Archive for Nisan 30, 2014

Türkmenistan’da bedava yakıt uygulaması kalkıyor

adsız

29.04.2014 

Türkmenistan’da araçlara bedava yakıt uygulamasına Temmuz 2014‘ten itibaren son verilecek.

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov’un imzaladığı karar gereğince Temmuz 2014‘ten itibaren araç sahiplerine verilen bedava yakıt uygulamasısona erecek.

Enerji zengini Türkmenistan`da 2008 yılından beri araç başına aylık 120 litre yakıt ücretsiz olarak veriliyordu.Bankalardan temin edilen kuponlar karşılığında vatandaşlar ücretsiz yakıt alabiliyordu.

Dünyada yakıtın en ucuz olduğu ülkelerden birisi olan Türkmenistan’da kurşunsuz benzinin litresi 0,22 dolardan satılıyor. Türkmenistan’da doğalgaz, elektrik ve su da kişi başı belirli bir limite kadar ücretsiz olarak vatandaşlara veriliyor.

Kaynak: Enerji Günlüğü

Bu yıl Gaz Faturamız 1,5 Milyar Dolar Artabilir !

adsız28.04.2014

Kuraklık elektrik üreten barajları susuz bıraktı, elektrikte doğalgaz öne çıktı. Hava şartları bu şekilde devam ederse Türkiye’nin gaz faturası 1.4 milyar dolar kabaracak.

Türkiye’yi etkisi altına alan sıcak havalar enerji sektörünü de olumsuz etkiliyor. Kuraklık yüzünden elektrik üretiminde hidorelektrik santrallerinde üretilen elektrik miktarı azalırken, doğalgaz çevrim santralleri tam gaz çalışıyor. Elektrik üretiminde doğalgazın payı yüzde 44’ten yüzde 47’e yükselirken, beklenen yağışların gelmemesi halinde bu rakamın yüzde 50’ye kadar çıkmasından endişe ediliyor. Elektrik üretiminde doğalgazın payının artması Türkiye’nin daha fazla gaz ithal etmesi anlamına geliyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından hazırlanan projeksiyona göre doğalgaz tüketimi bu yıl 46.5 milyar metreküp olacaktı. Ancak Enerji yönetimi ve EPDK yaşanan son gelişmeler ışığında bu rakamı revize etti. Yeni projeksiyona göre bu yıl doğalgaz tüketimi 50 milyar metreküp olacak. Yani tüketim hedeften 3.5 milyar metreküp daha fazla olacak. Doğalgazın 1000 metreküp ortalama fiyatının 400 dolar olduğu düşünüldüğünde bu da 1.4 milyar dolarlık ilave bir yük demek.

Elektriğin %47’si gazdan

Enerji Bakanlığı verilerine göre geçtiğimiz yıl tüketilen 245 milyar kilovat saat elektriğin yüzde 44’ü yani 105 milyar kilovat saatlik bölümü doğalgaz ile çalışan santrallerden elde edildi. Kömür yüzde 25.4 ile ikinci sırada yer alırken, hidroelektrik yüzde 25 ile üçüncü sırada kaldı. Rüzgar ise yüzde 3.1 katkı sağladı. 2014 yılının ilk üç aylık verilerine göre tablo oldukça vahim. Ocak- Mart döneminde toplam toplam 61 milyar kilovat saat elektrik üretimi gerçekleştirildi. Bunun 28.8 milyar kilovatlık bölümü yani yüzde 47’si doğalgaz santrallerinden elde edildi. Aynı dönemde termik santrallerin payı da yüzde 28.5’a yükselirken, hidroelektrik santrallerinin payı yüzde 18’e kadar geriledi. Rüzgâr da yüzde 3 olan payını korudu.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

ABD doğalgazı Avrupa için henüz çare değil

adsız24.04.2014 

Avrupa’da Rus gazının yerini ABD doğalgazının alabilmesi için zamana ihtiyaç olduğu söyleniyor.Amerika`nınsesi.com sitesinin haberine göre, Rusya ile doğalgaz arzı konusunda sıkıntı yaşayan Avrupa için Rus doğalgazının yerini ABD doğalgazının alması için henüz erken.

Rusya Ukrayna’ya sattığı doğal gazın fiyatını arttırmaya devam ederken, Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltacak çözümün Amerika’dan gelebileceği düşünülüyor. Amerika’nın Sesi muhabiri Kent Klein’a göre, bunun gerçekleşmesi için henüz çok erken.

Doğalgazını Rusya’dan alan Ukrayna’da ve altı Avrupa ülkesinde birçok aile giderek fiyatı artan Rus gazını mecburen kullandıkları için diğer ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalıyor. Doğalgazını satmak için müşteri sorunu olmayan Rusya, batılı ülkelerin yaptırım tehditlerine aldırış etmiyor.

Rusya Başbakan Yardımcısı Igor Shuvalov, Moskova’nın doğalgaz satabilecek başka müşteriler bulması halinde doğalgaz fiyatının daha da artacağını belirterek, “Avrupalılar’ın Amerika’dan ya da başka ülkelerden doğal gaz alabilmek için yeni altyapıya yatırım yapmaları gerekecek. Bu da fiyatları arttıracak ve tüketici daha fazla ödemek zorunda kalacak ama Rus doğal gazı başka ülkelerde kullanılmaya devam edecek.”dedi.

TERMİNALLERİN YAPIMI 2017’DEN ÖNCE BİTMEZ 

Maryland eyaletindekine benzer terminallerden geçen Amerikan doğal gazı çözüm olabilir ama bunun için henüz erken. Terminalin doğal gazı likit petrol gazına çevirebilecek altyapıya sahip olması 2017 yılını bulacak. Şu anda yapımı devam eden terminallerin de 2017’den önce tamamlanması beklenmiyor. Terminalden üretilen doğal gaz Hindistan ve Japonya’ya satılacak.

adsızABD AVRUPA’NIN İLK GAZ KAYNAĞI DEĞİL

Alman Marshall Fonu enerji uzmanı Paul Bledsoe’ya göre Amerika, Avrupa’nın ilk yeni doğalgaz kaynağı olmayacak: “Öncelik sırasında Orta Asya, Kuzey Afrika ve kendi kaynakları olacak. Küresel doğal gaz kaynaklarını genişletmekten yani doğal gaz piyasasını küreselleştirmekten bahsediyoruz.”

adsızBledsoe’ya göre, Avrupa ülkelerinin Washington’a yaptığı doğal gaz ithal başvurularının hızlandırılması ve Avrupa’ya kendi kaya gazını geliştirmesi için yardım edilmesi gerekiyor. Bledsoe, “Amacımız doğalgaz alanında ortak bir Amerika – AB planı geliştirip, kaynakları çoğaltmak, uzun vadede fiyatları düşürmek, hava kirliliği emisyonlarını azaltıp, Rusya’ya olan bağımlılıktan kurtulmak. Elimizde çok büyük bir fırsat var.” diyor
Enerji uzmanı Profesör Steve LeVine’e göre bu gerçekleştiğinde hem Avrupa hem de Amerika kazançlı çıkacak: “Doğal gaz ihracatı ve göndereceği mesaj Amerika’nın dünyadaki siyasi ve jeopolitik etkisini arttıracak derecede önemli.”

Profesör Steve LeVine’e göre bu durumda Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, düşük fiyatta ısrar edecek olan Çin’e doğal gaz satmak zorunda kalacak.

Kaynak: Enerji Günlüğü

Güney Kıbrıs Deutsche Bank ile LNG Terminalinin Finansmanını Konuşuyor

adsız24 Nisan 2014

Deutsche Bank temsilcileri 24 Nisan 2014 tarihinde Güney Kıbrıs enerji bakanı

Giorgos Lakkotrypis ile Güney Kıbrısa yapılması planlanan LNG terminalinin

finansmanı konusunda görüşme yaptı.

Cyprus News Agency nin haberine göre Deutsche Bank ve Avrupa Yatırım Bankası temsilcilerinin Mayıs ayı içinde adayı ziyaret etmeleri bekleniyor. Bu ziyaretin amacı hükümetin bu konudaki planını AB yatırımcılarının gözünde daha cazip duruma getirmek olarak açıklanıyor.

Güney Kıbrıs LNG  terminali yaparak  Avrupalı  yatırımcıları doğal gaz rezervlerini geliştirmeye teşvik etmeyi de amaçlıyor.

Vasilikos’ta inşa edilecek olan terminal sadece Güney Kıbrıs’ın değil aynı zamanda İsrail ve Lübnan gazları için de kullanılacak

Kaynak: LNG World News Staff, April 24, 2014; Image: mcit.gov.cy

Barajlarda da derelerde de sular azaldı

adsız

Olayların içinden  |  Güngör Uras

25 Nisan 2014

Kuraklık sonucu derelerin, ırmakların suyu azaldı. Yağmur ve kar yeterince yağmadığından barajlara yeterli su gelmedi. Irmaklar cansız akıyor.
Toprak-Su-Enerji sitesinde Dursun Yıldız’ın yazdıklarından öğrendiğimize göre, 01 Ekim 2013-23 Nisan 2014 tarihleri arasında Türkiye genelinde kümülatif yağışlar uzun yılların ortalamasına göre yüzde 29 oranında az oldu. 2013 yılına göre  yüzde 38 oranlarında azalma var.
-  İşletmedeki 90 enerji barajında 23 Nisan itibariyle doluluk oranı yüzde 51 oranında
-  Geçen yıl bu günlerde doluluk oranı yüzde 74 idi.
Dicle Fırat havzasındaki barajların dolulukları geçen yıla göre yüzde 25 daha az durumda.
Bugünlerde yoğunlaşan “Barajlarda su var mı, akarsular ne durumda?” tartışmalarına bu bilgiler açıklık getiriyor.

adsız

Rakamlara bakarak tartışalım
Barajlarda suyun azalmasının, akarsuların kurumasının, elektrik üretimini nasıl etkileyeceğini tartışırken rakamlara bakmak gerekir.
Bu nedenle elektrik üretimi ile ilgili temel bilgileri tekrarlıyorum. Rakam ile bilgi verilmez ise, neyin ne olduğu anlaşılamıyor.
-  2013 yılında 239 milyar kWh. elektrik üretildi.
-  Toplam üretimde barajlardan elde edilen elektriğin payı yüzde 18.7, akarsular üzerindeki HES’lerden elde edilen elektriğin payı yüzde 6.0 oldu.
-  Sudan elde edilen elektriğin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 24.7 oranında.
Türkiye’nin enerji santrallerinin kurulu gücü 2013 yılında 6.984 MW artış gösterdi.
-  2012 yılı sonunda 57.0 bin MW olan kurulu güç, yıl boyu yeni kurulan 138 santral ile birlikte 64.0 bin MW’ye yükseldi. Yüzde 12.2 oranında büyüdü. Santral sayısı 772 iken 910 oldu.
-  Hidrolik barajlı santral sayısı 10 adet artışla 74, hidrolik akarsu santrali sayısı 76 artışla 393 oldu.
Biz elektrik enerjisinin  “Yenilenebilir Kaynak” denilen sudan, rüzgardan, güneşten ve termal kaynaklardan elde edilmesine ağırlık verilmesini istiyoruz.

adsız

Fosil kaynaklara %71 bağımlıyız
Henüz dünyada tüm enerji ihtiyacını veya enerji ihtiyacının yarıdan fazlasını yenilenebilir kaynaktan sağlayabilen ülke yok. (Norveç, suya dayalı elektrik enerjisi üretiminde ilk sırada. İkinci sırada İsviçre var.) Bu nedenle arayış, “Yenilenebilir Kaynak”tan sağlanan enerji miktarını imkan ölçüsünde çoğaltmak. Biz de buna çalışıyoruz ama bizim en verimli “Yenilenebilir Kaynak” yatırımlarımız olan barajlı ve akarsulu enerji yatırımlarımız, akarsularımızın düzenli olmaması nedeniyle “Güvenli Kaynak” olamıyor.
Bunun sonucu toplam elektrik üretiminin yüzde 71’i fosil kaynaklı kömür ve doğalgaz ile akaryakıttan elde ediliyor. Fosil kaynaklı üretimde kömürü bile ithal ediyoruz. Bu nedenle fosil kaynaklı elektrik üretimi dövize bağlı bir üretim.
Akarsularımızdan daha fazla elektrik elde etmek için yatırım yapmayı sürdürüyoruz ama, görülüyor ki bu tür enerji üretim tesislerinin kaderi hava şartlarına bağlı.
Sonuç, su, rüzgar ve güneşe dayalı elektrik üretimine ağırlık vermeyi sürdüreceğiz ama, fosil kaynaklı elektrik enerjisi üretimi olmadan, veya peş peşe nükleer santral kurmadan gelecekte elektrik talebini karşılamak pek zor olacak.

Kaynak: Milliyet Gazetesi

Bakan Yıldız: ”Konya Karapınar’da 3,000 MW’lık Güneş Santrali Planımız Var .

adsız

Enerji Bakanı Taner Yıldız ICCI 2014 açılışında önemli bilgiler paylaştı

24 Nisan 2014

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız bugün başlayan ICCI 2014 – 20. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı açılışında bir konuşma yaptı.Enerji Bakanı Yıldız buradaki konuşmasında Konya, Karapınar Ayrancı bölgesinde 3 bin MW’lık güneş enerjisi santrali kurulumu için çalışma yürütüldüğü bilgisini verdi.

Bakan Yıldız şu şekilde konuştu; ”Konya Karapınar Ayrancı bölgesinde ufuk çizgisinin gökyüzü ile birleştiği dümdüz bir arazi var. Oraya özel bir çalışma yapıyoruz. 3 bin MW’lık güneş santrali için o bölgeyi açacağız. Tarım arazisi değil. EPDK’nın 600 MW’lık ihalesine 9 bin MW’lık talep geldi, bunu yapabileceğini söyleyen yatırımcımız var. Burada dünyanın en büyük santralini kuracağız. İletim hatlarını ona göre dizayn ettiriyoruz.”

Halihazırda ABD Kaliforniya’da yer alan, Ivanpah güneş enerjisi santrali 392 MW kurulu güç ile bu alandaki rekoru elinde bulunduruyor. Santral 2.2 milyar dolar yatırım ile bu yılın şubat ayında devreye girmişti.

Birol: Yenilenebilir enerji yatırımları yavaşlıyor

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ise açılış töreninde yaptığı konuşmada 10 yıldan sonra ilk kez 2013′te yenilenebilir enerji yatırımlarının artmadığına dikkat çekti.

Birol şu şekilde konuştu; “Özellikle Batı Avrupa ülkeleri, 100 milyar dolarlara varan sübvansiyonlarla yenilenebilir enerjiye yatırımı teşvik ediyor. Ancak bu durum değişmeye başladı. Finansal krizler ve artan maliyetler nedeniyle ülkeler sübvansiyonları kısmaya başladı. Fosil yakıtların da finansal anlamda daha cazip hale gelmesi, bu konudaki yatırımların yavaşlamasına neden oluyor.”

”Cennet Yakıtları, Cehennem Yakıtları”

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya ise konuşmasında çevre konusunda ahlaki boyutun da göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kaya konuşmasında ABD’li halkla ilişkiler uzmanı Rochelle Lefkowitz tarafından yapılan ”Cennet Yakıtları, Cehennem Yakıtları” ayrımına da atıf yaptı. Erol Kaya Lefkowitz’in su, güneş, rüzgâr gibi kaynakları ”Cennet Yakıtı”, fosil yakıtları ise ”Cehennem Yakıtı” olarak nitelediğine dikkat çekti.

Kaynak: http://www.yesilekonomi.com/yenilenebilir-enerji/bakan-yildiz-konyada-3000-mwlik-gunes-enerjisi-santrali-icin-calisma-yurutuluyor

Elektriğin % 18’i barajlardan % 6’sı akarsulardan

adsız

25.04.2014

Tevfik GÜNGÖR- Dünya Gazetesi

Toprak-Su-Enerji sitesinde Dursun Yıldız’ın yazdıklarından öğrendiğimize göre, 01  Ekim  2013  –  23  Nisan  2014  tarihleri arasında Türkiye genelinde kümülatif yağışlar  ortalamasında  uzun yıllar ortalamalarına  göre %  29  ve  2013  yılına  göre  de  %  38 oranlarında azalmalar meydana gelmiştir.

İşletmedeki 90 Enerji Barajında 23 Nisan itibariyle  doluluk oranı % 51′dir.
Bu oran geçen yıl aynı gün itibariyle %74′dü.

Enerji Barajlarımızın havzalara göre 23 Nisan itibariyle doluluk oranlarına bakıldığında Dicle Fırat havzasındaki barajların doluluk oranlarının geçen yıla göre %25 daha az olduğu görülmektedir.
Barajlarda su var mı, akarsular ne durumda tartışmalarına bu bilgiler açıklık getiriyor.
2013 Yılında 239 milyar kWh. elektrik üretildi. Toplam üretimde barajlardan elde edilen elektriğin payı yüzde 18.7, akarsular üzerindeki HES’lerden elde edilen elektriğin payı yüzde 6.0 oldu.
Sudan elde edilen elektriğin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 24.7 oranında.
Dereler, ırmaklar kuruduğu için barajlardan, akarsulardan elektrik üretimi sıfıra inmeyecek.
Yarıya düşse, toplam üretimde yüzde 12-15 oranında açık ortaya çıkacak demektir.
Elektrik önemlidir demeye gerek var mı? Hayat, elektrik olmaz ise olmaz hale gelmiş durumda.Nüfusumuz artıyor. Yatırımlarımız üretimimiz artıyor. Bütün bunlara bağlı olarak da elektrik ihtiyacımız, talebimiz artıyor.

Genelde ölçü, ekonomideki büyümenin 2 katı ölçüsünde elektrik talebinin arttığı şeklindedir.
Bizde elektrik talebi-tüketimi genelde her yıl yüzde 5-10 arasında artar.
2013 Yılında üretim de tüketim de artmadı. Üretim artışı durmuştu. Hatta gerileme vardı.
2013 yılında elektrik tüketimindeki artış ise sadece yüzde 1,3 oranında idi..
Tüketim artışının yavaşlaması doğrudan ekonomideki yavaşlamanın göstergesi.

Türkiye’nin enerji santrallerinin kurulu gücü 2013 yılında 6.984 MW artış gösterdi.

Son yıllarda elektrik enerjisi yatırımlarına büyük ilgi var. Bunun sonucu kurulu güç artıyor.

Türkiye Elektrik İletim (TEİAŞ) tarafından açıklanan verilere göre,
2012 yılı sonunda 57.0 bin MW olan kurulu güç, yıl boyu yeni kurulan 138 santral ile birlikte 64.0 bin MW’ye yükseldi. Yüzde 12.2 oranında büyüdü.

Santral sayısı 772 den 910 adete yükseldi.

Doğalgaz ve LNG kaynaklı santral sayısı 28 adet artışla 218′e çıktı.
Hidrolik barajlı santral sayısı 10 adet artışla 74, hidrolik akarsu santrali sayısı 76 artışla 393 oldu.
Toplam elektrik üretiminde doğalgazlı santrallerin payı yüzde 44.0, kömüre dayalı diğer termik santrallerinin payı yüzde 27.5 oranında. Kömür yakan santraların yarısı ithal kömür kullanıyor.
Ülke elektriksiz kalamaz.  Bundan önce benzer bir sorun ortaya çıktığında “mobil santraller” denilen büyük boy sıvı yakıtlı jeneratörler kullanılmıştı.

Şimdilerde bir Türk firmasının, gemiler üzerine yüklediği, yüzer, gezer doğalgaz, likitgaz ile çalışan santralleri var.

Sonunda gene doğalgaza ve likitgaza mahkum olacağız. Öncelikle ek gaz bularak mevcut gaz santrallerinin üretimini artıracağız. Paniğe uğrayarak yeni gaz santrallerinin kurulmasını teşvik edeceğiz.

adsız

Kaynak: Dünya Gazetesi- Tevfik GÜNGÖR / OLAYLARIN İÇİNDEN

gungoruras@superonline.com

Elektrik enerjisi nereden geliyor?

adsız

24.04.2014

Güngör Uras   Olayların içinden

Bu yıl havalar kurak gitti. Derelerin, ırmakların suyu azaldı. 2013 yılında 239 milyar kWh. elektrik üretildi. Toplam üretimde barajlardan elde edilen elektriğin payı yüzde 18.7, akarsular üzerindekiHES’lerden elde edilen elektriğin payı yüzde 6.0 oldu.
Sudan elde edilen elektriğin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 24.7 oranında. Dereler, ırmaklar kuruduğu için barajlardan, akarsulardan elektrik üretimi sıfıra inmeyecek.
Yarıya düşse, toplam üretimde yüzde 12-15 oranında açık ortaya çıkacak demektir. Elektrik önemlidir demeye gerek var mı? Hayat, elektrik olmaz ise olmaz hale gelmiş durumda.
Nüfusumuz artıyor. Yatırımlarımız üretimimiz artıyor. Bütün bunlara bağlı olarak da elektrik ihtiyacımız, talebimiz artıyor. Genelde ölçü, ekonomideki büyümenin 2 katı ölçüsünde elektrik talebinin arttığı şeklindedir.

Üretim de tüketim de artmadı
Bizde elektrik talebi-tüketimi genelde her yıl yüzde 5-10 arasında artar. 2013 yılında üretim de tüketim de artmadı. Üretim artışı durmuştu. Hatta gerileme vardı.
2013 yılında elektrik tüketimindeki artış ise sadece yüzde 1.3 oranında idi. Tüketim artışının yavaşlaması doğrudan ekonomideki yavaşlamanın göstergesi.
Türkiye’nin enerji santrallerinin kurulu gücü 2013 yılında 6.984 MW artış gösterdi. Son yıllarda elektrik enerjisi yatırımlarına büyük ilgi var. Bunun sonucu kurulu güç artıyor.
Türkiye Elektrik İletim (TEİAŞ) tarafından açıklanan verilere göre, 2012 yılı sonunda 57.0 bin MW olan kurulu güç, yıl boyu yeni kurulan 138 santral ile birlikte 64.0 bin MW’ye yükseldi. Yüzde 12.2 oranında büyüdü.
Santral sayısı 772’den 910 adete yükseldi. Doğalgaz ve LNG kaynaklı santral sayısı 28 adet artışla 218’e çıktı. Hidrolik barajlı santral sayısı 10 adet artışla 74, hidrolik akarsu santrali sayısı 76 artışla 393 oldu.

Güç artıyor üretim artmıyor
Toplam elektrik üretiminde doğalgazlı santrallerin payı yüzde 44.0, kömüre dayalı diğer termik santrallerinin payı yüzde 27.5 oranında. Kömür yakan santraların yarısı ithal kömür kullanıyor.
Ülke elektriksiz kalamaz. Bundan önce benzer bir sorun ortaya çıktığında “mobil santraller” denilen büyük boy sıvı yakıtlı jeneratörler kullanılmıştı. Şimdilerde bir Türk firmasının, gemiler üzerine yüklediği, yüzer, gezer doğalgaz, likitgaz ile çalışan santralleri var.
Sonunda gene doğalgaza ve likitgaza mahkum olacağız. Öncelikle ek gaz bularak mevcut gaz santrallerinin üretimini artıracağız. Paniğe uğrayarak yeni gaz santrallerinin kurulmasını teşvik edeceğiz.
Türkiye’nin uzun dönemli elektrik projeksiyonları yapıldığında, elektrik sıkıntısı olasılığı gündeme gelir. Ama bizim Büyük Türk Büyüklerimiz “Bizim elektrik santrallerimiz bize yeter… Yakında atom santrali de devreye girecek… Paniğe gerek yok” diyerek günü geçirdiler. Sonunda ülke elektriksiz kalacak noktaya geldi.

Kaynak: Milliyet guras@milliyet.com.tr

Türkiye’nin elektrik üretim fotoğrafını çektik

Merve ERDİL

22 Nisan 2014

KURAKLIK nedeniyle üretimde sıkıntı yaşanabileceği uyarıları bir kez daha gözleri Türkiye’nin elektrik üretim sorununa çekti. Biz de Türkiye’nin elektrik üretim fotoğrafını çektik. Elektrikteki en büyük sorun, üretimde ithal kaynakların yüzde 49 ile 55 arasındaki ağırlığı.

TÜRKİYE’yi etkisi altına alan kuraklıkla ilgili endişeler, havaların ısınmasıyla artıyor. Baraj ve nehirlerde su miktarı, son yılların en düşük seviyelerinde. Bu gelişmeler, Türkiye’de elektrik üretimini de riske atıyor. Türkiye’nin en tartışmalı enerji kaynakları arasında yer alan HES’lerin, elektrik üretimindeki payı 2013’te yüzde 24.8 oldu. Yani elektriğin dörtte biri HES’lerden üretildi. EPDK’nın güncel verilerine göre güneş enerjisinin dışında en çok başvurulan kaynak türü de HES’ler.

Mart itibariyle, EPDK’ya yapılan toplam 818 santral başvurusunun, 496’sı güneş, 159’u hidrolik, 85’i ise doğalgaz santralleri için. Lisans verilen 1595 santral arasında, 828 adet ile HES’ler başı çekerken, HES’leri 340 ile doğalgaz ve 247 adet ile rüzgar takip ediyor.
EÜAŞ santralları hariç, EPDK’nın lisans verdiği santrallerin toplam kurulu gücü 75 bin MW’a ulaşırken, lisanslı projeler toplamında en yüksek kurulu güce 26 bin megavat (MW) ile doğalgaz santralleri sahip. Doğalgazı 20 bin 170 MW ile HES, 10 bin 443 MW ile taş kömürü ve 9 bin 343 MW ile rüzgar izliyor. Yani özetle, en yüksek ilginin HES’lere olduğunu ancak kurulu güçte en yüksek paya doğalgaz santrallerinin sahip olacağını söyleyebiliriz.

2013 ‘te 6000 MW Devreye girdi
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, 2013’te 6 bin MW kurulu gücün devreye girdiğine dikkat çekerek “Bu tarihi rekor. Ve yarısını yenilenebilir kaynaklar oluşturdu. Kurulu güçte özel sektör payı, 10 yıl önce yüzde 32 iken, bugün yüzde 63’e çıktı. Son 10 yılda işletmeye açılan yenilenebilir santraller sayesinde, yılda yaklaşık olarak 12 milyar liralık doğalgaz ithalinin önüne geçildi” dedi.

Kuraklık sorunu olabilir

ENERJİ Bakanı Taner Yıldız, kuraklık nedeniyle elektrik üretiminde sorun yaşanabileceğini, İran, Gürcistan ve Bulgaristan’dan yaz döneminde elektrik ithal edebileceklerini belirterek şunları söyledi: “İran’dan 400 MW’a kadar elektrik alacak altyapıyı hazırladık. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri barajlarında seviyenin bu yıl düşük olduğunu gördük. O bölgede kuraklıktan kaynaklanan elektrik kısıtları olursa İran’dan telafi etmeyi düşünüyoruz. Aynı telafiyi Gürcistan’dan da düşünüyoruz” diye konuştu.

ELEKTRİKTE NELER YAPILMALI?

SEKTÖR paydaşlarına göre, elektriği sürekli ve ucuz sağlamak için atılması gereken bazı adımlar şöyle:

Hidrolik, rüzgâr ve güneş potansiyeli iyi değerlendirilmeli, yerli ve yenilenebilir kaynaklar kullanılarak, enerji güvenliği sağlanmalı
Hem Ortadoğu’da, hem de Kafkasya’da yaşanan gerilimler ve çatışma ortamları, ithal kaynaklara dayalı enerji modelinin risk barındırdığını gösteriyor. AB’de rüzgâr ve güneşin payının giderek arttı, Türkiye bu iki kaynağı ön plana çıkaracak adımları acil atılmalı
Doğalgaz ve elektrikte iletim şebekesinin geliştirilmeli ve enterkoneksiyon arttırılmalı
Doğalgaz depolama ve LNG terminalleri arttırılmalı, alternatif kaynaklar getirilmeli
Perakende tarafında tam rekabet desteklenmeli
Pahalı ve verimsiz üretimin yerini hızla daha verimli ve az maliyetli tesisler almalı

ELEKTRİĞİN YARISI İTHAL

ELEKTRİK Mühendisleri Odası (EMO) Müdürü Emre Metin, ithal doğalgaza dayalı santrallerin payının dikkat çektiğini vurgulayarak, şunları söylüyor: “TEİAŞ verilerine göre 2013 yılında üretimin yüzde 44’ü doğalgaz ve LNG santralarından elde edildi. Fuel-oil, motorin ve çok yakıtlı santraların payı da toplam 1.7 olarak gerçekleşti. Kömürün payı ise yüzde 25.4 olarak belirlendi. İthal kömürün oranı son yıllarda arttı. Kurulu güç istatistiklerinde 2012 yılı için yerli linyitin payı yüzde 14.5, ithal kömürün payı ise yüzde 6.9 olarak gösteriliyor. Bu rakamlar, kömürün üretimin 3’te 1’inin de ithal kaynaklara dayalı olduğunu ortaya koyuyor. Yani oransal olarak bakıldığında Türkiye’de elektrik üretiminin yarısından fazlasının ithal kaynaklarla yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Bu oran yıldan yıla farklılaşsa da yüzde 49 ila 55 arasında değişiyor.”

Türkiye’nin elektrik ithalatı yüzde 63 arttı

Enerji ihtiyacını karşılamak için komşularının kapısını çalan Türkiye’nin elektrik ithalatı, bu yılın ilk aylarında geçen yılın aynı dönemine göre önemli oranda arttı

22 Nisan 2014 Salı

Türkiye‘nin yılın ilk 2 ayında İran, Bulgaristan ve Yunanistan’dan aldığı elektrik miktarı, yaklaşık yüzde 63 artarak 1 milyar 398 milyon 571 bin kilovatsaate ulaştı.İthalattaki artışa paralel olarak komşu ülkelere yapılan ödeme aynı dönemde yüzde 62 artarak 110 milyon 498 bin 767 dolara çıktı.

Enerji ihtiyacını karşılamak için komşularının kapısını çalanTürkiye‘nin elektrik ithalatı, bu yılın ilk aylarında geçen yılın aynı dönemine göre önemli oranda arttı.

Geçen yılın Ocak ayında komşuları Yunanistan, Bulgaristan ve İran’dan 497 milyon 36 bin kilovatsaat elektrik ithalat eden Türkiye, bu yılın aynı ayında 595 milyon 247 bin kilovatsaat elektrik ithalatı gerçekleştirdi. Geçen yılın Ocak ayında komşularından aldığı elektriğe 38 milyon 841 bin 626 dolar ödeyen Türkiye, bu yılın aynı ayında 47 milyon 171 bin 872 dolarlık ödemede bulundu.

Şubat’ta elektrik ithalatı ise geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 2′ye katlandı. Geçen yılın Şubat ayında 362 milyon 960 bin kilovatsaat elektrik ithalatında bulunan Türkiye, bu yılın aynı ayında 803 milyon 324 bin kilovatsaat elektrik ithal etti. Türkiye, geçen yılın Şubat ayında elektrikithalatı için 29 milyon 405 bin 91 dolar harcarken, bu yılın aynı ayında bu rakam 63 milyon 326 bin 895 dolara ulaştı.

Türkiye‘nin yılın ilk 2 ayında 3 komşusundan aldığı elektrik miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62,62 artarak 1 milyar 398 milyon 571 bin kilovatsaate çıktı. İthalattaki artışa paralel olarak komşu ülkelere yapılan ödeme aynı dönemde yüzde 61,91 artarak 110 milyon 498 bin 767 dolara çıktı.

Söz konusu dönemde en fazla elektrik İran’dan ithal edildi. Geçen yılın ilk 2 ayında İran’dan 226 milyon 849 bin kilovatsaat elektrik ithal edilirken, bu yılın aynı döneminde ithalat miktarı 609 milyon 560 bin kilovatsaate yükseldi.

Bulgaristan’dan geçen yılın ilk 2 ayında 436 milyon 135 bin kilovatsaat elektrik ithal edilirken, bu yıl bu rakam 605 milyon 560 bin dolar olarak gerçekleşti.

- Geçen yıl en çok elektrik Bulgaristan’dan alındı

Türkiye geçen yıl 5 ülkeden 4 milyar 650 milyon 370 bin kilovatsaat elektrik ithal etti. Dışarıdan alınan elektrik için 334 milyon 202 bin 376 dolar harcandı.

Elektrikteki ithalat ihtiyacının yarıdan fazlası Bulgaristan’dan karşılandı. Bulgaristan’dan geçen yıl 2 milyar 554 milyon 776 bin kilovatsaatlik elektrik alındı. Komşuya, bu elektrik tüketimi için 180 milyon 371 bin 697 dolar ödeme yapıldı.

Geçen yıl Yunanistan’dan da 1 milyar 229 milyon 686 bin kilovatsaatlik elektrik alındı. Yunanistan’a elektrik alışverişi karşılığında 86 milyon 846 bin 211 dolar ödendi.

Türkiye, İran’dan ise 845 milyon 918 bin kilovatsaatlik elektrik ithal etti. İran’a ithal elektrik için 65 milyon 513 bin 663 dolarlık ödemede bulunuldu. Türkiye ayrıca Çek Cumhuriyeti’nden 16 milyon 510 bin, Danimarka’dan da 3 milyon 480 bin kilovatsaat elektrik aldı. Bu alışveriş karşılığında Çek Cumhuriyeti’ne 1 milyon 162 bin 896 dolar, Danimarka’ya ise 307 bin 939 dolar ödeme yapıldı.

AA