 3 e çıkacağı yer alıyor.

1

Çin ve Rusya arasında bu yılın Mayıs ayında imzalanan anlaşmaya göre 2018 yılından başlamak üzere  birinci aşamada Rusya Çin’e her yıl  38 milyar m3 (1,3 tirilyon feet 3) doğal gaz sağlayacak.Gelecekte bu miktar yılda 60 milyar m3 e çıkartılacak.

Yapılan anlaşmada doğal gaz fiyatları uluslararası ham petrol fiyatlarına bağlı olarak değişecek ve “al yada öde” kuralı işleyecek.Rusya’daki yeni gaz üretimi daha çok Doğu Sibirya’da yapılıyor.Ancak burada gazın ihracatı için gerekli altyapı eksik.Planlanan Sibirya boru hattı ile Güney Çin’e   ve Rusya’nın doğu kıyısındaki LNG istasyonuna  doğal gaz taşınacak.

Çin aynı zamanda  2016 ‘da başlamak üzere Türkmenistan’dan yılda 38 milyar m3 gaz anlaşması yaptı. Bu miktar 2020 den sonra  65 milyar m3 e çıkacak.

 

Çin yerli gaz üretimini de arttırıyor

Çin bir yandan gaz  ve LNG ithalatını arttırırken diğer taraftan yerli  üretimi de arttırarak 4 tirilyon feet 3 ten(2012) 2040 yılına kadar 10 tirilyon feet3 e çıkartacak . Çin bu arada Seyl gazı kaynaklarını da geliştirme planı  yapmış bulunuyor.EIA’ nın tahminlerine göre Çin’de yaklaşık 1,115 tirilyon feet3 teknik olarak çıkartılabilir  Şeyl gazı potansiyeli var.

 

 2

Çin’in Doğalgaz Üretimi Son 10 Yılda 3 Katına Çıktı…

Çin, son yıllarda özellikle deniz kıyılarında ve Güney Çin Denizi açıklarındaki doğalgaz üretimini büyük oranda arttırdı. Çin’de 2004′te 40 milyar metreküp olan doğalgaz üretimi, 2013 yılında 117 milyar metreküpe çıktı.

Ülkedeki doğalgaz tüketimi ise 2013′te 161 milyar metreküpe ulaştı. Çin’de 2015 yılı sonuna kadar yılda 155 milyar metreküp doğalgaz üretilmesi planlanıyor.

Çin hükümeti, doğalgazın toplam enerji tüketimindeki payının 2015′te yüzde 8, 2020′de ise yüzde 10 olmasını öngörüyor.

Geçen yıl 24 milyar metreküp Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) satın alan Çin, Japonya ve Güney Kore’den sonra dünyanın en büyük 3′üncü LNG ithalatçısı oldu.

 

toprakSUenerji

Kaynak: EIA, August 21, 2014-Enerji Enstitüsü

 

Çin’deki Restoranlarda Robot Aşçı ve Garsonlar Hizmete Başladı

 

robotik

13 Ağustos 2014 ‘de Kunshan’da  bir restoranda müşteriye yemeğini götüren robot

toprakSUenerji-Çin’de bazı restoranlarda  yemeklerin pişirilmesi ve servis edilmesi için robotlar kullanılmaya başlandı.Bu mekanik  aşçı ve garsonlar  Kunshan kentinde  geçen hafta açılan bir restoranda  kızartma yapmaktan , masalara servis yapmaya kadar çeşitli hizmetler vermeye başladı.

Restoranın sahibi Song Yugang  bir fikir konusunda ” Kızım ev işleri yapmaktan hoşlanmadığı için bana robot kullanmamız konusunda bir teklif getirdi.” şeklinde açıklama yapıyor ve devem ediyor ;

“Daha sonra bu fikri yeni açacağımız  restoranımızda kullandık . Restoranın kapısına müşterileri güler yüzle karşılayan  iki robot koymaya ve 4 adet kısa robotu  da tepsileri maslara taşımak için kullanmaya karar verdik. Bu düşüncemizi uyguladık.Mutfakta ise iki büyük robot kızartma ve çöpleri toplama işiyle görevlendirildi.herbir robot  yaklaşık 6500 $’a  maloldu.Bu da bir işçinin bir yıllık maaşına eşit.”

Anlayışlı Robotlar

Restoranın sahibi Song Yugang ;

“Robotlar  günlük kullanılan 40 cümleyi anlayabiliyor.Hasta olmuyorlar ve tatil izni istemiyorlar .2 saatlik bir enerji dolum işleminden sonra 5 saat çalışabiliyorlar .” diye sürdürüyor konuşmasını.

 

Bu restoran 2012 de Harbin kentinde açılan robotik restorandan sonra açılan ikincisi .Çin’deki işçi ücretlerindeki artış  üreticileri teşvik ederek otomasyona yöneltti.Çin geçen yıl Japonya ile birlikte endüstriyel robotların en fazla kullanıldığı ülkeler oldular.

Kaynak: http://www.spacedaily.com/reports/Robo-cook_android_restaurant_boots_up_in_China_999.html. Kunshan, China (AFP) Aug 14, 2014

 

İstanbul’un nüfusu 130 ülkeyi geçti

istanbul-wallpaper-3

İstanbul’un nüfusu 130 ülkeyi geçti

 istanbul-wallpaper-3

17 Ağustos 2014

 

İstanbul, 2013 yılı sonunda 14 milyon 160 bin 467 kişiye ulaşarak mega kente dönüşürken, nüfusuyla yaklaşık 3 Ankara, 6,5 Antalya ve 187 Bayburt ediyor ve dünyadaki 130 ülkeden de daha kalabalık

 

Cumhuriyetin ilk yıllarında 1927 sayım yılında 806 bin 863 kişi olarak açıklanan İstanbul’un nüfusu, 2013 sonu itibarıyla 14 milyon 160 bin 467 kişiye ulaşarak mega kente dönüştü.

Hesaplamalara göre, 76,6 milyonluk Türkiye’nin yüzde 18,4′ünü İstanbul’un nüfusu oluşturuyor. Başka bir deyişle ülkedeki her 100 kişiden 18,4′ü İstanbul’da ikamet ediyor.

Nüfusuyla Küba, Belçika, Yunanistan, Macaristan, Tunus, Portekiz, Çek Cumhuriyeti, BAE, İsveç, Beyaz Rusya, İsviçre, Avusturya’nın da aralarında bulunduğu 130 ülkeyi geride bırakan İstanbul, son 5 yılda nüfusuna 1 milyon 245 bin 309 kişi ekledi.

Kilometrekareye düşen 2 bin 275 kişi ile aynı zamanda Türkiye nüfusunun en yoğun olduğu kent olan İstanbul nüfusuyla yaklaşık 3 Ankara, 6,5 Antalya ve 187 Bayburt ediyor.

Nüfus artışı durmayan ve 2009-2013 döneminde yıllık ortalama 249 bin kişi artan İstanbul’un nüfusuna her 4 ayda bir Bayburt, her 6 ayda bir Giresun ve her yıl da bir Karaman eklendi.

- Cumhuriyetin 100. yılında 16,5 milyon olması bekleniyor

Resmi istatistik rakamlarına göre cumhuriyetin ilk yıllarında 1927 sayım yılında 806 bin 863 kişi olarak açıklanan İstanbul nüfusu, 1945 yılında 1 milyonu aştı.

1950 yılında 1 milyon 166 bin 477 kişi olarak belirlenen nüfus, 1960 yılında 1 milyon 882 bin 92 kişi, 1965 yılında 2 milyon 293 bin 823 kişi, 1970 yılında 3 milyon 19 bin 32 kişi, 1980 yılında 4 milyon 741 bin 890 kişi, 1985 yılında 5 milyon 842 bin 985, 1990 yılında 7 milyon 309 bin 190 kişi, 2000 yılında da 10 milyon 18 bin 735 kişiye ulaştı.

TÜİK projeksiyonlarına göre İstanbul’un nüfusunun 2015 yılında yaklaşık 14,6 milyon, 2020 yılında 15,8 milyon, 2023 yılında da 16,5 milyon kişiyi aşması bekleniyor.

- Oransal olarak en fazla Antalya’nın nüfusu arttı

2009-2013 dönemine bakıldığında, oransal olarak yüzde 12,42 ile en fazla Antalya’nın nüfusu arttı. 2009 yılında 1 milyon 919 bin 729 kişi nüfusu bulunan Antalya, 5 yılda 238 bin 536 kişi artarak 2013 sonunda 2 milyon 158 bin 265 kişiye ulaştı.

Söz konusu dönemde nüfusu en fazla artan ikinci il yüzde 11,66 ile Şanlıurfa oldu. 2009 yılında 1 milyon 613 bin 737 nüfusu bulunan kent 2013 sonunda 1 milyon 801 bin 980 kişiye yükseldi. Aynı dönemde, Tekirdağ’ın nüfusu yüzde 11,63, Gaziantep’in nüfusu yüzde 11,53, Şırnak’ın nüfusu yüzde 10,41, Kocaeli’nin nüfusu da yüzde 10,10 artış gösterdi.

Başkent Ankara ise 5 yıllık sürede 394 bin 281 kişi artış gösterdi. 2009 yılında 4 milyon 650 bin 802 kişi olan Ankara, 2013 sonunda 5 milyon 45 bin 83 kişiye ulaştı.

- 12 ilin nüfusu düştü

2009-2013 döneminde 12 ilin nüfusunda azalma görüldü.

Nüfusu azalan illerin başında Yozgat geldi. 2009 yılında 487 bin 365 kişinin Yozgat’ın nüfusu 5 yıllık dönemde yüzde 8,85 azalarak 2013 sonunda 444 bin 211′e geriledi.

Aynı dönemde Ardahan’ın nüfusu yüzde 4,98, Tokat’ın nüfusu yüzde 4,12, Zonguldak’ın nüfusu yüzde 2,94, Kırıkkale’nin nüfusu yüzde 2,19, Kars’ın nüfusu yüzde 1,84, Çorum’un nüfusu yüzde 1,59, Sivas’ın nüfusu yüzde 1,50, Erzurum’un nüfusu yüzde 0,96, Trabzon’un nüfusu yüzde 0,90, Isparta’nın nüfusu yüzde 0,71, Amasya’nın nüfusu da yüzde 0,70 azaldı.

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin iller bazında 2009-2013 yıl sonlarındaki nüfusları ile yüzde olarak değişim oranları şöyle:

İLLER 2009 sonu nüfus (kişi) 2013 sonu nüfus (kişi) Değişim

(Yüzde)

Toplam 72.561.312 76.667.864 5,65
Adana 2.062.226 2.149.260 4,22
Adıyaman 588.475 597.184 1,47
Afyonkarahisar 701.326 707.123 0,82
Ağrı 537.665 551.177 2,51
Amasya 324.268 321.977 -0,70
Ankara 4.650.802 5.045.083 8,47
Antalya 1.919.729 2.158.265 12,42
Artvin 165.580 169.334 2,26
Aydın 979.155 1.020.957 4,26
Balıkesir 1.140.085 1.162.761 1,98
Bilecik 202.061 208.888 5,66
Bingöl 255.745 265.514 3,81
Bitlis 328.489 337.156 2,63
Bolu 271.545 283.496 4,40
Burdur 251.550 257.267 2,27
Bursa 2.550.645 2.740.970 7,46
Çanakkale 477.735 502.328 5,14
Çankırı 185.019 190.909 3,18
Çorum 540.704 532.080 -1,59
Denizli 926.362 963.464 4,00
Diyarbakır 1.515.011 1.607.437 6,10
Edirne 395.463 398.582 0,78
Elazığ 550.667 568.239 2,76
Erzincan 213.288 219.996 3,14
Erzurum 774.207 766.729 -0,96
Eskişehir 755.427 799.724 5,86
Gaziantep 1.653.670 1.844.438 11,53
Giresun 421.860 425.007 0,74
Gümüşhane 130.976 141.412 7,96
Hakkari 256.761 273.041 6,34
Hatay 1.448.418 1.503.066 3,77
Isparta 420.796 417.774 -0,71
Mersin 1.640.888 1.705.774 3,95
İstanbul 12.915.158 14.160.467 9,64
İzmir 3.868.308 4.061.074 4,98
Kars 306.536 300.874 -1,84
Kastamonu 359.823 368.093 2,29
Kayseri 1.205.872 1.295.355 7,42
Kırklareli 333.179 340.559 2,21
Kırşehir 223.102 223.498 0,17
Kocaeli 1.522.408 1.676.202 10,10
Konya 1.992.675 2.079.225 4,34
Kütahya 571.804 572.059 0,04
Malatya 736.884 762.538 3,48
Manisa 1.331.957 1.359.463 2,06
Kahramanmaraş 1.037.491 1.075.706 3,68
Mardin 737.852 779.738 5,67
Muğla 802.381 866.665 8,01
Muş 404.484 412.553 1,99
Nevşehir 284.025 285.460 0,50
Niğde 339.921 343.658 1,09
Ordu 723.507 731.452 1,09
Rize 319.569 328.205 2,70
Sakarya 861.570 917.373 6,47
Samsun 1.250.076 1.261.810 0,93
Siirt 303.622 314.153 3,46
Sinop 201.134 204.568 1,70
Sivas 633.347 623.824 -1,50
Tekirdağ 783.310 874.475 11,63
Tokat 624.439 598.708 -4,12
Trabzon 765.127 758.237 -0,90
Tunceli 83.061 85.428 2,84
Şanlıurfa 1.613.737 1.801.980 11,66
Uşak 335.860 346.508 3,17
Van 1.022.310 1.070.113 4,67
Yozgat 487.365 444.211 -8,85
Zonguldak 619.812 601.567 -2,94
Aksaray 376.907 382.806 1,56
Bayburt 74.710 75.620 1,21
Karaman 231.872 237.939 2,61
Kırıkkale 280.834 274.658 -2,19
Batman 497.998 547.581 9,95
Şırnak 430.424 475.255 10,41
Bartın 188.449 189.139 0,36
Ardahan 108.169 102.782 -4,98
Iğdır 183.486 190.424 3,46
Yalova 202.531 220.122 8,68
Karabük 218.564 230.251 5,34
Kilis 122.104 128.586 5,30
Osmaniye 471.804 498.981 5,76
Düzce 335.156 351.509 4,87

 

 

Kaynak: AA

 

Atatürk Barajın’daki su miktarı geçen yıla göre yüzde 15 azaldı

ATATÜRK BARAJI

15 Ağu, 2014

 

Atatürk Barajı’nda su seviyesinin düşmesi, yetkilileri ve bölge halkını tedirgin ediyor. 84,4 milyon metreküp kaya ve toprak dolgu ile bugüne kadar dünyada inşa edilen barajlar arasında 5. sırada yer alan Atatürk Barajı’ndaki su miktarı geçen yıla göre yüzde 15 azaldı. Devlet Su İşleri (DSİ) yetkililerinden alınan bilgiye göre geçen yıl aynı dönemde doluluk oranı yüzde 68,6’ydı. Bu sene ise yüzde 53,6.

Geçen yıl 7 milyar 550 milyon metreküp olan su miktarı, bu yılın aynı mevsiminde 5 milyar 880 milyon metreküp olarak ölçüldü. Sulama sezonu sonuna kadar bu suyun 5 milyar metreküp seviyesine inmesi bekleniyor. Yıllık sulamada kullanılan miktarın, 2 milyar 500 milyon metreküp civarında olduğu belirtilirken yağmurun hiç yağmaması durumunda suyun sadece iki yıl yeteceği görülüyor. Ayrıca gelecek yıl Suruç ve Mardin Ana Sulama Kanalı’na da su bırakılması öngörülüyor. Bu yeni açılacak sulama alanları ise baraj için en büyük tehdit.

Kaynak: http://enerjienstitusu.com/2014/08/15/ataturk-barajindaki-su-miktari-gecen-yila-gore-yuzde-15-azaldi/

Sapanca ‘da 2015 ‘in depo suyu kullanılıyor

sapanca1

15 08 2014

Sakarya ve Kocaeli’de yaşayan yaklaşık 3 milyon kişinin içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü, her geçen gün daha kötüye gidiyor. Küresel ısınmanın bir sonucu olarak yağışların da azalmasıyla su seviyesi hızla düşen göle akan dereler de kurudu. Yeraltı sularıyla da yeterli oranda beslenemeyen göldeki su çekilmesi sahillerde 80 metreyi buluyor.

 
Su olması gereken yerlerde kurumuş toprak ve bitki örtüsüyle karşılaşılırken gölün kurtarılması için çabalayan bilim insanları son uyarılarını yapıyor.
Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Saim Özdemir, ani derinleşmelere dikkat çekiyor. Özdemir, “Suya giren vatandaşların bir anda derinleşen dip yapısıyla karşılaşması mümkün. Çünkü sahil 80 metre geride. Boğulmaların artmasının sebebi bu olabilir” dedi.

‘Büyük baskı altında’
Özdemir, gölün su hacminin İstanbul’un bir yılda tükettiği su miktarı kadar olduğunu belirterek, “Sakarya ve KocaeliSapanca’yı bitiremez. Göl suyu bitmeyecek, fakat göl ekosistemi büyük baskı altında. ‘Akan su yosun tutmaz’ atasözünü tam doğrulayan kaynak Sapanca Gölü’dür. Çark deresi göle gelen pislikleri temizleyen kanaldı. Ama dere önündeki baraj kapağı hiç açılmıyor ve göl beslenemiyor. Su kalitesi düşecek. Gölün beslendiği sağlıklı orman ekosistemi de artık baskı altında” dedi.

‘2015’in hakkını kullanıyoruz’

Prof. Dr. Özdemir, “Yağış düzensizliği, fazla tüketimle birleşince Sapanca Gölü’nün Yaz aylarında kırmızı çizginin altındaki eksiyi tüketmeye başladık. Eğer su tüketimi bu hızla devam ederse seviyenin daha da aşağı seviyelere inmesi kaçınılmaz gibi duruyor. 2014’te almamız gereken suyu bitirdik artık 2015’in hakkını kullanıyoruz” dedi.

GÖKHAN KARAKAŞ İstanbul- Hürriyet

 

Yeni Yasada Su tahsislerine 29 yıl sınırı

Adsız

 

 

14.08.2014 

Yeni Su Kanunu`na göre sektörel su tahsisleri esas alınarak yapılacak münferit su tahsislerine ilişkin olarak en fazla 29 yıl üst sınırı getirilecek. Yabancı sermayeye tahsis yok.

DÜNYA Gazetesi`nden Meltem Gündüz`ün haberine göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 88 yıl önce çıkarılan Sular Hakkında Kanun’un yenilenmesi için kanun tasarı taslağı hazırladı. Buna göre, daha önce DSİ, büyükşehir belediyeleri, il özel idareleri ile özel ve tüzel kişilere yapılan su tahsisleri tek bir kurumun bünyesinde toplanacak. Yapılacak su tahsislerine ilişkin olarak en fazla 29 yıl üst sınırı getirilecek.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yürütülen Su Kanunu Tasarısı Taslağı için 73 kurum, kuruluş, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının yazılı görüşleri alınırken, kamuoyunun görüşlerine de sunuldu. Bu kapsamda gelen görüşler değerlendirilerek taslağa son şekli verildi ve Bakanlar Kurulu’na sunulmak üzere hazır hale getirildi. Kanunun ana hedefini, su kaynaklarının atıklardan korunması, bütün canlıların ve vatandaşların yeterli ve sağlıklı suya ulaşımı, tabii kaynakların israf edilmeden gelecek nesillere ulaştırılması, suyun en iyi durumda korunarak tasarrufunun sağlanması oluşturuyor.

YABANCILARA TAHSİS YOK

Yeni kanunla Türkiye’deki hiçbir su kaynağının yabancı sermayeye tahsis edilmeyeceği ve tam tersine bütün kaynakların devletin hüküm ve tasarrufu altına alınacağı vurgulandı. Yeni Su Kanunu Taslağı ile uzun yıllardır DSİ, büyükşehir belediyeleri, il özel idareleri ve özel ve tüzel kişilere yapılan münferit su tahsisleri artık tek bir kurumun bünyesinde toplanacağı hükme bağlandı. Taslakta daha önce 49 yıl olan üst sınır indirilerek bu tahsislerin en fazla 29 yıla kadar yapılabileceği belirtildi. Sektörel su tahsisleri esas alınarak yapılacak münferit su tahsislerine ilişkin olarak en fazla 29 yıl üst sınırı getirilecek. Bu bağlamda su kaynaklarının tahsisi hususu yeni kanunla ayrıntılı olarak düzenlenmiş olacak.

YENİ YAPILANMAYA GİDİLİYOR

Taslağa göre, su yönetiminde Su Yönetimi Yüksek Kurulu, Su Yönetimi Koordinasyon Kurulu, Havza Su Yönetim Kurulu, İl Su Yönetimi Koordinasyon Kurulu’ndan oluşan yeni bir yapılanmaya gidiliyor. Havza yönetim planlarının ve taşkın yönetim planlarının hazırlanmasına ve taşkın kontrolüne ilişkin usul ve esaslara da yer verilen taslağa göre, su kaynakları’nın nehir havzası esasında atıksular da dahil olmak üzere yönetiminin koordinasyonu konusunda Orman ve Su İşleri Bakanlığı yetkili kılındı. Böylece, görev ve yetki konusunda ki dağınık yapılanma giderilecek. Taslakta, ilgili paydaşların katılımıyla su kaynaklarının mevcut ve gelecekteki durumu dikkate alınarak sosyal, ekolojik ve ekonomik ihtiyaçları karşılayacak su yönetimi politikasını ihtiva eden Ulusal Su Planı hazırlanması hükmüne de yer verildi.

Kaynak: [14.08.2014 11:34]Enerji Günlüğü - http://enerjigunlugu.net/su-tahsislerine-29-yil-siniri_9713.html#.U-2jVfmyHAgadsız