Archive for Şubat 29, 2012

6.Dünya Su Forumu Süreci

6. Dünya Su Forumu’nu düzenleyenler, büyük bir hedefle yola çıktılar: geçmiş Dünya Su Forumları ve diğer uluslar arası toplantılarda kapsamlı ele alınan konu, sorun ve öneriler temelinde, somut çözümlerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi amacıyla esaslı tartışmalara dayanan bir Forum gerçekleştirmek. Bu amaca ulaşmak için önerdiğimiz yöntem; Binyıl Kalkınma

Hedefleri gibi geçmiş yıllarda dünya çapında başlatılan birçok program ve sürece dayanmaktadır. Bu yöntem; dünya su toplumunun, mavi gezegenimizin karşılaştığı zorluklarla yüzleşebilmek için öne çıkarılmasını istediği katkı ve başarılı örnek olay incelemelerini içeren bir hedefler dizisi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Devamı için tıklayınız altinci_dunya_su_forumu

 

V. DÜNYA SU FORUMU POLİTİK SÜRECİ’nde NELER KONUŞULMUŞTU!


Resim1

Derleyen Dursun YILDIZ

18 Mart 2009 Çarşamba

PARLAMENTERLER OTURUMU

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı  Köksal  Toptan, küresel su krizinin ağırlığına ve su yönetimi ile ilgili etkili yasamanın önemli rolüne işaret etti.
  • Kore Cumhuriyeti sözcüsü Cho Jin Hyeong kuraklık ve çölleşmenin Asya’da azalan bitki örtüsü ve yiyecek bulunabilirliğine sebep olduğuna, bunun yanında yenileme ve önleyici tedbirlerin periyodik kuraklık ve sel baskınlarından kaynaklanan gerilimi azalttığını iddia etti.
  • Brezilya sözcüsü Narcio Rodriguez, dünya çapında su sorunlarını ele alan parlamenterlerin çabalarını koordine etmek üzere, Dünya Su Konseyi  ve BM Ekonomik Kalkınma Örgütü- Uluslararası Hidroloji Programı, (UHP)’nin koruması altında kalıcı bir küresel su parlamentosunun oluşturulması çağrısında bulundu.
  • Rodriguez  ayrıca  Latin Amerika’nın karşı karşıya olduğu suya ulaşmanın adaletsizliği; yeraltı su kaynakları ile ilgili yetersiz yasalar; ve su hizmetleri, fiyatlandırma, ve ekosistem hizmetleri ödemesi üzerine olan yasamanın etkin olmaması hususları üzerinde durdu.
  • Ürdün sözcüsü Adnan Mohammad Badran, suya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı ve parlementerler tarafından ulusal yasalarla uygulanması önerisinde bulundu.
  • İsviçre’den katılan toplantı başkanı Victor Ruffy, parlamenterler tarafından değerlendirilen şu dört konuyu tartışmaya açtı: küresel değişim; sınıraşan  sular; yerinden yönetilme; ve su ve temizlik hakları..

OTURUMDA HANGİ KONULAR ELE ALINDI :

  • TBMM’den Mustafa Öztürk, küresel değişim üzerine bir oturumun açılışını yaptı. Gelişmiş ülkelerin iklim değişimi adaptasyonu ve hafifletme mekanizmalarını kar yapma aracı olarak görmemeleri gerektiğini, ve birlikte hareket etmek ihtiyacı üzerinde durdu.
  • Görüşmeler sürerken, Irak’tan bir parlementer bölgesel işbirliğini geliştirmek için Fırat ve Dicle nehirleri üzerine üçlü bir anlaşma yapılması çağrısında bulundu.
  • Macristan’dan bir parlamenter, politika ve bilimi birleştirmeyi vurguladı. Bolivya’dan bir parlamenter, buzulların su potansiyelinden yararlanmak için gerekli teknolojilere erişimin eksikliğinden yakındı.
  • Almanya’dan Ursula Eid, sınır ötesi sular oturumunu başlattı. Birleşmiş Milletler Su Yolları Anlaşmasının onaylanmasını ve gelişmekte olan ülkelerdeki nehir havzası kuruluşlarının ODA kullanılarak güçlendirilmesini teşvik etti. TBMM’den Osman Coşkunoğlu, bunların yanısıra, sınır ötesi “çıkar paylaşımını” kolaylaştırmak üzere ulusal kanunlar çıkarılmasını ve nehir aşağısı ve yukarısındaki devletler arasında kabul edilebilir bir denge kurmak üzere sınırötesi sular antlaşması geliştirilmesini tavsiye etti.
  • Görüşmeler sırasında, bir Türk parlamenter sınır ötesi ve ulusal su yolları arasındaki farkın altını çizdi ve bu ayrı kaynaklar için ayrı antlaşmaların görüşülmesini tavsiye etti; öteki milletvekilleri ise Uluslararası Yasama Kurulu’nun sınır ötesi yer altı suları üzerine olan çalışmalarının önemine işaret ettiler.
  • Mısır’dan Salwa el Magoli yerel yönetim oturumunda Yerel yönetim ile ilişkilendirilen rüşvetçilik ve diğer potansiyel problemlerin önlenmesinde rolü olan etkili yasamanın üzerinde durdu. Yerel yönetim Nehir Havzası sınırları içinde  uygulanmalıdır dedi. Bu oturumda “Dünya Su Parlementosu”nun kurulması desteklendi. Milletvekilleri, barajların yararlarını ve sınıraşan  sulara baraj kurulmasının komşu ülkeler üzerindeki muhtemel zararlı etkilerini görüştüler.
  • TBMM’den Ali Riza Alaboyun, su ve sanitasyon oturumunda ülkelerin ayrımcılık yapmadan vatandaşlarına maddi güçlerinin yeteceği su ve sanitasyon sağlamaya gayret göstermeleri gerektiğini vurguladı.
  • Uganda’dan David Ebong, etkili su yönetiminin suya erişim insan hakkına temel olduğunu ve bu  hakları uygulanması için   mahkemelere kolay erişimi de içermesi gerektiğini iddia etti.

Müzakerelerde, bazı milletvekilleri suyun evrensel bir hak olduğunu ve suyun tedarik edilmesinin bir kamu kurumu sorumluluğu olduğunu belirtti.Diğer parlamenterler ise  suyu bir insan hakkı olarak anayasallaştırmanın zorluklarına ve gelişmekte olan ülkelerin su ve sanitasyon hizmetleri sağlamadaki güçlüklere işaret etti.

POLİTİK SÜREÇ

19 Mart Perşembe

YEREL YÖNETİCİLER ve  PARLAMENTERLER  NELER KONUŞTU :

Çarşamba günü yapılan çeşitli toplantılardan sonra parlamenterler ve yerel su idarelerinden temsilciler, merkezi yönetimin sorumluluğunun dağıtılması, su ve sanitasyon hakkının tartışılması için bir araya geldiler.

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Mustafa Öztürk  parlamenterler ve yerel idareciler arasında işbirliğinin önemini vurguladı.
  • Oturum yöneticisi Fas’tan Mohamed Saad El Alami, dünya nüfusunun yarıdan çoğunun şehirlerde yaşadığını ve bunun yerel idareciler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu anlattı.
  • Filistin Gaza Valisi ve aynı zamanda Filistin Su İdareleri Ortaklığı Başkanı, Maged Abu Ramadan birçok Filistinli’nin işgal ve adilane olmayan paylaşımlardan dolayı makul bir yolla suya erişimden yoksun olduğunu anlattı.Ramadan BKHye ulaşmak için Johannesburg Eylem Planının uygulanmasının hızlandırılmasının önemini vurguladı.
  • Parlamenterler ve yerel otoriteler arası olan tartışmalarda insani su hakları , geçerli yasaların yapılması ve bu yasalar için gerekli finansal yardımın yerel mercilere verilmesi konuşuldu.
  • Gelişmekte olan ülkelerin yerel yönetimleri tarafından % 1 resmi kalkınma yardımının su kaynaklarının etkili yönetimine yardımda bulunmak ve de bin yıl kalkınma hedefinin (BKH) desteklenmesi ve uygulamasına yardım amaçlı kullanılması önerildi.
  • Türkiye’den katılan bir parlamenter uyuşmazlık hallerinde su alt yapısının zarar görmesi durumunda bu zararın tazmin edilmesi gerektiği önerisinde bulundu.

Prof Dr  Zekai Şen müzakereleri özetlerken bu görüşmelerin sonucundaki neticelerin kesin uygulamaya geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Aynı zamanda parlamenterler ve yerel yönetimler arası konuşmaların devam etmesi gerektiğini, insan su haklarını herkes için suya dönüştürmek, ve kirleten-öder prensibinin küresel iklim değişimine uygulanması gerektiğini de sözlerine ekledi.

YEREL YÖNETİCİLER’İN    İSTANBUL SU ANLAŞMASI ÜZERİNE KONUŞMALARI

  • İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bir “İstanbul Su Anlaşması (İSA)’nın son kabullenmesi” oturumuna başkanlık ettiği sırada, yerel ve bölgesel otoritelerin su güvenliğinin ve Bin Yıl Kalkınma Hedefleri (BYKH)’nin başarmaktaki görevlerinin üzerinde durdu.
  • Togo’nun Atakpamé şehri; İsviçre’nin Lozan şehri, İspanya’nın Barselona şehri; ve Yunanistan’ın Thessaloniki şehri, yerel otoriteleri İSA’yı imzalamaya davet etti. Avrupa Konseyi’nin Yerel ve Bölgesel Otoriteleri Kongresi sözcüsü Gaye Doğanoğlu, anlaşmayı imzalamış bulunan şehirlerin temsilcilerini kutladı, ve yerel ve bölgesel otoritelerin ulusal ortaklarından, hem ödünç almada hem de harcamada daha iyi finansal performans gösterdiklerini not etti.
  • Bazı yerel otorite temsilcileri Yerel ve Bölgesel Eylem Planı Talimatı’nın ekinde referans verilen “su havzaları arası aktarmaları” ‘nın ekten çıkartılmaması durumunda Anlaşma’yı imzalayamayacaklarını üzülerek belirttiler.
  • Diğer bazı yerel yöneticiler ise  hali hazırda havzalar arasında su paylaşımının olduğunu belirttiler ve bu  ifadenin çıkartılmasına karşı çıktılar. Yıldırım söz konusu ifadenin “su havzaları arası aktarmaları” ’nın “yerel sınırlar içerisinde” şeklinde kısıtlanmasını tavsiye etti. Bu öneriye, bazı yerel otoriteler (sınır ötesi sular aktarımlarının gelişmekte olan ülkeler için potansiyel önemini vurgulayanlar) tarafından karşı çıkıldı. Bu ifadenin dahil olması konusunda endişe duyanlar kahve arasında görüşmelere devam ettiler. Yıldırım “havzalar arası aktarım” ifadesinin çıkartılıp yerine havzalar arası aktarımı destekleyen yerel otoritelerin listesinin dipnot olarak konulmasını tavsiye etti.
  • Fransa’nın Cergy-Pontoise Belediye Başkanı Dominique Lefebvre, İSA’nın uygulanması konusundaki oturumun açılışını yaptı ve “Galip veya Destekleyen Şehirler” ‘i, bu şehirlerin İSA’daki taahhütlerinin yanı sıra İSA’nın elçileri olarak hareket etmeyi; kendi bölgelerinde teşvik etmeyi; bir temaya önderlik etmeyi ve bu tema üzerinde yerel otoriteler arasındaki işbirliğini desteklemeyi; ve uygulama konularında edindikleri bilgi ve tecrübeyi paylaşmayı kabul ettiklerine dikkat çekerek tanıttı. Lozan, İsviçre; Viyana, Avusturya; ve İncheon, Kore Cumhuriyeti yerel otoriteleri İSA’nın uygulanmasında başröl almayı kabul ettiler.

Uygulama konusunda, yerel otoriteler su temini  kontrolünün devamına, özellikle de hizmetler özelleştirildiğinde; sudan elde edilen kazancın ve arıtmadaki zorlukların paylaşılmasına karar verildi.

Kapanış konuşmasında Belediye Başkanı Topbaş su ve sanitasyon ihtiyaçlarının yerel otoriteler tarafından karşılanması gerektiğini vurguladı ve Yerel yönetimler içerisinde bir su kurulu oluşturulmasını önerdi .Yerel Yöneticilerin  bir sonraki Dünya Su Forumu’nda İSA’nın prensiplerini yerine getirmeleri ve katettikleri gelişmeleri rapor etmeleri gerektiğini ekledi.

POLİTİK SÜREÇ

20 Mart Cuma

BAKANLAR KONFERANSI :

  • Bakanlar konferansının oturum başkanı Sumru Noyan oturumu açtı. Sayın Noyan Forumun ana sonuçlarının İstanbul Bakanlar Deklarasyonu (İBD) ve İstanbul Su Konsensusu (İSK) olacağını belirtti..
  • Sınır aşan sularla ilgili işbirliği konusunda Suriye katılımcısı, Türkiye, Irak ve Suriye’yi sınır aşan suların paylaşımı ile ilgili olarak makul görüşmeler yapmaya davet etti.
  • Kazakistan sınır aşan sular konusunda Aral havzasındaki olumlu işbirliği gelişmelerini anlattı.
  • Macaristan ve Çek Cumhuriyeti katılımcıları ise Tuna nehri havzasındaki durumu bölgesel su işbirliğine örnek olarak gösterdiler.
  • Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden bir katılımcı gelişmekte olan ülkelerin altyapılarına yapılacak gerçek yatırımların önemini vurguladı.
  • Bir çok bakan iklim değişiminin etkileri ve meydana gelebilecek olağan dışı hidrolojik durumlardan dolayı iklim değişiminin de mutlaka ele alınması gerektiğini belirttiler.
  • Ayrıca bakanlar su yönetiminin sürdürülebilir gelişme ve çevre koruması bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini de anlattılar. Özellikle Brezilya katılımcısı bu konuların Latin Amerika için önemli sorunlar oluşturduğunu ve ülkelerin bu konularda eyleme geçmek için ortak fakat farklı yükümlülükleri olduğunu söyledi.
  • Ekvator Bakanı suyun özel bir miras olduğunu ve suya dayalı ekosistemleri ve çevreyi korumanın kritik öneminden bahsetti
  • Diğer birkaç katılımcı tarafından da desteklenen Bolivya Bakanı, taslak Bakanlar Deklarasyonunda bazı konuların yeterli olarak ele alınmadığını iletti. Bolivya Bakanı bu konuları şu şekilde belirledi: insanın su hakkı, toplu haklar, yerel halkların ve yerel toplumların politika belirleme sürecine katılımları, su ve kültür arasındaki bağ. Bunlara ek olarak, oturumda bir çok bakan Deklarasyonda temel bir hak olan insana su hakkı ve sanitasyon hakkının tanınması ve BKHnin uygulanması için destek verdiler.
  • ·         Oturum başkanı Sayın Noyan, İstanbul Bakanlar Deklarasyonu (İBD) ve İstanbul Su Konsensusunun (İSK) bağlayıcı hukuki anlaşmalar olmadıklarını belirtti.

ÜST DÜZEY GÖRÜŞMELER:

  • Yaşar Yakış yerel idarecileri 19 Mart İstanbul Su Konsesusunu (İSK) kabul ettikleri için ve 50 yerel idarenin bu belgeyi imzalamak üzere söz verdikleri için tebrik etti.
  • Arjantin Güney Ortak Pazar Parlamentosu’ndan (GOPP) Oscar Castillo, küresel su krizinin çözümlenebilmesi için su ile ilgili problemlerin köküne inmek gerektiğini belirtti.
  • Meksika Millet  Meclisinden Azınlık Milletvekili, Ruth Zavaleta Salgado 4. Dünya Su Forumundan beri suyun bir insan hakkı olduğu konusunda fazla bir gelişme kaydedilmediği için üzgün olduğunu bildirdi. Bu konuda devam eden çabaların sivil toplumu da dahil etmesi gerektiğini, gelişmiş ülkelerin desteğine ihtiyaç olduğunu ve bir dünya su parlamentosu kurulmasından herkesin fayda göreceğini de sözlerine ekledi.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Mustafa Öztürk, : teknoloji ve bilgi değişimini gerçekleştirmek, yerel idarelerin kapasitelerini artırmak, kirliliği önlemek, su hukuku mevzuatını iyileştirmek, su ile ilgili konularda toplum bilincini artırmak, sınır aşan su yolları yönetimini iyileştirmek konularına dikkat çekti
  • İspanya Avrupa Parlamentosu parlamenterlerinden Ines Ayala Sender suya erişimin bir insani hak olduğunu belirtirken çevreye zarar vermeden değişik enerji kaynakları bulmayı ve temiz su kalitesinin sağlanması  üstünde konuştu.
  • Togo Atakpamé Belediye Başkanı Kasségné Adjonou, Fransa Fransız Rivyera’sı (Provans-Alpler-Kot dazur) Bölgesi Başkanı Michael Vauzelle ve Filistin İşgal Edilmiş Filistin Bölgeleri Valisi Beit Sahour suyun bir insani hak olduğunu dolayısı ile yerel yönetimlere bu konu ile ilgili finansal ve teknik yardımın sağlanması gerektiğini belirttiler.
  • Dünya Su Konseyi Başkanı Loïc Fauchon suyun politik kararlar alınması gereken politik bir sorun olduğunu belirtti.

 

 

POLİTİK SÜREÇ

22 Mart Pazar

BAKANLAR OTURUMUNUN KAPANIŞI

  • Bakanlar oturumunun kapanışı katılımcılardan gelen yorumlarla başladı. Etiyopyalı bakan yuvarlak masa toplantılarında yeterince söz alamadıklarını belirtti ve , Bakanlar Deklarasyonun sınır aşan suyolları ile ilgili16. Maddesinde yer alan “mevcut anlaşmalara uyum” sözcüğünün çıkartılmaması durumunda bu deklarasyonu imzalamayacaklarını belirtti

Bakanlar  Yuvarlak Masa Oturumlarının Özetleri:

  • 8 adet Bakanlar oturumuna başkanlık yapan oturumcular, kendi oturumlarında varılan sonuçları özetlediler. Bakanlar yuvarlak masa oturumunda “tatlı su kıyı bölgeleri”ni tartıştılar ve bu konuda uluslararası hukuki çerçeve düzenlemelerinin olduğunu ama uygulamanın zayıf idare nedeni ile yetersiz kaldığını belirttiler. Entegre okyanus ve kıyı yönetimi için bölgeler altı inisiyatiflerin ve uluslararası stratejilerin önemine değindiler.
  • “Su ile ilgili afetlerin etkilerinin azaltılması” konusunda bakanlar oturumu su ile ilgili afetler ve riskin azaltılması, ulusal sel ve kuraklık yönetimi planları, bilgi paylaşımı, verilerin toplanması ve veri belirleyici unsurların uyumlu duruma getirilmesi, önleyici tedbirlerin uygulanması için güçlü politikalara ihtiyaç olduğunu belirlediler.
  • “Su ve iklim değişimi gündemlerini birbirine bağlamak” ile ilgili yuvarlak masa oturumunda bakanlar  uyumun artan önemini, değişik bölgelerin ihtiyaçlarını, zararın azaltılması ve uyum ile ilgili deneyim ve sonuçlarını  anlattılar. İklim değişimine uyum sağlamak için yatırımın varlığını temin etmek için finansman mekanizmalarını geliştirmek, kamu bilincini kullanarak eylem planlarını faaliyet geçirmek, bilim ve teknoloji gelişimi konusuna yatırımda bulunmak konularının çok önemli olduğu iletildi.
  • “Enerji için su ve su için enerji” adlı yuvarlak masa oturumunda taraflar arasında su ve enerji sektörleri arasında uyumlu çalışmak ve entegrasyon sağlamak, suyun birden çok kullanım imkanı, su kaynakları havza seviyesinde ESKY ilkelerini kullanarak yönetmek, ve çevresel etki değerlendirmeleri kullanarak su projelerini sürdürülebilir kalkınmaya uygun yapmak konuları tartışıldı. Oturumda Dünya Su Forumu ve Dünya Enerji Forumu arasındaki bağların güçlendirilmesi ve su ile enerji konularını ele alan diğer uluslararası süreçlerle de daha yakın iletişim teşvik edildi.
  • “Su altyapısı ve enerji hizmetleri finansmanı” konusundaki bakanlar yuvarlak masa oturumu ulusal finansal plan ve stratejiler geliştirmenin ve uygulamanın önemi, tekliflerin finanse edilebilirliliklerinin geliştirilmesi, kamu-özel ortaklıklarını geliştirmek, finansal planlama için ülke kapasitesini geliştirmek gibi konular üzerinde durdu. Ayrıca fianansal krizin faaliyete geçmemek için bir özür olmak yerine verimi artırmak için bir insiyatif olması gerektiği vurgulandı.
  • “Afrika’da su gelişimi” ile ilgili bakanlar yuvarlak masa oturumunda bu  gelişimi uygulamak ve denetlemek için uygun mekanizmaların önemine, geleneksel cinsiyet yaklaşımlarına, bölgesel entegrasyona, mevcut araçları kullanarak su temini ve sanitasyon  iyileştirilmesine, ve BKHyi gerçekleştirmek üzere finansmanı artırmanın önemine değindiler.
  • “Yiyecek için su ve yoksulluğu yok etmek” konusundaki toplantıda  bakanlar tarımda kullanılan   suyun sektörler arası boyutunu ele alarak   tarımın diğer herhangi bir sektörden daha çok su kullandığını belirttiler Bu nedenle Tarım için suyu bir öncelik yapmanın önemine, teknolojiye yatırım yapmanın önemine, altyapıyı iyileştirmenin önemine güney-güney işbirliği dahil olmak üzere işbirliğini artırmanın önemine, tarımsal paydaşların karar alma sürecine katılımlarını sağlamanın önemine değindiler. Ayrıca iklim değişimi konusunun ve yatırımları artırmak  için uygun finansman temini konularının kritik olduğunu belirttiler.
  • “Uluslararası sanitasyon yılının (USY) ötesinde ve su ve sanitasyon hakkının uygulanması” konusundaki yuvarlak masa oturumlarında temsilciler USY’nin kamu bilincini artırmakta yararlı olduğunu ancak dar gelirlileri kollayan politikaların daha yenilikçi olmaları ihtiyacını, verimli ulusal politikaların ve finansman rejimlerinin üretilmesinin önemini ve BKH’ye ulaşmak için kaynakların mobilize edilmesi gereğini anlattılar. Su hakkı da oturumda tartışıldı. Bakanlar Dördüncü Dünya Forumundan bu yana su ve sanitasyona erişim hakkının çok dikkat çektiğini ve bu hakların BKH’lere ulaşmak açısından kritik olduklarını söylediler. Bakanlar bazı ülkelerin su hakkını anayasal bir hak olarak ulusal hukuki düzenlemelerle koruduklarını da sözlerine eklediler. Bazı bakanlar İstanbul Bakanlar Deklarasyonunun suyun ve sanitasyonun bir insan hakkı olduğu konusunu yeterince tanımadığını savundular. Başka bazı bakanlar ise İnsan hakları Konseyi Bağımsız uzmanının raporunun sonucu alınmadan güvenilir içme suyu ve sanitasyona erişimin bir insan hakkı olarak tanınmasının açık olarak ifade edilmesinin yükümlülüğünün erken olacağını dile getirdiler.

Yuvarlak Masa Oturumlarına Yönelik Değerlendirmeler :

  • Su ve sanitasyona erişimin korunması konusunda Cinsiyet ve Su Ortaklığı grubundan bir temsilci Bakanlar Deklarasyonunun zaman içinde geri gittiğini ve bu toplantılarda hala suyun bir insan hakkı olup olmadığının tartışıldığını belirtti.  Temsilci, halkını korumanın ve özellikle de en savunmasız halkı korumanın devletin görevi olduğunu belirtti. Temsilci her insana belli bir miktarda ücretsiz  su temin etmenin gerekli olduğunu ve her çocuğun ve özellikle de kız çocuklarının özel ihtiyaçları da göz önüne alınarak güvenli sanitasyona hakları olduğunu sözlerine ekledi.
  • Su için Ticari Faaliyet’ten bir temsilci suyun ticaret için kritik derecede önemli olduğunu, ticaretin de ekonomi ve iş imkanları için aynı önemi taşıdığını bildirdi. Temsilci su, enerji ve yiyeceğin birbiri ile ayrılmaz bir bağ olduğunu ve diğer teknolojilerin kıyı bölgelerinde su ile ilgili sorunları çözmek için müsait olduklarını anlattı. Temsilci finansman konusunda Dördüncü Dünya Forumundan bu yana gelişme kaydedildiğini de sözlerine ekledi.
  • Kamu Kuruluşları ve ticari sendika temsilcileri BM faaliyetleri kapsamında da Dünya Su Forumu benzeri forumların düzenlenmesi ihtiyacı üzerinde durdular. Böyle forumların su ve sanitasyon hakkı üzerinde bağlayıcı sonuçlar doğuracaklarını ilettiler. Kamu kuruluşları ve ticari sendika temsilcileri su işçilerinin de rollerini göz önüne alarak devletleri sürdürülebilir suya erişim ve sanitasyon hakkı için gerekli araçları kullanmaya davet ettiler.
  • Hindistan Forum’un Birleşmiş Milletler 2009 iklim değişikliği müzakerelerine güçlü bir mesaj yollaması gerektiğini belirtti. Aynı zamanda bütün ulusların iklim değişikliklerinde olayı ortak etkilenmelerine karşı iklim değişiklikleri hakkında ayrı birer görevleri olduğunu ve iklim değişikliklerine karşı daha güçlü bir çalışma yapılması gerektiğinde de belirttiler.

250 HES inşaatı denetim’siz devam ediyor!

Adana Kozan’da yaşanan baraj faciası, hidroelektrik santrallerindeki denetim boşluğunu gözler önüne serdi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve sektör kaynaklarından alınan bilgiye göre, Danıştay’ın yönetmenliği iptal etmesi sebebiyle 250 civarında HES projesi inşaatı, herhangi bir denetime tabi tutulmadan devam ediyor. Yaklaşık 15 milyar doları bulan yatırımların tamamen kontrolsüz bir şekilde devam ettiğine işaret eden aynı kaynaklar, bir an önce ilgili yönetmeliğin yürürlüğe konularak proje ve inşaat denetimlerinin sıkı bir şekilde yapılması gerektiğini kaydetti. Aynı kaynakların verdiği bilgiye göre, bazı büyük firmalar maliyetleri düşürmek için kâğıt üzerinde kendi denetim firmalarını kuruyor. Devlet Su İşleri (DSİ), bu tür suiistimallerin önüne geçmek için Hidrolik Enerji Dairesi Başkanlığı’nı kurdu ve yakında faaliyete geçecek.

Devlet Su İşleri, mikro HES’ler dahil nehir tipi santralleri denetlemek için Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği yayımlamıştı. Yönetmelikle birlikte daha önce DSİ’nin bedelsiz yaptığı denetim hizmetlerini özel şirketler ücretli yapmaya başladı. Özel Su Yapıları Yetkili Denetim Firmaları’nın (SYDF) denetimlerinin küçük santrallere ciddi maliyet getireceği gerekçesiyle yönetmelik, yatırımcıların tepkisini çekti. DSİ yetkilileri ise denetimlerde yüksek fiyatlara izin verilmeyeceğini açıkladı. Ancak Danıştay, mühendislik meslek grupları arasındaki dengesizlik ve Devlet Su İşleri’nin kontrol yetkisini özel firmalara devredemeyeceği gerekçeleriyle yönetmeliğin yürürlüğünü durdurdu. Bu karar üzerine sektörde denetim boşluğu meydana geldi.

90 milyon m3 su boşa aktı

Sabancı Grubu projelerinden Kozan Köprü Barajı ve HES inşaatında dipsavak kapağının patlaması sonucu meydana gelen kazada 10 kişi hayatını kaybederken, 90 milyon metreküp su boşa aktı. Bakanlık ve sektör kaynaklarından alınan bilgiye göre barajdaki patlamayla boşalan suyun çok daha fazla kayıplara yol açmasını, 125 milyon metreküp kapasiteli Özlüce Barajı önledi. Bakanlık kaynakları, “Özlüce Barajı olmasaydı çok daha vahim sonuçlar yaşanabilirdi.” değerlendirmesini yaptı.

Kaynak  Zaman / Ekonomi / 29.02.2012

Afiş Yarışması: “Gelişen Kentlerde Suyun Önemi ve Çevre Bilinci”

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VE GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ İLE ORTAKLAŞA HAZIRLANAN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AFİŞ YARIŞMASI ŞARTNAMESİ 

1. KONU

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi GASKİ Genel Müdürlüğü ve Gaziantep Üniversitesi’ nin ortaklaşa gerçekleştireceği ‘’ 22 Mart Dünya Su Günü ‘’ etkinlikleri kapsamında “Gelişen Kentlerde Suyun Önemi ve Çevre Bilinci” Temalı üniversiteler arası afiş yarışması

2. AMAÇ

Birleşmiş Milletler;  2011 yılı 22 Mart Dünya Su Gününde “SU VE KENTLEŞME” sloganından yola çıkarak “Genişleyen Düzensiz Yerleşmelere Su ve Arıtma Sağlamak’’ için yenilikçi çözümler konusunun önemini vurgulamayı hedeflemiştir.
Devlet Su İşleri ise; 22 Mart Dünya Su Günü 2011 yılı ana teması olarak ‘’ Şehir Sularının Yönetimi’’ konusunu ele alarak etkinliklerini gerçekleştirmeye çalışmıştır.

2012 yılı 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle her iki konunun öneminin genç nesillere benimsetilmesi ve su kaynaklarımızın temiz kalması kadar, çevre yönetiminin de doğru planlanması konularında, bilgi düzeyinin artırılmasına yönelik hususların “Gelişen Kentlerde Suyun Önemi ve Çevre Bilinci” konu başlığında üniversiteler arası afiş yarışması düzenlenmesi faaliyeti kararlaştırılmıştır.

3. KATILIM KOŞULLARI

1. Yarışma Türkiye sınırları içerisinde eğitimine devam eden bütün Fakülte ve Yüksekokullarda okuyan Önlisans, Lisans ve Lisansüstü (Yüksek lisans ve Doktora) Öğrencilerine açıktır.

2. Bu yarışmada görev alacak seçici kurul üyeleri ve birinci derece yakınları yarışmaya katılım hakkına sahip değildir.

3. Yarışmaya, farklı rumuzla en fazla iki afişle katılabilinir.

4 Nolu Madde Eski Hali
4. Yarışmaya katılan tüm afişler bedelsiz ve süresiz olarak GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne ait olacaktır. Yarışmaya katılan afişler iade edilmeyecektir. GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ yarışma yolu ile elde ettiği bu afişleri, televizyon, internet ve diğer her türlü ortamda yayınlama; katalog, broşür, afiş, kitap, CD, video ve diğer ortamlara alarak yayınını ve dağıtımını yapma, ayrıca yurt içi ve yurt dışındaki eğitim ve kültür kurumlarına gönderme hakkına sahip olacaktır.4 Nolu Maddenin Düzeltilmiş Hali4. Yarışmaya katılıp dereceye giren (ödül alan) tüm afişler bedelsiz ve süresiz olarak GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne ait olacaktır. Ödül alan afişler iade edilmeyecektir. GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ yarışma yolu ile elde ettiği bu afişleri, televizyon, internet ve diğer her türlü ortamda yayınlama; katalog, broşür, afiş, kitap, CD, video ve diğer ortamlara alarak yayınını ve dağıtımını yapma, ayrıca yurt içi ve yurt dışındaki eğitim ve kültür kurumlarına gönderme hakkına sahip olacaktır.

Dereceye giremeyen eserler, sahibinin isteği üzerine elden ya da kargo ile gönderilen adrese iade edilecektir.

5. Afişler, 50×70 cm. boyutunda dikey veya yatay olarak çalışılacaktır. (50×70 cm afiş için net baskı alanı; 48×68 cm olmalıdır.)

Afişler, baskı hazırlığı da düşünülerek Mac veya Windows ortamında Macromedia Freehand, Adobe Photoshop, Adobe Illustrator, Adobe Indesign, Corel Draw programlarından biriyle hazırlanacaktır. CMYK modunda sadece 300 dpi çözünürlükte olacaktır. Hazırlanacak dokümanın herhangi bir sıkıştırma yapılmadan teslim edilmesi gerekmektedir.

6. Afiş çalışmaları üzerinde “22 Mart Dünya Su Günü” ibaresi ve “Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve GASKİ Amblemi” mutlaka yer alacaktır. Katılımcılar her iki amblemin orijinal çizimlerini www.gaski.gov.tr internet adresine girerek temin edebilirler. Ayrıca katılımcının, afiş üzerine görsel tasarımı destekleyen sözel bir mesaj (başlık, slogan vb.) kullanması zorunludur. Afiş çalışmalarının üzerinde katılımcının ismi ve imzası kesinlikle bulunmayacaktır. Ancak her afiş çalışmasının arkasında katılımcıya ait 6 rakam veya harften oluşan bir rumuz yazılacaktır. Rumuzsuz afişler yarışmaya alınmaz.

7. Afişlerin hazırlanmasında, renk ve teknik kullanımında herhangi bir sınırlama yoktur. Ancak dört renkli baskı teknolojisi ile elde edilebilen renklerin dışına çıkılmamalıdır. Yapılan çalışmaların basıma uygun nitelikte orijinal eser olarak hazırlanması esastır. Ayrıca afişlerin herhangi bir yerden kopya edilmemiş, daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış ve yayın içerisinde yer almamış olması gerekmektedir. Aksi durumda afişler değerlendirme dışında tutulacaktır.

4. ESERLERİN TESLİMİ

Rumuz: Her yarışmacı 6 harf veya rakamdan oluşan bir rumuz belirleyecek ve bu rumuzu hazırladığı eserin arka yüzünün sağ üst köşesine, postayla gönderdiği ilgili eserin paketi üzerine, kimlik bilgilerinin yer aldığı kapalı zarf üzerine ve Cd üzerine yazacaktır.

Kapalı Zarf:  Eser sahipleri; afiş rumuzu, katılımcı adı ve soyadını, doğum yeri ve yılını, eğitim aldığı kurumun adını, öğrenci kimlik fotokopisini, kısa özgeçmişini, adres, telefon, mobil telefon varsa faks ve e-posta adresini içeren bir katılımcı formunu hazırlayıp kapalı bir zarfa koyacaktır. Kapalı zarfta yer alacak formun mümkün ise bilgisayarla yazılması,aksi halde okunamayan kimlik bilgilerine sahip afiş, kazansa bile yarışma dışı kalacaktır.
Zarflar Seçici Kurul’un değerlendirmesi sona erdikten sonra açılacaktır. Yarışmaya iki farklı eserle katılacak olanlar, her iki eser için aynı işlemi ayrı ayrı yapmak zorundadır.
KATILIM FORMU ÖRNEĞİ:
RUMUZ:
ADI SOYADI:
T.C. KİMLİK NOSU:
DOĞUM TARİHİ (gg/aa/yyyy) ve YERİ:
YAZIŞMA ADRESİ:
TELEFON, FAKS, E-POSTA:
KISA ÖZGEÇMİŞ:
Yarışma  Şartnamesini okudum ve kabul ettim. Afiş kendime ait olup daha önce hiçbir yarışmada yer almamış ve sergilenmemiştir.

../…/2012         İMZA

 

CD:  Eser, tasarım yapılan programda çalışılmış şekliyle ve ayrıca TIFF, PDF ve JPEG dosyası (300 dpi) olarak bir CD’ye kaydedilecektir.

Basılı Eser: Eserlerin basılı hali rulo yapılmadan iki mukavva arasında ambalajlanarak yollanacak ya da elden teslim edilecektir.
Teslim :
Eserin basılı hali, CD’si ve kapalı zarf elden teslim edilecek ya da kargo yoluyla gönderilecektir.
Elden teslimlerde tutanak tutulacak, kargo yoluyla gönderilen eserler için ise kargo teslim makbuzları tutanak yerine geçecektir.
Kargodan doğacak hasar ve gecikmelerden sorumlu olunmayacak ve bu eserler değerlendirmeye alınmayacaktır.

Eserlerin Gönderileceği Adres : 
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi GASKİ Genel Müdürlüğü Abone İşleri Daire Başkanlığı İncilipınar Mahallesi 4 Nolu Cadde Büyükşehir Belediye Binası Şehitkâmil GAZİANTEP

5. TAKVİM

Son Katılma Tarihi : Eserler en geç 05 Mart 2012 tarihinde saat 17:00’de verilen adreste olacak şekilde gönderilmeli ya da elden teslim edilmelidir. Bu tarihten sonra gönderilen eserler değerlendirmeye alınmayacaktır.

Yarışma Sonuçlarının Açıklanması: Yarışma sonuçları 2012 yılı Mart ayında GASKİ Genel Müdürlüğü resmi internet sitesinden ilan edilecektir.

Ödüllerin Dağıtımı ve Sergileme:
 Ödüllerin dağıtımı ve ödül almaya hak kazanan afişlerin sergilenmesi 2012 yılı 22 Mart Dünya Su Günü Etkinlikleri kapsamında Mart ayında yapılacaktır.

6. SEÇİCİ KURUL

Adı Birimi
Doç. Dr. M. Emre KÖKSALAN Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi
Doç. Namık Kemal SARIKAVAK Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Ali Sait LİMAN Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı
Yrd. Doç. Mehmet Sinan NİYAZİOĞLU Mimar Sinan Güzel Sanatlar Ünv. Güzel Sanatlar Fak. Grafik Tas. Böl. Öğr. Üyesi
Öğr. Gör. Ömer DURMAZ Dokuz  Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi

7. ÖDÜLLER

Ödül Adet Miktar
 Birincilik Ödülü  1 5.000 TL
 İkincilik Ödülü  1 3.000 TL
 Üçüncülük Ödülü  1 1.500 TL
 Mansiyon Ödülü  3 1.500 TL

8. DİĞER

Katılımcılar yukarıda bahsi geçen belgelerin tamamını temin etmek şartı ile yarışmaya katılacaklardır. Belgesi eksik olanlar değerlendirme dışı kalacaktır.
Şartnamede belirtilmeyen hususlarda veya tereddüt halinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi GASKİ Genel Müdürlüğü’nün kararları geçerlidir. Yarışmaya eser gönderen katılımcılar, bu şartname hükümlerini kabul etmiş sayılırlar.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve GASKİ Genel Müdürlüğü Logolarını indirmek için tıklayınız…

TÜBİTAK PATARA (Kalkan/Kaş/Antalya) PROJESİ

108K116 no.lu “Patara Suyollarının Arkeolojik, Mimari ve Su Mühendisliği Açılarından İncelenmesi” adlı proje tamamlanarak sonuç Raporu TÜBİTAK’a teslim edildi. Şu anda kabul onayı bekleyen 360.000 TL bütçeli proje 3 yılda bitirildi. Bu haliyle Türkiye’de bir ilk gerçekleştirildi. Fethiye-Kaş arasındaki en az 4000 yıllık eskil (antik) bir kent olan “Işık Ülkesi” Likya’nın başkenti Patara, aynı zamanda eskil dünyanın en önemli limanlarından da biri. Prof. Havva İşkan Işık (Akdeniz Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü, Patara Kazı Başkanı, Antalya) ve Prof. Dr. N. Orhan Baykan (Pamukkale Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü, Hidrolik Anabilim Dalı, Denizli) tarafından tamamlanarak sona erdirilen proje, Patara’nın 22,5 km lik içme ve kullanma suyu iletim hattı ile kent içi dağıtım hatları ve yapılarını içeren bilimsel tabanlı bir proje olarak gerçekleştirildi. Projede yerli-yabancı bilim insanları da incelemelerde bulundu. Su iletim yapılarındaki çökellerden (taş bağlama) yararlanarak kentin geçmişine ilişkin bazı ipuçları da yakalanmaya çalışıldı. Proje kapsamında, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) destekli veri tabanı programları geliştirildi, malzeme analizleri, jeofizik ve jeomanyetik etütler ile yeraltısuyu araştırmaları yapıldı. Konuyla ilişkili olarak Diyarbakır (İMO-Diyarbakır Şubesi, 2. Su Yapıları Sempozyumu, 16-18 Eylül 2011) ve Viyana’da (Historic water supplies, yesterday–today–tomorrow, International Symposium with a special Focus on Monument Protection and Operational Safety, Vienna, 19 – 23 October 2011) iki sunum gerçekleştirilmiştir.

Fotovoltaik Santrallerin İşletme ve Bakım Maliyeti Düşük!

Yenilenebilir Enerji’de Ön Lisans Dönemi Geliyor!

Ön lisans geliyor!

DSİ tesislerini EÜAŞ devralıyor!

Katkı payları İletim yatırımlarında kullanılacak!

EPDK lisanssız kurulu güç sınırını arttırabilecek!

Yakında yasalaşması beklenen Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı Taslağı içinde ön lisans verilmesi düzenlemesi yapılacak taslağa göre; üretim yapacak  tüzel kişiye, yatırıma  başlaması için mevzuattan kaynaklanan belgeleri edinebilmesi ve üretim tesisinin kurulacağı sahanın mülkiyet veya kullanım hakkını elde edebilmesi için Kurum tarafından belirli süreli önlisans verilecektir.

Yasa taslağına göre; EÜAŞ DSİ bünyesindeki tesisleri devralacak!  

Taslakta “Katkı payı gelirleri TEİAŞ tarafından sisteme bağlanacak üretim tesisleri için gerekli iletim yatırımlarının finansmanında kullanılır” denmektedir. Elektrik piyasasında yapılacak bu düzenlemeler uzun zamandır beklenmekte olup uygulamadaki birçok sorunun ortadan kalkması için yararlı olacaktır.

Bakan Eroğlu: Denetim Çok Önemli diyor! Yeni Denetim Sistemi Kurulamadı!


Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, Adana’nın Kozan ilçesinde, Gökdere Köprü Barajı Derivasyon Tüneli’nin kapağının patlaması sonucu yaşanan olayla ilgili olarak şunları söyledi:

 

”Az önce Adana Valisi ile görüştüm. Baraj, özel sektörün yaptığı bir baraj. Aslında denetimin ne kadar önemli olduğu anlaşılıyor. Bir derivasyon tünelinde kapağın sıyrılması neticesinde suyun boşalması vuku buldu. Üç elemanın kaybolduğu söyleniyor.”

Deriner Barajı’nda su tutulmaya başlandı

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Artvin’de düzenlenen törenle 4 tesisin temelini attı. İki bakan ayrıca Deriner Barajı’nda incelemelerde bulunarak, baraj kapaklarını kapattı. Türkiye’nin en yüksek barajı olma özelliğini taşıyan baraj su tutmaya başladı. Artvin ile özdeşleşmiş, ülkenin en hızlı akan nehri Çoruh üzerinde 3 dev barajın tamamlandığını belirten Eroğlu, “Bugün Deriner Barajı’nda su tutuyoruz. İnşallah açılışını da Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştireceğiz.” dedi. 

Sahip olduğu 249 metre gövde yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek, beton kemer baraj sınıfında dünyanın 6. yüksek barajı olan Deriner Barajı’nın yaklaşık 1 milyar 400 milyon Amerikan Doları’na mal olduğunu belirten Eroğlu, inşaatına 1998 yılında başlanan projenin hızla tamamlandığını söyledi. 

Barajda yılda 2 milyar 118 milyon kilovat saat elektrik üretileceğini ve bu rakamın Türkiye’de üretilen hidroelektriğin yaklaşık yüzde 4′üne tekabül ettiğini anlatan Eroğlu, “Deriner Barajı’nda üretilecek elektrik, Çoruh projelerinde üretilecek enerjinin de yüzde 14′üne denk gelmektedir. Barajla 750 bin kişinin elektrik ihtiyacı karşılanacak.” diye konuştu. Eroğlu, barajın milli bütçeye katkısının tek başına 550 milyon TL olacağını belirtti. 

“BİRÇOK ÜLKE KRİZ YAŞARKEN TÜRKİYE SON ÇEYREKTE YÜZDE 8,2 BÜYÜDÜ” 

Eroğlu, törende ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Birçok ülkede ekonomik kriz yaşanırken, Türkiye’nin 2011 yılının son çeyreğinde yüzde 8,2 oranında büyüyerek dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülkesi olduğunu hatırlatan Eroğlu, artık hedefin 2023 yılında en büyük 10 ekonomi arasına girmek olduğunu söyledi. 

Son 9 yılda her alanda olduğu gibi su yatırımlarında da cumhuriyet tarihi rekorlarının kırıldığını söyleyen Bakan Eroğlu, “Bakanlık olarak 9 yılda 40 milyar liralık yatırım yaptık. 206 adedi baraj olmak üzere bin 128 tesisi tamamladık.” diye konuştu. 

Tamamlanan tesislerle 11 milyon dekar arazinin suya kavuşturulduğunu ifade eden Eroğlu, 43 milyon kişiye içme suyu sağlandığını ve 2 milyon 250 bin dekar arazinin de taşkınlardan korunduğunu ifade etti. 

Başta taşkın riski yüksek olan Doğu Karadeniz Bölgesi olmak üzere ülke çapında taşkınla mücadeleye önem verildiğini vurgulayan Eroğlu, Artvin’de temeli atılan taşkın tesisleri ile 1 ilçe, 9 köy, 1 kasaba ile 140 dekar arazinin taşkınlardan korunacağını söyledi. 

“DERİNER BARAJI 75 MİLYON İNSAN HİZMET VERECEK” 

Deriner Barajı’nın su tutulma ve toplu temel atma merasimine katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ise Artvin’e yapılan yatırımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çelik, “Çoruh Nehri’ne yeni bir gerdanlık takılıyor denildi. Muratlı, Borçka ve Deriner’in ardından inanıyorum ki en yakın zamanda Artvin ve Yusufeli barajlarıyla birlikte 5′i bir yerdeyi bu vadimize kazandırmış olacağız.” ifadelerini kullandı. 

Deriner Barajı’nın Artvin’le birlikte 75 milyon insana hizmet verecek duruma geldiğini ifade eden Bakan Çelik katkıda bulunan herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından Deriner Barajı’nın su tutulma merasimi gerçekleştirilirken 4 tesisin de temeli atıldı.

Gökdere Köprü Barajı çevirme tüneli kapağında patlama!

Adana’nın Kozan ilçesinde yapımı devam eden Gökdere Köprü Barajı’nın çevirme tüneli kapağı patladı. Brajda 9 Şubat 2012 tarihi itibariyle su tutulmaya başlanıp 90 milyon metreküp civarında su toplandığı uzmanlar tarafında dile getiriliyor. Çevirme tünelinini kapağında meydana gelen patlama sonucu saniyede 1 metreküp su boşaldı. KOntrollü bir şekilde boşalacak 90 milyon metreküp suyun akış aşağısında bulunan Yedigöze Barajı’na nakli sağlanacak. Yedigöze Brajı 129 milyon metreküp suyu alabilecek kapasitede olduğu ve planlamasının buna göre yapıldığı Adana Valisİ tarafından dile getirildi.