Archive for Mayıs 30, 2013

Doğu Akdeniz’de ikinci Rum sondajı

29.05.2013 

adsızDoğu Akdeniz’i Türkiye ve KKTC’nin tüm itirazlarına rağmen tek yanlı parselleyerek uluslararası şirketlere ihaleye çıkan Kıbrıslı Rumlar geçen yıl doğalgaz rezervi buldukları Afrodit adı verilen parselde 15 gün içinde ikinci sondaja başlayacaklarını açıkladı. Rum Ticaret Bakanı Yeorgos Lakkotripis, ikinci sondajın doğalgaz miktarını belirleyecek doğrulama çalışması olduğunu söyledi.

Rumların 13 parsele ayırdıkları doğu Akdeniz’de 12 numaralı Afrodit adı verilen parseldeki ikinci sondajla ilgili ilk haber İsrail’den geldi. Parseli Rumlardan kiralayan Amerikan Noble Energy şirketinin İsrailli ortağı Delek şirketi, İsrail açıklarında faaliyet gösteren ENSCO 5006 isimli sondaj platformunun iki hafta içinde Afrodit bölgesine giderek sondaja başlayacağını duyurdu.

adsız5 bin metrenin altına inecek

Kıbrıs adasının 175 kilometre güneyindeki bölgeye bu hafta sonu ulaşması beklenen platform, geçen yıl başında yapılan ilk sondajın bulunduğu yere yakın bir noktadan önce 1750 metre derinliğindeki deniz tabanına ulaşacak, ardından 5 bin 600 metre toprağın altına inecek. İlk sondajda deniz tabanından yaklaşık 5 bin metre derinlikte doğalgaza bulunmuştu. Bulunan doğalgaz miktarının 300 milyar metreküp olduğu tahmin ediliyor. 4 ay sürece ikinci sondajın ardından rezervin gerçek miktarı daha net verilerle belirlenecek.

Ön satış hesapları

Rum Ticaret Bakanı Lakkotripis doğrulama sondajının aynı zamanda doğalgazın kalitesini de ortaya çıkaracağını kaydetti. Rum Bakan, elde edilecek verilerin ardından doğalgazın pazarlanması, ön satışı ve alt yapı için daha detaylı çalışabileceklerini söyledi.

TPOA da aynı bölgede

Doğu Akdeniz’deki doğalgaz gerginliğinde geçen yıl KKTC de aynı bölgeleri parselleyerek 7 bölgeye ayırmış, G bölgesi adı verilen Rumların Afrodit bölgesinde Koca Piri Reis sismik araştırma gemisi çalışmalar yürütmüştü. Bölgenin iki ve üç boyutlu haritasını çıkartan Piri Reis gemisi, KKTC’den tüm parsellerin ruhsatlarını alan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPOA) adına faaliyet gösteriyor. TPOA ayrıca KKTC’de karada iki noktada petrol ve doğalgaz arıyor. Türk donanması da Rumların sondaj yaptığı Afrodit bölgesinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Prof. Kadıoğlu: Bu yaz Sıcak Olacak !

adsız

29 Mayıs 2013

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin kayıtlarına göre 2010′un, 1998 ve 2005′in en sıcak yıl rekorunu egale ederek, en sıcak yıl olduğunu anımsattı.

Güneş etkinliklerinin, 2010′da en düşük seviyede olduğuna işaret eden Kadıoğlu, güneş lekelerindeki artışların ise 2013′te tepe noktasına ulaşacağını vurguladı.

Kadıoğlu, bu nedenle Mart 2013′te güneş lekelerinin en üst seviyeye çıkmasıyla dünyada görülmemiş yüksek sıcaklıkların yaşanacağını dile getirdi. Bu yıl tepe noktasına çıkacak güneş lekelerinin sayısına, plansız kentleşme de eklenince 2013 yazının çok sıcak geçmesinin beklendiğini anlatan Kadıoğlu, şöyle konuştu:

”İklim ve Toplum İçin Uluslararası Araştırma Enstitüsü okyanusların yüzeyindeki su sıcaklıklarını kullanarak birleşik atmosfer-okyanus modelleriyle 6 aylık tahminler yapıyor. Böyle yapılan iklim tahminleri, günlük hava tahminlerinden farklı. Onlar sıcaklık ve yağış gibi iklim elemanlarının 30 yıllık ortalamalarının üzerinde veya altında olup olmayacağını söyler. Burada sözü geçen 30 yıllık ortalama şu an 1981-2010 arasındaki süredir. Gerçekte ise mevsim normali gibi gözlenmiş bir hava yoktur. Bunlar iklim tahminlerinde kıyas için kullanılırlar.”

SICAKLIĞA NEM DE EKLENECEK

Kadıoğlu, Enstitü’nün bu yıl yaz mevsimi için yaptığı hava sıcaklığı tahminlerine göre, Karadeniz ve güney illeri dahil olmak üzere Anadolu’nun doğusu hariç, Türkiye’nin büyük bölümünde ve özellikle de batısında hava sıcaklıklarının yüzde 75 oranda mevsim normallerinin üzerinde geçeceğini vurguladı.

Toplam 92 gün süren yaz aylarının en az 64 gününde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde geçeceğinin tahmin edildiğini vurgulayan Kadıoğlu, şöyle devam etti:

”Bu tahminde sadece havayla ilişkili sıcaklıktan bahsediliyor. Bu değerlere ozon tabakasının delinmesinin etkileri dahil değil. Yeterince yeşil alan ve planlanmadan yoksun şehirlerde hava sıcaklığının kırsal alana göre 9 dereceye kadar daha yüksek olabildiğini de unutulmamalı. Hesapta olmayan bir de nem var. Yani sıcak ve nemli havalarda ısıyla nemin bileşimi de kalp, solunum yolu hastalıklarını tetikleyerek kitlesel ölümlere sebep olabilir. Örneğin, Avrupa’da Ağustos 2003′te Fransa ve İspanya civarında sıcak hava dalgaları nedeniyle yaklaşık 35 bin kişi hayatını kaybetmiş ve 13 milyar avroluk ekonomik kayıp olmuştu. Böyle bir sıcaklıkta elektrik enerjisi tüketimi ve orman yangınları da artmakta. Orman ve anız yangınlarının neden olduğu duman, trafikteki araçların neden olduğu ozon ve partikül maddeler de durumu kötüleştirebilmekte. Özetle, konuyla ilgili acilen gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.”

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Türkiye’den Kuzey Irak ,İsrail ve Rumlara Enerji İşbirliği Teklifi

adsız28 Mayıs 2013

Türkiye, enerji açığını kapatmak amacıyla petrol ve gaz zengini güney komşularına arama ve dünya piyasalarına satış konusunda işbirliği teklif etti. Ankara’nın teklifinin hedefinde özellikle son dönemde Doğu Akdeniz’de petrol arama lisansları konusunda sorunlar yaşadığı İsrail ve Kıbrıs Rum Kesimi bulunuyor.

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin ile Ankara Temsilcisi Serkan Demirtaş’a yaptığı açıklamalarında, “Burada İsrailli yetkililer de Güney Kıbrıslı yerel yöneticiler de KKTC’de bulunan kişiler de bir tane doğruyu söylüyor. Buradan çıkacak doğalgaz ancak Türkiye’den geçen bir boru hattıyla beraber en ‘feasible’ halini alır. Tek tek rakamlar da bunu söylüyor” diye konuştu.

 “İstismar etmeyiz”

Yıldız, bu ülkelerin hidrokarbon ürünlerini dünya piyasalarına pazarlamaları için en iyi yolun Türkiye gibi göründüğünü vurgulamakla birlikte, Türkiye’nin komşularıyla olası görüşmelerde coğrafyasından kaynaklanan avantajını istismar etmeyeceğinin de altını çizdi.

Enerji Bakanı, “Türkiye, ‘Nasıl olsa bizden geçeceksiniz, haydi gelin bakalım’ demiyor. Orada da son derece reel yaklaşıyor. Onun yerine, bölgedeki siyasi istikrarın tamamlanmış olmasıyla beraber bütün bu projelere açık olduğunu söylüyor” diye konuştu.

Kıbrıs adasının çevresindeki petrol ve gaz rezervlerinin adadaki Türk ve Rum tarafları için farklılıkların üstesinden gelip bir barış planı üzerinde anlaşmak adına bir fırsat yaratabileceği görüşüne de destek veren Yıldız, Türkiye’nin tonunun değişmesi için projelerin illegal halden legal hale geçmesi zorunluluğu olduğunu savundu.

Yeraltı kaynaklarının adanın iki tarafınca paylaşılması şartının Türkiye için bir “kırmızı çizgi” olduğunu da hatırlatan Yıldız, konuyu Amerikalı muhataplarıyla da görüştüklerini belirterek, “Biz bütün bunların hepsini Amerikalı meslektaşlarımıza açık açık konuşuyoruz. Ve doğru söylediğimiz kadar da haklı olduğumuzun teyit edildiğini görüyoruz” dedi.

Irak üretimi arttırmak ve satmak zorunda

Washington görüşmelerinde Irak konusunun nasıl gündeme geldiğiyle ilgili ipuçları da veren Yıldız, sorunların Irak’ın normalleşmesiyle çözüleceğini ifade etti.

Yıldız, “Irak’ın amacı neydi. 2,7 milyon varillik günlük üretim ne kadar artarsa Irak için o kadar iyidir. 7 milyon varillik bir hedefleri var. Bu çok güzel bir şey. Elinizde petrol var. Doğalgaz var ve siz bunu şu veya bu gerekçeyle çıkartamıyorsunuz. Bu anormal bir durum. Türkiye burada, üretim arttırmasıyla bunların iletilmesi ve dağıtılmasıyla alakalı katkı koymaya hazır diyoruz. Bunun neresi kötü? Ben bunu anlayamıyorum” diye konuştu.

ABD Petrol Üretimini Arttırdı. OPEC Karıştı

28.05.2013 

adsızOPEC üyeleri, ABD’de petrol üretiminin artışını farklı şekillerde değerlendiriyor. İran, petrol fiyatlarının yüksek olmasını isterken Suudi Arabistan’ın yaklaşımı daha esnek.

ABD’de petrol üretiminde yaşanan artışın OPEC içindeki görüş farklılıklarını derinleştirmesi sonucunda Afrikalı ve Arap üyeler arasındaki ipler iyiden iyiye gerildi.

OPEC Durumu Ele Alacak

Cuma günü Viyana’da toplanacak olan OPEC üyeleri, ABD’de artan kaya petrolü üretiminin etkisi konusundaki anlaşmazlıkları ele alacak. Durumdan en çok etkilenecek olan üyeler, fiyatlardaki düşüşün sürmesi halinde üretim miktarında da kesintiye gidilmesi için hazırlanılması gerektiğini savunuyor.

Kuzey Amerika’da petrol üretiminin artmasından en çok etkilenen ülkeler Cezayir ile Nijerya. Nijerya Petrol Bakanı Diezani Alison-Madueke, ABD’nin kaya petrolü üretimi yapmasını çok büyük bir sorun olarak nitelendiriyor.

Üretimde kesintiye gitme esnekliğine sahip olan üyeler ise Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri. Ancak OPEC delegelerinden bazılarının verdiği bilgilere göre Cuma günü yapılacak toplantıdan bu yönde bir sonuç çıkması olası görünmüyor.

İran ve Suudi Arabistan farklı görüşlere sahip

Son yıllarda organizasyon içinde artan güç savaşı daha da kızışabilir. Ülke içindeki harcamaları karşılayabilmek ve düşen üretim seviyesi ile mücadele edebilmek için fiyatların artmasını isteyen İran, Venezuela ve Cezayir; fiyatlardaki düşüklüğe direnme gücüne sahip olan Suudi Arabistan’ın liderliğindeki Körfez ülkeleri ile anlaşmazlık yaşıyor.

OPEC, 2008 yılında fiyatlarda keskin bir gerileme olmasını önlemek için üretimi günde dört milyon varilden fazla azaltma kararı almıştı. Ancak delegeler Kuzey Amerika’da üretimin artması, tarafları farklı şekillerde etkileyeceğinden koordineli bir karar almanın bu defa çok daha zor olacağını belirtti.

OPEC Şaşırdı

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre ABD ve Kanada 2018 itibari ile petrol üretimlerini yüzde 21′den fazla artırabilir.

ABD’de ham petrol üretimi 1970 yılında zirve yapmış daha sonra 20 yıl boyunca aralıksız gerilemişti. Ancak 2008 yılında, kullanılan yeni teknolojilerin de yardımı ile kaya petrolü sayesinde üretim yeniden arttı.

Dünyada yapılan toplam petrol üretiminin yaklaşık üçte birine sahip olan OPEC üyelerinin ABD üretiminde uzun bir aradan sonra yaşanan bu değişim nedeniyle şaşkınlık yaşadığı açık. Organizasyon, 2010 yılında ABD ile Kanada’nın petrol üretiminin 2014 yılında günde 11.8 milyon varile yükseleceği tahmininde bulunmuştu ancak sadece iki yıl sonra bu tahmin günde 14.5 milyon varile yükseltilmiş durumda.

Fiyatların yüksek olması, ABD’ye destek sağlıyor

Kaya petrolü üretimi yapılabilmesi için petrolün varil fiyatının 70 doların üstünde sürdürülebilir bir seyir izlemesi gerekiyor. Fiyatlar, son iki yıldır Libya’daki iç savaş ile Basra Körfezi’ndeki gerginlikler gibi nedenlerle bu seviyenin çok daha üstünde seyrediyor.

ABD Enerji Bakanlığı’nın verilerine göre petrol üretimin artması sonucunda Nijerya, Cezayir ve Angola gibi Afrika ülkelerinin ABD’ye yaptıkları petrol ihracatı on yıldan uzun bir süredir kaydedilen en düşük seviyeye geriledi. İhracat, 2012 yılında 2011′e kıyasla yüzde 41 oranında düştü. Öte yandan Suudi Arabistan’ın ABD’ye olan petrol ihracatı ise 2012 yılında yüzde 14 arttı. Suudi Arabistan Petrol Bakanı Ali al-Naimi, enerji kaynaklarındaki artışın ülkesinin petrol piyasasındaki rolünü tehlikeye atmadığını savundu. Bakanın gerekçesi ise arzın yanı sıra talebin de artıyor oluşu. Ali al-Naimi konu ile ilgili olarak, “Kimsenin, arz miktarındaki artıştan korkması gerektiğini düşünmüyorum. Pasta büyüyor ve hepimiz payımızı alabiliriz” diye konuştu.

Afrikalı üreticiler durumdan memnun değil

Ancak Nijerya Petrol Bakanı Alison-Madueke, Suudi meslektaşı ile aynı görüşte değil. “Kaya petrolü, Afrikalı üreticilerin karşısındaki en büyük tehlikelerden biri” diyen bakan, ABD piyasasındaki payın bir kısmının kaybedilmesi sonucunda Afrikalı üreticilerin gelirlerinin yüzde 25′ini kaybedebileceklerini söyledi. Nijerya’da yapılan petrol üretimi ABD’nin kaya petrolü ile doğrudan rekabet edebilecek özelliklerde olduğundan daha fazla etkileniyor. Suudi Arabistan’ın ürettiği petrolün cinsi ise daha farklı. Doğrudan ABD piyasası ile çalışmayan İran da durumdan şikayetçi. The Wall Street Journal Gazetesi’ne konuşan İran’ın OPEC delegesi Muhammad Ali Khatibi, ABD’de artan kaya petrolü üretimi ile talepteki zayıflığın fiyatları düşürdüğünü söyledi.

Düşük Petrol Fiyatı Hangi Ülkeleri Vurur

Energy Aspects’ten petrol piyasası baş analisti Amrita Sen, Venezuela ve İran gibi varil fiyatının 90 doları görmesi halinde sıkıntı yaşayabilecek ülkeler olmasının yanı sıra Suudi Arabistan’ın düşük fiyatları tolere edebileceğini söyledi. Haziran vadeli Brent tipi petrol dün 102,62 dolardan işlem gördü. Venezuela Petrol Bakanı dün yaptığı açıklamada, fiyatın 100 doların altına düşmesi halinde üretimin azaltılması için bastırabileceğini söylemişti.

ABD Enerji Bilgi Yönetimi’ne göre İran’ın batı ülkelerinin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle geçtiğimiz yıl petrol gelirinde 26 milyar dolar kaybı oldu. Bu kaybın telafi edilebilmesi için İran’ın fiyatların yüksek olmasını talep ediyor.

IMF’nin tahminlerine göre Cezayir’de ise yol, istihdam ve konut gibi planlanan yerel harcamaların karşılanabilmesi için petrolün varil fiyatının 121 dolar olması gerekiyor. Hükümetin açıkladığı rakamlara göre ülkenin petrol ve gaz geliri 2012′nin ilk dört ayında yüzde 9 oranında geriledi. Cezayir Maliye Bakanı Karim Djoudi, ABD’nin kaya petrolü artışına bağlı olarak ülke gelirinde yaşanan düşüş nedeniyle hükümetin yerel harcamaları azaltmak zorunda kalabileceğini söyledi.

OPEC delegelerinin, ABD’de üretimin artmasını değerlendirme şekilleri de farklılık gösteriyor. Khatibi, Kuzey Amerika’daki üretim artışının dünya arzını günde 1.5 milyon varilden fazla artırdığını savunurken Körfez ülkelerinin tahmini artışın günde 500 bini aşmadığı yönünde.

Suudi Arabistan geçmişte anlaşmazlık yaşanan dönemlerde İran gibi üyelerin itirazlarına rağmen petrol üretimini artırmıştı. Suudi Arabistan, üretimde esnekliğe gitme lüksüne sahip tek ülke olması nedeniyle fiyatları da etkileyebiliyor.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

ANKARA, DÜNYA ENERJİ DEVLERİNİ AĞIRLAMAYA HAZIRLANIYOR 24 -25 Ekim 2013

adsız

 

25 05 2013

ANKARA, DÜNYA ENERJİ DEVLERİNİ AĞIRLAMAYA HAZIRLANIYOR 24 -25 Ekim 2013

Dünya’da ve Türkiye’de enerji üretimine ilişkin çok çeşitli konuların tartışılacağı bir platform olan “Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı / EIF 2013″,ün 6.ıncısı Ankara’da düzenlenecek

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle 24-25 Ekim 2013 tarihlerinde CONGRESIUM ANKARA ATO ULUSLARARASI KONGRE VE SERGİ SARAYI’nda gerçekleştirilecek olan  Kongreye yerli ve yabancı pek çok enerji firması yetkililerinin yanısıra, akademisyenler, bürokratlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılması bekleniyor
Kongrede  ele alınacak başlıca konular:

- Yenilenebilir Enerji Kaynakları
- Petrol ve Doğalgaz, Uluslararası projeler
- Kömür ve Nükleer Enerji
- Enerji Ekonomisi ve politikası
- Enerjinin Finansmanı
- Enerji Güvenliği
- Dünya ve Türkiye Enerji görünümü

PROGRAM

Enerji Arz Güvenliği
Enerji ve Ekonomi İlişkisi
Uluslararası Enerji Projeleri
Enerjide Küresel ve Bölgesel gelişmeler
Enerji Piyasalarının ve Enerji Yatırımlarının Değerlendirilmesi
Yenilenebilir Enerji Kaynakları
Güneş Enerjisi
Rüzgar Enerjisi
Hidroelektrik Santraller
Nükleer Enerji
Petrol ve Doğalgaz
Petrol ve Doğalgazda Bölgesel Gelişmeler
Shale Gas
Kömür
Enerji Hukuku
Enerji Finansmanı
Lisanssız Elektrik Üretimi
Güç Sistemleri
Yenilenebilir Enerji Teknolojileri

Doğu Akdeniz Gazı Boru Hattı AB Sonuç Bildirisine Girdi

24 05 2013 

adsızKıbrıs çevresinde bulunan ve rezervi tesbit edilemeyen yataklardan çıkarılacak doğalgaz, milyarlarca dolar tutacak bir boru hattıyla Yunanistan üzerinden Avrupa’ya gönderileceği ileri sürülüyor

Güney Kıbrıs’ın kendine ait olduğunu iddia ettiği ve hukuken tartışmalı Münhasır Ekonomik Bölgesinde (MEB) bulunan yataklardan çıkarılacak doğalgazın Avrupa’ya nakledilmesiyle ilgili harita AB liderler sonuç bildirgesinde yer aldı. Doğalgazın Avrupa’ya, Yunanistan üzerinden taşınması öngörülüyor.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in de katıldığı dünkü AB zirvesi sonuç bildirgesinde, ”Güney Kıbrıs’ın doğalgaz kaynakları”nın Yunanistan üzerinden AB’ye götürülmesi planlarından ilk kez resmen söz edildiğini söyledi.

AB ‘nin Enerji İhtiyacı Büyük

Rum Fileleftheros gazetesi, zirvenin sonuç bildirgesinde ilk kez “AB içerisinde kara ve denizde bulunan doğal enerji kaynakların hemen araştırılması ve geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğu” ifadesinin yer aldığını kaydetti. Gazete, İsrail ile Güney Kıbrıs’ın doğalgazının Yunanistan üzerinden AB’ye götürülebileceğini gösteren bir de haritanın yayımlandığını vurguladı.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ise zirve sonrasında yaptığı açıklamada, “Kıbrıs-İsrail-Yunanistan enerji üçgeninin artık AB planları içerisinde yer almasından ötürü dün Brüksel’de ele alınan konuların çok büyük önem taşıdığını” belirtti.

Bu yataklardaki doğalgazın Türkiye üzerinden götürülecek bir boru hattının en az beş katı bir maliyetle Yunanistan’a doğru yapılacak bir boru hattıyla götürülmesinin ne kadar rantabl olduğu ise tartışma konusu ..

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Yükselen Enerji Fiyatları Alman Ekonomisini Tehdit Ediyor !

24 05 2013 

adsızAlmanya’nın önde gelen ekonomi birlikleri yükselen enerji maliyetlerinin ülke ekonomisini tehdit ettiğine dikkat çekti.

Ekonomi gazetesi Handelsblatt’ın haberine göre Alman Sanayi Federasyonu (BDI) Başkanı Ulrich Grillo, “Obama hükümetinin gaz fiyatlarını sübvanse etmesi ABD’yi firmalar için cazip bir alternatif haline getirdi. Almanya bu durumun yatırımları kaçırmasına karşı uyanık olmalı.” derken ülkeyi terk edebilecek öncelikli branş olarak kimya firmalarını ve tedarikçilerine işaret etti.

adsızABD daha cazip

Alman Sanayi ve Ticaret Odası (DIHK) Martin Wansleben da aynı tehlikeye dikkat çekerek “ABD Avrupa’ya kıyasla daha cazip hale geldi” dedi. Wacker Chemie firması 2011 yılında ABD’nin doğu eyaletlerinden Tennessee’de fabrika inşaatına başlamıştı. Üretime 2015 yılında başlanması hedefleniyor. Dünyanın en büyük kimya holdingi olan BASF de düşük gaz fiyatlarından dolayı ABD’nin firmalara piyasa koşullarında önemli avantajlar sunduğunu duyurmuştu. ABD son yıllarda “hidrolik çatlatma” denen yöntemin önünü açarak gaz elde etmenin zor olduğu katmanlardan gaz üretimini sağlamıştı. Merkel hükümeti bu yöntemin önünü açacak bir düzenlemeye gitmeyi planlasa da bu yönteme yönelik birçok kuşku ve eleştiri de mevcut. Bu yönteme karşı çıkanlar, depreme neden olabileceği ve alt katmanlarda kullanılan kimyasalların içme suyu için tehlike arz ettiği görüşünde.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Türkiye’de güneş enerjisi hücresi üreten ilk tesis açıldı

23.05.2013 

adsızEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Türkiye’nin ilk güneş enerjisi hücresi üreten tesisini açtı.

Yıldız, China Sunergy ve Seul Enerji ortaklığı ile hayata geçirilen, Türkiye’de  ilk güneş enerjisi hücresi üreten tesisi “CSUN Eurasia Güneş Panelleri Üretim Tesisi”nin açılışında yaptığı konuşmada, söz konusu fabrikanın Çin’e, Türkiye’ye ve AB üyesi ülkelere hizmet edeceğini söyledi.

İlk Etapta Lisanlı Lisanssız 3000 MW

Güneş enerjisi ile ilgili yatırımların Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre dünyada yüzde 7,5′lar seviyesine çıkarılmaya çalışıldığını kaydeden Yıldız, 600 megawattlık lisansa tabi ama lisansa tabi olmayanlarla beraber yaklaşık 3 bin megawattlık ilk anda bir güneş enerjisi öngördüklerini dile getirdi.

Burada bütün kamu kurum ve kuruluşları ile beraber ortak dil oluşturulmasına gayret ettiklerini aktaran Yıldız, eğer yerli sanayiden üretiliyorsa 10 yıl boyunca güneş enerjisinden elde edilebilecek bütün tarifeleri daha yüksek miktarda tuttuklarını ifade etti.

‘Türkiye’nin İlk Güneş Enerjisi Fabrikası’

CSUN Enerji Yatırım AŞ Üst Yöneticisi (CEO) Egemen Seymen, söz konusu tesisin Türkiye’nin ilk güneş enerjisi fabrikası olduğunu söyledi.
Fabrikanın 300 Megawatt kapasiteye sahip olduğu bilgisini veren Seymen, Çin ve Türk yatırımcılarının ortaklığı neticesinde hayata geçtiğini dile getirdi.
Burada amaçlarının Avrupa ülkelerine ihracat yapmak olduğunu kaydeden Seymen, firmanın yaklaşık yüzde 90-95 ihracat hedefi olduğunu ifade etti.
Şu anda Avrupa’daki bazı Çin malı ürünlere vergilendirmeden dolayı buranın ciddi bir talebi olduğunu vurgulayan Seymen, “Tesisin yatırım bedeli 50 milyon dolar civarında. Yıllık ihracat hedefimiz ilk sene biraz düşük ama bu hızda olursa yılda 200 milyon dolara yakın bir ihracat hedefi planlıyoruz” şeklinde konuştu.

İlki bitiyor .İkinci Türkiye Irak Petrol Boru Hattı da Yapılacak !

23.05.2013 

adsızIrak Bölgesel Kürt Yönetimi Doğal Kaynaklar Bakanlığı Petrol Danışmanı Ali Balo, Türkiye ile aralarında ikinci bir petrol boru hattı inşasına karar verildiğini açıkladı.

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi kontrolündeki bölgeden Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı’na yapılacak bağlantı ile gelişecek yeni enerji trafiğine bir hat daha ekleneceği açıklandı.

Başbakan Erdoğan ‘ın, Kuzey Irak’ta Exxon Mobil şirketi ile birlikte arama yapılacağını açıklamasının ardından, Kürt Bölgesel Yönetimi’nden de bu konuyla ilgili bir açıklama yapıldı.Kürt Yönetimi, Ankara ’nın Exxon Mobil ile anlaşmasının ardından, Türkiye ’ye petrol ihracatı için ikinci bir petrol boru hattı inşa etmeye karar verdi.

Rudaw isimli internet sitesine konuşan Bölgesel Kürt yönetimi Doğal Kaynaklar Bakanlığı Petrol Danışmanı Ali Balo, petrol boru hattının Akre, Şeyhan ve Bardaraş bölgelerinden ayda 500 bin varil ham petrol ihraç edeceğini belirtti.

İlk Hat Tamamlanmak Üzere

Balo, yeni hattın tamamlanmak üzere olan 400 bin varillik mevcut hata ek olacağını ve mevcut hattın tamamlanmak üzere olduğunu açıkladı.

Balo, “Mevcut hat projesi bitmeye yakındır. Türkiyeye ulaşmasına 20 kilometre kaldı” dedi.

Balo, Bölgesel Yönetim’in ikinci hatla ilgili kararının Erdoğan’ın Amerika ziyaretinin hemen arkasından alındığını söyledi.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

AB, “Yerli Enerji” arayışında

23.05.2013 

adsızEnerji alanında dışa bağımlılığı çok yüksek olan Avrupa Birliği açısından son dönemin gözde kaynağı kaya gazı önemli bir opsiyon oluşturmakla birlikte “kurtarıcı” kimliğine sahip değil.

Avrupa Birliği’nin en önemli sıkıntılarından birini enerji alanında dışa bağımlılık oluşturuyor. Bu sorunun kısa vadede çözüme ulaştırılma ihtimalinin sıfıra yakın olması Avrupa Birliği liderlerini kara kara düşündürmeye devam ediyor.

Bugün Brüksel’de bir araya gelen ve özellikle vergi kaçırma konusuna odaklanacak olan Birlik liderlerinin üzerinde duracağı bir başka ana başlığı da enerji politikalarında atılması gereken adımlar oluşturuyor.

Kaya Gazı Çok Değil

Son dönemde enerji sektörünün yükselen değeri olarak görülen kaya gazı da Avrupa Birliği açısından umut veren bir potansiyele sahip değil. Bunun nedeni ise Avrupa’nın kronik sorunu olan “yüksek maliyet”. ABD’nin kaya gazı faktörünü ekonomiye başarılı bir şekilde entegre edip dengeleri değiştirmeye başlamasını yakından izleyen Avrupa Birliği’nin henüz bu konuda ortak bir politikası yok.

Avrupa Birliği’nde bazı ülkelerde kaya gazından yararlanma yönünde adımlar atılmaya başlanmış olsa da mevcut rezervlerden yararlanılmasının ABD’deki kadar kolay olmayacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bunun ana nedenini ise tüketicinin önüne gelecek nihai maliyetin muhtemelen oldukça yüksek olacak olması oluşturuyor.

Ekonomik açıdan yaşanan zorlukların orta vadede düşmesinin zor olduğu da düşünüldüğünde Avrupa Birliği’nin başta Rusya olmak üzere dışa bağımlılıktan kurtulması çok da kolay gözükmüyor.

Kaya Gazı Da Değerlendiriliyor !

Bu olumsuz boyuta karşın Avrupa Birliği liderleri ne kaya gazı opsiyonundan ne de yeşil enerjiden vazgeçme niyetinde değil. Zirve sonuç bildirisinde enerji kaynaklı maliyetler rekabet, istihdam ve büyüme açısından öncelikli endişe kaynakları arasında sayılacak olsa da “yerli enerji kaynakları” oluşturulmasına yönelik vurgu kaya gazının devrede kalacağını gösteren bir içeriğe sahip.

Üye ülkelerden bazıları kaya gazı opsiyonunun sorunlu olabileceğini düşünürken bazı ülkeler ise Avrupa Birliği’nin dışa bağımlılığı sürse de enerji sağlayıcılarda değişikliğe gidilebileceği görüşündeler. İkinci görüşü savunanların aklından geçen opsiyon ise Rusya’dan doğalgaz yerine ABD’den ucuza kaya gazı satın almak.