Archive for Ekim 31, 2012

Bor, uranyum ve toryumda özelleştirme girişimi

Hükümet bütçe açığını kapatmak için madenlerin özelleştirilmesi konusunda çalışmaları hızlandırdı. Aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılan bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin üretimi ve zenginleştirilmesi, ürünün mülkiyeti ruhsat sahibinde kalmak üzere üçüncü şahıslara gördürülebilecek.

Beklenen sağlanamadı
Meclis Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda  yarın Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülecek.
Tasarıyla, Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanun’un “Devlet eliyle işletilecek madenler” başlıklı 2. maddesine bir fıkra ekleniyor. Tasarıyla, aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılan bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin üretimi ve zenginleştirilmesi teknik, ticari ve ekonomik sebeplerle, ürünün mülkiyeti ruhsat sahibinde kalmak üzere Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde ihale edilmek suretiyle üçüncü şahıslara gördürebilecek. Ancak üçüncü şahıslara gördürülecek işlerin ihale süresinin üç yıldan fazla olması durumunda konuya ilişkin talepler Yüksek Planlama Kurulu tarafından karara bağlanacak.
Tasarının genel gerekçesinde “devlet eliyle işletme” kavramından ne anlaşılması gerektiği konusunda tartışmalar yaşanmaya başlanması ve farklı görüşlerin ortaya çıkması sonucu çok önemli yeraltı zenginliklerinden olan bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinden beklenen gelirin sağlanamaması riski ortaya çıktığı ifade edildi. Bu nedenle söz konusu madenleri işletmekle görevli kamu iktisadi teşebbüslerinin, madenlerin üretim ve satışının kontrolü kendilerinde kalmak kaydıyla, günün gelişen ve değişen şartları ile ekonominin gereklerine uygun olarak belirleyecekleri yöntemlerle üretim yapabilmeleri hususunda imkan tanınması ihtiyacı doğduğu kaydedildi. 29 10 2012

Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=74842

Güneş enerjisiyle çalışan en büyük gemi

Denize kıyısı olmayan İsviçre’nin PlanetSolar isimli katamaranı, güneş enerjisiyle dünya turunu tamamlayan ilk gemi oldu. Solar hücreleriyle güneşten elektrik üreten gemi, 31 metre uzunluğundaki 15 metre genişliğindemi, geliştirilen sistem sayesinde depolanan enerjiyle üç gün boyunca hiç güneş görülmese bile yol alabilecek şekilde yapılmış.

Üzerinde bulunan 38.000 fotovoltaik pil hücresinden aldığı 120 KW’lık elektrik enerji ile 4 büyük elektrik motorunu besliyor. Güneş panelleri 537 metrekarelik alanı kaplıyor. Güneş panellerinden alınan güç geçici olarak Li-ion pillerde depolanıyor. Bu sayede tekne, denizde beklerken bile ener erjisini depolayıp saklayabiliyor. Her  bir motor 26 beygir gücünde olduğu için tekne çok tasarruflu ve verimli çalışıyor. 95 ton ağırlığında olan bu tekne aslında çok hafif. Çünkü gövdesi tamamen karbon fiber ve reçine tabakalarından oluşuyor. Bu sayede hem hafif hem de çok sağlam.

Teknenin gövdesi, aerodinamik ve hidrodinamik alanında yapılan testler sonucunda en düşük su direnci sağlayacak şekilde üretilmiş Planetsolar tarafından inşa edilen tekne 17.000.000 dolara mal olmuş.

Kaynak: http://www.samanyoluhaber.com/foto-galeri/Gunes-enerjisiyle-calisan-en-buyuk-gemi/13280/resim-10/

Irak’lı teknik heyete Türkiye’den Su Hukuku ve Politikası Eğitimi

02 Ekim 2012

Irak Su Kaynakları Bakanlığında görevli 15 kişilik bir heyet 28 Eylül 2012 tarihinde Genel Müdürlüğümüzü ziyaret etmiş olup su kaynakları konusunda gerçekleştirdiğimiz faaliyetler hakkında bilgilendirme yapılmıştır.

Ülkemizin ev sahipliğinde 2012 yılı Mart ayında İstanbul’da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı’nın su konularıyla ilgili Bakanlar Toplantısı çerçevesinde, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel EROĞLU ile Irak Su Kaynakları Bakanı arasında yapılan görüşmede varılan mutabakata istinaden Türkiye’nin su alanında deneyimlerinden yararlanmak amacıyla eğitim programlarının gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu mutabakat çerçevesinde 24-28 Eylül 2012 tarihleri arasında Irak Su Kaynakları Bakanlığında görevli 15 kişilik bir heyet ülkemize eğitim amacıyla gelmiş olup, 28 Eylül 2012 tarihinde Genel Müdürlüğümüzü ziyaret eden heyete Su Hukuku ve Politikası Daire Başkanlığı koordinasyonunda su kaynakları konusunda gerçekleştirdiğimiz faaliyetler hakkında bilgilendirme yapılmıştır.

Bahse konu eğitim programı çerçevesinde 28 Eylül 2012 tarihinde Bakanlığımız 22. Kat toplantı salonunda ağırlanan heyete yönelik olarak Genel Müdür Yardımcımız Sayın Hüseyin AKBAŞ’ın başkanlığında yapılan bilgilendirme toplantısında; Genel Müdürlüğümüzün tanıtımı, ülkemizdeki su yönetiminin yasal ve kurumsal yapısı, iklim değişikliğinin ülkemiz su kaynaklarına etkisi ve su kalitesi ile ilgili yapılan faaliyetler sunum şeklinde aktarılmıştır.

 Kaynak: http://suyonetimi.ormansu.gov.tr/AnaSayfa/resimliHaber/12-10-02/Irakl%c4%b1_teknik_heyete_y%c3%b6nelik_e%c4%9fitim_faaliyeti_ger%c3%a7ekle%c5%9ftirildi.aspx?sflang=tr

FOSİL YAKITLARA ve CO2 SALIMINA DEVAM !

Bu yüzyılın ortalarına doğru Dünyanın genel durumunu ön görmeye çalışan istatistik çalışmalardan anladığımız kadarıyla 2030 yılında Dünya Nüfusu 9 milyarı, Türkiye’nin Nüfusu da 100 milyonu aşmış olacak..

Enerji kullanımı da nüfus artışına paralel, müthiş boyutlara varacak. OECD ülkeleri yaklaşık  6 milyar ton Kayayağı (petrol) eşdeğeri enerji kullanımında sabit kalırken Dünyanın geri kalanı özellikle Çin, Hindistan Güney Amerika ve Afrika ülkeleri gittikçe artan hızda enerji kullanacaklar, 2030 da Dünyanın kullandığı  toplam enerji miktarı 16,6 milyar ton Kayayağı eşdeğeri (700 Exa Joule) olacaktır.  (1 g kayayağı ≈10 kcal,  1 ton Kayayağı eşdeğeri enerji = 42 GigaJoule.)

Dünya ortalamasında  enerji kullanımı (~ % 40 kadarı elektrik enerjisine dönüştürülmek üzere)  ~75 Giga Joule /adam.yıl  olacak. Bu enerjinin üretim kaynakları ise ;

4/15 Kömür,

4/15 Petrol,

4/15 Doğal Gaz,

1/15 Hidrolik,

1/15 Nükleer ve ancak

1/15 oranında Yenilenebilir enerji kaynakları (güneş, rüzgar…)olacak..

Sonuçta  % 80 oranında fosil yakıtlar ve kaçınılmaz CO2 salımı her şeye rağmen maalesef devam edeceğe benziyor..

Prof Dr. D Ali Ercan   24 Ekim 2012 

İthal enerjinin yüzde 63’ü ulaştırmaya

19.10.2012

YEŞİL İş Konferansı’nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin enerji ithalatının 54.1 milyar dolar olduğunu belirterek, “Araç sayısı 8 milyondan 16 milyona çıktı.

Enerji ithalatının yüzde 63’ünü ulaştırma sektörü kullanıyor. Araçların mutlaka yeşil teknolojilere uygun üretilmesi gerekiyor” dedi.
İSTANBUL’da  18 10 2012 deki   4’üncü Yeşil İş Konferansı 2012 (Green Business), ‘Sürdürülebilir İş Buluşması’nda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin 54.1 milyar dolarlık enerji ithalatının yüzde 63’ünün ulaştırmaya gittiğini söyledi. Yenilenebilir eneri ve yeşil enerji teknolojilerinin çok önemli olduğunu söyleyen Yıldız, Türkiye’nin enerji ithalatının yüksek rakamlarda olduğunu belirterek, “Türkiye’deki araç sayısı 8 milyondan 16 milyona çıktı. Bizim yaptığımız enerji ithalatının yüzde 63’ünü ulaştırma sektörü kullanıyor. Ulaştırma sektöründe kullanılan petrol, enerji sektöründe kullanılandan daha hızlı büyüdü. Bu araçların mutlaka yeşil teknolojilere uygun üretilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Bedelini ödüyoruz
Hürriyet Sponsorluğu’nda gerçekleşen konferansta konuşan Yıldız, teknolojik gelişmenin her geçen gün farklı bir buluşla karşımıza çıktığını belirterek, şöyle konuştu: “Her teknolojik buluşun bedelini çevre ödüyor. Dünyanın hala petrol ve doğalgazdan elde edilen enerji miktarı yüzde 50 civarında. Yüzde 30’da kömürden geliyor. Nefes aralığı yüzde 20’lik dilimde. Bunun aşılması dengeyi sağlayarak olabilir. Yenilebilir enerji ile ilgili atağımız var. Ancak enerji verimliliği konusunda kat edecek çok yolumuz var. Japonya ve Avrupa bu konuda daha önde. Yenilenebilir enerji kaynaklarının da ön plana alındığını göreceğiz. 10 yıl içinde ciddi işler yapıldı. Rüzgarla alakalı 11 bin megavatlık lisans alımı yapıldı. Bundan sonraki dönemde de bir bu kadar daha alım gerçekleşecek. Teknolojilerin doğaya ödettiklerini minimuma indirmemiz gerekiyor.”
Fazla zaman yok
Schneider Electric Genel Müdür Yardımcısı Bora Tuncer, karbon salınımını azaltmak için çok fazla zamanın olmadığını söyledi. Bu noktada özel sektöre büyük iş düştüğünü belirten Tuncer, “Çevreci enerji kaynaklarının kullanımını aktif hale getirmek için vaktimiz kalmadı. Konu karmaşık değil. Şirketler bir yandan şirketlerindeki enerji ihtiyacını tasarruflarla dengelerken, diğer yandan da tüketicileri bilinçlendirmek için çabalamalı” diye konuştu.
Şirketler tehlikenin farkına vardı
GLOBAL Reporting Initiative’ın (GRI) İletişim Direktörü Marjolein Baghuis, 10 yıldan bu yana şirketlerin tehlikenin farkında olduklarını belirterek, “Eskiden sadece büyük şirketler tarafından sahiplenilen ve bir iletişim ya da halkla ilişkiler aracı olarak algılanan sürdürülebilirlik kavramı artık hem küçük ve orta ölçekli şirketler tarafından da sahipleniliyor. Bu algının Türkiye’de giderek yaygınlaştığını gözlemliyoruz” dedi. Türkiye’den DE birçok firmayla raporlama konusunda işbirliği yapan GRI, tüm dünyada 3000’e yakın şirketle işbirliği yapıyor.
Tüketim azalmalı
SON kullanıcıların enerji kullanımının düşürülmesi gerektiğini ifade eden Schneider Electric Genel Müdür Yardımcısı Bora Tuncer, evde yapılacak 1 birimlik tasarrufun, 3 birimlik petrol tasarrufuna denk geldiğini söyledi. Tuncer, şöyle devam etti: “Türk ekonomisi açısından yüzde 20’lik enerji tasarrufu demek ülke ekonomisi için 60 milyar dolarlık tasarruf demek. Dünyada 2050 yılında bugünkünün 2 katı enerji harcanacak.

Kaynak: ” Hürriyet / Ekonomi / 19.10.2012

“Biyoetanol önümüzdeki yıllarda çok önemli bir yakıt olacak”

Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (Pankobirlik) Genel Başkanı Recep Konuk, şeker pancarı gibi havanın karbondioksidini emen, ortama oksijen veren bir ürünün atığından elde edilen biyoetanolun önümüzdeki yılların çok önemli bir yakıtı olacağını belirterek, ”Bu, gelişecek ve büyüyecek bir sektördür. Bugüne kadar 50 milyon dolarlık yatırım yaptık. Sektörün talebi doğrultusunda yatırım yapmaya hazırız” dedi.

Konuk, yaptığı açıklamada, cari açığın en büyük sebebinin enerji olduğunu anımsatarak, enerjiyle ilgili bir kısıntıya gidilmesinin mümkün olmadığını ve enerji üretilmesi gerektiğini kaydetti.

Dünyada, nükleer santrallerin bir çok yerde çözüm olduğunu, bunun yanı sıra fosil yakıtların da kullanıldığını ifade eden Konak, ”Özellikle karbon emisyon değerlerinin muhafazası, dünyanın daha da yaşanabilir kalması adına enerji çeşitliliği önemseniyor. Bu çeşitlilikte güneş, termal enerji, rüzgar ve bitki kökenli enerjiler var. Türkiye’de bir çok organik atık bulunuyor. Şeker pancarı atığından elde ettiğimiz biyoetanol çevreyle uyumlu tabii şartları koruyan, yenilenebilir ve güvenli bir enerjidir” diye konuştu.

Konuk, şunları söyledi:

”Brezilya’da otomobillerin tamamına yakınında yüzde 70 biyoetanol katkılı benzin kullanılıyor. Bunun standardı yüzde 20 ama yüzde 70′e varan oranlarda katılıyor, hatta yüzde 100 biyoetanol ile çalışan hibrit araçlar da var. Dünün dışarıdan kredi alan ülkesi Brezilya, ilk adımını bitkisel üretimin enerjiye dönüştürülmesiyle başlattı. Sonra buna ABD de katıldı. ABD’de üretilen biyoetanol fosil kökenlilere karşı ciddi bir rakama ulaştı ve ABD hükümeti bunu ısrarla destekliyor. Avrupa’nın da biyoetanolü benzine ve diğer yakıtlara katma oranı yüzde 6′lara ulaştı. Türkiye’de de 2013 yılında yüzde 2, 2014 yılında da yüzde 3 biyoetanol katılma zorunluluğu var. Bahsettiğimiz yüzde 2′nin zaten yüzde 56′sını atık ürünlerden biz üretiyoruz. Biyoetanol , enerji çeşitliliğinde doğru bir seçenek, hem üreticinin kazandığı hem de doğanın korunduğu yeni bir enerji kaynağı olacak. Şeker pancarı gibi havanın karbondioksitini emen, ortama oksijen veren bir ürünün atığından elde edilen biyoetonol, önümüzdeki yılların çok önemli bir yakıtı olacaktır.”

23 10 2012

Kaynak: Enerji Enstitüsü

TBMM’de Enerji Atağı başlayacak

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mahmut Mücahit Fındıklı, “Meclis’in yeni yasama dönemi elektrik, doğalgaz ve petrol piyasaları için yenilenme dönemi olacak” dedi.

Fındıklı, ATO Congresium’da Global Enerji Derneği’nce düzenlenen 5. Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı’nın açılışında, dünyada sahip olduğu enerji kaynakları ile yetinebilecek ülke sayısının çok az olduğuna dikkati çekerek, Türkiye gibi yüksek büyüme hızını yakalayan ülkelerin enerji kaynaklarına ihtiyacının her yıl arttığını söyledi.

Türkiye’nin elektrik, doğalgaz ve petrol piyasalarının 2000′lerin başından itibaren yeniden yapılandırılmaya başladığını anımsatan Fındıklı, “Meclisin yeni yasama dönemi elektrik, doğalgaz ve petrol piyasaları için yenilenme dönemi olacak. Tasarılar, gündeme alınıp takvim işlemeye başladığında, ‘daha iyisi nasıl olacak’ konusunda sektörden gelecek tüm sorular ve önerilere açık olacağız” diye konuştu.

“Sürüdürülebilir ekonomi için enerji şart”

Kongrenin başkanlığını da yapacak olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci de kongrede, ülkesel, bölgesel ve küresel konuların ele alınacağını belirterek, sürdürülebilir ekonomiler için enerji yatırımlarının vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Kilci, Türkiye ekonomisinin dünyadaki krize rağmen yüzde 8,5 büyüme gösterdiğini anımsatarak, “Büyüyen Türkiye’nin enerji sektörünün de büyümesi için çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Ülkemizin enerji arz güvenliğini sağlamak için elektrik başta olmak üzere petrol ve doğalgaz arama çalışmaları yürütüyoruz” dedi.

“Enerji hukukunu bilen hukukçulara ihtiyaç var”

Global Enerji Derneği Başkanı Çiğdem Dilek ise hukuki düzenlemelerin yerinde ve zamanında yapılarak piyasanın ihtiyacına cevap verecek şekilde yürütülmesinin düzenli işleyen enerji piyasası için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Türkiye’de enerji tahkim müessesesinin kurulmasını önemsediğini ifade eden Dilek, enerji ithal ve ihraç eden Türkiye’nin enerji hukukunu bilen hukukçulara ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

Kaynak: Enerji Enstitüsü 4 10 2012

Siemens Güneş Enerjisi Sektöründen Çekiliyor

İlk Trijenerasyonlu Hastane Açılıyor !

Sağlık Bakanlığı ile Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında imzalanan protokolle yapımı tamamlanan, Türkiye’nin enerjisini kendi üreten yeni nesil trijenerasyon sistemli ilk kamuhastanesi Manisa Turgutlu’da yarın açılıyor.

TOKİ’nin Turgutlu’da inşa ettiği hastane, hem bölgede yaşayanların sağlığına hem de çevre sağlığına katkıda bulunacak.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı törenle açılışı yapılacak hastanede trijenerasyon sistemiyle, doğalgaz kullanılarak elektrik enerjisi üretilecek.

Lisanssız Elektrik Üretiminde Türkiye’de İlk

Trijenerasyon Sistemi, elektrik, ısı ve soğutma üretimi yapılacak olan 3 ana bölümden oluşuyor. Doğalgaz ile çalışan bir jenaratör vasıtasıyla elektrik üretilecek olan sistem sayesinde elektrik enerjisi daha ekonomik şartlarda temin edileceği gibi, ısıtma ve soğutma hizmetleri de daha az maliyetle sağlanmış olacak. 1,2 mw kapasitesindeki sistem lisanssız elektrik üretimi kapsamında da Türkiye’de bir ilk olma özelliğine sahip.

Yılda 2.5 Milyon Liralık Tasarruf

Hastanenin yıllık enerji giderleri ile sistemin üreteceği elektrik enerjisi karşılaştırıldığında ‘Trijenerasyon sistemi’nin hem çevre duyarlılığı yönüyle, hem de ekonomik açıdan öneminın ortaya çıktığı belirtildi.

Hastane binasının yıllık elektrik, fuel oil ve doğalgaz giderinin 4 milyon 231 bin lira, Trijenerasyon tesisinin yıllık işletme giderlerinin ise 1 milyon 701 bin lira civarında olduğu belirtildi.
Bu sistem sayesinde hastanenin yılda 2 milyon 529 bin lira tasarruf sağlayabileceği belirtildi. Bu derece ekonomik verimliliğe sahip sistemin kendisini en fazla üç yılda amorti etmesi bekleniyor.

Kaynak: Enerji Enstitüsü. 17 09 2012

Büyükşehir’lerin Toplam Nüfusu 47 Milyon olacak !

İl Özel İdareleri Kalkıyor !

15 Ekim 2012
Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van’ın büyükşehir belediyesi olmasına ilişkin kanun tasarısı, TBMM Başkanlığı’na sunuldu. 2011 nüfus sayım sonuçlarına göre; nüfusu 2 binin altındaki 559 belediye de, gelecek yılki yerel seçimden itibaren kaldırılacak.

13 yeni büyükşehir belediyesinin kurulması ve belediye gelirlerinin yeniden düzenlenmesini öngören tasarı TBMM Başkanlığına sunuldu. Tasarı ile İstanbul ve Kocaeli’nde olduğu gibi büyükşehir belediyelerinin yetki alanı “illerin mülki sınırı” olarak genişletilirken, büyükşehir belediye başkanları ve valilere diplomatik kırmızı pasaport verilmesi öngörülüyor. .
Meclis’e dün sunulan Büyükşehir Belediyeler Tasarısı ile 16 büyükşehire ek olarak Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illeri büyükşehir olacak. 29 büyükşehirin tamamında büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırı sayılacak ve sandıklar buna göre kurulacak. 29 büyükşehirin tamamında ilçelerin mülki sınırları içerisindeki köy ve belde belediyeleri kapatılacak. Köyler mahalle olarak, belediyeler ise mahalleleriyle birlikte bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılacak. Tüm büyükşehirlerdeki il özel idarelerinin sona erecek.
İl özel idarelerinin görevlerini bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar yerine getirecek. Büyükşehirlerde bucaklar ve bucak teşkilatları kaldırılacak.

Bundan sonra toplam nüfusu 750 bini geçen  illerin belediyeleri yasayla büyükşehir yapılabilecek. Büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyeleri için geleneksel kültürel dokuya uygun tip mimari projeler yapacak.

559 Belediye Kapanacak
2011 nüfus sayım sonuçlarına göre nüfusu 2 binin altındaki 559 belediye, gelecek yılki yerel seçimden itibaren kaldırılacak.

Büyükşehirlerin Yekileri Artıyor !

Tasarı ile büyükşehir belediyelerinin yetkileri artırılıyor. Mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar da büyükşehirin yetki alanına girecek. Ayrıca bakım onarımın yanı sıra temizlik ve karla mücadele çalışmaları büyükşehirin yasal yükümlülüğü olacak. Büyükşehir belediyeleri, madencilik faaliyetleri için iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenleyebilecek,

BELEDİYELERE ‘YATIRIM DENETİMİ’ 
Büyükşehirlerde yatırım ve hizmetlerin etkin olarak yapılması denetlenmesi amacıyla özel bütçeli Yatırım İzleme ve Koordinasyon Merkezleri kurulacak. Bakanlıklar ve merkezi idare kuruluşları, ödeneğini göndermek şartıyla illerdeki her türlü yatırım, yapım, bakım, onarım ve yardım işlerini yatırım ve izleme koordinasyon merkezleri aracılığıyla yapabilecek. Taşradaki tüm birimlerin hizmet ve faaliyetleri için hazırlanacak rapor valinin değerlendirmesiyle Başbakanlığa gönderilecek.

Gelirler İl Özel İdaresinden Belediyelere  Aktarılıyor.
Genel bütçe vergi gelirlerinden belediyelere aktarılan paylarda da değişikliğe gidildi. Buna göre, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatının toplamının yüzde 1.50′lik bölümü büyükşehir dışındaki belediyelere aktarılacak. Bu oran mevcut düzenlemede yüzde 2.85 olarak öngörülüyordu.  Büyükşehir ilçe belediyelerine aktarılacak pay ise 2.50′den yüzde 4.50′ye çıkarıldı. İl özel idarelerine aktarılan vergi geliri oranı da yüzde 1.15′ten 0.5′e düşürüldü.
Ayrıca büyükşehir belediye sınırları içinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının yüzde 6′sı ile genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden büyükşehir ilçe belediyelerine ayrılan payların yüzde 30′u büyükşehir belediye payı olarak ayrılacak.

Topraksuenerji 15 10 2012