Archive for Eylül 30, 2013

Eroğlu: Türkiye Yakın Gelecekte Su Problemi Yaşayabilir

29 Eylül 2013 15:00

Mardin’de düzenlenen 1′inci Dünya Sulama Forumu toplantısında konuşan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek, “Aksine gerekli tedbirler alınmazsa, yakın gelecekte su problemi yaşamaya aday”…

Mardin’de düzenlenen 1′inci Dünya Sulama Forumu toplantısında konuşan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel EroğluTürkiye‘nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek, “Aksine gerekli tedbirler alınmazsa, yakın gelecekte su problemi yaşamaya aday bir ülke olabilir” dedi.

Mardin’de düzenlenen ve dünyanın değişik bölgelerinden çok sayıda kişinin katıldığı 1′inci Dünya Sulama Forumu toplantısı başladı. Mardin Artuklu Üniversitesi Konferans salonunda yapılan toplantı, ‘Dinler ve Diller Korosu’nun Türkçe, Kürtçe, Süryanice, Arapça, Ermenice ve Yezidice şarkılarıyla başladı. Foruma, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel EroğluMardin ValisiAhmet Cengiz, Belediye Başkanı Beşir AyanoğluAK Parti Mardin Milletvekilleri Gönül Şahkullubey, Abdurrahim Akdağ, ICID Başkanı Gao Zhanyi, KKTC Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı, Devlet Su İşleri Genel Müdürü Akif Ozkaldı ile dünyanın değişik ülkelerinden çok sayıda uzman katıldı.

“900 MİLYON İNSAN YETERSİZ BESLENME İLE KARŞI KARŞIYA KALDI”

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, dünyada bugün her 8 kişiden 1′inin, başka bir ifadeyle yaklaşık 900 milyon kişinin kronik yetersiz beslenme sorunu ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Dünyada kullanılan içme suyunun yüzde 70′inin sulamada kullanıldığını belirten Eroğlu, şöyle dedi:

“Dünyada su ile ilgili sıkıntılar hızlı bir şekilde artmaktadır. Buna acilen çözüm bulunması gerekmektedir. Geleceğe doğru yol alırken, günlük olarak daha fazla gıda ve ürüne ihtiyacımız olacaktır. Giderek azalan mevcut su kaynakları dikkate alındığında, gıda güvenliği konusu kendini daha fazla hissettirecektir. Su kaynakları, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin muhtemel tesirleri yönünden en riskli alanlardan biridir. İyi bir su yönetimi, su kaynaklarının insan ve diğer bütün canlılar için adil ve akıllıca tahsis edilmesi temel ilkesine dayanmalıdır.Yağış dağılımı düzensiz olan Türkiye, su zengini bir ülke değildir. Aksine, gerekli tedbirler alınmadığı ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik yatırımlara öncelik verilmediği takdirde, yakın gelecekte su problemleri yaşamaya aday bir ülke olabilir.”

Konuşmasında su kaynakları için alınması gereken tedbirleri sıralayan Bakan Eroğlu, şöyle konuştu:

“Ülkemizde bir damla suyun bile heba edilmemesi adına çalışmalar sürdürmekteyiz. Su yapıları inşa ederek boşa akan sularımızı değerlendiriyor, su israfını önleyici tedbirleri hayata geçiriyor ve su tasarrufu konusunda gerekli dikkati gösteriyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafya ve iklim şartları baraj ve HES yapmamızı, sulama tesisleri ve içme suyu projelerini hayata geçirmemizi zorunlu kılmaktadır. Baraj, gölet ve hidroelektrik santral gibi su kaynakları arzını arttırıcı çalışmalar yapıyoruz, sulamada modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz. Cumhuriyet tarihinin en büyük sulama yatırımlarını gerçekleştirdik. Bugüne kadar su alanında bin 414 tesis tamamladık. 10,5 yılda 18 milyon dekar araziyi suya kavuşturduk. Hidroelektrik santrallerin katkısını 44 milyardan, 77 milyar kilovat saate yükselttik. 34 milyon kişiye yılda ilave 2.07 milyar metreküp içme suyu temin ettik. Yaklaşık 2 milyon 250 bin dekar arazi ile birçok yerleşim yerini taşkınlardan koruduk. ’1000 Günde 1000 Gölet ve Sulama Projesi’ ile 59 yılda tamamlanan göletlerin 2 katından fazlasını bin günde tamamlayacağız. Proje ile1 milyar 60 milyon metreküp depolama sağlanacaktır. 4 milyon 200 bin dekar alanda sulama yapılacaktır. 300 bin kişiye istihdam imkanı sağlanacaktır. 7 milyar 200 milyon TL’ye mal edilecek olan bütün göletler tamamlandığında yılda 900 milyon TL gelir artışı sağlanacaktır. Bin günde bin gölet ve sulama projesini 2014 yılı sonunda tamamlamayı hedefliyoruz. 2003-2013 yılları arasında işletmeye aldığımız 62 adet proje ile yaklaşık 34 milyon kişiye yılda ilave 2.07 milyar metreküp içmesuyu sağladık. 36 adet projenin inşaatları devam etmektedir. Bu projeler tamamlandığımızda yaklaşık olarak 18 milyon kişiye daha ilave içmesuyu sağlanmış olacaktır.”

“İSTANBUL’UN 2071 YILINA KADAR İÇME SUYU İHTİYACI KARŞILANACAK”

İstanbul’da yapılan Melen Çayı projesi ile ilgili de bilgi veren Bakan Veysel Eroğlu, bu proje dahilindeki dünyada iki kıtayı birbirine bağlayan ilk ve tek uzun sualtı tüneli olan Boğaziçi Tüneli ile Asya ve Avrupa‘yı denizin 135 metre altından birleştirdiklerini söyledi. Bakan Eroğlu, Melen ve Yeşilçay Projeleri ile İstanbul‘un 2071 yılına kadar içme suyu ihtiyacının karşılanacağını anlatırken, şöyle konuştu:

KKTC Su Temini Projesi ile 106 kilometre uzunluğundaki isale hattı ile yavru vatana yılda 75 milyon metreküp su iletilecektir. Dünyada ilk defa uygulanacak proje ile boru hattı deniz yüzeyinden 250 metre derinlikte askıda geçecektir. Projeyi 2014 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak sahip olduğumuz köklü medeniyeti, suyun yönetimindeki tecrübe ile birleştirerekAfrika‘daki kardeşlerimize yeterli ve temiz suyu ulaştırmayı kendimize vazife edindik. Dünyanın her yerine olduğu gibi Afrika‘ya yardım elimizi uzattık. Afrika‘da susuzluktan kavrulan ülkelerin su ihtiyacını karşıladık. Suyu, istikrar ve kardeşlik için bir barış vesilesi olarak gören bizler, SomaliBurkina Faso, NijerSudanCibutive Etiyopya‘da açtığımız içme suyu maksatlı kuyularla toplam 1 milyon 300 bin kişiye su temin ettik.”

İÇİŞLERİ BAKANI GÜLER,”SU SORUNLARI YAŞAMAYA ADAY ÜLKEYİZ”

İçişleri Bakanı Muammer Güler ise, son zamanlarda artan nüfus ve bunun sonucu olarak artan su talebinin küresel bir su krizini gündeme getireceğini belirterek, “Ülkemize baktığımızda yurdumuzun su kaynakları bölgede önemli bir potansiyel görülmesine rağmen su zengini sayılabilecek bir nitelik maalesef taşıyamamaktadır. Aksine gerekli önlemler alınmadığı takdirde bütün dünyada olduğu gibi yakın gelecekte su sorunları yaşamaya aday bir ülkeyiz”dedi. -

Kaynak: http://www.haberler.com/eroglu-turkiye-yakin-gelecekte-su-problemi-5121261-haberi/

Lisanssız Elektrik Yönetmeliği İçin Son Gün!

29 Eylül 2013

Lisanssız Elektrik Yönetmeliği`nin Resmi Gazete`de yayınlanması için Kanuni (6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu`nda öngörülen) süre yarın doluyor.

Özellikle güneşe dayalı lisanssız elektrik üretimi için yatırım yapmak isteyenlerin dört gözle beklediği yönetmeliği, Eylül ayı başında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK-Kurul) tarafından onaylanarak, yayınlanmak üzere Resmi Gazete`ye gönderilmişti. Yönetmeliğiğin kabul edilerek Resmi Gazete`ye gönderildiği EPDK Başkanı Hasan Köktaş tarafından duyurulmuştu.

Konuyla ilgili taraflar büyük bir sabırsızlıkla beklemesine rağmen, Yönetmelik Resmi Gazete`de henüz yayınlanmış değil. Yönetmeliğin uygulanmasına dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Tebliğ de önemli. Tebliğ de hazırlandığı halde henüz yayınlanmadı

YARINKİ RESMİ GAZETE`DE YAYINLANABİLİR!

Söz konusu Yönetmelik ve Tebliğ, 6446 sayılı Yeni Elektrik Piyasası Kanunu`na dayalı olarak hazırlanmıştı. Kanun, bu iki düzenlemenin en geç altı ay içinde yayınlanarak yürürlüğe girmesini öngörüyor. Bu süre yarın itibariyle doluyor. Buna göre, özellikle güneş, rüzgar, su ve biyokütleye dayalı lisanssız elektrik üretimi yatırımı için adım atmak isteyen girişimcilerin dört gözle beklediği yönetmeliğin yarınki Resmi Gazete`de yayınlanması gerekiyor. Bu yüzden, yarınki Resmi Gazete`de iki düzenlemenin de yer alabileceği belirtiliyor.

Özellikle güneşe dayalı yatırımlarla ilgili tarafların gecikmesinden ötürü rahatsızlıklarını sürekli dile getirdiği söz konusu düzenlemelerin tam metinlerini bundan bir süre önce yayınlanmıştı. Yönetmelik ve Tebliğ`in hala yayınlanmaması, sektör oyuncularının eleştirilerine konu olmaya devam ediyor. Özellikle güneşe dayalı yatırımlarla ilgili kesimlerde bu konuda tepkiler oldukça sert. EPDK-Kurul tarafından kabul edilen düzenlemelerin üzerinden bir aya yakın zaman geçtiği halde hala yayınlanmaması, sektör paydaşlarının yönetimindeki ve/veya takibindeki sosyal medya mecralarında sıkça eleştiri konusu yapılmaya devam ediyor.

Kaynak: Enerji Günlüğü

AB Ren ve Tuna kıyısına 7 LNG Tesisi Yapılacak

25 09 2013 

adsız

toprakSUenerji -AB LNG tesisleri konusunda  bir Masterplanı kabul etti.AB’nin taşıma altyapısı politikası içinde kabul edilen bu tesisler AB’ye su yolu ile LNG taşınması için gerekli terminalleri ve limanları  kapsıyor.7 adet olarak belirlenen bu tesisler Ren Nehri ve Tuna Nehri kıyısında yer alacak.

Bu Master  plan içinde fizibilite çalışması ,teknik konsept,teknik uygulama ve gemiler ve limanlar için pilot proje çalışması yer alıyor.Bu planın uygulanması için 12 AB ülkesinden 33 firma 2013-2015 yıllarında çalışacak.

Bu Master plan  çalışması için 80,5 milyon Euro ayrıldı.Projenin çevre kirliliği  konusunda büyük bir hassasiyet taşıdığı ve bu konunun özel bir şekilde masterplanda dikkate alınacağı  belirtiliyor.

Proje Pro Danube Management GmbH tarafından koordine edilecek

Kaynak: http://www.lngworldnews.com/c

Rusya: Şeyl Gazı Devrimi İçin Erken !

adsız

23.09.2013

İHS araştırma kuruluşundan uzmanlara  göre, şeyl petrolünün rezervleri çok büyük ve hammadde piyasalarını sarsacak yetenekte. En büyük potansiyele Rusya, Arjantin ve Cezayir sahip. Rusyalı uzmanlar da şeyl petrolünün çok olduğunu kabul ediyor. Rus uzmanların kaydettiklerine göre, mesele şeyl üretimini karlı hale getirmek.

İHS uzmanlarına göre  dünyada şeyl petrolü rezervi 175 milyar varil civarında. Bu rakam, Kuzey Amerika’daki rezervleri 4 kat aşıyor. Rusyalı uzmanlar, yeni bir “şeyl devrimi” düşüncesine  ölçülü yaklaşıyor. İHS değerlendirmeleri ise ön tahminler olup  bunlarla  doğru bir tahmin yapmanın zor olduğu söyleniyor. Yatağın kesin potansiyelinin ise  ancak işletmeye  başladıktan  sonra belirlemenin mümkün olacağı ileri sürülüyor.

 Rusya Petrol Sanayiciler Birliği Başkanı Gennadiy Şmal anlatıyor.

“Şirketin açıkladığı rakamı çok kat aşacak rakamları söyleyeceğim. Batı Sibirya’da bir milyon kilometre kare büyüklüğünde bir bölgemiz var. Jeoloji uzmanlarımızın değerlendirmelerine göre, buradaki petrol rezervleri 150 ila 200 milyar  ton kadar. Bu rakam, İHS şirketinin tüm ülkelerle ilgili verdiği rakamdan daha fazla.”

Halihazırda Rusya’da şeyl petrolü için  iki deneme kuyusu var. Uzmanlara göre, başlıca problem, çıkarılan ağır  petrolü efektif şekilde işleme teknolojileri günümüzde yok.

ABD 20 YIL ÇALIŞTI 30 MİLYAR DOLAR HARCADI

Gazının üçte birini şeyl yataklarında üreten ABD, üretim yöntemlerini geliştirmek  için 20 yıl çalışarak 30 milyar dolar harcadı. Bağımsız analizci Dmitriy Adamidov’a  göre, Amerika’daki  “şeyl patlaması”, bir çok bakımdan yatakların çok elverişli olmasına bağlı.

adsız

Şeyl bölgelerinde  geleneksel hidrokarbonlar üretiliyordu, sonra şeyl yatakları ortaya çıkarıldı. Petrol üretimine harcanan paraların yüzde 60’ını altyapı oluşturuyor. Kuyuyu  açmakla iş bitmiyor. Hidrokarbonlar toplanmalı, taşınmalı v.b

Gennadiy Şmal’in değerlendirmesine göre, Amerika’da şeyl gazının maliyeti bin metre küp başına 170-180 dolar. Bu yüzden böyle bir gazın kullanılması yalnız yatağın çok yakında bulunması halinde karlı oluyor. Bu halde ek taşıma masraflarından kaçınmak olası. Kıyaslama olsun diye: geleneksel Sibirya gazının bin metre kübü 20-25 dolar.

Böylece, piyasaya yüksek fiyatla satışa çıkarılması halinde, şeyl petrolünün üretimiyle ciddi şekilde uğraşmak olasıdır. Gennadiy Şmal’in fikri işte bu. Her halde, şeyl petrolünün üretimi, hammadde piyasalarında fiyatların düşmesine yol açmayacak. Şeyl gazı da bunu becerememişti.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Gazprom : Asya Pasifik Pazarı İçin Rekabete Hazırız

25  Eylül  2013 

adsız

toprakSUenerji-17 Sakhalin Uluslararası Petrol ve Gaz Konferansında Başkan Yardımcısı  Alexander Medvedev yaptığı konuşmada küresel enerji pazarından ve Sakhalin’deki Petrol ve Gaz endüstrisindeki gelişmeler konusuna değindi.

adsızAlexander Medvedev Asya -Pasifikte LNG üreticileri arasındaki olası potansiyel rekabete dikkat çekti.Rusya’nın en az  250 tirilyon m3 doğal gaz , 680 tirilyon m3‘lük de Şeyl gazı rezervine sahip olduğunu belirten Medvedev bu Şey gazının %90′ının Ural-Sibirya bölgesinde yer aldığını söyledi.

Medvedev şöyle devam etti:

“ABD’nin gaz ihracatı ile ilgili olarak  şunları söyleyebilirim.Kuzey Amerika’da artan iç kullanımın ihracat potansiyelini etkileyerek azaltacak. ABD gazının  çok uzak olan Asya pazarına  getirilmesi bu gazın fiyat olarak ekonomik avantajlarını azaltacak Rusya’yı öne çıkartacak.

adsızSakhalin Petrol ve Gaz Tesisleri

Asya Pasifik bölgesinde gaz tüketimi  yılda yaklaşık %3,3 oranında artıyor. 20135 yılına kadar bölgenin gaz ihtiyacı 660 milyar m3 daha artacak .Çin,Hindistan,Vietnam,Pakistan,Bengladeş,Singapur,Taywan ve Tayland’ın gaz tüketimleri artacak.2030 yılına kadar Asya’nın  gaz pazarı Avrup Gaz pazarını yakalayacak.

Tüm bu nedenlerle GAZPROM olarak bu pazarı önemsiyoruz ve burada önemli bir pay almak istiyoruz. Petrol fiyatlarına bağlı olarak satıcının ve alıcının çıkarlarını gözeten uzun süreli  anlaşmalar yapacağız.

LNG  Üretim Kapasitemizi Arttıracağız.

Medvedev ” 2015 yılına kadar  mevcut  LNG kapasitemizde yılda 5-10 milyon ton artış bekliyoruz.Ancak halen geliştirdiğimiz projelerin 2015-2016 yıllarında işletmeye girmesiyle LNG üretiminde büyük bir artış olacak.  dedi.

Gazprom’un Rezervi Büyük,  Kuzey Denizi Hattı Uygun

Gazpromun doğal gaz rezervi olarak dünyada en  büyük  potansiyele sahip olduğunu açıklayan Medvedev Asya Pasifik pazarı için  Sakhalin  Petrol ve  Gaz  endüstrisine  önem verdiklerini ve bu tesislerin kendilerine rekabet üstünlüğü sağlayacağını  açıkladı.

Asya Pasifik’e Kuzey Denizi  Hattı ile taşıma yapılmasının 2012 yılında yapılan teknik ve ekonomik çalışmalarla  kabul edildiğini  belirten Medvedev  konuşmasını şöyle tamamladı.

” Asya’daki gaz ihtiyacı arttığında GAZPROM olarak bu ihtiyacı güvenilir ve en ekonomik şekilde karşılayabilmek için gerekli hazırlıklarımızı yapıyoruz. Şirketimiz Asya -Pasifik Enerji  Pazarında çok etkin bvir şekilde yer alacak”

toprakSUenerji

Kaynak: http://www.lngworldnews.com/

Çin LNG ithalatı kapasitesini arttırıyor

26 09 2013 

adsıztoprakSUenerji- Çin ‘in en büyük şirketi CNOOC’den yapılan açıklamada Çin’in LNG ithalatı kapasitesini arttırmak için 2015 yılına kadar 5 LNG terminali inşa edeceği belirtildi.Bu tesislerle birlikte halen  Çin’in 18.7 mtpa olan  LNG kapasitesi 35 -40 mtpa. ya çıkacak.

CNOOC şirketi’nin ticaret ve pazarlama bölümü başkan yardımcısı Zheng Hongtao  2012 yılında 11 milyon ton LNG ithal ettiklerini belirtti. Hongtao   geçenlerde Ulusal Gelişme Komisyonunun liman kenti  Tianjin’de  Çin’in ilk FLNG projesinin yapımını kabul ettiğini de belirtti.

Kaynak: http://www.lngworldnews.com/c

ExxonMobil: LNG İhracatı ABD Ekonomisi için Anahtar Öneme Sahip

adsız

26 09 2013

toprakSUenerji- Exxon Mobil Başkanı Pryor Shale Insight 2013 konferansında petrokimya ve LNG yatırımlarının hızla artması gerektiğini belirtti.

Şeyl gazının bu konuda ABD’ye çok önemli bir olanak tanıdığını belirten konuşmacı ancak bu olanağın en kısa sürede faydaya dönüştürülmesi için çok hızlı hareket edilmesi gerekir dedi.

Bu alandaki geç kalma ABD’nin rekabet avantajını erozyona uğratır diyen Pryor Ekonomik büyüme amacı taşıyan bir ülke olan ABD bu konuda zamanlamayı kaçırmamalı dedi.

Petrokimya alanındaki  anahtar madde olan etilen’in talebinde doğal gazdan %50 oranında daha hızlı bir artış olduğunu belirten Pryor LNG pazarının ise bundan daha hızlı arttığını dile getirdi.

Pryor  ABD ‘nin  küresel LNG pazarında oldukça önemli bir rol oynamak istediğini de belirterek bu nedenle bu sektörde 2040 yılına kadar 3 kat bir büyüme bekleniyor dedi.2010 yılında Kuzey Amerika’ya hiç LNG ihraç edilmezken bunun 2040 yılında 15 milyar feet3 olması planlanıyor.

Pryor ABD’nin doğal gaz ihracatı için izin vermesinin de ötesinde gerek LNG gerek petrokimyasallar olarak  doğal gazda bu serbest ticareti desteklemesi gerekiyor dedi.

adsız

Kaynak: http://www.lngworldnews.com/exxonmobil-lng-exports-key-to-u-s-economic-growth/?utm_source=LNG+World+News.com&utm_campaign=9d283f92c3-RSS_EMAIL_CAMPAIGN&utm_medium=email&utm_term=0_c166323d3e-9d283f92c3-215347453

Rusya, 2030′da LNG küresel pazarının %20′sine sahip olmayı planlıyor

26.09.2013 

adsız

Rusya Enerji Bakan Yardımcısı Kirill Molodtsov’un İnterfaks Ajansı’na yaptığı açıklamaya göre, Rusya 2030 yılına doğru LNG küresel pazarının %20’lik kısmına sahip olmayı planlıyor. Daha önceki tahminlerde ise Rusya’nın LNG pazarının %12-%13’lük kısmına sahip olabileceği ifade edilmişti.

Kirill Molodtsov’un sözlerine göre, Enerji Bakanlığı şu anda hükümet tarafından incelenmekte olan LNG ihracatının serbestleştirilmesine yönelik bir öneri hazırladı. Özellikle ihracat vergilerinin düzeyi ve sıvılaştırılmış yakıta yönelik gelir vergisi için avantajlı şartlar konusu görüşülüyor.

Rusya bu yılın ilk yarısındaki sonuçlara göre, yurtdışına 5 milyon ton LNG ihraç etti. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %60 daha fazla olma özelliği taşıyor. İhracat rakamı parasal değer olarak ise 2012 yılı ocak-haziran aylarındaki 1.6 milyar dolarlık rakamlara karşılık bu yılın aynı döneminde 2.2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Putin: Yamal LNG Projesi Tüm ülke için çok önemli

26 09 2013 

adsıztoprakSU enerji- Rusya devlet başkanı >Vilademir Putin Rusya’nın kuzey Buz denizi kıyısında yaptığı Yamal LNG projesi ve Sabetta limanı için bir toplantı düzenledi

Toplantıda  bu projenin ulusal önem sahip olduğunu ve getirisinin sadece bölgesel değil tüm ülke için gerçekleşeceğini belirtti.

Bu bölgede(South Tambeyskoye)  1,3 trilyon m3 doğal gaz rezervi  bulunuyor. Putin konuşmasında  Yamal bölgesindeki  gaz miktarının  Rusya’nın belirlenen toplam gaz rezervinin %20′sine karşılık geldiğini de belirtti. Projeden 2017 yılında 5,5  milyon ton LNG taşınması planlandı.

Putin’den Kuzey Rotası Vurgusu

Putin konuşmasında Kuzey rotasından 2011 yılında kuzey rotasından geçen trafiğin 2012 yılında %53 oranında arttığı ve 1.26 milyon ton yük taşındığını da belirtti. 2013 yılında bu yükün 1,5 milyon tona ulaştığını belirten  Putin  bu rotadan 2015 yılında 4 milyon ton yük taşınmasının beklendiğini belirtti.Kuzey Buz denizine yaptığımız modern liman inşaatlarıyla bu gelişmeyi karşılayacağız diyen Putin Yamal projesinin Devlet özel sektör işbirliğinin güzel bir örneği olduğunu da belirtti.

toprakSUenerji

Kaynak:  http://www.lngworldnews.com

Libya’dan sonra Çin de Ukrayna’dan tarım toprağı alıyor. Araplar sırada

adsız

 23 EYLÜL 2013

Çin Devlet Tarım şirketi Xinjiang Production and Construction Corps. ve Ukrayna KSG Agro şirketi arasında varılan bir anlaşma uyarınca, Çin birkaç yıl içinde Ukrayna’da 3 milyon hektarlık ekime elverişli toprak satın alacak.Bu büyüklük Türkiye’nin GAP’ta sulayacağı alanın yaklaşık iki katı

Söz konusu topraklar Ukrayna’nın Dnyepropetrovszki bölgesinde bulunuyor. Bölge zengin tahıl üretimiyle tanınıyor.

Bu anlaşmanın ilk adımı olan ve toplam değeri 2.6 milyar dolar olan Ukrayna – Çin gıda işbirliği programı Ağustos sonundan itibaren yürürlüğe girdi.

Birkaç yıllık bir zaman dilimi içinde Çin şirketinin mülkiyetine geçecek olan toprak miktarı, Ukrayna tarıma elverişli topraklarının % 7′sini oluşturuyor.

Hollanda ve İsrail’den büyük

Ukrayna sınırları içinde Çin şirketi tarafından denetlenecek olan bu topraklar, Hollanda’nın ya da İsrail’in yüzölçümünden de büyük.

Dünyada tarıma en elverişli toprak olarak bilinen “kara toprak”ların % 30′una sahip olan Ukrayna ise bu alışverişle avantajlı duruma geldiği kanısında.

Özel mülkiyette bulunan KSG Agro şirketi çoğunluk hisse sahibi Szerhij Kasanov, Ukrinform’a yaptığı açıklamada Ukrayna’nın Çin’le yaptığı anlaşmayla çok büyük bir pazara tarım ürünleriyle girme şansını yakaladığını vurguluyor.

Çinli uzmanlar ise, Çin’de tarıma elverişli toprakların yetersizliği ve yüksek nüfus nedeniyle böyle bir yol tercih ettiklerini belirtiyorlar.

Planlara göre Çin uzun vadede Çinli nüfusun tarım ve gıda ihtiyaçlarını, başka ülkelerdeki ancak mülkiyeti kendine ait tarım alanlarındaki üretimle karşılayacak.

Gelen haberlere göre verimli Ukrayna topraklarını satın alma konusunda Arap ülkeleri de görüşmeler yapıyorlar.

Açıklamalara göre geçtiğimiz yıllarda Libya da Ukrayna’dan 250 bin hektar toprak satın aldı.

adsız

Ukrayna’nın  Tarım Toprağının % 9′u

Çin şirketinin mülkiyetine geçecek olan toprak miktarı, Ukrayna’nın tarıma elverişli topraklarının yüzde 9’unu oluşturuyor. Topraklar, Belçika, Ermenistan, Hollanda ve İsrail’in de içinde bulunduğu 50 ülkenin yüzölçümünden büyük. Anlaşma ayrıca Çin’in Avrupa’da satın aldığı en büyük toprak olma özelliğini de taşıyor. 50 yıllık plan kapsamında tarım yapılmasının yanısıra bölgede domuz yetiştirilecek. Öte yandan ABD’nin Ukrayna’nın satılan toplam yüzde 36 oranındaki topraklarının yüzde 66’sına sahip olduğu biliniyor.

Gıda Güvenliği

Der Spiegel dergisi geçtiğimiz aylarda, az gelişmiş ülkelerdeki tarım topraklarının ABD, İngiltere ve İsveç gibi ülkeler tarafından satın alınarak sömürgecilik yapıldığını yazmıştı. Liberya’nın ekilebilir topraklarının yüzde 100’ü yabancılara satılmış durumda. Yabancılara en çok satılan toprak listesinde birinci sırayı alan Liberya’yı, Gabon ve Filipinler takip ediyor. Türkiye’nin de Sudan’da 5 milyon dönüm araziyi 99 yıl için kiraladığı ortaya çıkmıştı.

Türkiye’nin Sudan’da Arazi Kiralama Girişimi

Türkiye bu yıl şubatta Sudan’da İstanbul büyüklüğündeki 5 milyon dönümlük tarım arazisi kiraladı. Sudan’da Beyaz Nil Nehri kenarında 99 yıllığına kiralanan arazide Türkiye’nin ithal ettiği pamuk ve ananas, mango, avakado gibi tropikal meyveler ile yağlı tohumların yetiştirilmesi amaçlanıyor. TİGEM aracılığıyla Sudan’ın Abugota bölgesinde tarımsal işletme kuracak olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, Omdurman, Rahat ve Medani bölgelerinde ise özel sektör eliyle işletme kurulmasını sağlaması bekleniyor.
Buna göre isteyen, topraklar Türkiye’de gibi kira bedeli ödeyerek istediği ürünü yetiştirebilecek. Sudan Nil kenarındaki topraklarının verimliliğiyle biliniyor.

Kaynak: BBC http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/09/130923_tarik_cin_toprak.shtml

adsız

adsız