Archive for Ağustos 31, 2012

STOCKHOLM DÜNYA SU HAFTASI SÜRÜYOR !

Soockholm Dünya Su haftası boyunca seminer ve panellerde konuşan zzmanlar önümüzdeki 30-40 yıl içinde insanlığı tehdit edecek boyutlara ulaşacağı tahmin edilen su ve gıda güvenliği sorununu tartışıyor.

100′ün üzerinde oturumda, suyun tasarruflu kullanımı, tarımda su, gıda üretimi ve su, kuraklık, suların idaresi, sınır aşan sular, iklim değişikliği gibi sorunlar ele alınıyor. Su sorunu gerek 22 yıldır toplanmakta olan Stockholm toplantılarında gerekse diğer ülkelerde düzenlenen konferanslarda ve BM zirvelerinde bütün boyutlarıyla ele alındığından bu yıl su ile bağlantılı olarak gıda güvenliği konusuna ağırlık verildi.

Tablo iç açıcı değil.

Konferansa sunulan raporlardaki tablo hiç iç açıcı değildi. 900 milyonu açlık sınırında yaşayan, 2 milyarı yetersiz beslenen buna karşılık 1,5 milyarı da gereğinden çok fazla tüketen insanlığı, bu yaşam biçimi devam ettiği takdirde 2050’ye doğru su ve gıda sıkıntısının beklediğini gösteriyordu raporlardaki analizler. Uzmanlara göre gıda sıkıntısıyla yüz yüze gelmemek için, hükümetlerin de, tek tek bütün bireylerin de, su kaynaklarını, tarım alanlarını verimli şekilde kullanmalarından başka çıkar yol yok.

Topraksuenerji –Stockholm 30 Ağustos 2012

TOPRAK SU ENERJİ İlişkisi Dünya Su Haftası Gündeminde Stockholm Dünya Su Haftsı-28-31 Ağustos 2012

Topraksuenerji- toprak su ve enerji kaynaklarının dünya’nın sürdürülebilir geleceği için çok önemli olduğu ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılması gerektiği Dünya Su Haftasındaki  birçok konferans ve panelde ele alınıyor.

Daha önceki uluslararası konferanslarda öne çıkan “su ve enerji” kaynakları ilişkisi  bu yıl Marsilya’da yapılan 6. Dünya Su Forumu ve Stockholm’deki Dünya Su Haftasında toprak-su-enerji kaynaklarının birbiriyle olan ilişkisi şeklinde ele alınmaya başlandı.

Dünya Su Haftasında  “toprak su ve enerji “ kaynaklarının ortak planlanması ve bu kaynakların geliştirilmesi için ortak bir bütçe oluşturulması konusunda öneriler yapıldı.Bu kaynakların ayrı ayrı ele alınmasının verimli ve sürüdürlebilir bir planlama ve uygulama yaratmadığını belirten konuşmacılar bu kaynaklar arasında  su için enerji ,enerji için su, toprak-gıda için su ve toprak ,gıda için enerji gibi ilişkilerin önemini ortaya koydu.

Bu ilişki hafta boyunca birçok Üst düzey panel,Yan etkinlik ve Seminerde doğrudan ve dolaylı olarak ele alındı.

Dursun YILDIZ Stockholm 31 Ağustos 2011 Topraksuenerji

Stockholm’de Konferans ,Kuzey Kutbunda Erime Sürüyor!

Geçtiğimiz hafta kutuplarda çok önemli gelişmeler yaşandı:

Bu hafta başı buzullarda rekor bir erime görüldü. 26 Ağustos Pazar günü buzulların kapladığı alan, daha önce en fazla erimenin görüldüğü 2007 yazından bile daha küçüktü[*]. Bundan yalnızca 30 yıl önce Kuzey Buz Denizi’nin üzerini kaplayan buz örtüsü, Avustralya kıtası kadar büyüktü. Ancak yıllar içinde erime hızı öyle bir boyuta ulaştı ki,önümüzdeki 20-30 yıl içinde belki de buzullar tamamen eriyeceğinde söz edilemey başlandı

Bu yılın Temmuz ayı içinde Petermann Buzulundan Manhattan’ın   iki katı büyüklüğündeki bir buzul kopmuştu. 2010 yılında is bunun iki katı büyüklüğünde bir buzul ana kütleden kopmuştu.

Bu yılın Temmuz ayı içinde gözlenen  erime önce NASA’nın dikkatini çekmişti..NASA’nın Kaliforniya-Pasadenada  Jet Propulsion Laboratuvarındaki Son Nghiem yaptığı analizde  12 Temmuz’da neredeyse bögedeki buzların % 97’sinin erimiş olduğunu farketti. Son Nghiem bu bulgusunun  diğer analistlerle ve New York ve Georgia Üniversitesindeki bilim insanlarıyla paylaştı.Onlar da bu bulgunun doğruluğunu onaylıyorlardı.

Şimdi haberler bu erimenin sürdüğünü gösteriyor.Bu süreklilik bilim adamlarının gelecek için endişe duymasına neden oluyor.

Bu konu halen sürmekte olan Dünya Su Haftasında da ele alınıyor.

Dursun YILDIZ- Stockholm 31 Ağustos 2012 Topraksuenerji.

Su –Enerji- Gıda Güvenliği İlişkisi ve Küresel Politikalar

29 Ağustos 2012 -Stockholm -Dünya Su Haftası 

Topraksuenerji-Dünya su haftası’nın üçüncü gününde düzenlenen bir panelde su-enerji ve gıda güvenliği ilişkisi ve Global Politikalar ele alındı.

 

Almanya BMU’ dan Fritz Holzwart,BMZ Almanya’dan Franz Marre,Çin Su Kaynakları Bakanlığından Li Yuanyuan,Ruanda dan Su ve Enerji organizasyonundan Albert Butare,Dünya Gıda ve Tarım Örgütü FA0’dan Alexander Müller’in katıldığı Panel oldukça hareketli geçti

 

Dünyanın geleceğinde çok önemli bir rol oynayacak olan Su –Enerji- Gıda Güvenliği  İlişkisi’nin Globala Politikalar ve Perspektifler açısından ele alındığı panelde ülkelerin enerji politikalarındaki değişikliklerin ( Almanya’nın 2025 ‘e kadar Nükleer Santrallerin bazılarını kapatma kararı vb.) bu ilişkiye olan etkileri ve sonuçları açısından ele alındı.

 

Önce Paneli dinlemek için gelen katılımcıların soruları alındı. Bu sorularda;

  • Bu konuda iyi bir politika var mı ?
  • İlişki kavramını ( nexus) global veya local olarak politika geliştirebilmek için anladık mı ?
  • Su-Enerji-Gıda Güvenliği ilişkisi Jeopolitiği etkiler mi?
  • Bu üç kavram dan hangisi önceliklidir?  gibi konulara açıklık getirilmesi istendi

 

Ruanda’dan katılan konuşmacı halen Orta Afrika Ülkerinden 5’inde toplam olarak nüfusun % 80’inin elektriği olmadan yaşadığını söyledi.Bu nedenle bu üç kavram arasındaki ilişki konusunun gündeme bile gelemediğini söyledi. Bu üç kavramdan hangisi öncelikli sorusuna da her üçünde de çok iyi politikalar geliştirilebilir.Ancak bunun için sektörel bütçe ayrılması gerekir ,ancak Afrika’da bu alanlara bağımsız sektörel bütçe ayrılmıyor dedi.

Yine Afrika’ya dışardan gelen mali yardımlar da bu üç kavram arasındaki ilişki dikkate alınarak kullanılmıyor.Su ve Enerji ilişkisi açısından çok önemli bir problem görmediğini belirten konuşmacı bu iki kavramın planlama aşamasında birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

 

Çinli Su kaynakları Bakanlığı uzmanı  konuşmacı ise Çindeki pazar ekonomisine geçiş süreci üzerinde durdu.Daha sonra Çin’in sadece üretim politikalarıyla  su güvenliği ve gıda güvenliğini çözemeyeceğini belirten konuşmacı  talebin yönlendirilmesi yaklaşımının uygulanması gerektiğini savundu.

Çinde Pazar ekonomisine geçilmesine rağmen yoksul kesimler için sosyal politikalar uygulandığını belirten konuşmacı bu kesimlere gıda yardımı yapıldığını söyledi.Aynı kapsamda Hükümetin Çinde 2000 yıldırı süregelen çiftçilerden alınan vergiyi 7 yıl önce kaldırdığını söyleyen Li Yuanyuan Çin’in güvenli bir gelecek için kaynak politikalarını yeniden ele aldığını belirtti.Bu kapsamda geleceği karanlık gören   Çin’in az kaynakla çok üretim yapma politkasına geçtiğini belirtti.

Almanya’dan katılan panelist Fritz Holzwart ise dünyanın bu konuyu hala öğrenme sürecinde olduğunun üzerinde durdu.Kendilerinin bu konuda gelecekte  sektörler arasındaki su tahsis rekabeti ile ilgilendiklerini belirten konuşmacı çok yakın bir gelecekte sektörlere su tahsisinde dikkate alınması gereken kriterler konuşulacak,bu çok önemli hale gelecek dedi.

Yine bu üç kavram arasındaki ilişkinin jeopolitiği nasıl etkileyeceği üzerinde çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

 

BMZ Almanya’dan Franz Marre ise  pazarda tüketici bilincinin harekete geçirilmesi gerektiğine vurgu yaparak Örneğin Almanya’da tüketiciler etanol tüketirken bunu daha fazla düşünerek yapıyorlar dedi

 

Franz Marre ,Su ve Enerji sektörlerinin aynı bütçe içinde finanse edilmesinin doğru olmadığını bu sektörlere ayrılacak bütçenin ayrı olması gerektiğini ve bunun birçok ülkede düzenlenmesine ihtiyaç olduğunu belirtti.Almanya’nın 20125 yılına kadar Nükleer Enerji santrallerini kapatacağına değinen konuşmacı bu durumda bu ilişki için  yeni bir politika uygulayacağını söyledi.Pzarda en etkili mekanizmanın fiyat değil kişilerin tüketim alışkanlıkları üzerinde çok etkili olan komşuları olduğunu belirten konuşmacı bunun için toplumu etkileyecek iyi örnekler e ihtiyacımız var dedi. Çözüm tüm bu kavramlarla el ele bir ilişki içinde oluşturulabileceğini belirtti.

 

Dünya Gıda ve Tarım Örgütünden Alexander Müller ise tarımın en fazla su kullanan sektör olmasının bu konuda yapılacak tüm çalışmalarda bu sektörü öne çıkaracağaını belirtti.Bu ilişkinin halen tam olarak kurulamadığını ve bunun önünde ekonomik zorlukların bulunduğunu belirten konuşmacı bu nedenle özellikle gıda güvenliği konusunda iklimsel düzensizliklerin global politikaları çok etkileyeceğinin altını çizdi.

 

Dinleyicilerin sorularına yanıtlar için ayrılan bölümde bu üçlü arasındaki öncelik sırasının yanıtı: “gelişme” dir denildi. Bilimsel ilerleme lerin de bu önceliğin belirlenmesinde etkili olacağı iafde edildi.Bu konuda sektörler arasında ve ilgili bakanlar arasında bir diyaloğun oluşturulması gerekiyor dendi.

Jeopolitik’in sürekli dünya ajandasında yer aldığı ileri sürülerek toprağın, su ve gıda üretiminin gerçekleştiği yer olduğuna dikkat çekildi ve  bu nedenle jeopolitik bir sürecin devam ettiği belirtildi.Bu durum gelecek 10 yıl içinde bizim görmek istemediğimiz sonuçlara neden olabailir dendi.

 

Su –Enerji- Gıda Güvenliği konusunu Global Politkalar açısından ele alırken bir diğer gerçeği de unutmamalıyız dendi. Dünya’da halen 500 milyon kişinin bu ilişki sürecinin içine koyamayacağımız koşullarda yaşamak zorunda olduğu belirtldi.

Ancak bize umut veren şey bazı yeni  konuların anlaşılması yeterli değil ancak bu üç kavram arasındaki ilişkinin anlaşılmasında çok önemli bir yol kat edildi. Bu da bazı şeyleri değiştirecek dendi

 

Dursun YILDIZ Stockholm-29 Ağustos 2012 Topraksuenerji

GAZZE’nin Su Sıkıntısı Dünya Su Haftasında

Topraksuenerji-Dünya Su Haftasında  Gazze ‘deki Su Sıkıntısı ve çözüm yolları konusunda bir basın toplantısı yapıldı.

 

Basın toplantısında Filistinli bakan ve Filisin Su Otoritesi Başkanı Dr. Shaddad gazze de su sıkıntısının had safhada olduğuna dikkat çekerek deniz suyu arıtma projesinin çok stratejik bir proje olduğunu belirtti.

 

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan bakan Shaddad  bu proje yapıldığında İsrail tarafından tahrip edilmeyeceğini kim garanti ediyor sorusuna  “ İsrail bu projenin parçalarının gelişi için izin verecek .Bu proje çok insani bir proje ve birçok ülkenin desteğini alan bir proje .Bu nedenlerle İsrail’in karşı duracağını ve tahrip edeceğini düşünmüyoruz.dedi.

İsrail AB ülkelerinin vergileri ile yapılacak bu insani projeye verilen fona saygı göstermek zorundadır diyen Haddad bu konuda birçok uluslar arası kuruluşun desteğini alıyoruz. Bu nedenle İsrail projeye karşı daha dikkatli olacak açıklamasını yaptı.

 

Bu konuda bir risk var ama su gelmezse oluşacak olan risk çok daha büyük olacak diyen Haddad bir soru üzerine Deniz suyu arıtma tesisinden elde edilecek suyun maliyetinin 1,7 $/ m3 olacağını açıkladı.

 

Gazze ‘de mevcut suyun özel sektörün küçük arıtma tesislerinde arıtılarak piyasaya verildiğini belirten Haddad bu nedenle mevcut su yeni tyesisteki maliyetten  daha pahalıya satılıyor dedi.

 

Tesisin toplam maliyeti içinde 42 Km lik su iletim hattının da olduğunu belirten Haddad bu hat, toplam maliyetin 1/3 ünü oluşturuyor (140 milyon $) dedi.

 

Dursun YILDIZ Stockholm 28 Ağustos 2012

Dünya Su Haftasında Gazze’de Yapılacak Deniz Suyu Arıtma Tesisi Anlatıldı

28 Ağustos 2012 

Dünya Su haftasındaki bir etkinlikte  Gazze ‘deki Deniz suyu arıtma tesisi konusunda bilgi verildi

Bu etkinlikte Filistin Su Kurumu Başkanı ve Su Bakanı Dr. Shaddad Al Attili ve Filstin Su kurumu Başkan Yardımcısı Rebhy a.El Sheikh ile Avurapa Akdeniz Birliği Uzmanı konuştu.

 

Yapılan açıklamada Gazze Şeridindeki su sorununun artık kriz aşamasına geldiği belirtildi.Burada yaşayan 1 650 000 kişin her geçen gün temiz suya ulaşma sorununun artıığı ifade edildi. Bu sorunun hafifletilmesi için Deniz suyu arıtma tesisi yapılmasının planlandığı ve bunun için 2011 yılının Temmuz ayında Akdeniz için Birlik programına başvurulduğu açıklandı

 

Bu başvurunun  43  Avrupa Akdeniz birliği üyesi ülke tarafından kabul edildiği belirtilerek bu konunun acil çözüm beklediğinin  BM nin “Gazza in 2020 “ raporunda da yer aldığından söz edildi. Bu raporda su sorunu çözülmezse bölgede yaşamanın mümkün olmayacağının belirtildiğini ifade eden konuşmacılardan Filistinli Bakan Al Attili deniz suyu arıtımı tesisi için kendilerine yardımcı olan Arap Dünyasına ,Mısır’a ve 6. Dünya Su Forumunda 10 Milyon Dolarlık yardım sözü veren Fransa’ya teşekkür etti.

Dünyayı Gazze ye bu konuda yardıma açağıran Bakan bu tesise yardım alabilmek için İsveç ve Finlandiyalı hükümet yetkilileri ile de görüşeceğini belirtti.

 

Tesisin Finasmanı’nın Yarısı AB’den

 

Yapılan teknik açıklamalarda bölgedeki akiferin güvenilir veriminden 3 kat daha fazla su çekilmiş olduğu belirtildi. Bunun da tuzlu su girişimini arttırdığı ve su kalitesini bozduğu dile getirldi.Gazze’de kullanılan suyun % 90’ının Dünya Sağlık Örgütü sağlıklı su standartlarının karşılamadığı ifade edilerek Deniz suyu arıtma tesisinin çok gerekli olduğu vurgulandı

 

Tesisin 455 milyon Dolar’a malolacağı ve yılda 55 milyon m3 arıtılmış su üreteceği belirtildi.

Ters Osmos tekniği ile çalışacak olan tesisin enerji ihtiyacı tesisle beraber kurulacak olan 35 MW’lık Doğal gaz çevrim santralinden karşılanacak .

 

Tesis için Doğal Gazın Mısr’dan sağlanmaya çalışıldığını ve  bunun için Mısır’la görüşmelerin devam ettiği belirtldi..

 

Tesisin  maliyetinin yarısının AB fonlarından  diğer yarısının da Arap ülkelerinden karşılanmaya çalışıldığını dile getiren  konuşmacılar tesisin 2017 yılında devreye alınmasının planlandığını belirttiler.

 

Dursun YILDIZ Stockholm 28 Ağustos 2012                           .

 

2014 yılındaki BM Su Raporunun Ana Teması.

2014 yılındaki BM Su Raporunun Ana Teması: SU ve ENERJİ

Dünya Su Konferansında  BM Su Raporu Anlatıldı.

Dünya Su Konferansı’nın  birinci günündeki yan etkinlikte  UN World Water Development Report konuşuldu.

Bu etkinlikte Birleşmiş Milletler Dünya Suyunu İnceleme Programı kapsamında yapılan çalışmalar ve son raporun etkileri ,beklentiler ele alındı.

Birleşmiş Milletler Dünya Suyunu İnceleme Programı Araştırmacılarından Engin Koncagül ve bu programın Koordinatörü Olcay Ünver ile  raporun hazırlanmasına katkıda bulunan diğer uzmanlar konuyu teknik hazırlıklar  ve beklentiler  ve raporun etkiler açılarından ele aldı.

Managing Water Under Uncertanity and Risks konusunda hazırlanan Dünya Suyu Geliştirme  Raporunun 4. Baskısı ile ilgili  bilgi verildi.

Bu etkinlikte BM su raporları konusunda yapılan bir anketin sonuçlarına göre ankete katılanların % 96’sının raporların devamını istediğinin ortaya çıktığı söylendiOlcay Ünver 2014 yılı raporunun ana temasınınj Su ve Enerji olacağını açıkladı.Olcay Ünver raporun daha önceki raporlardan daha ince olacağını  ve konuları daha farklı ele alacağını belirtti.

Su ve Enerji konusunun  özellikle Rio+ 20 ‘den sonra su enerji ve gıda tarışmalarından sonra daha da önem kazandığını belirten Ünver su alanının   enerjiyi çok yoğun kullanılan bir alan olduğunu söyledi.

Dursun YILDIZ Stockholm 27 Ağustos 2012                           

TOPRAK VE SU İÇİN KÜRESEL SIKIŞIKLIK.

Stockholm Dünya Su Haftası 27 Ağustos 2012

TOPRAK VE SU İÇİN KÜRESEL SIKIŞIKLIK

Stockholm Dünya Su Haftasında Toprak ve Su kaynaklarındaki mevcut ve olası  sorunlar yüksek seviyeli bir panelde ele alındı.

Bu panelde iklim değişimi konusunda konferanslarda verilen bilgiler gerçekte nelerin olduğunun bilinmediği belirtildi.

Yine aynı panelde özel sektörün  “toprak su  enerji “ alanında yer aldığı ancak ulusal çıkarlarla özel şirketlerin çıkarları arasındaki doğru dengenin ne olduğu ve nasıl kurulacağından söz edildi.

Paranız Olsa da Gıda Yok !

2007 2008 yıllarındaki gıda sıkıntısının ülkelerin parası olsa da uluslar arası pazardan gıda satın alamayacağını ortaya çıkardığı ileri sürülerek bu konuda yaşanan deneyimin dikkate alınbması gerektiği söylendi.

Yine aynı panelse tarımsal alanda yapılan yatırımlardan da söz edildi.Bu alanda 1990’lı yılların başında dünya genelinde yapılan yatırımlşarın için % 20 olan tarımsal yatırımın payının 2007 yılında % 3-%5’e düştüğü ileri sürüldü.

Tanımlar yeniden tanımlanmalı

Yine aynı panelde toprak su enerji alanındaki temel kavramlarda tüm dünyaca kabul gören standart tanımlara ulaşılamadığından söz edildi.

Panelde konuşan Sierra Leone’li eski bakan  ülkesinde küçük toprak sahibi çiftçilerin desteklendiğini, ve özel sektörün de bu alana sokulmaya çalışıldığını belirtti.Yine Sierra Leone de hükümetin toprak satmadığını sadece kiraladaıklarını belirtti. Bunun için de çok seçici davrandıklarını ifade eden eski bakan şirketlerin tarımsal alanda yatırım yapıp yapmama konusundaki ciddiyetlerini anlamak için önce küçük toprakların kiralandığını ve şirketlerden yatırım programları istendiğini, ve buna uyup uymadıklarının ciddi olarak takip edildiğini belirtti.

Eski bakan toprak kiralanan özel sektörün  çiftçilere tarımsal eğitim vermelerini zorunlu tuttukların belirtti.

Gıda güvenliği konusunda ana hedefin Afrika olduğu  da belirtidi.

Arap Bölgesinde Gıda Pazarı 40 Milyar Dolar

Panelde konuşam Katar’lı uzman ise Arap bölgesinin dünyada su sorunu çeken en kritik bölge olduğundan söz ederekdünya nüfusunun %5’i bu bölgede yaşıyor ancak toplam yenilenebilir su kaynaklarının sadece % 1’i bu bölgede dedi.

Bölgenin kendi gıda ihtiyacının sadece % 15’ini karşıladığını belirten panelist bölgenin yılda 40 milyar dolarlık gıda ürünü ithal ettiğini belirtti.

Tarım alanı olmayan ülkelerin özel sektörünün ülke dışında yatırım yaptığınıo da belirten konuşmacı Katar’lı özel sektörün Brezilya’da yatırım yaptığını ve dünya pazarına  yılda 20 milyon yumurta ürettiğini belirtti. Bunun küresel gıda güvenliğine yararlı oladuğundan da söz etti.

Toprak ve Su İlişkisi

Panelde Tarımsal üretim için Toprak konusundaki gelişmelerin su konusunu doğrudan ilgilendirdiği belirtilerek bazı toprak çevresel etki değerlendirmesi raporlarında sudan söz edilmediği söylendi.

Panelde dünyada 1,7 milyar hektar alanın sulanabilir durumda olduğu ileri sürüldü.

Toprağın bir mal olarak satın alınabildiği ifade edilerek bu durum su ile birlikte düşünüldüğünde suyun da aynı kapsama gireceği iddia edildi.

Bunun yeni bir rant alanı açabileceği su ve toprağın birlikte satışa konu olacağı ve bazılarının bunların satışından büyük rantlar elde edebileceği ve bunun durdurulması gerektiği i,leri sürüldü.

Bu alandaki bazı gelişmelerden  genel olarak bazı kazançlar elde edildiği belirtilerek ama sosyal olarak kim kaybediyor ona bakılması gerekiyor dendi.

Tarımsal alanda istihdam ağırlıklı modellerin uygulanması gerektiği ve sosyal taleplerin mutlakada masad yer almasının zorunlu olduğu ifade edildi.

Gıda Güvenliği sadece Gıda Üretim Değil

Panelde gıda güvenliğinin sadece gıda üretimi olmadığı, yeterli  gıdaya ulaşma ,yeterli gıdayı elde edbilmenin de bu kapsamda düşünülmesi gerektiği ileri sürüldü.

Yine dünyada suyun sektörel kullanımında artan bir rekabetin olduğuna dikkat çekilerek fakir kesimlerin su ve gıda’ya ulaşmasının zorlaşabileceği söylendi.

Panelse Tarımsal yatırımlarda sosyal boyutun mutlaka değerlendirilmesi ve bu konuda hükümetlerin yönlendirmesinin gerkli olduğundan söz edildi.Bunun yapılmamamsı durumunda yoksul kesimlerin gıdaya ulaşması zor olacak dendi.

 Dursun YILDIZ Stockholm. 27 Ağustos 2012        

Stockholm Dünya Su Kongresinde İklim Değişiklikleri ve Gıda Güvenliği Konuşuluyor ! 27 Ağustos 2012

Topraksuenerji-Dünya Su Haftasının resmi açılış gününde yapılan Yüksek Seviyeli Panelde İklimlerdeki değişimin gıda güvenliğinde olan etkisi ele alındı.

Panelde Dünya ülkeleri arasında yağmurla beslenen gıda üretimi oranının farklılık gösterdiği belirtildi.Ancak bu oran küçük olsa da iklimdeki ufak bir değişimin gıda üretiminde büyük sorunlar ortaya çıkardığı belirtildi.Bu nedenle yağmur suyu ile gıda üretimi yapan ülkeler  önlem almak zorunda kalıyorlar.

Bu belirsiz gelecek dünya çapındaki bazı şirketleri de harekete geçirdi. Pepsico. Şirketi Sustainable Agriculture kampanyasında diğer dünya devi şirketlerinden bazılarını da yanına alarak özellikle Hindistan’da  sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekliyor.

Panelde gıda güvenliği için sulama ve gübre kullanımı konularında verimliliğin arttırılması gerektiği belirtildi.Gübre ve Pestisitler uygun miktarda kullanılmazsa su ile birlikte toprak kalitesi açısından sorunlar yaratıyor.

Panelde dünya genelinde yılda  kullanılan 900 km3 tarımsal sulama suyunun   406 km3’ünün Pirinç ve Buğday üretimi için kullanıldığı açıklandı.

Bu sudan  yılda 216 km3 tasarruf edilebileceği ileri sürüldü.

Dursun YILDIZ 27 Ağustos 2012 Dünya Su Haftası Stockholm 

Dünya Su Haftasında Gelişmiş Ülkeler ve Afrika İlgisi.

Dünya Su Haftası’na Gelişmiş Ülkeler’in  ve Afrika’nın  İlgisi Yoğun       Stockholm 26-31 Ağustos 2012

Topraksuenerji- 2012 Dünya Su haftası Stockholm’de başladı.Bu yıl katılımın daha düşük olduğu gözleniyor.Daha önceki yıllarda 130 ülkeden yaklaşık 2600 katılımcının iştirak ettiği  konferansın bu yılkı ana teması “Su ve Gıda Güvenliği” Bu ana  temanın daha çok gelişmiş ülkeleri ve Afrika ülkelerini ilgilendirdiği ortaya çıkmış durumda .

82 Ülkeden yaklaşık 1470 Katılımcı var .Yarısından Fazlası 11 Gelişmiş Ülkeden.

2012 Dünya Su Haftasına 82 ülkeden yaklaşık 1470  uzman kayıt yaptırdı..Bu katılımcı sayısının yarısından fazlasını (778) gelişmiş 11 ülke katılımcıları oluşturuyor.

Bunlardan İsveç 182 katılımcıyla birinci sırada yer alırken onu 176 katılımcıyla ABD 103 katılımcıyla Almanya 94 katılımcıyla Hollanda izliyot. Diğer gelişmiş ülkelerden İsviçre 47,İngiltere 45,Fransa 44,Kanada 25,Belçika 22,danimarka 21,Japonya 19 katılımcıyla su haftasını izliyor.

Konferansa Afrika’nın  İlgisi Yoğun

Dünya su haftasına katılımda gelişmekte olan ülkeler  arasında Afrika öne çıkyor.Konferansa Güney Afrika’dan 46,Kenya’dan 29 Etiyopya’dan 26 Nijerya’dan 16,Uganda’ dan 15 katılmıcı katılıyor.

Konferansı Hindistan 46 ,Çin ise 28 uzman ,politikacı ve STK temsilcisi  ile izliyor.

Dünya Su Haftasına akademisyenler, uzmanlar ,bakanlar ve uluslararası kurumların ve   sivil toplum kuruluşlarının  temsilcileri katılıyor.Türkiye’den katılımcı sayısı ise 4 kişi.

Dursun YILDIZ Stockholm 26 Ağustos 2012 Topraksuenerji