Archive for Şubat 28, 2013

Atık Yağlar Toplanıyor mu ?

adsıztoprakSUenerji -Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği Derneği (ALBİYOBİR) verilerine göre, Türkiye’de yılda 150 bin ton civarında bitkisel yağ atık hale geliyor. Bu bitkisel yağların sadece 8 bin tonu lisanslı firmalar tarafından toplanıp, endüstriyel yağlara dönüştürülüyor. Diğer kısmının ise korsan toplayıcılar tarafından para karşılığı toplandığı belirtiliyor.

ALBİYOBİR Mali ve İdari İşler Sorumlusu Ergun Özer, atık bitkisel yağların yasal olmamasına rağmen sabun, tavuk yemi katkısı gibi ürünlere dönüştürülerek, yeniden piyasaya sürüldüğünü savundu. Özer, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile sözleşme imzalayan 50 civarında lisanslı atık bitkisel yağ toplayıcısı bulunduğunu belirtti. Lisanslı firmaların topladıkları atık bitkisel yağları en yakın geri dönüşüm tesisine gönderdiklerini belirten Özer, bu atıkların endüstriyel yağlara (gres yağları) çevrildiğini ifade etti.

Son yıllarda atık yağ toplama işinin hızla geliştiğini belirten Ezici Yağ Enerji ve Biyodizel Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ezici, “Bugüne kadar 10 milyon dolarlık yatırım yaptık. Türkiye’de 17 bin noktada atık yağ topluyoruz. 2011’de 6 bin 200 ton atık yağ topladık” dedi.

Lisanslı firmaların, 2011 yılında Türkiye genelinde toplam 8 bin ton atık bitkisel yağ toplayabildiğini söyleyen Özer, geriye kalan 142 bin ton atık bitkisel yağların ise önemli bir kısmının korsan şirketlerce para karşılığı toplandığını iddia etti.

TÜRKİYE’de 17 bin farklı noktadan 2011’de 6 bin 200 ton atık yağ topladıklarını belirten Biyodizel Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ezici, “Türkiye’de yılda 1.5 milyon ton bitkisel yağ tüketimi gerçekleştiriliyor. Bunun da 350 bin tonu atık yağ oluyor. Resmi rakamlara göre 12 bin ton atık yağ toplanabilir durumda. Biz bunun yarısını topluyoruz. 10 milyon dolarlık tesisimizde bu yağları arındırıp ihraç ediyoruz” dedi.

Yılda 150 000 ton Atık Bitkisel Yağ Oluşuyor

Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği Derneği (ALBİYOBİR) verilerine göre, Türkiye’de yılda 150 bin ton civarında bitkisel yağ atık hale geliyor. Bu bitkisel yağların sadece 8 bin tonu lisanslı firmalar tarafından toplanıp, endüstriyel yağlara dönüştürülüyor. Diğer kısmının ise korsan toplayıcılar tarafından para karşılığı toplandığı belirtiliyor.

‘Merdivenaltı’ tabir edilen üreticilerin lokantaların mutfaklarında çalışan personel ile anlaşarak bu atık yağların 60 litresine 20 lira verdiğini ileri süren Özer, toplanan bu yağların tavuk yemine katılabildiğini ve sabun yapımında kullandığını dile getirdi.

Lokantaların mutfak personelinin bunu kendilerine ek gelir olarak gördüğünü söyleyen Özer, “İşletmelerin bazen bundan haberi bile olmuyor. Lisanslı firmalarla birlikte korsanlar da bidon dağıtıyorlar. Mutfak personeli bir litre bize veriyorsa üç litresini kaçak toplayıcılara veriyor. Böylece denetimden de kurtuluyorlar. Para karşılığı toplayanlar dururken, ücretsiz toplayan lisanslı firmalara vermiyorlar.” diye konuştu.

Bazı Belediyeler Topluyor

Evlerde biriken atık bitkisel yağların belediyelerce toplanması gerektiğini hatırlatan Ergun  Özer, 20 30  belediye dışında bunu uygulayan belediye olmadığını söyledi. Evlerde kızartmada kullanılan yağların kanalizasyona döküldüğünü ifade eden Özer, yaptıkları toplantılarda belediye yöneticilerinin kanalizasyonda çimento etkisi gösteren atık bitkisel yağların boruları  tıkamasından yakındığını sözlerine ekledi.

Mayıs 2012

toprakSUenerji 

Almanya’da Elektrik Fiyat Freni

27 Şubat 2013 

adsız

Çok enerji tüketen şirketler şimdiye kadar enerji dönüşümünün maliyetine katılmıyordu. Hükümetin bu durumu değiştirmek istemesi uzmanların tepkisine yol açtı.

Almanca yaratıcı kelimeler üretmeye elverişli dillerden sayılır. İcat edilen son kelimelerden biri de, Almancası birleşik yazılan ‘elektrik fiyat freni’. Federal Çevre Bakanı Peter Altmaier öncelikle özel müşterinin elektrik faturasının daha da kabarmaması için tasarladığı önlemler koalisyon ortakları arasında tartışmalara yol açtı. Almanya’nın ekolojik enerji üretimine geçiş projesi çok pahalıya mal oluyor. Dönüşümün maliyeti özel hanelerin ve işletmelerin elektrik faturası üzerinden karşılanıyor. En fazla elektrik tüketen sanayi kuruluşlarına ise indirimli tarife uygulanıyor. Çevre Bakanı Altmaier bu imtiyazı kaldırıp fiyat artışını dizginlemeyi amaçlıyor. Uzmanlar ise bunun doğru atılmış bir adım olmayacağı görüşündeler.

Enerji dönüşümünün faturası ağır.

Enerji dönüşümü çoğu Alman işletmesini endişelendiriyor ve Almanya’nın pahalı bir üretim yerine dönüşmesine yol açacağı öne sürülüyor. Alman özel sektörü tarafından finanse edilen Köln’deki ekonomik araştırma enstitüsü, kimya, kağıt, cam, seramik ve metal gibi enerji tüketimi yüksek sanayi branşlarını kapsayan araştırmasında bu sonuca varmış. Enstitü başkanı Michael Hüther enerji maliyetinin üretimdeki rekabet gücü açısından taşıdığı önemi hakkında şunları söylüyor: “Son on yıldır enerji tüketimi yoğun sanayi branşlarına yapılan yatırımlar azalıyor. Bu, normal olarak üretim sürecinde meydana gelen değer kaybından daha az yatırım yapıldığı anlamına gelir. O bakımdan, Almanya’nın üretim yeri olma özelliğini yitirdiği söylenebilir.”

Yeşil Enerji’nin  Faturası Tüketiciye

Alman devleti on yılı aşkın bir süredir nükleer ile kömür ve doğalgazdan çevre dostu enerjilere geçişi teşvik ediyor. Ekolojik enerji türlerine yatırım yapanlara ödenen teşvik piyasa fiyatını aştığı için aradaki fark tüketicinin faturasına ekleniyor. Bu uygulama Almanya’da memnuniyetsizliğe yol açıyor. Çünkü çevre dostu enerjilere yapılan yatırım arttıkça abonenin faturası da kabarıyor. Bu pay geçen yıl yarı yarıya arttı. Fazla enerji tüketen sanayi kuruluşlarından ise ekolojik enerji payı alınmıyor. Elektrik fiyatının hızla artması nedeniyle, hükümet sanayi kuruluşlarını da bu maliyete ortak etmeyi planlıyor. Alman özel sektör enstitüsünün çevre, enerji ve doğal kaynaklar uzmanı Hubertus Brandt ise bunun son derece sakıncalı olacağını ve ekolojik enerji payı olmadan da elektriğe en fazla bedelin Almanya’da ödendiğini belirtiyor ve ekliyor:

Enerji yoğun üretimin payı büyük

Alman İşverenler Konfederasyonu tarafından finanse edilen Köln’deki ekonomik araştırma enstitüsü her yıl Almanya’daki yatırım imkânlarını konu alan bir araştırma yapar. Son araştırmanın ağırlık merkezini enerji maliyeti oluşturmaktaydı. Kimya ve metal gibi enerji sarfiyatı yüksek sanayi branşları her yıl sanayi sektörüne satılan elektriğin yarısını tüketiyor. Bu işkollarında yaratılan brüt katma değerin milli gelir içindeki payı yüzde 16′yı buluyor. Almanya’da üretilen bütün mal ve hizmetlerin yüzde 6′sı elektrik faturası kabarık işletmelerden kaynaklanıyor.

Enstitü başkanı Michael Hüther, “yüksek enerji maliyeti yüzünden bazı şirketlerin üretimi yurtdışına kaydırması Alman ekonomisine ne kadar zarar verdirir?”, sorusunu yanıtlamanın kolay olmadığını söylüyor. İmalat sanayinde faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 80′inin, yüksek enerji tüketen tedarikçilerle çalıştığını hatırlatan Hüther, çoğu imalatçının kimya ve metal işkollarında üretilen yarı mamul maddeyle ara mallarını kullandığını belirtiyor.
Enstitü başkanı Hüther Alman sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketler arasındaki kenetlenmenin son derece arttığını, bazı ürünlerin birlikte geliştirildiğini ve enerji maliyeti yüzünden az sayıda şirketin Almanya’yı terk etmesinin bile ülke ekonomisine bu şirketlerin ekonomik gücünden çok daha fazlasını kaybettireceğini söylüyor.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

En Verimli Doğalgaz Santrali Samsun’da Kurulacak

25.02.2013 

adsız

Cengiz Holding, Cengiz Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait 600 Megawatt’lık Samsun Doğal Gaz Kombine Enerji Çevrim Santrali için Siemens’le anlaşma imzaladı.

Enerji teknolojilerinde dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Siemens ve 1980 yılında başladığı faaliyetlerini bugün 12 farklı şirketle sürdüren Cengiz Holding, Cengiz Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait 600 Megawatt’lık (MW) Samsun Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali için anlaşma imzaladı. Türkiye’nin enerji ihtiyacına önemli ölçüde katkı sağlayacak yatırımın 2015 yılı başında tamamlanması planlanıyor. Siemens tarafından üretilen ve yaklaşık yüzde 61 verimliliğe sahip olmasıyla dünya rekoru kıran H sınıfı yüksek verimli SGT5-8000H türbinli kombine çevrim santrali, yüksek çevre duyarlılığı, son derece hızlı şebeke uyumu, esnek işletme kabiliyeti ve makul işletme-bakım konseptiyle ön plana çıkıyor.

Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Cengiz Enerji ile yaptığımız anlaşma, en yüksek verimlilik sınıfındaki gaz türbiniyle fark yaratan elektrik santralimizi Türkiye’ye taşıyor. Dünya rekoruna sahip H sınıfı yüksek verimli türbinimizin Türkiye’de ilk kurulumunu gerçekleştiriyor olmaktan ve bu projede Cengiz Enerji ile çalışmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

600 MW Gücünde Olacak

Türkiye’nin farklı bölgelerinde termik ve hidroelektrik enerji santrali yatırımları bulunan ve Samsun bölgesinin doğalgaz dağıtımını da yürüten Cengiz Enerji’nin, 2015 yılında Samsun’da işletmeye alınması hedeflenen Samsun Doğal Gaz Kombine Enerji Çevrim Santrali yaklaşık 600 Megawatt gücünde olacak.

Cengiz Enerji’nin yeni kombine çevrim santralinde SGT5-8000H gaz türbini ile birlikte yine Siemens’in SST5-5000 buhar türbini ile bir adet SGen5-3000W jeneratör ve SPPA-T3000 kontrol sistemi de kullanılacak. Soğutma sistemi olarak tek geçişli (Once Through) deniz suyu soğutma sisteminin kullanılacağı santralde, montaj ve devreye alma çalışmalarının beklenen sürenin de altında tamamlanarak tesisin ticari işletmeye alınması amaçlanıyor.

Yalnızca 30 dakikada 500 Megawatt gücü şebekeye veriyor

Siemens’in verimlilik rekoru kıran yeni teknolojili H sınıfı türbini, Almanya Irsching 4 Enerji Santrali’nde yalnızca 30 dakikada 500 MW’tan fazla gücü şebekeye verebilmesiyle dikkat çekmişti. Aynı projede, dakikada 35 MW gücü istikrarlı bir şekilde sağlayabilen SGT5-8000H gaz türbini, daha fazla ya da daha az güç talebine hızlı tepki verebilme yetenekleriyle Avrupa ve Amerika’da da pek çok yatırımcının ihtiyaç duydukları esnek işletme ihtiyaçlarını karşıladığı için yüksek talep görüyor. Dünyada 20 adet satılan H sınıfı yüksek verimli SGT5-8000H türbinleri dünya genelinde kullanılan ve doğal gazla çalışan ortalama santrallere göre kombine çevrim santralinin kilowatt-saat (kWh) başına yaklaşık üçte bir oranında daha az yakıt tüketmesini sağlıyor. Yakıt masraflarında ciddi bir tasarruf sağlayan Siemens teknolojisi, aynı zamanda CO2 emisyonunu da kayda değer oranda azaltarak, sürdürülebilir güç tedariği ve iklim değişikliğine karşı korumaya katkıda bulunuyor.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Pakistan Kaya Gazını Çıkartırken Yeraltısuyunu Koruyacak

23 Şubat 2013 

adsız

ToprakSUenerji- Kaya Gazı rezervi açısından zengin ülkelerden olan Pakistan bu enerji kaynağından yararlanmak için çalışmalara başladı.

Yapılan ilk çalışmalarda Türkiye’nin yaklaşık üç katı büyüklüğünde  teknik ve ekonomik olarak yararlanılabilir Kaya gazı rezervine sahip olan Pakistan ( 51 Tirilyon feet3)da enerji planlama komisyonu  Hükümeti uyardı. Hazırlanan Raporda  Kaya Gazı çıkarılması işleminde yeraltısuyunun büyük bir risk altına gireceği belirtilerek bu konuda katı kuralları içeren yönetmeliğe ve ileri güvenlik önlemlerine ihtiyaç olduğunu belirtti.

Geçen hafta hükümete sunulan raporda  kaya gazını çıkartmak için uygulanan Hidrolik Çatlatma yönteminde kimyasal maddeler kullanıldığını belirtildi. Bunu  da düşey kuyulardaki yüksek metan gazı ile yeraltısuyuna karışma ihtimali olduğundan söz edildi.

Bu nedenle raporda  Kaya Gazı çıkartma işlemine   ancak çok sıkı denetim altında ve  kurallara uygun olarak yapılacağının  taahhüt edilmesi halinde izin verilmesi önerildi.

Ancak Komisyon raporda  ABD’deki örneklere de değinerek bu ülkede  kaya gazı için binlerce kuyu açıldığını ancak birkaç özel durumun dışında yeraltısuyuna herhangibir karışımın olmadığını da belirtti. Bunun da gerekli güvenlik önlemleri alınırsa Kaya Gazının çevreye zarar vermeden güvenli bir şekilde çıkartılıp işletilebileceğini gösterdiği belirtildi.

Yine Raporda Amerikan Enerji Ajansının Pakistan’da belirlediği 51 milyar feet3‘lük rezervin yapılan araştırmalarla doğrulanması ve gerçek potansiyelin belirlenmesi önerisinde de bulunuldu.

Kaya Gazı Çerçeve Stratejisi

Hükümet üyeleri de Komisyona  ilk olarak pilot projenin uygulanmasıyla   güvenilir verilerin  elde edileceğini ifade etti.Pilot projedeki verilerin toplanmasından sonra ekonomik ve teknik açıdan en uygun yöntemlere karar verieleceği belirtildi.

Raporda ABD’nin dünyada en fazla kaya gazı çıkartan ülke olduğu,yakında  bu ülkenin gaz ihtiyacının %40′ının Kaya Gazından sağlanacağı ve  bunun da küresel gaz fiyatlarını düşüreceği öngörüsü de yer aldı.

Komisyon kaya Gazı Çerçeve Stratejisinin  tamamlanmasından  önce uzman bir delegasyonun ABD’deki Kaya Gazı işletmelerini ziyaret etmelerini de önerdi.

ToprakSUenerji

Kaynak:  The Express Tribune, February 23rd, 2013.

Bazı HES’lere Devlet Ortak!

22.02.2013 

adsızOrman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, hidroelektrik santrallerine (HES) gelen eleştiriler için dış lobileri işaret ederek, “Türkiye’nin hep yurtdışına bağımlı kalmasını isteyenler var” dedi.

İNTES’in geleneksel toplantısında konuşan Eroğlu, “Çevreci olarak HES’lere tepki koyanlar var. Neden karşı çıkıyorlar? Başlangıçta bazı firmalar vahşi şekilde çalıştılar. İkaz ettik. Şu anda yüzde 95’i dikkatli çalışıyor” dedi.

Merhaba Ortak !

Müteahhitlerin devlete ödenen paylar nedeniyle sıkıntılı olduğunu aktaran Eroğlu, “Geçenlerde HES yapan bir firma geldi, ‘merhaba ortağım’ dedi. Şok oldum. ‘HES’lerden dolayı ihale yapıyoruz, katkı payı veriyoruz, neredeyse yüzde 50’sini devlete ödüyoruz. Dolayısıyla bu ortaklık’ dedi. Neredeyse kw / saat başına 6 kuruş DSİ’ye para veriyor. O bakımdan ne kadar çok ortağımız varsa onlara teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Geleneksel İNTES yemeğinde Eroğlu’nu ağırlayan İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, ihale mevzuatını eleştirerek, “en ucuzu en iyisi” mantığının bitirilmesi gerektiğini söyledi. Koçoğlu, “Kamu kuruluşlarımız yeterince hazırlanmadan ihaleye çıkmamalı. Proje ve şartnamelerde eksiklikler, ihale dokümanlarındaki birbiriyle çelişkili hükümler, ciddi sorunlar oluşturuyor” dedi.

‘Bürokrasiye boğulduk’

Birçok enerji yatırımının devlet inisiyatifi kullanılmadığı için uzadığını belirten Koçoğlu, “Bürokrasiye boğulmaya başladık. Çok sayıda kuruluşla ilişki kurmak, onay, izin veya ruhsat almak zorunda kalıyoruz. Kurumlararası yetki kargaşasının bir an önce sona erdirilmesini istiyoruz. İdareler arası koordinasyonsuzluk nedeniyle zaman kaybı ve haksız yere cezalarla karşılaşıyoruz” dedi.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

 

Yeni Yasa’da Enerji Piyasa’sındaki Damga Vergisi Devam Ediyor !

22.02.2013 

adsızYeni Elektrik Piyasası Kanunu’nda düzenlemelerin en başında şüphesiz enerji borsası geliyor. Enerji Borsası yani diğer adıyla EPİAŞ kurulacak fakat son gelişmelere göre yeni kanun, birkaç düzenlemenin ötesinde sadece isim değişikliği ile kalacak gibi gözüküyor.

Türkiye enerji borsasının gelişmiş piyasalar seviyesine ulaşabilmesi, türev enstrümanların doğru çalışabilmesi, likit olabilmesi ve risklerin hedge edilmesi için fiziksel teslimata dayalı tezgah üstü piyasalara ihtiyaç var. Ancak, mevcut durumda damga vergisi uygulaması, ticari hacimlerin yüksek olduğu elektrik piyasasının verimli olarak yürütülebilmesinin önünde büyük engel teşkil ediyor. Yeni kanun ile beklenen en önemli düzenlemerden biri bu piyasalara getirilecek damga vergisi muafiyetiydi.

Enerji piyasası derneklerinin ve piyasa katılımcılarının, ikili anlaşma piyasalarında damga vergisi muafiyeti için yaptığı girişimler bakanlık ve milletvekilleri tarafından kabul görmedi.

Mevcut tasarının meclis komisyon görüşmeleri tamamlandı, bu haliyle onaylanırsa, sadece EPİAŞ bünyesinde yürütülecek spot işlemler yani gün öncesi piyasası ve güniçi piyasası ile VOB’da olduğu gibi türev piyasalarda damga vergisi muafiyeti olacak. İkili anlaşmalar piyasasında damga vergisi muafiyeti için ikincil düzenleme yapılması gerekiyor.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Uluslararası Kaya Gazı Konferansı Ankara’da Sürüyor

21 Şubat 2013

adsıztoprakSUenerji TMMOB Petrol Mühendisleri Odası ve Türkiye Petrol Jeologları Derneği, son günlerin en popüler konularından biri olan kaya gazı ve petrolüyle ilgili ortaklaşa düzenlenen konferans  20 Şubat’ta başladı

Türkiye’de ilk kez düzenlenen  “Uluslararası Şeyl Gaz ve Petrol Konferansı” Ankara Bilkent Hotel’de gerçekleştiriliyor.

adsızEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Onursal Başkanlığı’nda düzenlenen konferansa, Shell “Elmas Sponsor” olarak destek veriyor. Uluslararası saygınlığa sahip jeologlar, jeofizikçiler, petrol mühendisleri, enerji yöneticileri ve akademisyenlerin katılıyor

Dün ve bugün öğleye kadar yapılan oturumlarda Dünyadaki şeyl gaz ve petrol sahalarının geliştirilmesi, Türkiye’nin şeyl gaz ve petrol potansiyeli ve sahalarının ekonomik olarak geliştirilmesi konuları tartışılacak. Ayrıca arama, sondaj, üretim ve rezervuar mühendisliği konularındaki oturumlarda yeni gelişmeler, modelleme ve saha sonuçları ele alındı

Açılışını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın yaptığı  konferansta öğleden sonra konvansiyonel olmayan rezervuarlardan üretim yapılmasının çevresel etkileri ele alınacak. Konferans bugün öğleden sonraki oturumla sona erecek.

ABD’de Yaşayan Türk Bilim Adamları da Geldi

Konferansta, kaya gazı ve petrolünün arama, rezervuar ve üretim mühendisliğinin yanında çevresel boyutları da tartışılacak. Konu ile ilgili uluslararası uzman isimlerin deneyimlerini aktardığı  konferansta ABD  ‘de yaşayan Kaya Gazı konusunda Uzman Türk Bilim adamları da sunuşlar yapıyor.

Bugün Colorado School of Mines tan Petrol Mühendisi Prof. Dr. Erdal Özkan, ABD Penn State University’den Prof. Dr. Turgay Ertekin  de bildirilerini sundular

adsız

Türkiye’de ilk kez yapılacak ve konferansın ardından, dünyanın diğer ülkelerindeki kaya gaz / petrol sahalarının geliştirilmesi ve Türkiye’nin potansiyeli kadar kaya gaz / petrol sahalarının ekonomik olarak geliştirilmesi konularının da tartışılacağı bir panel düzenlenecek. Panelde ayrıca, arama, sondaj, üretim ve rezervuar mühendisliği konularındaki oturumlarda yeni gelişmeler, modelleme ve saha sonuçları tartışılacak.

toprakSUenerji

Bulgaristan’da Elektrik Zamları Hükümeti Düşürdü !

20 Şubat 2013

Bulgaristan’da 10 gündür yüksek elektrik faturaları nedeniyle düzenlenen protesto gösterilerinin ardından Başbakan Boyko Borisov hükümetinin istifa ettiğini açıkladı.

Bulgaristan halkı 10 gündür yüksek elektrik faturalarını protesto ediyor. Her ne kadar hükümet dün elektriğe yüzde 8 indirim yaptığını duyursa da tepkiler dinmedi ve protesto gösterileri hükümetin istifa etmesine yol açtı.

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov parlamentoda yaptığı konuşmada, “Polisin insanları darp ettiği bir hükümetin lideri olmak istemiyorum” dedi. Ülke genelinde yüksek elektrik faturalarının protesto edilmesi sonrası, elektrik dağıtımı yapan firmalardan birinin lisansının iptal edileceği ve elektrik fiyatlarının yüzde 8 indirileceği açıklanmıştı.

Protestocular elektrik dağıtımının yeniden kamulaştırılması çağrısında bulunmuştu.

Ukrayna Enerji Güvenliği İçin Boğazları Kullanmak İstiyor.

19.02.2013 

adsızRus doğalgazına bağımlı olan Ukrayna, kaynak çeşitliliğine gitmek için Katar’dan sıvılaştırılmış doğalgaz ithal etmeyi planlıyor. Fakat bunun gerçekleşmesi, Türkiye’nin Boğazlar’dan geçiş iznine bağlı…

Ukrayna, 2006 ve 2009 yıllarında, Rusya ile iki büyük doğalgaz krizi yaşamış ve bu krizler, Avrupa ve Türkiye’yi de yakından etkilemişti.

2009′da, dönemin Ukrayna Başbakanı Yulya Timoşenko, Rusya ile yeni bir doğalgaz anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, Ukrayna’nın Türkmenistan’dan doğalgaz alımının da durmasına neden olarak Rusya’yı, Ukrayna’nın tek doğalgaz tedarikçisi haline getirdi.

Ukrayna’nın Rusya’dan aldığı doğalgazın bin metreküpünün fiyatı, bu yılın başından itibaren 430 doları buldu. Rus doğalgazına Avrupa’daki en yüksek ücreti ödeyen Ukrayna yönetimi, Rusya ile anlaşmaya çalıştı. Fakat Kremlin, doğalgaz fiyatında indirimin, ancak Ukrayna’nın Rusya, Belarus ve Kazakistan tarafından kurulan Gümrük Birliği’ne girmesi durumunda mümkün olabileceğini bildirdi.

Ukrayna, kaynak çeşitlendirmeye çalışıyor

Ukrayna, kaya gazı elde etmek için, Royal Dutch Shell firmasıyla, 10 milyar dolarlık anlaşma imzaladı. Fakat anlaşmanın ertesi günü Gazprom, Ukrayna’nın 7 milyar dolar borcunun olduğunu bildirdi. Öte yandan, Ukrayna’nın kaya gazından yararlanabilmesinin ancak ilerleyen yıllarda mümkün olabileceği belirtiliyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç, geçtiğimiz günlerde Türkmenistan’a düzenlediği ziyarette, Türkmen gazının yeniden alınmasına ilişkin bir mutabakat zaptı imzaladı. Fakat, Enerji Bakanı Eduard Stavitski’nin de belirttiği üzere, Ukrayna’nın Türkmenistan’dan doğalgaz ithal edebilmesi için, Rusya’dan transit geçiş izni alması gerekecek.Bu durumda Ukrayna’nın enerji güvenliği Sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatına mahkum oluyor.

Ukrayna, Türkiye’yi ikna eder mi?

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Korsunski ise, önceki gün Ukrayna’nın Zerkalo Nidyeli gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’nin bu konudaki çekincesinin Rusya’dan değil, Boğazlar’ın güvenliğiyle ilgili endişelerden kaynaklandığını söyledi. Korsunski, Ukrayna’nın Türk tarafının endişelerini anladığını, fakat Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi gereğince, ticaret gemilerine geçiş izni vermesi gerektiğini söylüyor. Korsunski, diğer taraftan, Boğazlar’dan geçen petrol ve LPG tankerlerinin, LNG tankerlerinden daha az tehlikeli olmadığını savunuyor.

Ukrayna’nın önde gelen uluslararası ilişkiler uzmanlarından Prof. Dr. İhor Todorov, şunları söylüyor: “Ukrayna’nın Rusya’ya bağımlılığını azaltacak sıvılaştırılmış doğalgaz ithali projesi, Türkiye’nin ikna edilebilmesine bağlı. Fakat Ukrayna, Türkiye’ye uluslararası alanda etki edebilecek güçte değil. Bu durumda, iki ülke liderleri arasındaki dostluğa ve iki ülkenin tarihsel yakınlığına umut bağlamaktan başka yapacak pek bir şey kalmıyor, maalesef”.

Kaynak: Enerji Enstitüsü

Uluslararası kaya gazı konferansı Ankara’da başladı.

20 Şubat 2013

adsıztoprakSUenerji TMMOB Petrol Mühendisleri Odası ve Türkiye Petrol Jeologları Derneği, son günlerin en popüler konularından biri olan kaya gazı ve petrolüyle ilgili ortaklaşa düzenlenen konferans başladı

Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan “Uluslararası Şeyl Gaz ve Petrol Konferansı”, 20-21 Şubat 2013 tarihleri arasında Ankara Bilkent Hotel’de gerçekleştiriliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Onursal Başkanlığı’nda düzenlenen konferansa, Shell “Elmas Sponsor” olarak destek veriyor. Uluslararası saygınlığa sahip jeologlar, jeofizikçiler, petrol mühendisleri, enerji yöneticileri ve akademisyenlerin katılacağı konferansta, dünyadaki şeyl gaz ve petrol sahalarının geliştirilmesi, Türkiye’nin şeyl gaz ve petrol potansiyeli ve sahalarının ekonomik olarak geliştirilmesi konuları tartışılacak. Ayrıca arama, sondaj, üretim ve rezervuar mühendisliği konularındaki oturumlarda yeni gelişmeler, modelleme ve saha sonuçları ele alınacak.

Açılışını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın yapacağı konferansa, Shell Uluslararası Ankonvansiyonel Girişimler Müdürü Hans Van Marle, Shell Arama Üretim Sürdürülebilir Gelişme Uzmanı Sreejeeta Datta ve Shell Araştırma Danışmanı Dr. Erdem İdiz de katılacak. Marle, “Şeyl Gazı ve Petrolü Türkiye İçin Bir Fırsat mı?”, Erdem İdiz, “Şeyl Gaz ve Petrol Fırsatlarının Aranması ve Değerlendirilmesi”, Datta ise “Kuyu Tamamlama, Ankonvansiyonel Kaynaklar için Kanuni, Denetimsel ve Çevresel Etmenler” oturumunda görüşlerini paylaşacak.

ABD’de Yaşayan Kaya Gazı Uzmanı Türk Bilim Adamları da Geldi

Konferansta, kaya gazı ve petrolünün arama, rezervuar ve üretim mühendisliğinin yanında çevresel boyutları da tartışılacak. Konu ile ilgili uluslararası uzman isimlerin deneyimlerini aktaracağı konferansta ABD  ‘de yaşayan Kaya Gazı konusunda Uzman Türk Bilim adamları da sunuşlar yapacak

Türkiye’de ilk kez yapılacak ve konferansın ardından, dünyanın diğer ülkelerindeki kaya gaz / petrol sahalarının geliştirilmesi ve Türkiye’nin potansiyeli kadar kaya gaz / petrol sahalarının ekonomik olarak geliştirilmesi konularının da tartışılacağı bir panel düzenlenecek. Panelde ayrıca, arama, sondaj, üretim ve rezervuar mühendisliği konularındaki oturumlarda yeni gelişmeler, modelleme ve saha sonuçları tartışılacak.

toprakSUenerji