Archive for Aralık 30, 2011

İstanbul’un elektriğine dev proje

İstanbul'un elektriğine dev projeİstanbul’un elektrik arz güvenliğinin sağlanabilmesi için ”Çanakkale Denizaltı Kablo Projesi” hayata geçirilecek.

Her geçen gün enerji ihtiyacı artan İstanbul’un elektrik arz güvenliğinin sağlanabilmesi için Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) tarafından ”Çanakkale Denizaltı Kablo Projesi” hayata geçirilecek. Yüksek gerilim olarak Türkiye’de ilk niteliğindeki projeyle Anadolu’da üretilen elektrik, Çanakkale Boğazı’nın altından geçirilerek İstanbul başta olmak üzere Trakya’ya ulaştırılacak.

TEİAŞ Genel Müdürü Kemal Yıldır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurum olarak başlıca görevlerinin elektrik iletim sisteminin geliştirilmesini ve yenilemesini sağlamak, ülkenin elektrik sistemini yönetmek ile iletim sistemini işletmek ve bakımını yapmak olduğunu söyledi.

Kurumun elektriğin üretildiği yerden tüketildiği yere iletimini sağlamakla da görevlendirildiğini aktaran Yıldır, TEİAŞ’ın 49 bin 159 kilometre iletim hattına sahip olduğunu bildirdi.

Dünya Bankası kredisiyle 2 yılda bitecek

Yıldır, 2009 yılındaki kriz dönemi dışında elektrik tüketiminin her yıl arttığını ve 2010′da yüzde 8,5 artışla 210,4 TWh’ye yükseldiğini kaydederek, şu bilgileri verdi:

”Elektrik ihtiyacı özellikle sanayileşmenin ve kentleşmenin yoğun olduğu bölgelerde her geçen gün artıyor. İstanbul başta olmak üzere Trakya bunlardan en önemlisi. Elektrik arz güvenliğini sağlamak için Anadolu’da üretilen elektriğin bir şekilde buralara ulaştırmamız lazım. Bunun için de yüksek gerilim olarak Türkiye’de ilk niteliğindeki ‘Çanakkale Denizaltı Kablo Projesi’ni hayata geçireceğiz. Projeyle Anadolu’da üretilen elektrik, Çanakkale Boğazı’nın altından (Lapseki-Gelibolu güzergahı) geçirilerek İstanbul başta olmak üzere Trakya’ya ulaştırılacak.”

İhale aşamasında olan ve 2012 yılının ilk çeyreğinde çalışmalarına başlanacak projenin, Dünya Bankası kredisiyle 2 yılda bitirilmesinin planlandığını dile getiren Yıldır, projede kullanılacak 4 kilometre uzunluğa ve bin 600 milimetrekare kesite sahip kabloların denizin bir metre altına gömüleceğini kaydetti.

İki kıtaya denizin altından bağlanacak

Kemal Yıldır, deniz altından elektrik iletim hattı uygulamasının İtalya ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkede uygulandığını aktararak, şunları kaydetti:

”Projeyle Asya ile Avrupa’yı deniz altından kabloyla bağlayacağız. Böylece İspanya-Fas bağlantısının ardından, dünyada iki kıtayı denizin altından bağlayan ikici proje olacak. Ülkemizde yüksek gerilim olarak ilk kez uygulanacak bu projenin mutlaka hayata geçmesi lazım, aksi halde İstanbul tarafında elektrik sıkıntısı yaşanacak. Çanakkale Boğazını kablolarla aşarak yüksek nüfus yoğunluğuna sahip İstanbul’u elektrik yönünden alternatifli beslemiş olacağız.”

Yıldır, denizin altından elektrik iletimi yöntemini Türkiye ile KKTC arasında da uygulamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

SABAH

HES’lere çevre ayarı geliyor!

Çevre Bakanlığı, yapacağı düzenlemelerle protestoların da önüne geçecek.

Hidroelektrik santrallere (HES) çevre ayarı geliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar, Çevre ve Şehircilik ile Orman ve Su İşleri bakanlıklarının ortak vardığı kararla akarsular üzerine yapılacak baraj sayısı sınırlandırılacak. Devlet Su İşleri (DSİ) artık bir havzaya yapılacak toplam HES sayısını ve kapasitesini belirleyecek ve o bölgeye o sayı ve kapasite üzerinde lisans verilmeyecek. Baraj sayısı ve daha çevreci HES’lere yönelik yeni çerçeve, son dönemde yargıdan ardı ardına çıkan HES iptalleri üzerine belirlendi.

HES’lere çevre ayarı

Vatandaşın suyuna dokunma

Çevre Bakanlığı, HES’lere verilecek ÇED raporlarında bir dizi “çevreci” önleme gitti. İşte ÇED’den geçebilmek için uyulacak ilave şartlar:
. ÇED raporlarında “Su Kullanım Hakları Raporu”nun yer alması zorunlu oldu. Bu yolla dere üzerinde yöre halkının sahip olduğu kadim su hakları bölgedeki tarımsal ve içme suyu kullanımları dikkate alınarak tespit edilecek.
. ÇED raporlarında “Ekosistem Değerlendirme Raporu”hazırlanacak.
. Balık geçişlerinde suyun derinliği sabit tutulacak.
. HES projelerinin inşaatı sırasında kesilecek ağaç sayısından daha fazla dikilmesi zorunlu hale gelecek.
. ÇED raporunu hazırlayan meslek grupları arasında halkın hassasiyetlerinin daha dikkatli irdelenebilmesi için sosyolog yardımı alınması ve bölgenin sosyoekonomik durumunun tespit edilmesi öngörülüyor.

Lisanslar ne olacak?

HES’ler için yeni çalışma başlatılırken, lisans almış şirketlere ne yapılacağı tartışmanın merkezine oturdu. Daha önce lisans iptalleri nedeniyle sıkıntıya giren EPDK lisans için ÇED raporunu lisans alımı için ön şart olarak belirlemişti. Havza düzenlemesi sonrası lisansı boşa çıkacak şirketler için nasıl bir yol izleneceği henüz netleşmedi.

BUGÜN

Türkiye Güney Akım’a onay verdi, Rusya doğalgazı ucuzlatacak!

Türkiye, Rusya’nın Ukrayna’yı devre dışı bırakarak doğrudan Avrupa’ya doğalgaz vermesini sağlayacak Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı’nın Karadeniz ekonomik karasularından geçişine izni verdi. Buna karşılık doğalgaz fiyatlarında bir miktar indirim yapılırken, Batı Hattı’nda ‘al ya da öde’ kontratları çerçevesinde kullanılamayan 3 milyar metreküplük doğalgazın gelecek yıl alınması kararlaştırıldı.

Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 60′ını karşılayan Rusya ile müzakereleri devam eden tarihî anlaşma dün imzalandı. Ankara, Rusya’nın doğrudan Avrupa’ya doğalgaz ulaşımını sağlayacak Güney Akım doğalgaz boru hattının Karadeniz’den geçişine izin verdi. Buna karşılık Rusya da doğalgaz temininde kolaylık sağladı. Fiyatta indirime gidilirken, kullanılamayan 3 milyar metreküplük doğalgazın gelecek yıl alınması kararlaştırıldı. Rusya Başbakanı Putin, Türkiye’nin Güney Akım izninin kendileri için yılbaşı hediyesi olduğunu söyledi.

Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Rus enerji devi Gazprom’un üst düzey yöneticilerinin önceki gün Ankara’da gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından, Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı’na inşaat izni verilmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Ukrayna’yı by-pass etmek için değişik projeler üzerinde çalışan ve geçtiğimiz haftalarda Kuzey Akım boru hattını açarak Avrupa’ya bir başka koldan ulaşan Rusya, Nabucco’yu da zayıflatacak olan, kapasitesi 63 milyar metreküp öngörülen Güney Akım’ı inşa etmek istiyordu. Türkiye’nin Karadeniz’deki ekonomik karasularından geçecek proje için Rusya uzun süredir bu izni almaya çalışıyordu. Konuyla ilgili mutabakatın ardından Yıldız, Gazprom’a inşaat izni veren Türkiye’nin notasını Rusya Başbakanı Putin’e verdi. Moskova’da Başbakanlık binasında gerçekleşen tören öncesinde açıklamada bulunan Putin, inşaat izni için Türkiye’ye teşekkür etti. Rusya’nın stratejik açıdan çok büyük önem verdiği projenin başarılı bir şekilde sonuçlanmasının iki ülke işbirliği ve diyaloğu açısından başarılı bir gelişme olduğunu vurgulayan Putin, “Bu işbirliğini Başbakan Tayyip Erdoğan’la başlattık. Enerji bu alanda önemli yer tutuyor. Bütün alanlarda işbirliğimiz başarılı bir şekilde gelişiyor. Bunda Sayın Erdoğan’ın katkıları büyük.” dedi.

Türkiye ile Rusya arasında ileri teknoloji, bilimsel araştırma, ticaret, ziraat ve inşaat alanlarında ilişkilerin geliştiğine değinen Putin, “Türkiye’nin Güney Akım’la ilgili kararı bizi memnun etti. Bu bizim için yeni yıl hediyesi oldu.” değerlendirmesinde bulundu. Olumlu gelişmelerin sağlanabilmesi için karşılıklı fedakarlıkların gerektiğini ifade eden Putin, şöyle konuştu: “Türkiye’ye doğalgaz tedariki konusunda 2025′e kadar anlaşmamız bulunuyor. Karadeniz’in altından geçecek doğalgaz boru hattı projesi de ortak bir Avrupa projesi. Biz AB’ye bu projeye verdiği destek için de müteşekkiriz. AB, Güney Akım dahil olmak üzere farklı projeleri destekliyor. Bu proje doğrudan 7 ülkeyi ilgilendiriyor. Bu ülkeler arasında Rusya, ekonomik sahasından geçecek olan Türkiye ve diğer 5 AB ülkesi var. Umarım bugünkü imzalayacağımız belgeler ve teatisini yapacağımız belgeler, yeni bir dönemin başlangıcı olacak.”

Enerji Bakanı Yıldız da, iki ülke arasındaki işbirliği çıtasının Güney Akım projesine çıkan izinle daha da yükseldiğini dile getirdi. Putin’in açıklamalarında iki ülke ilişkilerini ve projeyi son derece iyi bir şekilde özetlediğini vurgulayan Yıldız, iki ülke arasında enerji sektöründeki işbirliğini daha da geliştirmek istediklerini kaydetti. Yıldız, seçimlerde sağlanan başarı dolayısıyla Başbakan Erdoğan’ın kutlama mesajını da Putin’e iletti. “Sizin ve Başbakan’ımızın aldığı kararları yerine getireceğiz.” diyen Yıldız’a, Putin, “Biz Türklerin gerçekten güvenilir ortak olduğunu bir kez daha gördük.” ifadesini kullandı.

Putin ve Yıldız’ın hazır bulunduğu törende BOTAŞ ile Gazprom anlaşma imzaladı. Anlaşmaya Botaş Genel Müdürü Fazıl Şenel ve Gazprom Başkanı Aleksey Miller imza koydu. İmzalanan ‘Zeyilname’ ile Türkiye Batı Hattı’nda ‘al ya da öde’ kontratları çerçevesinde alamadığı 3 milyar metreküplük doğalgazı 2012′de alacak. Batı hattından doğalgaz alımıyla ilgili 4 milyar metreküplük özel sektörün alımı ve diğer Botaş’ın 4 milyar metreküplük alımıyla ilgili anlaşmalar ise devam ediyor. Özel sektöre devri öngörülen 6 milyar metreküplük kısımla ilgili anlaşmalar ise önümüzdeki günlerde tamamlanacak. Özel şirketler Rus enerji Gazprom’la görüşmelerini sürdürecek. Doğalgaz alımı ile ilgili diğer piyasalara nispeten bir miktar fazla olan kısım da ise düzeltmeye gidildi. Böylece rakam açıklanmasa da Türkiye doğalgaz alımında biriken ödemelerle ilgili bir kısım kolaylıklar elde etti.

Rusya, nükleer santrale 700 milyon dolar aktardı

Rusya ile anlaşmanın imzalanmasının ardından Türkiye Moskova Büyükelçiliği’nde Türk basın mensuplarıyla bir araya gelen Enerji Bakanı Taner Yıldız, son altı aylık süre içerisinde Türkiye’nin enerji tedarikiyle ilgili çalışma sürdürüldüğüne işaret etti Yıldız, “Botaş, Gazprom’la yeni bir kontrat ya da bağlantı sağlamadı. Bir yıllık kamunun alacağı 6 milyar metreküp doğalgazla ilgili bir zeyilname imzaladık. Bizim liberalleşme ve özel sektör aracılığıyla yapılanma ile ilgili politikalarımızda herhangi bir kesinti olmadı.” dedi. Altı aydır özel sektörün Gazprom’la bir anlaşma sağlayamadığını ifade eden Bakan, “Böylece biz bir zeyilname ile 2012′yi tamamlamış oluyoruz.” bilgisini verdi. Türkiye’nin Güney Akım’la ilgili 2009′dan bu yana devam eden görüşmeler olduğuna işaret eden Bakan Yıldız, “Güzergahın belirlenmesi ve diğer tamamlanması gereken evraklar vardı. Evrakla Rusya ve Gazprom tarafından tamamlanınca zamanlama bu şekilde gerçekleşmiş oldu. Biz de Sayın Başbakan’ımızın Sayın Putin’le 2009 yılında imzalamış oldukları anlaşmanın gereğini yerine getirmiş olduk. Bu, Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik işbirliğinin güçlenmesine gerekçe oluşturacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya’nın Mersin Akkuyu’ya kuracağı nükleer santralle ilgili 2 hafta önce 700 milyon dolarlık bir sermaye aktarımı gerçekleştirdiği bilgisini veren Enerji Bakanı, “Moskova’da yaklaşık 50 öğrencimiz üniversitede eğitim görüyor. Nükleer santrallerin işletmeciliğini yapacak olan bizim mühendislerimiz olacak. Onların yetişmesiyle alakalı da sayın büyükelçimizden iyi haberler aldım.” dedi. Putin’in 2021 ve 2025 yılına kadar Botaş’ın alımıyla ilgili anlaşmalardan bahsettiğine işaret eden Yıldız, şu bilgileri verdi: “Botaş’la yapılan kontratlar devam ediyor. Batı Hattı’nın üç temel girdisi var. Biri 4 milyar metreküp kamuya ait. Bir 4 milyar metreküp daha önce özele devredilen kısım. Bir de şimdi özel sektöre devredilmesi için çalışılan 6 milyar metreküp. Bununla ilgili üçüncü ayın sonuna kadar özel sektörü ve Gazprom arasında bir anlaşma sağlanmasını ümit ediyoruz.” Fiyat konusunda anlaşma gereği rakam vermelerinin mümkün olmadığını kaydeden Yıldız, “Bizim 2011 yılı içerisinde aldığımız fiyatın bir kısım piyasalardan yüksek olduğunu kendilerine söylemiştik. Onlar da anlayış gösterdiler, bir kısım düzeltme yapıldı. Bugün bir miktar indirim konusu imza altına alındı. Ama bakınız, altını özellikle çizerek söylüyorum: Bu fiyat bizim önceden beri müzakere ettiğimiz ve aslında 2012 yılı içerisinde Botaş’ın maliyetlerini olumsuz etkileyen konular.” dedi. Bakan, Türkiye’de doğalgaz maliyetinden kaynaklanan bir zam olmadığını da kaydetti.

[Haber Yorum] Moskova ile anlaşma faturayı düşürecek

Türkiye, hafta başında Azerbaycan ile ‘Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP)’ için mutabakat zaptı imzaladı. Dün de Rusya ile Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı’nın Karadeniz’de Türkiye karasularından geçişine izin veren anlaşmaya onay verdi. TANAP, ilk planda 16 milyar metreküp, Güney Akım ise 63 milyar metreküp doğalgaz taşıyacak. İki proje de, Avrupa’nın ihtiyacını karşılamaya yönelik inşa ediliyor. Projeleri öne çıkaran unsur, sahipleri petrol ve doğalgaz zengini iki ülke, yani Rusya ve Azerbaycan. Aslında Türkiye, son dönemde Nabucco dahil birçok doğalgaz ve petrol boru hattını konuşuyordu. Ama Güney Akım ve TANAP, üretici ülkelerin sahiplendiği ve inşa edeceği projeler olması bakımından öne çıkıyor ve diğerlerinden ayrışıyor.

Güney Akım’ın onayıyla Türkiye-Rusya ilişkileri yeni bir döneme girdi. Rusya, üçüncü doğalgaz boru hattını da Türkiye ile ilişkilendirmiş oldu. Ancak, dün Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin, Moskova’da bir araya geldiği toplantıya sadece Güney Akım açısından bakmak doğru değil. İki ülkenin 1986′da imzaladığı ilk doğalgaz alım anlaşmasının 25 yıllık süresi önümüzdeki cumartesi doluyor. Enerji Bakanlığı, ‘anlaşmayı kamu olarak imzalamayacaklarını ve özel sektörün devrede olacağı’ açıklamasını yapsa da sürecin de tamamen dışına çıkmadı. Müzakereleri özel sektörü de içine alacak şekilde devam ettirdi. Bu görüşmeler devam ederken Rusya ile Batı Hattı’ndan gelen 6 milyar metreküp gaz akışının durmasıyla doğabilecek arz açığı konuşuldu. Ayrıca, son yıllarda tüketimin azalması sebebiyle Rusya’ya alınmayan gaza para ödenmesi (al ya da öde-take or pay) problemi yaşanıyordu.

Ankara’da başlayıp Moskova’da sonlandırılan iki ülke (Türkiye-Rusya) ve iki şirket (Botaş-Gazprom) görüşmelerinde önemli konular karara bağlandı. Görüşmelerden sızan bilgilere göre, kamu şirketi Botaş’ın Gazprom ile yaşadığı ‘al ya da öde’ sorununun çözümü için ciddi adımlar atıldı. Bu kapsamda alınacak gazın bir bölümünün Batı Hattı’na kaydırılması da söz konusu. Bu olumlu gelişmelerin iç pazarda doğalgaz fiyatlarına olumlu katkı yapacağı muhakkak. Hiç kuşkusuz iki ülke arasında atılan imzaların ayrıntıları, önümüzdeki günlerde daha da belirginleşecek. Ama öne çıkan ve sevindirici olan, iki petrol ve doğalgaz üretici ülke, Rusya ve Azerbaycan, Avrupa ve dünya pazarlarına açılmak için güzergah olarak Türkiye’yi seçti. Uluslararası projelerde ve enerji kaynaklarının ihtiyaç duyulan pazarlara taşınmasında güvenliğin belirleyici olduğu dikkate alındığında iki yeni proje Türkiye’yi daha da öne çıkarıyor.

FARUK AKKAN, YAŞAR NİYAZBAYEV, FUAT SEFEROV MOSKOVA
29/12/2011

Dev sondaj gemisi Türkiye’den ayrıldı

Karadeniz’de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve ABD’li enerji firması Exxon Mobil’in ortak yürüttüğü petrol ve doğalgaz arama çalışmalarında bir bulguya rastlayamayan Deepwater Champion (Derin Deniz Şampiyonu) İnebolu’da gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından Türk karasularından ayrıldı.

Exxon Mobil’e ait dev sondaj gemisi gümrük işlemleri için pazartesi günü İnebolu Limanı deniz sahasına girdi. Sinop Gümrük Başmüdürlüğü’nden gelen 4 kişilik mobil gümrük ekibi tarafından yürütülen işlemler dün akşam saatlerinde tamamlandı. Gemiye çıkan gümrük memurları gerekli evrakları tamamladıktan sonra geminin Türkiye’den ayrılmasına izin verildi. Dev sondaj gemisi gümrük işlemlerinin ardından yeni petrol arama faaliyetleri için Romanya’ya hareket etti.

-Gece görüntüsüyle göz kamaştırdı-

İnebolu’nun 1 mil açığında demirli olan ve ilçenin bir çok noktasından görülebilen dünyanın en büyük petrol arama gemisi Deepwater Champion gece görüntüsü ile de göz kamaştırdı. 229 metre uzunluğu ve 36 metre genişliğindeki dev sondaj gemisinin 98 metrelik kulesi de iki gece boyunca İnebolu açıklarında sergilediği renk cümbüşü ile vatandaşların ilgi odağı oldu. Havanın kararması ile tüm ışıklarını yakan gemi adeta bir mahalleyi andırdı.

Mart ayında Türkiye’ye gelen Deepwater Champion Nisan ayında İnebolu’nun 120 mil açığında petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına başlamıştı. Su derinliği 3 bin 48 metre olan denizlerde toplam 12 bin 190 metreye kadar sondaj yapabilen gemi, İnebolu açıklarındaki Kastamonu-1 kuyusundan petrol ve doğalgaz çıkmaması üzerine TPAO tarafından Ekim ayında Sürmene-1 kuyusuna yönlendirilmişti. Sürmene-1 kuyusunda 5 bin 648 metreye kadar inilen sondaj çalışmalarında olumlu sonuca rastlanmaması üzerine arama çalışmaları sonlandırılmıştı.

Türkiye’den Güney Akım’a onay

Rusya’nın Ukrayna’yı devre dışı bırakmak için büyük önem verdiği Güney Akım doğalgaz boru hattının, Karadeniz altından Türkiye karasularından geçmesine izin veren anlaşmaya Moskova’da imza atıldı.

Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in yanı sıra Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin’in hazır bulunduğu anlaşmaya Botaş Genel Müdürü Fazıl Şenel ve Gazprom Başkanı Aleksey Miller imza attı.

Miller ve Şenel ayrıca Batı hattından gaz alımıyla ilgili anlaşmayı da 2025 yılına kadar uzatan anlaşmaya imza attılar.

Putin: Bizim için yeni yıl hediyesi oldu

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Türkiye’nin Güney Akım doğal gaz projesine izin vermesinin, kendileri için yeni yıl hediyesi olduğunu söyledi. Moskova’da bulunan Enerji Bakanı Taner Yıldız, Putin’e Türkiye’nin Güney Akım’ın ekonomik sahasında geçişine izin verdiği yönündeki notayı teslim etti.

Kabulde konuşan Putin,”Özellikle bizim stratejik açıdan çok büyük önem verdiğimiz bu projenin olumlu sonuçlanması çok güzel. Bu işbirliği ve diyaloğumuzu Erdoğan ile başlattık. İşbirliğimizin kapsamında enerji büyük yer tutuyor. Ayrıca işbirliğimizin kapsamına elektrik enerjisi de değer katmakta. Bütün alanlarda işbirliğimiz başarılı bir şekilde gelişmekte. Bütün bu gelişmelerde sizin ve ayrıca Sayın Erdoğan’ın büyük katkıları bulunmakta. Enerji tabiki ilişkilerimiz tek kalemi değil, ama önemli bir kalemi.

Türkiye ile bizim yüksek teknoloji bilimsel araştırma, ticaret, ziraat ve inşaat alanında işbirliğimiz gelişmekte.” dedi .

Rusya Başbakan’ı Putin, Türkiye’nin Güney Akım ile ilgili aldığı kararın kendisini memnun ettiğini ifade ederek” Bu bizim için yeni yıl hediyesi oldu” cümlesini kullandı.

Putin, her zaman böyle durumlarda olumlu sonuçların karşılıklı fedakarlıklardan geçtiğini aktardı. Türkiye’ye gaz tedariği konusunda 2025 yılına kadar anlaşma imzalayacaklarını belirten Putin” Karadeniz’in altından geçecek doğal gaz boru hattı, şüphesiz ortak bir Avrupa projesi. Biz ayrıca AB’ye de bu projeye verdiği destek için müteşekkiriz. AB Güney Akım dahil olmak üzere farklı yapıdaki projeleri desteklemekte. Bu proje 7 ülkeyi yakından ilgilendiriyor. Bu 7 ülkenin arasında Rusya ve bilhassa ekonomik bölgesinden geçecek olan Türkiye ve AB’ye üye 5 devlet var.

Özellikle de bugünlerde AB ekonomik açıdan zor günler geçiriyor, proje bu açıdan olumlu sinyal oldu. Türkiye’nin projedeki rolü burada çok büyük olacak. Umarım bugünkü imzalayacağımız belgeler ve teatisini yapacağımız belgeler, yeni bir dönemin başlangıcı olacak.” ifadesini kullandı.

İŞBİRLİĞİMİZİN ÇITASINI YÜKSELTTİK

Görüşmede söz alan Bakan Yıldız ise, iki ülke arasındaki işbirliği çıtasının Güney Akım projesine çıkan izinle daha da yükseldiğini dile getirdi.

Putin iki ülke ilişkilerini ve projeyi son derece iyi bir şekilde özetlediğini vurgulayan Yıldız, iki ülke arasında enerji sektöründeki işbirliğini daha da geliştirmek istediklerini aktardı.

” Sizin ve Başbakanımız’ın aldığı aldığı kararları yerine getireceğiz” diyen Yıldıza, Putin “Biz Türklerin gerçekten güvenilir ortak olduğunu bir kez daha gördük.” ifadesini kullandı.

Bu arada BOTAŞ ile Gazprom arasında anlaşma imzalandı. Rusya Başbakanı Putin’in yanı sıra Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin’in hazır bulunduğu anlaşmaya Botaş Genel Müdürü Fazıl Şenel ve Gazprom Başkanı Aleksey Miller imza attı.

(CİHAN)

Rumlar doğalgaza ulaştı!

Kıbrıs Rum kesimi Doğu Akdeniz’de sondaj yapılan bölgede yaklaşık 200 milyar metreküp doğalgaz bulunduğunu açıkladı.

Söz konusu doğalgazın ekonomik değerinin 60 milyar dolar olduğu belirtildi.  Kıbrıs Rum kesimi lideri Dimitris Hristofyas, Ada’nın güneyinde onikinci parselde bulunan doğalgaz miktarını basın toplantısıyla duyurdu. Hristofyas, tek bir parselde bulunan 200 milyar metreküplük doğalgaz rezervinin ekonomik değerinin yaklaşık 60 milyar dolar olduğunu belirtti. Bu miktar Türkiye’nin 5 yıllık ihtiyacına denk düşüyor. Hristofyas ayrıca, bölgede sondaj araştırmalarının devam edeceğini belirtti ve Türkiye’nin uluslararası deniz hukukuna saygılı olması gerektiğini söyledi.

Kaynak: Milliyet, 28/12/2011.

Kanal İstanbul’da ihale 2013′te.

Bakan Yıldırım, Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından genel seçimler öncesinde açıklanan ‘Çılgın Proje’ olarak da adlandırılan Kanal İstanbul ile ilgili üç ayrı alternatif güzergâhın belirlendiğini söyledi. Yıldırım, proje için 2013 yılında yap-işlet-devret modeli ile ihaleye çıkılacağını açıklarken, 3. köprünün yer seçiminin de bitmek üzere olduğunu ifade etti.

NTVMSNBC, 28/12/2011.

Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı için imzalar atıldı!

Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanlığı arasında, ”Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı” yapımına ilişkin mutabakat zaptı, Enerji Bakanlığında düzenlenen törenle imzalandı.

Zapta Türkiye adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanı Natıg Aliyev imza koydu.

Azeri (Şahdeniz 2) doğalgaz gazının gerek Türkiye’de satışı gerekse de Avrupa pazarlarına Türkiye üzerinden transit olarak taşınmasını öngören Hükümetlerarası Anlaşma 25 Ekim 2011 tarihinde İzmir’de imzalanmıştı. Söz konusu anlaşma içerisinde, Azeri doğalgazının Türkiye üzerinden transit taşınması amacıyla ulusal doğalgaz iletim sisteminin kullanılmasının yanı sıra münhasır bir boru hattının inşa edilmesi de alternatif bir seçenek olarak düzenlenmişti.

Bugünkü imzalanan mutabakat zaptı ile Trans Anadolu ismi verilen söz konusu münhasır boru hattına yönelik çalışmaların ivedilikle başlanılması ve iki ülke tarafından tayin edilen şirketlerin ortak bir konsorsiyum tesis etmeleri konusunda mutabakat sağlanmış oldu.

Bu çerçevede, söz konusu konsorsiyum içerisinde Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ve Türkiye’den Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ilk ortaklar olarak yer alacak. Süreç içerisinde diğer uluslararası petrol ve doğalgaz şirketleri de konsorsiyuma dahil olabilecekler.

Yıldız, Azerbaycan ile Türkiye arasında imzalanan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattının doğudaki kaynakların batıya iletilmesinde çok önemli olduğunu belirterek, ”Bu proje ile beraber özellikle batıda gaz ihtiyacı olan ülkelerin gösteremediği çabayı Türkiye ve Azerbaycan göstermektedir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanlığı arasında, ”Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı” yapımına ilişkin mutabakat zaptı, Enerji Bakanlığında düzenlenen törenle imzalandı.

Zapta Türkiye adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanı Natıg Aliyev imza koydu.

Törende konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bundan iki ay önce 25 Ekim tarihinde İzmir’de Azerbaycan ile Şahdeniz 2 konusunda önemli bir anlaşmaya imza attıklarını hatırlattı.

Söz konusu anlaşmanın Şahdeniz 2 projesi kapsamında üretilecek gazın hem Türkiye’de kullanılması hem de bir kısmının Avrupa’ya aktarılmasını öngördüğünü anımsatan Yıldız, ”Bugün bu mutabakat zaptı ile anlaşmayı daha somut hale getirmiş oluyoruz” dedi.

Büyük petrol oyununda Türkiye’de çıkmışcasına sevindikleri Azerbaycan’da petrol ve doğalgaz yataklarının bulunmasıyla bölgedeki dengelerin de değiştiğini kaydeden Yıldız, iki ülkenin Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum hattı bulunduğunu, bu yeni proje ile ilişkilerin daha da güçlendirileceğini bildirdi.

Söz konusu boru hattının üreticilerin ve tüketiciler açısından önemli bir boru hattı olacağını da kaydeden Yıldız, Avrupa’nın ve Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacına önemli bir destek sağlayacağını vurguladı.

”Böyle bir boru hattının anlaşmasını imzalamış olmak üzerinde konuştuğumuz diğer projelerin rafa kaldırıldığı anlamına gelmemektedir” diyen Yıldız, şöyle konuştu:

”Doğudaki kaynakların batıya ulaştırılmasında önemli bir alternatif olan bu müstakil boru hattı artık üretici ülkelere, kaynak ülkelere hiçbir mazeret bırakmamaktadır. Bu proje ile beraber özellikle batıda gaz ihtiyacı olan ülkelerin gösteremediği çabayı Türkiye ve Azerbaycan göstermektedir. Bu arada şunu da belirtmeliyim ki bağımsızlığının 20. yılını kutlayan kardeş ülke Azerbaycan için bu anlaşma önemlidir. Merhum Haydar Aliyev’in bir millet iki devlet sözünü de bu anlaşmayla daha da güçlendirmiş oluyoruz. İnşallah her iki ülke için, bölge için ve Avrupa’da gaz ihtiyacı olan ülkeler için önemli bir proje olan bu projenin hepimize faydalar getirmesini diliyorum.”

-Azeri Bakan-

Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanı Natıg Aliyev de yaptığı konuşmada, bugün yapılan anlaşma ile Azerbaycan ve Türkiye arasında yeni bir sayfanın açıldığını bildirdi.

İki ülke arasında petrol ve doğalgaz ilişkilerinin de çok yüksek seviyede olduğunu anlatan Aliyev, Azerbaycan enerji sektörünün Türkiye ile bağlandığını kaydetti.

Bugün imzalanan yeni projenin çok büyük bir siyasi anlamı bulunduğunu da ifade eden Aliyev, ”İki ülke Avrupa pazarına birlikte çıkacak” dedi.

Ekonomik açıdan da bu projenin çok önemli olduğunu kaydeden Aliyev, bu hattan gelecek 16 milyar metreküplük gazın 6 milyar metreküpünün Türkiye pazarında kalacağını, 10 milyar metreküpün ise Avrupa ülkelerine satılacağını söyledi.

Aliyev, projenin sosyal açıdan da önemli olduğunu, yeni iş alanları yaratılacağını, Türk insanının da bundan yararlanacağını dile getirdi.

Kaynak: AA, 26/12/2011.

Elektrikli Otomobiller de cep yakacak!

Elektrikli arabaların da ayda en az 300 TL masrafı olacak!

Renault’nun Bursa fabrikasında üretilen ve İsrail, Fransa, Danimarka gibi ülkelere ihracatı başlayan ilk elektrikli modeli Fluence Z.E.’nin Türkiye fiyatı belli oldu.

File:Renault fluence ze paris 2010.jpgRenault Mais, Türkiye’de önümüzdeki mart ayında satışa sunacağı elektrikli aracın satış etiketini Fransa merkezle yaptığı sıkı pazarlıklar sonucunda dizel Fluence’ın bile altına indirdi. 100 kilometre mesafeyi 2,5 liralık elektrik tüketimiyle kat eden otomobilin fiyatı batarya hariç 60 bin lira olacak. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, “Fluence Z.E.’yi hükümetin verdiği yüzde 3 ÖTV desteğiyle Avrupa ülkelerinde olduğu gibi normal motorlu Fluence fiyatı ile satışa sunabiliyoruz. 2012 model Fluence Privilege 1.5 dCi EDC 110 modelinin anahtar teslim fiyatı 61 bin 450 lira. Fluence’ın satış fiyatında verdiğimiz sözü tuttuk.” dedi.

Fluence Z.E.’nin Avrupa’daki gibi batarya hariç satılacağını ve aylık abonelik ücreti alınacağını belirten İbrahim Aybar, “Batarya çok pahalı, o yüzden tüketici kiralamış gibi olacak. Aylık bir abonmanlık ücreti verecek. Fransa’da ayda 79 Euro (197,5 TL) alınıyor, bizde 100 Euro (250 TL) civarında olur.” diye konuştu. Fluence Z.E.’nin satışına yılbaşı sonrasında başlanacak, teslimatlar mart ayında başlayacak. Elektrikli Fluence için İspanya, Fransa, İngiltere ve Portekiz’de 4 bin ile 6 bin Euro arasında vergi indirimi var. Fransa’da 21 bin 300 Euro’ya satılacak. 100 kilometrelik bir mesafe benzinli araçlarla ortalama 35 lira, dizel araçlarla 25 lira maliyetle katedilirken elektrikli araçlarla aynı mesafeyi 2,5 liraya gitmek mümkün. Fluence Z.E.’nin 22 kWh’lık elektrikli motoru 95 beygirlik bir güç üretiyor. Elektrikli araç tam şarjla maksimum 160 km yol katedebiliyor. Elektrikli araç evdeki bir priz sayesinde 6 saatte şarj edilebiliyor.

Kaynak: Milliyet Ekonomi, 26/12/2011.

Türkiye’ye Müjde: Kanel Kangal davayı kaybetti!

Uluslararası Ticaret Mahkemesi, Kanel Kangal Elektrik Limited Şirketinin istediği 309 milyon dolarlık tazminat talebini reddetti.

Türkiye'ye büyük müjde

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Kanel Kangal Elektrik Limited Şirketinin TürkiyeCumhuriyeti Devleti aleyhine Uluslararası Ticaret Mahkemesi (ICC) nezdinde açtığı davanın sonuçlandığını ve ICC’nin Kanel Elektrik’in 309 milyon dolar kar mahrumiyetine ilişkin olarak istediği tazminat talebini reddettiği bildirildi.

TÜRKİYE’Yİ KUSEYRİ HUKUK BÜROSU TEMSİL ETTİ

Davada, Bakanlığı Türkiye’den Kuseyri Hukuk Bürosuile ABD merkezli Nixon Peabody LLP temsil etti.

MÜCADALEDE KAZANAN TARAF TÜRKİYE

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da açıklamasında, Libananco ve Aktaş davalarında olduğu gibi, önceki hükümetlerin sebebiyet verdiği bir davanın, uzun yıllar süren bir mücadele sonunda kazandıklarını kaydetti.

Yıldız, açıklamasına şöyle devam etti:

”Hükümetimiz ve bakanlığımız, hukuka olan saygısını ve güvenini defaatle ifade etmiştir. Uzan, Aktaş ve Kanel davaları hakkında; gerek ulusal gerekse uluslararası yargı organlarının kararları, devletimizin ve bakanlığımızın haklılığını tescil eden kararlardır. Biz, enerjide dışa bağımlılığı azaltırken, kazandığımız bu davalarla da ayrıca ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmuş oluyoruz. 2011 yılı, enerjide yeni santrallerin devreye girmesi ve yerli üretimin artmasının yanında, art arda kazandığımız hukuk başarılarıyla da önemli bir yıl oldu.

İlk dava 2002′de başlamıştı

Kanel Kangal Elektrik Limited Şirketi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında, Kangal Termik Santralinin işletme hakkının devrine ilişkin 7 Ocak 1999 tarihinde imtiyaz sözleşmesi imzalanmıştı. Kanel ile Bakanlık arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesi, 8 Temmuz 2000 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı istihsal edilerek özel hukuk hükümlerine göre yeniden düzenlenmiş, 6 Kasım 2000 tarihinde Kanel ile Bakanlık arasında uluslararası tahkim şartı içeren yeni bir uygulama sözleşmesi yapılmıştı.

Danıştay, açılan davalar üzerine, imtiyaz sözleşmesi ile uygulama sözleşmesinin imzalanması hususunda Bakanlığa yetki veren Bakanlar Kurulu kararlarını, kamu yararına aykırılık gerekçesiyle iptal etmiş, böylece santralin işletme hakkının Kanel’e devredilmesi hukuken imkansız hale gelmişti.

Kanel, uygulama sözleşmesinin 14′üncü maddesi gereğince imzalanması gereken proje anlaşmalarının imzalanmadığını ve taahhüt edilen hazine garantilerinin verilmediğini ileri sürerek 16 Aralık 2002 tarihinde Enerji Bakanlığı aleyhine ilk tahkim davasını açmıştı.

Bu davayı kaybeden Kanel, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine 27 Ekim 2010 tarihli başvurusu ile ICC nezdinde ikinci tahkim davasını başlaşmıştı. 9-10 Kasım 2011 tarihlerinde Cenevre’de yapılan duruşmaları müteakiben 19 Aralık 2011 tarihinde verilen nihai karar dün itibariyle de Enerji Bakanlığına bildirildi.

BUGÜN, 24/12/2011.