Archive for Mayıs 29, 2012

Almanya Elektrik Enerjisi’nin Yarısını Güneşten Üretti

Almanyadaki güneş enerjisi sistemi, dünya rekoru kırarak geçen Cuma ve Cumartesi günü öğle vakitlerinde 22 gigawatsaat enerji üretti. Bu üretim Cuma günkü telebin üçte birini Cumartesi günkü talebin ise   yarısını karşıladı.
Almanyada hükümet Fukuşima ‘dan sonra geçen yıl 8 nükleer enerji santralini hemen kapatmış ve diğer dokuz yanesini de 2022 yılına kadar kapatma kararı almıştı.Buradan oluşacak enerji açığının Güneş Enerjisi ve Biomas enerjisi ile karşılanması planlanmıştı.

Yenilenebilir Enerji Enstitüsü Başkanı Norbert Allnoch, Reuters haber ajansına daha önce hiçbir ülkede Fotovoltaik panellerden bu denli büyük bir elektrik enerjisi üretilmediğini belirtti.

Almanya sera gazları salımını 2020 yılına kadar 1990’lardaki seviyenin % 40 altına çekmeye çalışıyor. Almanya halen yıllık enerji talebinin % 20 sini yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor.Almanya 2012 yılının başından bu yana  Güneşe enerjisi kurulu gücüne  7500 MW’lık ilave bir sistem kattı. Almanya’da Güneş enerjisi toplam kurulu gücü 26 000 MW.

Almanya’da tüketiciler güneş enerjisine verilen satın alma garantisinin Kwh başına 2 cent ek maliyet bindirdiğini ileri sürüyor .Almanya’da elektrik fiyatı 23 cent/kWh olarak oladukça yüksek

Almanya’da tüketiciler  2012 yılında güneş enerjisi için elektrik ücretine gelen 5 Milyar dolarlık ilave yükü ödemek zorunda kaldı.Artan güneş enerjisi üretimi, ulusal şebeke sisteminin  stabilitesinin azalmasına neden oldu.

Almanya’da ferderal hükümet  güneşteki satın alma garantilerinde % 15 ile %30 arasında azaltmaya giderek bu fiyatı 20 cent/kWh’in de altına çekmeye çalıştı. Ancak bu karar üst meclisten döndü.
Kaynak: By Erik Kirschbaum Germany Sets Solar Power Record: 50% of Electricity Demand http://www.reuters.com/article/2012/05/26/us-climate-germany-solar-idUSBRE84P0FI20120526  May 26, 2012

Rusya Esad Sonrasını garantiye almaya çalışıyor!

Rusya Esad Sonrasını garantiye almaya çalışıyor !

Obama, Esad yönetiminin istifaya zorlanması için Putin’i ikna etmeye çalışıyor.
ABD Başkanı Barack Obama’nın Suriye’de Yemen modelinin uygulanabilmesi için Rusya’yı destek vermeye iknaya çalıştığı belirtildi.

New York Times Gazetesi’nin adını açıklamayan Amerikan yönetimi yetkililerine dayanarak verdiği habere göre Obama, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın, Yemen’de olduğu gibi devlet başkanlığını bırakmasını, ancak yönetimde rejimden bazı kişilerin kalmasını planlıyor.

Obama’nın bu planını geçen hafta Camp David’de yapılan G-8 Zirvesi’nde, Suriye’nin müttefiki Rusya’nın Başbakanı Dimitri Medvedev’e, Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletilmek üzere anlattığı ve Moskova yönetiminin de plana soğuk bakmadığı belirtildi. Üst düzey bir Amerikalı yetkili, zirvede Medvedev’in, yönetim değişikliğine kötü örnek olarak Mısır’da devrik Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in “kafese konulması”nı gösterdiğini anlattı.

‘PLANI GÖRÜŞECEKLER’ 

Medvedev’in Yemen modelini reddetmemesiyle birlikte bu plana Rusya’nın destek verip vermemesi kararının Obama’nın gelecek ay bir araya gelmeyi planladığı Putin’e bağlı olduğu vurgulandı. New York Times, Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Tom Donilon’un planı üç hafta önceki Moskova ziyareti sırasında Putin’e sunduğunu da yazdı. ABD’nin Rusya’ya, Esad sonrası dönemde Suriye’deki etkisini sürdürmesine imkân tanınacağını bildirdiği de kaydedildi.

ANNAN SURİYE’DE 

Diğer yandan Suriye rejimi, Humus’un Hule İlçesi’nde onlarcası çocuk yaklaşık 100 kişinin öldürüldüğü katliamda sorumluluğu bulunmadığını iddia etti. Suriye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Cihad Makdisi, düzenlediği basın toplantısında, “Halkı hedef alan bu terörist katliamda, hükümetin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı”nı söyledi. Makdisi ayrıca, Arap Birliği ve BM’nin özel Suriye temsilcisi Kofi Annan’ın Suriye’ye gideceğini duyurdu. Annan bugün Suriye’yi ziyaret edecek.

Kaynak: (haberturk)

28  05  2012

 

FIRAT NEHRİNDEN KIZILIRMAK HAVZASINA SU TRANSFERİ

Açıklanan BM raporuna göre yakın gelecekte tüm Dünya susuzluk tehlikesi ile karşı karşıya. Ülkemizi de etkilemesi bekleyen bu sıkıntıya karşı Fırat Üniversitesinden Dr. M. Cihat TUNA tarafından yeni bir proje geliştirildi. Proje ile Fırat Nehrinden Kızılırmak havzasına su getirilmesi planlanıyor.

Konu ile ilgili olarak Tuna “Fırat’tan sonra, Türkiye’nin ikinci büyük havzası olan Kızılırmak havzası Ülke topraklarının yaklaşık % 11’ini kaplamaktadır. Su toplama alanı 78180 km2 olan Kızılırmak havzasının 3.528.800 hektarlık bölümü ovalık alan niteliğindedir. Oldukça verimli olan bu topraklar havzadaki su eksikliği sebebiyle tam olarak ekonomiye kazandırılamamaktadır” dedi. Bu problemin çözümü için yolan çıkan Dr. Tuna bu havzaya en yakın ve su fazlası olan Fırat Nehrinden su transferi projesini gündeme getirdi.

Fırat havzasında yıllık 33 Milyar m3 akış varken bu rakamın Kızılırmak havzasında 6 Milyar m3 ‘e kadar gerilediğini söyleyen Tuna, “Kızılırmak havzası Türkiye’nin tahıl ambarı dediğimiz her bakımdan oldukça verimli ve tarıma müsait ovaların bulunduğu bir yer. Bu verimli topraklardan istifade edebilmek için suya ihtiyaç var. Bunun için burada eksik olan su miktarını tamamlamamız gerekir. Eksikliği gidermek için en makul yol ise su fazlası olan Fırat Havzasından Kızılırmak Havzasına su aktarılması projesidir” ifadelerini kullandı.

PROJENİN AYRINTILARI

Dr.vTuna konu ile ilgili olarak, “Erzincan’ın İliç İlçesinde yapılacak olan depolama barajları vasıtasıyla kademeli olarak yükseltilecek olan su, son olarak 17 km iletim tüneli ile Sivas İli İmranlı ilçesi yakınlarında Kızılırmağın üst kollarına aktarılacaktır. Böylelikle Fırat havzasından alınan su Kızılırmak havzasına transfer edilmiş olacaktır” dedi..

KIZILIRMAK HAVZASI’NA 500 MİLYON METREKÜP SU AKTARILACAK

Ülkemizin tahıl ambarı olan İç Anadolu Bölgesine yapılan projelerle yaklaşık 500 milyon metreküp su akıtılacağını dile getiren Tuna, Fırat Nehrinin suları böylelikle İç Anadolu’daki verimli ovalara akacak dedi. Çalışmaları devam eden projenin gerçekleşmesi durumunda  Şanlıurfa Tüneli’nden sonra Türkiye’nin en büyük projesi olacağı bilgisini aktaran Tuna, “Fırat havzasına akan fazla suların depolamasını yapmak suretiyle 500 milyon metreküp suyun birikmesini ve pompaj yapılarak Kızılırmak Havzasına akmasını tasarladık” dedi.

DÜNYADA BİR ÇOK ÖRNEĞİ VAR

Dr. Tuna, bir çok gelişmiş ülkenin bu yatırımları yıllar önce tamamlamış olduğunu ifade ederek, “Dünyanın en büyük elektrik ve sulama amaçlı projelerinden biri güneydoğu Avustralya’da uygulanan Karlı Dağlar Projesi’dir. Snowy Nehri’nin sularını Murray ve Murrumbidgee Irmaklarına yönelten proje 1974’te tamamlanmıştır. Proje; 16 baraj, 7 hidroelektrik santralin, 145 km bir tünelin ve 80 km’lik su kanallarından oluşmuştur. Proje ile yıllık 1.1 Milyar m3 su transferi sağlanmaktadır. Ayrıca, İspanya 1978 yılında hayata geçirdiği su transfer projesiyle tagus, jucar ve segura olmak üzere üç ayrı nehir havzasını bağlayan 286 km uzunluğundaki hat ile 88000 hektar tarım alanını sulamaktadır” dedi.

SU YAKIN GELECEKTE EN ÖNEMLİ EMTİA OLACAK

Dr.Tuna “Birleşmiş Milletler raporlarına göre 1,1 milyar insan temiz içme ve kullanma suyundan yoksun, her yıl yaklaşık 5 milyon insan temiz su kullanamamaktan doğan hastalıklardan hayatını kaybediyor ve 20 yıl sonra dünya nüfusunun 1/3′ü  şiddetli su sıkıntısı çekecek. Bu tabloya göre yakın gelecekte suyun ne kadar önem kazanacağı tahmin etmek hiç de zor değil. Buradan hareketle sahip olduğumuz su kaynaklarını daha etkin olarak kullanmayı sağlayacak ve ekonomimize ivme kazandıracak bu projeyi bir an önce uygulamaya koymamız gerekiyor” dedi.

KÜÇÜK VE MİNİ HESLERİN TASARIMI

Prof Dr. N. Orhan Baykan, Pamukkale Üniversitesi

Biriktirmesiz/çevirmeli küçük ve mini hidroelektrik santrallerin kurulu güçlerinin tasarımında sıkça kullanılan akış-sürek eğrilerinin (süreklilik adı yanılgılıdır) oluşturulmasında genellikle eksik olan parametre “AKIŞ” verisidir. Düşü verisi, topografyanın bir sonucu olduğundan her zaman el altındadır. Böyle bir durumda, akış-sürek eğrisini çizebilmek için akış verisinin bir biçimde varsa elde edilmesi, yoksa türetilmesi/üretilmesi gerekir. 2009’da yapılan bir doktora çalışmasında bu konu işlenmiştir [Yaşar, M. (2009): Denizli, Pamukkale Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı, Doktora Tezi, 191 s., Denizli (Danışman: N. O. Baykan)]. Çalışma bir bütün olarak Türkiye’nin tümü ile karstik ve karstik olmayan bölgeler ayrılmış biçimiyle ayrı ayrı ele alınarak yinelenmiştir.

Sonuç olarak, çok bilinen ve/veya ölçülebilen parametrelerle akış-sürek eğrisinin çizilebileceği deneysel hidroloji felsefesi kullanılarak gösterilmiştir.

Bu parametreler; bölgenin yıllık ortalama yağışı, proje yerinin arkasındaki akaçlama (drenaj) alanı ve çevirme noktasının konum parametreleri (enlem, boylam, yükselti) olmak üzere beş değişkenden oluşmaktadır. Karstik (erime boşluklu yer altı yapısı) ve karstik olmayan bölgelerin saptanarak uygulanmasının daha uygun türetim sonuçları verdiği saptanmıştır.

Türkiye’nin Kaya Gazı Potansiyeli ?

Ülkemizin petrollü şeyl (kaya gazı) rezervinin de yaklaşık 9,64 milyar tona ulaştığını belirten uzmanlar, kaya gazının petrol krizini çözebileceği belirtiyorlar.

Ancak, Avrupa’nın ve Amerika’nın bazı bölümlerinde, güvenlik korkuları nedeniyle kaya gazının çıkarılması yasaklandı ve İngiltere’deki küçük depremlerin suçlusu olarak da yine kaya gazı görülüyor.

İngiltere’nin kuzeybatısındaki Blackpool’dan birkaç kilometre içeride Weeton çevrelerindeki kırsal alanda yerin yaklaşık 3 bin metre altında büyük bir kaya şeridi uzanıyor. Ve bu kayaların içinde çok büyük miktarda doğal gaz bulunuyor. Şimdi küçük bir enerji şirketi bu potansiyeli keşfetmek için kayaları deliyor. Zaten bu kaya gazının 10 yıl içinde ülkenin gaz ihtiyacının yüzde 10′unu karşılayacağı hakkında da bir söylenti var. Amerikan Enerji Bilgi İdaresi tarafından sunulan rapora göre, kaya gazı 2035 yılına kadar ülkenin gaz üretiminin yarısını karşılayacak. Ayrıca dünya çevresinde kaya gazı çıkarılması küresel gaz kaynaklarını yüzde 40 artıracak.

Ancak iklim değişikliği uzmanları kaya gazının halen fosil yakıt ve karbondioksit kaynağı olduğu konusunda uyarıda bulunuyor. Çevreciler de gazın çıkarılmasının etkileri konusunda endişeliler. Bu korkular nedeniyle Fransız hükümeti geçici olarak bu gazın çıkarılmasını yasakladı. Bu sırada gazın çıkarılma testleri sırasında Mayıs ayının sonunda İngiltere’de Weeton’daki bir bölgede olan küçük depremlerin sorumlusu olarak da kaya gazı gösteriliyor.

Kaya gazı nasıl çıkarılır?

1. Teknik olarak hidrolik kırılma olarak bilinen “Fracking” işlemi gaz taşıyan kaya katmanlarının içinde kırılmalar üretip yer yüzüne çıkarmak için su basıncını kullanıyor.

2. Bu noktada su öncelikle toprakla ve süreci hızlandırmak için kullanılan katkı maddeleriyle karıştırılıyor. Bunlar, akiferle (yeraltı suyunu tutan ve ileten kayaç ortamı) temas etmemesi için bir yere betonla sabitlenmiş çelik boruların içinden kilometrelerce aşağıya doğru gaz içeren katmanın içine enjekte ediliyor.

3. Amerika’da tartışmalar bu kırılma sürecinde kullanılan katkı maddelerinin kapsıyor. İngiltere’de Caudrilla isimli şirket herhangi bir sağlık problemine yol açmayan katkı maddelerinin ne olduğunu ortaya çıkardı. Weeton bölgesinde su-kum karışımının yüzde 99,75′i oldukça seyreltilmiş hidrolik asit, biyosid ve poliakrilamid (birçok kozmetikte kullanılan kimyasal) ile birlikte kullanıldı.

4. Yaklaşık 90 gün sonra, kırılma süreci duruyor ve gaz küçük yüzey toplayıcılarının ve dağıtım ünitelerinin içine akmaya başlıyor. Böylece bu süreç bu şekilde onlarca yıl devam ediyor.

Ülkemizdeki kaya gazı rezervleri

Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından yapılan sondaj çalışmalara göre, Konya-Ereğli ve Niğde-Bor havzasında, 8 milyar ton petrollü şeyl (petrol türetebilen kaya) potansiyel kaynak rezervi belirlendi.

Araştırmacılar, ısıtıldığında petrol ve doğal gaz üretilebilen kayalardan 2,6 milyar varil ile 8,3 milyar varil arasında petrol çıkarılabileceğini hesapladı. Bunun parasal değeri ise 218 milyar 121 milyon 419 bin dolar ile 687 milyar 191 milyon 374 bin dolar arasında değişiyor.

Söz konusu kayaların ne kadar verimli olduğu ile ilgili çalışmalar başlatıldı. Ayrıca, Ereğli-Bor havzasının seyl gaz konusunda liderliği elinde bulunduran ABD-Wyoming havzasına çok benzer özellikler taşıdığı belirlendi. Tüm dünya rezervinin 3′te 2′sine sahip ABD’de, 1 ton petrollü şeyl kayasından 60 litre petrol elde edilebileceğini belirten uzmanlar, Ereğli-Bor havzasındaki bu yeni bulguların netleştirilmesinin ülke için acil araştırılması gereken bir konu olduğunu bildirdi.

Kaynak: BBC Focus; MTA, Ağustos 2011.

KAYA GAZI ENERJİDE DEVRİM YARATIR MI ?

ABD’yi ihracatçı yapan kaya gazı dünyanın en büyük gaz ihracatçısı Rusya’yı tehdit etmeye başladı. Rusya’nın en   büyük bankası Sberbank Gazprom’u uyardı: “Gazda ABD devrimi kapıda, 4 yılda fiyatlar % 50 düşer”

Enerjide Rusya’nın tekelini kırıp, oyunun kartlarının yeniden dağıtılmasına neden olabilecek ‘kaya gazı’ (shale gaz)   tartışması alevlendi.

ABD’nin 231 yıllık ihtiyacını kaya gazından üretmeye başlayıp iç tüketimde bin metreküplük   gazın fiyatını 90 dolara indirmesi gazda Rusya’ya bağımlı olan diğer ülkeleri de harekete geçirdi.

Türkiye ve   Avrupa   ülkelerinde   kaya   gazı   rezervleri   tespit  edildi,  çalışmalar  başladı  .  Enerjide   umut  olabilecek   kaya   gazı   dünyanın  en büyük gaz ihracatçısı Rusya’yı  ise endişelendiriyor  . Ülkenin en büyük kamu bankası Sberbank   konuyla ilgili rapor yayınladı. Gaz şirketi Gazprom’u şok eden raporda “Doğalgazda ABD devrimi kapıda, fiyat 4   yılda yarı yarıya düşer” denildi. Raporda, Gazprom’un 2016′da Avrupa’daki payını önemli ölçüde kaybedebileceği belirtildi.

MÜŞTERİ KAÇAR 

ABD’de   kaya   gazıyla   iç   piyasada   bin   metreküplük   gazın   fiyatının   90   dolara   indiği   belirtiliyor  .  Gazprom   ise   Avrupa’ya ve Türkiye’ye doğalgazın bin metreküpünü ortalama 400 dolardan satıyor. Gazın fiyatı petrole endeksli   artıyor. Anlaşmalarda getirilen “al ya da öde” şartı da ülkeleri zorluyor. Gazprom’un, kaya gazı karşısında fiyatını   düşürebileceği belirtiliyor.

OYUN DEĞİŞTİRİCİ

Enerji Uzmanı Arif Aktürk, “İngilizce’de ‘game changer’ (oyun değiştirici) tabiri var. Türkiye’de shale gaz potansiyeli   varsa ve ekonomiye kazandırılırsa cidden oyun değiştirilebilir. Sadece ABD’nin ihracata başlamasıyla bile gaz   fiyatlarının gevşeyeceği yorumunu yapabiliriz” dedi. Petrol Platformu Derneği Genel Sekreteri Altan Kolbay ise   “ABD iç piyasasında fiyatlar, Uzakdoğu’daki LNG fiyatlarının beşte birine kadar indi” dedi

SHALE GAZ NEDİR?

Shale, yatay sondajlarla petrol üreten kayaçların içine ulaşmayı esas alıyor. Türkiye’de “Sezaryenle petrol” olarak   adlandırılan modelle ABD şu anda Rusya’dan daha fazla doğalgaz üretiyor

TÜRKİYE HAZİRANDA BAŞLIYOR 

Kaya gazı 32 ülke, 48 bölgede bulunuyor. En fazla rezervin Türkiye ve Polonya’da olduğu belirtiliyor. Türkiye   Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın çalışmasına göre Diyarbakır, Erzurum ve Trakya’daki üç alanda shale gaz-petrol   baseni var. Bu bölgelerde 20 trilyon metreküp doğalgaz ve 500 milyar varil petrol rezervi taşıyabilecek kaya   yapılarının olabileceği tespit edildi. TPAO yetkilileri, Shell’in kaya gazı metodu ile arama yapacağını belirterek,   “Haziranda ilk çalışmalar başlayacak. Önemli rezervlere ulaşabiliriz” diyor.

Kaynak: Sabah / Ekonomi / 22.05.2012

BOĞAZLAR’dan Elektrik Üretimi Hayal !

Erdoğan Basmacı(*)

Müşavir

İnşaat Mühendisi

Karadeniz bir ara depolama ,dengeleme ve hayatiyeti sürdürme görevi yapan bir iç denizdir..Bu denizin dünyada başka bir örneği yoktur.

Avrupa’dan gelen Tuna Nehri, Romanya ve Bulgaristan’dan gelen küçük akarsular,Ukrayna ve Rusya’dan gelen Dinyeper ve Dinyester nehirleri,Kafkaslardan gelen küçük akarsular,Türkiye’den gelen Çoruh,Kızılırmak,Yeşilırmek,Filyos,Sakarya,Doğu Karadeniz derelerinin oluşturduğu yaklaşık 10 milyon km2’lik bir coğrafi sahanın drenajını sağlar.

İstanbul Boğazı’nın uzunluğu yaklaşık 30 km.dir.Karadeniz ile Marmara Denizi arasındaki kot farkı yaklaşık 30 cm.dir. Yani Karadeniz’den Marmara’ya giden üst akıntı bu 30 cm.lik kot farkından oluştur.Bu üst akıntı boğazın çeşitli yerlerinde farklı hızlarda akar.

Boğazdaki alt akıntı ise Akdeniz’in tuzlu suyunu Karadeniz’e alttan boşaltır.Bu denge ilahi  bir dengedir.

Hidroelektrik Enerji güç formülü:

P= Δh x 9,81x Q x Randıman

Burada ;

P: Kilovat  kurulu gücü

Δh: Kot farkı  m dir.

g: Yerçekimi ivmesi 9,81 m/sn2

R : Türbin ,generatör ve trafoların toplam mekanik verimi.

Elektrik üretilebilmesi için türbin denen makinenin memba ( akışyukarısı) ile mansabı ( akışaşağısı ) arasında Δh kadar kot farkı olmalıdır.

Boğaz üst akıntı ile yaklaşık 20 000 m3/s su akıtmaktadır.İnsanların gördüğü bu üst akıntıdır.Bu durum kişileri bu akıntıdan yararlanmak için düşünmeye sevk eder.

Ancak  Boğaz’ın uluslararası bir su yolu olduğu, Montrö Anlaşması ve yoğun uluslararası gemi trafiği gözardı edilse bile boğaz sularından enerji üretmenin pratik,ekonomik ve uygulanabilir bir çözümü yoktur.

Gerekli kot farkı elde edilmeye çalışılırsa akışyukarısında boğazın iki yakasındaki birçok bölge (binalar,caddeler,sokaklar,park ve bahçeler)sular altında kalır

Bu nedenle bu proje ütopik ve  uygulanamaz bir fikir olarak kalmaya mahkumdur

(*) DSİ Atatürk Barajı Eski  Bölge Müdürü, Altınkaya Barajı Eski  Proje Müdürü

Kaya Gazı Enerji Piyasasında Rusya Tekelini Kırar mı ?

Enerjide Rusya’nın tekelini kırıp, oyunun kartlarının yeniden dağıtılmasına neden olabilecek ‘kaya gazı’ (shale gaz) tartışması alevlendi.

ABD ‘nin 231 yıllık ihtiyacını kaya gazından üretmeye başlayıp iç tüketimde bin metreküplük gazın fiyatını 90 dolara indirmesi gazda Rusya’ya bağımlı olan diğer ülkeleri de harekete geçirdi. Türkiye ve Avrupa ülkelerinde kaya gazı rezervleri tespit edildi, çalışmalar başladı.

Enerjide umut olabilecek kaya gazı dünyanın en büyük gaz ihracatçısı Rusya’yı ise endişelendiriyor. Ülkenin en büyük kamu bankası Sberbank konuyla ilgili rapor yayınladı. Gaz şirketi Gazprom’u şok eden raporda “Doğalgaz da ABD devrimi kapıda, fiyat 4 yılda yarı yarıya düşer” denildi.

ABD’de kaya gazıyla iç piyasada bin metreküplük gazın fiyatının 90 dolara indiği belirtiliyor. Gazprom ise Avrupa’ya ve Türkiye’ye doğalgazın bin metreküpünü ortalama 400 dolardan satıyor. Gazın fiyatı petrole endeksli artıyor. Anlaşmalarda getirilen “al ya da öde” şartı da ülkeleri zorluyor. Gazprom’un, kaya gazı karşısında fiyatını düşürebileceği belirtiliyor.

Enerji Uzmanı Arif Aktürk, “İngilizce’de ‘game changer’ (oyun değiştirici) tabiri var. Türkiye’de shale gaz potansiyeli varsa ve ekonomiye kazandırılırsa cidden oyun değiştirilebilir. Sadece ABD’nin ihracata başlamasıyla bile gaz fiyatlarının gevşeyeceği yorumunu yapabiliriz” dedi.

SHALE GAZ NEDİR?

Shale, yatay sondajlarla petrol üreten kayaçların içine ulaşmayı esas alıyor. Türkiye’de “Sezaryenle petrol” olarak adlandırılan modelle ABD şu anda Rusya’dan daha fazla doğalgaz üretiyor.

Kaynak: Enerji Enstitüsü http://enerjienstitusu.com/2012/05/22/kaya-gazi-enerji-piyasasinda-rolleri-degistirebilir/

Akdeniz’e Barbaros Hayrettin Geliyor !

Akdeniz’de Piri Reis’ten Sonra Barbaros Hayrettin Dönemi

Sismik aramalarda bugüne kadar yurtdışından kiraladığı gemileri kullanan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), sismik arama gemisi alımında son aşamaya geldi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, iki ay içinde yeni sismik arama gemisinin geleceğini söyleyerek, “Barbaros Hayrettin Paşa ismi verilecek geminin ilk işi Akdeniz’de Piri Reis’in de gittiği alanlarda daha geniş çaplı ve üç boyutlu sismik arama yapmak olacak. Türkiye, petrolünü kendi gemisiyle bulacak’’ dedi.

İki ve üç boyutlu arama yapabilecek

TPAO, Barbaros Hayrettin ile artık iki ve üç boyutlu sismik arama yapabilecek konuma gelirken geminin maliyeti yaklaşık 100 milyon dolar olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın gemi atılımı, TPAO’ya alınacak olan sismik arama gemisiyle sınırlı olmayacak. Geçtiğimiz günlerde yerli sismik arama gemisi yapımı için de harekete geçilmiş ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından yapılan sismik gemi yapımı ihalesi sonuçlanmıştı. MTA’nın kullanımına sunulacak olan bu gemi tamamen yerli yapım olacak. TPAO’ya gemi alımının önemine dikkat çeken Yıldız, “Petrol aramalarını son 10 yılda 13 kat artırmış, 6 milyar dolara yakın arama yatırımı yapmış, derin deniz aramacılığı kabiliyetine sahip dünyadaki 11. şirket konumuna yükselmiş olan TPAO’nun kendi gemisinin olmaması düşünülemezdi” dedi.

Gemi alımı için kaybedecek vakitlerinin olmadığını belirten Yıldız, “2 aya kadar, uygun görülen gemiyi almayı planlıyoruz. Bu bir petrol sondaj platformu değil. Bizim için öncelikli olan iki ve üç boyutlu sismik arama yapabilecek bir gemi. Ekiplerimiz istenilen bu özelliklere sahip olan 5 ayrı gemiyi incelemek için yola çıktılar” dedi.

Kaynak: Enerji Enstitüsü http://enerjienstitusu.com/2012/05/20/barbaros-hayrettin-akdenizde-uc-boyutlu-aramaya-basliyor/  21 Mayıs 2012

İspanya’da Yenilenebilir Enerji Teşvikleri 5 aydır Askıda !

İspanya’nın karşı karşıya kaldığı ekonomik kriz tehditinden dolayı alınan önlemlerden yenilenebilir enerjiye verilen teşvikler de nasibini aldı.

İspanya 27 Ocak 2012 de çıkartığı bir yasa ile Yenilenebilir Enerji kaynaklarından üretilen elektriğe verdiği teşvikleri askıya aldı.Ancak yeni yasa daha önce teşvik alan  veya teşvik için müracaat eden şirketleri etkilemeyecek.

İspanya’da Ulusal  Enerji Planına göre ( 2010-2020) güneş ,biyomas ve jeotermal alanında yatırımların hızlanması bekleniyordu.

http://www.asit-solar.com/