Archive for Temmuz 31, 2013

Lübnan’ın Elektriği Orhan Bey’den

adsız30.07.2013 

- Karadeniz Holding tarafından İstanbul Tuzla`da inşa edilen 136 MW`lık enerji gemisi Orhanbey, 5 Ağustos`ta Lübnan`a gönderilecek. 

Enerji gemileri geliştirip işleten Karadeniz Holding`e ait 136 MW`lık Orhan Bey gemisi törenle denize indirildi. Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Karadeniz törende yaptığı konuşmada, bu gemi ile birlikte filolarının yedi gemiye ulaştığını belirterek, “Bugün Irak`ta Basra`da 2 milyon, Musul`da 1 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılıyoruz. Nisan 2013`te Lübnan`a giden 205 MW kurulu güçteki Fatmagül Sultan`a yeni gidecek Orhan Bey gemisinin eklenmesiyle birlikte Lübnan`da 1.5 milyon insanın elektriğini sağlıyor olacağız” dedi.adsızLÜBNAN`IN İHTİYACI 3,000 MW

Tören sırasında gazetecilerin sorularını da cevaplayan Orhan Karadeniz, Lübnan`daki toplam elektrik ihtiyacının 3,000 MW olduğunu ancak sistemlerindeki elektriğin ise 1,300-1,400 MW düzeyinde bulunduğunu belirtti. Karadeniz şöyle konuştu: adsız“Mısır ve Suriye`den bekledikleri elektriği de alamadılar. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde Lübnan`ın elektrik ihtiyacı daha da büyük önem kazanacak ve Mısır ve Suriye`den gelecek elektrik kesilince bizim üzerimize düşen yük daha ağır bir yük oldu.”

Yüzer santraller inşa eden Karadeniz Enerji Grubu`nun son gemi ile birlikte filosunun toplam kurulu gücü 1,200 MW`a ulaştı. Orhanbey Powership, Lübnan`ın elektrik ihtiyacına katkıda bulunmak amacıyla 5 Ağustos tarihinde, bu ülkeye doğru hareket edecek.

Kaynak: Enerji Günlüğü

ABD Kaya Gazı, Petrol Üreticilerini Vuruyor

30 07 2013

Suudi Arabistan Prensi Alwaleed bin Talal Petrol Bakanı Ali Al-Naimi’ye gönderdiği açık mektubunda kaya gazının etkileri konusunda korkularını dile getirdi.

Suudi Arabistan Prensi Alwaleed bin Talal, Petrol Bakanı Ali Al-Naimi’ye açık mektubunda petrol üretimini günde 15 milyon varile çıkarmanın imkansız olduğunu ve Amerika ile kaya gazının etkileri konusunda aynı fikirde olmadıklarını söyledi.

Ham Petrol Talebi Düşüyor

Prens Twitter üzerinden yaptığı açıklamada ”şu anda hampetrol talebinde artan bir düşüş trendi var ve bu açık bir şekilde görülüyor. Şu anda krallık, yurt dışından gelen talep eksikliği dolayısıyla kapasitesinin altında bir üretim gerçekleştiriyor. Biz sizin söylediğinize katılmıyoruz ve Amerika’nın kaya gazı üretimini kaçınılmaz bir tehdit olarak görüyoruz” dedi.

Alwaleed ayrıca, Suudi Arabistan’ın sermayesinin yüzde 92′lik kısmının petrol üretime bağlı gerçekleştiğini ve devlet planının büyük bir kısmının gerçekleşmesinin bu kaynağa bağlı olduğunu da belirtti.adsız

Tartışma Mayıs’ta Başladı

Al-Naimi 31 Mayıs’ta Viyana’da yaptığı konuşmasında Amerika’da kaya gazı üretimindeki artıştan endişe duymadığını, OPEC ülkelerinin grup dışından bir ülke tarafından ilk defa böyle bir sarsıntıyla karşı karşıya kalmadığını, bunun daha önce de olduğunu ifade etmişti.

Tartışma, Prens Turki Al Faisa’nın Harward Üniversitesi’nde 2020′ye kadar krallığın üretim kapasitesini günde 15 milyon varile çıkarmayı planladığını ve bunun 10 milyon varilinin yurt dışına ithal edilmesinin hedeflendiğini söylemesiyle başlamıştı.

Naimi 30 Nisan’da Washington’da verdiği demecinde Suudi Arabistan ham petrol üretimini günde 12,5 varil olarak sürdürmeyi hedeflediğini ve bunun ötesinde bir üretim kapasitesi ihtiyacı olmadığını söylemişti.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Eriyen Buzullar Yeni Ticaret Yolları Açtı

adsız23 Temmuz 2013

Kuzey Buz Denizi’nin  gemi trafiğini rekor seviyeye çıktı.

Son yıllarda  Kuzey kutup bölgesi buzullarında görülen erime bölgedeki ticari gemi trafiğinin rekor hızla yükselmesine neden oldu

Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yolunun kontrolünden sorumlu Kuzey Deniz Hattı İdaresi  1 Ocak – 22 Temmuz 2013 tarihleri arasında 222 gemiye hattı kullanma izni sağlandı.  Aynı izin 2010 yılında 4, 2011′de 34, 2012′de ise 46 gemi için verilmişti.

Güney Kore Denizcilik Enstitüsü 2030 yılında Asya-Avrupa arasındaki ticaretin dörtte birinin bu hattan sağlanacağını öngörüyor.  Rus Atomflot filosunun kaptanı Valentin Davydants ise 2021 yılına kadar hattaki trafiğin 10 kat artacağını ve hattın yılda 8 ay açık kalabileceğini söylerken, geçen yıl 1.26 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) nakliyesinin gerçekleştiği hatta, 2021′de ise petrol ile birlikte bu rakamın 25 milyon tona ulaşabileceğini iddia ediyor.Ancak uzmanlar Kuzey Deniz Hattının, Süveyş Kanalı’na alternatif olabilmesi için zamana ihtiyaç olduğu görüşündeler.

Bu erime eğilimi ile Buz Denisi  2054 Eylülünde “Kuzey Denizi” Olacak

Kuzey Buz Denizi’ndeki buzul yüzeyi 1979-2001 arasındaki on yıllık dönemlerde yüzde 6′nın üzerinde erime gösterdi. 2001′de ise erime hızı iki katına çıktı. 2007 ve 2012 yıllarında ise tüm zamanların rekoru kırıldı ve eylül 2012 de  uzun dönemli ortalamada buzul yüzeyindeki erime  yüzde 49′a çıktı.

ABD, Albany, New York Devlet Üniversitesi’nde  Haziran 2013′de  tamamlanan bir çalışma ise kuzey kutup bölgesindeki erimenin ulaşabileceği boyutlar hakkında dikkat çekici öngörülerde bulunuyor.

Başkanlığını Jiping Liu’nun yaptığı çalışmaya göre iklim politikaları ve küresel ısınma seviyeleri aynı kaldığı takdirde 2054-2058 arasındaki bir Eylül ayı ilk defa Kuzey Buz Denizi’nin tamamen eridiğine şahit olunacak.

Kaynak: http://www.yesilekonomi.com/surdurulebilirlik/kuresel-isinma-ticaret-yollarini-degistiriyor

Sokak Lambaları Kısılıyor

28 Temmuz 2013 

adsız

Genel aydınlatma kapsamındaki halkın ücretsiz kullanımına açık ve kamuya ait park, bahçe, tarihi ve ören yerleri ile yürüyüş yolu gibi yerlerdeki mevcut aydınlatma tesisleri ve yeni yapılacak tesislerde, aydınlatma düzeyleri en geç saat 02:00′den sonra yüzde 50 oranında düşürülecek.

Ayrıca TEDAŞ, kurumsal internet sitesinde genel aydınlatma uygulamasına ilişkin vatandaş ihbar, şikayet ve önerilerinin iletilmesine olanak sağlayan düzenleme yapacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Genel aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin görev ve sorumlulukların belirlenmesi amacıyla hazırlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliği, genel aydınlatma tüketimlerinin ölçülmesine ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya, denetime ve aydınlatma komisyonunun oluşturulması ve çalışmasına ilişkin usul ve esasları kapsıyor.

Elektrik dağıtım şirketi; dağıtım bölgesindeki yerleşim yerlerinde bulunan otoyollar ve özelleştirilmiş erişme kontrollü karayolları hariç, kamunun genel kullanımına yönelik bulvar, cadde, sokak, alt-üst geçit, köprü, meydan, kavşak, yürüyüş yolu ve yaya geçidi aydınlatmasından ve bunlara ait gerekli aydınlatma ve ölçüm sistemlerinin tesis edilmesi ve işletilmesinden sorumlu olacak.

Genel Aydınlatma Kapsamı

Halkın ücretsiz kullanımına açık ve ticari faaliyette bulunulmayan kamuya ait park, bahçe, tarihi ve ören yerleri gibi halka açık yerlerin aydınlatmaları ile trafik sinyalizasyonu genel aydınlatma kapsamında değerlendirilecek ve enerji giderleri genel aydınlatma kapsamında ödenecek.

Ticari, reklam, ilan ve benzeri amaçlı panoların aydınlatmaları ile dekoratif aydınlatmalar için harcanan enerji genel aydınlatma kapsamında değerlendirilmeyecek.

Toplu Konut İdaresinin, küçük sanayi sitelerinin, dağıtım lisansı bulunmayan OSB’lerin anahtar teslimi yaptırdığı genel aydınlatma tesisleri ile karayollarının ve belediyelerin anahtar teslimi yaptırdığı alt-üst geçit ve köprülü kavşak işlerine ilişkin aydınlatma tesisleri bağlantı anlaşması yapıldıktan sonra mülkiyeti TEDAŞ’a ait olmak üzere ilgili dağıtım şirketine protokol ile devredilecek.

Halkın ücretsiz kullanımına açık ve kamuya ait park, bahçe, yürüyüş yolu, tarihî ve ören yerlerinin aydınlatılması ile alt geçit ve trafik sinyalizasyonu için gerekli sistemlerin tesisi ve işletilmesi ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ait olacak. İlgili kurum ve kuruluşlar tesis edip bakım-onarımını yaptıkları bu tür tesislerin işletme yükümlülüğünü dağıtım şirketine devredebilecek.

Dağıtım lisansı sahibi Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) içerisindeki genel aydınlatma yükümlülüğü OSB tüzel kişiliğine ait olacak.

Güvenlik amacıyla yapılan sınır aydınlatmalarına ait yatırım, işletme ve tüketim giderleri, İçişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacak.

Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma tesislerinin yapımı, işletmesi ve giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilecek.

Dağıtım şirketleri, sorumluluğu kapsamındaki genel aydınlatma ve ölçme sistemlerinin belirlenmiş standartlara uygunluğunu kontrol edecek.

Yönetmelik kapsamında yeni yerlerin aydınlatılması için sorumlu kişilerce hazırlanan ve onaylanan projelere göre müstakil bağlantı noktası tesis edilecek ve ilgisine göre belediye, il özel idaresi veya ilgili kamu kuruluşu ile dağıtım şirketi arasında bağlantı anlaşması yapılacak. Tarafların bağlantı anlaşmasını imzalamaktan imtina etmesi durumunda konu aydınlatma komisyonu tarafından çözülecek.

Dağıtım şirketi ile ilgisine göre belediye, il özel idaresi veya ilgili kamu kuruluşunun bağlantı anlaşması yapmaması durumunda yeni inşa edilen aydınlatma tesisinin kabulü yapılmayacak ve enerji verilmeyecek.

Bağlantı anlaşması bulunmayan mevcut aydınlatma tesislerine ilişkin bağlantı anlaşması, ilgisine göre belediye veya il özel idaresi ile dağıtım şirketi arasında 31 Aralık 2013′e kadar yapılacak. Bu süre içerisinde bağlantı anlaşması yapılmayan tesislere enerji verilmeyecek.

Kaynak : http://www.haber3.com/sokak-lambalarina-kisitlama-haberi-2108103h.htm#ixzz2aNNoVRdD

Gazprom’dan Kırgızistan Atağı

adsızGaz altyapısını satın aldı

27.07.2013

Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak ile Kırgız Enerji ve Sanayi Bakanı Osmonbek Artykbaev arasında Kırgizistan`da doğalgaz dağıtımı ve satışı için ikili bir işbirliği anlaşması imzalandı.

Anlaşmaya göre, Kırgızistan`da ortak bir girişim oluşturularak, Kırgız Devlet Şirketi`nden gaz altyapısı alınacak.KırgızGas’ın hisselerinin %75′i Kırgızistan Devletine aitti.Bu hisselerin Gazproma devri sembolik bir ücret olan 1 $’a sahip olacak. Bu Anlaşmayla, Gazprom  ülkeye doğalgaz almak için özel bir hakka da sahip olacak.

adsız

Ayrıca, Gazprom KırgızGas`ın 40 milyon dolarlık borcunu ödeyeceği gibi, önümüzdeki beş yıl içinde KırgızGas`ın tüm altyapı modernizasyonu ve yeniden yapımı için 612 milyon dolarlık da  yatırım yapacak.

Anlaşma 25 yıl süre için geçerli olacak.

Kaynak: Enerji Günlüğü http://enerjigunlugu.net/gazprom-kirgizistanda-gaz-altyapisi-satin-aldi_4373.html#.UfVYro05mws

DİSİ Akiferinden gelen su içilebilecek mi ?

adsız

26 Temmuz 2013

toprakSUenerji- Uzun yıllardır süren ve Ürdün için su temini açısından çok stratejik bir proje olan Disi akiferinden su temini projesi tamamlandı. Yenilenemeyen bir akifer olan bu su kaynağından Amman’a ve Ürdün’ün orta bölgelerine yılda 100 milyon m3 su sağlanacak

Disi Akiferi için Duke Üniversitesi tarafından 2009 yılında  yapılan araştırmadan elde edilen sonuçlar çok içaçıcı değildi.Bu sonuçlara göre Disi akiferi suyu çok yüksek  miktarda radyoaktif kirlilik içeriyordu. Kullanılması kanser dahil birçok hastalığa neden olabilirdi.

Disi akiferi Fosil su denilen ve çok derinlerde yer alan bir su kaynağı. Diğer ülkelerde yer alan Fosil akiferlerin çoğu çeşitli seviyelerde radyoaktif madde içeriyorlar.Ancak Ürdün’de çıkartılan bu su araştırmalara göre  çok fazla radyoaktif madde içeriyor.

Bu sonuç Reuters tarafından tüm dünyaya duyurulduğunda bir panik havası yaşandı. Ancak hemen akabinde Ürdün’ün Su ve Sulama Bakanından bir açıklama geldi. Açıklamada bu çalışma  Ürdünlü ve ABD’li araştırmacılara yardımcı olan  İsrail’li bir uzman tarafından yapılmıştı.Bu araştırmada kullanılan yöntem ve birkaç kuyudan alınan su örneklerinin uygun ve  yeterli olup olmadığı sorgulanmamıştı.

Bunun yanısıra Ürdün yetkilileri Disi suyunun Aqaba’da 30 yıldır içildiğini de açıklamalarına ekledi.Bu kentte kanser vakalarında olağanüstü bir artışın görülmediği de açıklandı.adsızSu testlerinin yapıldığı  laboratuvar kompleksi Disi suyu 50 kuyudan çekildikten sonra hem arıtılıyor hem de 1:1 oranında başka bir tatlı su kaynağı ile karıştırılarak veriliyor. Her gün 2 litre su tüketimi dikkate alınarak 70 yıllık bir dönemde bir insanın yılda alacağı radyoaktif madde miktarı 0,45 mSv olarak belirlenmiş. Fosil uyu içme suyu olarak en fazla kullanan ülke olan Avusturalya’daki standart bunun iki katı civarında.

Suyun kalitesinin sürekli izlenmesi ve sonuçların denetlemeye açık olması ve topluma açık ve güvenilir  olarak açıklanması durumunda Disi akiferinden gelen suyun içilebilmesi mümkün görünüyor.

Kaynak: http://www.emwis.net/thematicdirs/news/2013/07/jordan-should-we-drink-disi-water

Petrodolar geliri artıyor !

adsız

25.07.2013 

Amerikan Enerji Bilgi İdaresi (EIA), OPEC ülkelerinin 2012 yılı petrol gelirlerini gözler önüne seren raporunu yayımladı. Rapora göre, İran dışında OPEC üyesi ülkeler 2012`de 982 milyar dolar petrol ihraç ederek, rekor kırdılar. adsız

2012 yılı geliri: 982 milyar dolar

EIA`nın Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyelerinin 2012 yılında petrol ihraç rakamlarını gösteren raporundan çarpıcı sonuçlar çıktı. Raporda, İran dışında OPEC üyesi ülkelerin 2012 yılında 982 milyar dolar petrol geliri elde ederek, EIA`nın 1975`ten beri tuttuğu veri tabanına göre bir rekor kırdıkları ortaya çıktı. EIA`nın beklentilerine göre, İran harici OPEC ülkeleri 2013 yılında 940 milyar dolar, 2014`te ise 903 milyar dolar gelir elde edecek.

Öte yandan EIA`nın 2012 verilerini kaleme alan Financial Times Gazetesi`de, körfezdeki petrol üreticilerinin ABD`nin İran`a uyguladığı yaptırımlardan dolayı ham petrol ihracat geliri azalan İran`ın sayesinde önemli çıkarlar sağladığına vurgu yaptı. adsız

EIA 2012 raporunda öne çıkan başlıklar ise şöyle;
Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt`in 2012 petrol ihracat gelirleri, 2004 öncesi zirve yaptığı seviyeye ulaştı. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan, 2012 yılında toplam 312 milyar dolar petrol geliri elde etti.

Irak`ta aynı kervana katılarak, 2012 petrol gelirlerini 2004 öncesi zirvesine yaklaştırdı. Bu da Amerikan işgalinden sonra Irak`ın eski formuna kavuştuğunu gösterdi.  Dünyanın en büyük petrol tüketicisi Amerika`da da petrol üretimi arttı.

AFRİKALI ÜYELERDEN ÜRETİM ARTIRIMI BEKLENMİYOR…

OPEC`in Afrikalı üyelerine de değinilen raporda, OPEC`in Afrikalı petrol üreticileri Libya`daki politik tutarsızlıktan ve Nijerya`daki güvenlik zaafından olumsuz etkilendi. EIA, OPEC`in 4 Afrikalı üyesinin önümüzdeki 5 yıl boyunca petrol üretimlerini arttırmasını beklemiyor.

Ayrıca EIA`ya göre, OPEC ülkelerinin pazara sunacağı petrol arzındaki azalmayı Amerika ve Kanada`da artan petrol üretimleri karşılayacak.

Kaynak: Enerji Günlüğü

ABD’den İran’a Yeni Petrol Ambargosu Kıskacı

25.07.2013 adsız

ABD Temsilciler Meclisi gelecek hafta yapılacak bir oylama ile İran’ın petrol ihracatını sıfırlamaya hazırlanıyor.

435 üyeli mecliste 360 milletvekilinin desteği ile hazırlanan yasa ABD Başkanı Barack Obama’dan İran’ın petrol ihraç etme yeteneğini minimuma indirecek bir plan oluşturmasını zorunlu kılıyor. Yasanın onaylanması halinde Ağustos ayı sonrası Senato’dan da geçmesi gerekiyor.

2 Ay sonra yürürlükte

Yasa Obama’ya İran’a karşı alınacak yeni önlemler için 2 ay hazırlık süresi veriyor. Söz konusu düzenlemeyle Çin, Japonya, Türkiye ve Güney Kore’nin İran’dan hiçbir şekilde petrol ihracatı yapması da söz konusu olmayacak. Bu ülkeler önceki yaptırımlarda istisna kabul edilmişlerdi.

İran’ın petrol ihracatı %65 azaldı

İran’ın petrol ihracatı bugüne dek yüzde 65 oranında azaltıldı. Kesintinin İran ekonomisine maliyeti büyük oldu. İran petrolü yerine Suudi Arabistan’ın günlük 2 ila 2,5 milyon varillik ek üretiminin yer alabileceği belirtiliyor. Libya’daki petrol üretimi de artan bir ivme yakalamış durumda.

Yasadan en çok zarar görecek ülkenin Çin olacağı, bu ülkenin en büyük üçüncü petrol tedarikçisinin İran olduğu belirtildi.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Suudi Arabistan Bile Yeni Enerji Kaynağı Arıyor !

adsız

24 Temmuz 2013  

toprakSUenerji-

Petrol üzerine kurulu pasif bir ekonomiye sahip olan Suudi Arabistan da gelecek için enerji planları yapmaya başladı. Petrol kadar zengin olduğu  güneş enerjisi kaynağına sahip olan Suudi Arabistan gelecekte ülke içindeki üretimde petrol yerine kullanacağı bir kaynak arayışına girdi. Petrolün kralları geleceğin bağımlıları olabilir. Tabi önlem alınmazsa.adsız

Kaya Gazı Arayışı Var

Suudi Arabistan  önce en büyük müttefiki olan ABD’den Kaya Gazı teknolojisi konusunda yardım talep etti. ABD’ li bilim adamları 6 ay önce Suudi Arabistan’a giderek Kaya Gazı konusunda bilgi verdiler. Bunların arasında ABD’de yaşayan Türk Prof Dr. Erdal Özkan da vardı.adsız

Prof. Dr Erdal Özkan

İç tüketim %8 artıyor

Ülke içinde petrol tüketimi her yıl ortalama %8 artıyor. Gelecekte petrol azalacak ve fiyatlar yükselecek. Bu durumda gelecekte iç talebi yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ettikleri enerji ile karşılayacak ve petrolünü de ihraç edecek

Güneşe’ yatırım artacak

Geleceği iyi okuyan ve teknoloji ithalatı için yeterli parası bulunan Suudi Arabistan 2032 yılına kadar 109 milyar dolarlık güneş enerjisi yatırımı yapacak. Yapılacak yatırımlardan sonra ülkenin enerjisinin üçte birinin yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanması hedefleniyor

Güneş 2015′i bekliyor

adsız

25 Temmuz 2013

Küresel güneş enerjisi sektöründe dikkate alınması gereken en önemli iki ölçüt, solar panellerin üretim maliyeti ve satış fiyatı. Bu iki ölçüt arasındaki fark, sektörün geleceği açısından çok önemli.

Aşırı üretim kapasitesinden dolayı, bu marj son bir kaç yıldır negatifte. Bu durum birçok şirketin sektörden çıkmak zorunda kalmasına yol açıyor. Çin, Japon ve ABD pazarlarında ise güçlü büyüme devam ediyor.

Maliyet düşer mi ?

www.reneweconomy.com’da yer alan bir habere göre, küresel solar endüstrisindeki en büyük yanlışlık, piyasa dengelendikten sonra, solar modül fiyatlarının yükselişe geçip, bir daha düşmeyeceği beklentisi. Haberde aynı zamanda, fiyatlardaki düşüşün sadece kapasite fazlasından kaynaklanmadığına, fakat solar panel üretim maliyetlerinin de gerilediğine dikkat çekiliyor.

Avrupa’nın önde gelen solar şirketlerinden REC Solar geçtiğimiz hafta bir grafik yayınladı. Buna göre, 2013 sonuna kadar solar panel fiyatlarının yüzde 20 düşeceği öngörülüyor. Bu düşüşteki en büyük etken tabii ki yeni teknolojilerin devreye girmesi.

Önümüzdeki dönemde güneş enerjisi sektöründe farklı gelişmelere tanıklık edeceğimiz kesin.

Frost & Sullivan tarafından yapılan araştırma da, güneş enerjisi sektöründe taşların yeniden yerleşeceğini ortaya koyuyor.

Frost & Sullivan Türkiye enerji sektörü danışmanlarından Özge Özeke, güneş enerjisi sektöründe küresel ölçekte yaşanan gerilemenin, yeni üretim tesisi yatırımlarında son iki yıldır önemli ölçüde düşüşe yol açtığını söylüyor. Fakat araştırmaya göre, tüm değer zincirine yansıyan bu düşüş, aynı zamanda sektörde daha sağlam yapılanmaların zeminini hazırlıyor.

Üreticilerin yeni tesis kurmak konusunda planlarını ertelediğini ya da üretim hatlarının bazılarını devreden çıkardığını belirten Özeke, söz konusu yavaşlama nedeniyle pek çok şirketin yatırım planlarını 2015’e ertelediğini ifade ediyor.adsızArz fazlası yaşanıyor

Sektörde hızla düşen fiyatların bazı büyük şirketleri oyunun dışına ittiğini dile getiren Özeke, diğer şirketlerin ise daha yüksek verimliliğe sahip teknolojileri daha düşük maliyetle alma yönünde bir arayışa gittiklerini belirtiyor.

Özeke’ye göre, rekabet koşullarını ağırlıklı olarak Çin olmak üzere, hala Asya ülkeleri belirlemeye devam ediyor. Özeke, söz konusu durumun Avrupalı oyuncular açısından yeni pazar imkanlarının daralması anlamına geldiğini belirtiyor. Bununla birlikte Özeke’nin dikkat çektiği bir diğer durum da, Avrupa ülkelerinden özellikle Almanya, İtalya ve İspanya’da düşen geri alım garantili tarifelerin, pazarın dinamiklerini baskı altına alabileceği.

Özeke, sektöre yönelik beklentiler hakkında şunları söylüyor: “Arz-talep dengesizliğiyle sonuçlanan fotovoltaik panellerin arz fazlasının önümüzdeki iki sene içinde piyasanın dengesine kavuşmasıyla giderileceği beklentiler arasında. Bu denge sağlanmadan üretim tarafında tesis anlamında büyük ölçekli büyümeler ya da devreye alınacak yeni üretim hatları beklenmiyor. Genişlemeler daha çok gelirin artmasına ve dolayısıyla maliyetlerin düşürülmesine yönelik olacak.”adsızSatın alma ve ortaklıklar görülüyor

Özeke, hızla düşen fiyatlar ve arz-talep dengesizliğinin pazarın yapısında önemli bir değişikliğe sebep olduğunu söylüyor ve bu süreçte farklı kontratlar ve ortaklıkların ortaya çıktığını ekliyor. Bu kapsamda, önde gelen bazı şirketler, mühendislik, tedarik ve inşaat alanına faaliyet gösteren şirketleri alma ya da ortaklığa gitme yoluna gidiyorlar.

Yatırım harcaması açısından bakılacak olduğunda ise, şirketlerin yeni yatırımlar için ayırdığı payın kayda değer ölçüde düştüğü izleniyor. Bunun en somut örnekleri, 2012′de yatırımlarını bir önceki yıla oranla neredeyse yarıya indiren Yingli Solar ve First Solar.

Planlar ertelendi

Özeke, sektörde yaşanan gelişmelerin önümüzdeki döneme nasıl yansıyacağı konusunda ise şunları söylüyor: “Genel tabloya baktığımızda çoğu üreticinin genişleme planlarını pazardaki gerileme paralelinde ertelediğini söylemek mümkün. Buna örnek olarak, 2011 sonu itibariyle yıllık üretim kapasitesini 2.4 GW’a arttıran Suntech’in 2012’de herhangi bir genişleme planı bildirmemesi ve First Solar’ın Avrupa’da kötüleşen pazar koşullarını öne sürerek yeni bir yapılanmaya gitmesini gösterebiliriz. Nitekim First Solar Frankfurt’taki operasyonlarına son verdi ve Malezya’daki dört üretim hattını devreden çıkarma kararı verdi. Göstergeler sektörde hareketlenmenin önümüzdeki iki yıldan sonra başlayacağını ortaya koyuyor.”

Kaynak: DİDEM ERYAR ÜNLÜ / YAKIN PLAN Dünya http://www.enerjitr.com/didem-eryar-unlu-gunes-2015i-bekliyor