Archive for Yenilenebilir Enerji

Yenilenebilir enerjinin ucuza depolanabilmesi gerekiyor!

Elektrik iletim ağında üretim ve talebin dengelenmesi hali hazırda karmaşık bir işlemdir. Eğer bir şebekeye hava şartlarından kolay etkilenen güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından büyük katkı sağlanıyorsa, bu durumda üretim ve talebin dengelenmesi ise daha karmaşık bir hal alır.

Bügün elektrik üretim santralllerindeki en büyük sorun fleksibilitedir. Eğer üretilen enerji depolanabilirse, bu hem yenilenebilir enerji kaynağının verimli kullanılabilmesini hem de tesisin fleksibilitesini sağlamış olur. Depolanan enerjinin gerektiği anlarda şebekeye hızlı bir şekilde verilebilmesi önemlidir. Bugün fosil yakıt tabanlı bir santralde üretilen elektriğin kullanıma sunulabilmesi için en az 10 dakika zaman gerekmektedir. Depolamalı hidro-elektrik santrallerde ise bu süre birkaç dakikadır. Günümüzde üretilen enerjinin depolanması için birçok teknik geliştirilmiştir, fakat bunlar hidro-elektrik santrallerde olduğu gibi uygun coğrafi konumda olması gerekiyor yada önemli miktarda bir altyapı gerektiriyor. Fakat bir teknoloji var ki geniş çapta uygulanabilirliği nedeniyle dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu teknoloji pil teknolojisidir. Enerjiyi depolayabilen piller üzerinde bilim adamları tarafından günümüzde yoğun bir biçimde çalışılmaktadır.

Bugün ihtiyaç alanına göre farklı teknolojilerde elektro-kimyasal piller enerji depolamada kullanılmaktadır. 1859 yılınada icat edilen kurşun-asit teknolojili piller ucuza maledilebilmeleri nedeniyle günümüzde en fazla kullanılan pil çeşididir. Rüzgar enerjisi üretim tesislerinde geliştirilmiş kurşun-asit teknolojili piller ile üretilen enerji 1 MW kapasiteye kadar depolanabilmektedir. Bu pillerden uzun süre sabit elektrik akımı alınabildiği için rüzgar çiftliklerinin enerji üretim stabilizasyonunda bu teknoloji önemli rol oynamaktadır.

Güneş Hücresi imalatında önemli miktarda “su” kullanılıyor!

Foto-Voltaik Sektörü için önemli bir diğer yenilenebilir kaynak: Su

FV sektöründe güneş hücresi üretim aşamasında büyük miktarda su kullanıldığı bilinmektedir. Bundan dolayı; Orta Doğu gibi suyun sınırlı olduğu bölgelerde FV sektörü için suyun bir döngü içerisinde verimli olarak kullanılabileceği teknolojilerin geliştirilmesi önemlidir.

Bugün modern bir güneş hücresi üretim tesisinde günlük olarak en az “1000 metreküp” su kullanılmaktadır. Bu miktar su bakımından fakir olan bölgeler için azımsanamayacak derecededir. Bunun için; bu üretim tesislerinde normal miktarın çok altında (%90) su tüketen ve kullanılan suyun %95′ini yeniden kullanılmasına olanak sağlayan teknolojiler kullanılmaktadır.

FV hücre üretimi yapılan bir fabrikada su, üretim yapılan tesisteki cihazların soğutma ve hijyeninin sağlanmasında ve doğrudan FV hücrenin üretiminde saf su ve endüstri suyu olarak kullanılmaktadır.

Kaynak: Ralph Williams, CH2MHILL, 17 Haziran 2011.

Elektrikli otomobil ile İstanbul – Ankara arası 10 TL’ye gidilebilecek!

Elektrikli araçlar 100 kilometrede sadece 2.5 TL yakacak. Araçların elektrikli hale dönüştürülmesinin bedeli ise 15 bin TL’yi bulacak. Ancak aracın yakıt tasarrufu göz önüne alındığında bu yatırım 7-8 ayda kendini amorti edecek.

İlgili teknik ve yasal düzenlemelerin Kasım 2010′da tamamlandı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de ilk dönüşüm tesisleri kuruldu ve araçlar yollara çıktı. Araçların elektrikli otoya çevrilmesi için uzmanlara göre, yaklaşık 300 parçanın değişmesi gerekiyor. Ankara’da ilk elektrik şarj istasyonunun kurulması nedeniyle düzenlenen törene katılan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, dizel araçların 100 km yolu 25-30 liraya, elektrikli araçları ise 2.5 liraya alabildiğini vurguladı. Ergün, “İsteyen her araç elektrikli araç haline gelebilir. Bunun teknolojisi var” müjdesini verdi. Nihat Ergün, elektrikli Renault Fluence’i de test etti.

HEDEF YÜKSEK TASARRUF

Teknolojinin pahalı olması nedeniyle değişim işlemi maliyetinin 15-20 bin TL tuttuğunu aktaran yetkililer, “Bir taksici aylık 2500 TL yakıt ve bakım masrafı yapıyor. Ancak elektrikli araçlar normal yakıtlı araçlara nazaran 10- 12 kat daha tasarruflu. Araçlar bu masrafı 7-8 ayda amorti edecek” dedi. Yollara çıkmaya başlayan araçlar içinse şimdiden şarj istasyonları hazırlandı. EPDK yetkililerinin verdiği bilgiye göre, elektrikli araçlar evde ve işyerinde her prizden şarj edilecek. Ancak bu şarj 7-8 saat sürebilecek. Yollara ise araçları 20 dakikada şarj edecek seri şarj aküleri konulacak.

Kaynak: Milliyet, 25 Haziran 2011.

Güneş enerjisi yönetmeliği Resmi Gazete’de



 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, ”Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesisleri Hakkında Yönetmeliği”, Resmi Gazete’nin 19 Haziran 2011 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik, güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinde kullanılan aksamın sahip olması gereken standartlar, test yöntemleri ve denetimi ile hibrit tesislerde üretilen elektrik enerjisi içerisindeki güneş enerjisine dayalı üretim miktarlarının denetimine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.

Tesislerde, güneş enerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim miktarı, Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) Genel Müdürlüğü tarafından denetlenecek.

Elektrik üretim şirketi her yıl Aralık ayı içerisinde, tesisteki her bir güneş paneli ile tesis bütününün güneş enerjisine dayalı olarak üretebileceği elektrik enerjisi miktarlarını, tesise gelebilecek güneş radyasyonuna ve rüzgar hızına bağlı olarak EİE’ye sunacak. EİE, söz konusu bilgileri değerlendirerek tesis yerinde inceleme yapabilecek.

EİE, hibrit tesislerde üretilen elektrik enerjisi içerisindeki güneş enerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim miktarını her fatura dönemi için Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezine (PMUM) bildirecek.

Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının onayladığı güneş enerjisine dayalı elektrik üretim projesi dışında farklı bir enerji kaynağının kullanıldığı tespit edildiği takdirde, EİE Bakanlık ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) durumu bildirecek.

Kaynak: haber7.com

19 Haziran 2011 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 27969
YÖNETMELİK
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından: 

GÜNEŞ ENERJİSİNE DAYALI ELEKTRİK ÜRETİM TESİSLERİ

HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı;

a) Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinde kullanılan aksamın sahip olması gereken standartlar, test yöntemleri ve denetimi,

b) Güneş enerjisine dayalı veya güneş enerjisi ile birlikte diğer enerji kaynağı kullanan hibrit tesislerde üretilen elektrik enerjisi içerisindeki güneş enerjisine dayalı üretim miktarlarının denetimi,

ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir.

Dayanak

MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun 6 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını,

b) EİE: Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünü,

c) Elektrik Üretim Şirketi: Güneş enerjisine dayalı elektrik enerjisi üreten ve Kanunun 6/B maddesinden yararlanmak isteyen lisans sahibi tüzel kişiyi,

ç) Elektrik Üretim Tesisi: Güneş enerjisine dayalı elektrik enerjisi üreten ve üretim lisansına sahip olan tesisi,

d) EPDK: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunu,

e) Fotovoltaik (PV) modülü: Yüzeylerine gelen güneş ışığını doğrudan elektriğe dönüştüren yarıiletken modülleri,

f) Hibrit Tesis: Güneş enerjisi ile birlikte diğer yenilenebilir veya birincil enerji kaynağı kullanan elektrik üretim tesisini,

g) Kanun: 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi AmaçlıKullanımına İlişkin Kanunu,

ğ)  PMUM: Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezini,

h) TÜBİTAK: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunu,

ı) Yoğunlaştırılmış güneş enerjisi sistemleri (CSP): Güneş enerjisini toplayan ve bir akışkana ısı olarak aktarançeşitli tür ve biçimlerdeki aygıtları,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Standartlar, Test Yöntemleri ve Denetim

Standartlar ve test yöntemleri

MADDE 4 (1) Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin projelendirilmesinde kristal veya ince film PV modülleri ile odaklamalı PV modüllerinin;

a) Performans testleri ve tip kabulleri için TS EN 61215, TS EN 61646 ve TS EN 62108 standartları,

b) Emniyet testleri için TS EN 61730 standardı,

uygulanır.

(2) CSP sistemlerde ısıl (termal) performans TÜBİTAK tarafından kurulum yerinde yapılır ve Bakanlığa rapor edilir.

Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim miktarlarının denetimi

MADDE 5 (1) Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinde veya güneş enerjisi ile birlikte diğer yenilenebilir enerji veya birincil enerji kaynağı kullanan hibrit tesislerde üretilen elektrik enerjisi içerisindeki güneşenerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim miktarı EİE tarafından aşağıdaki şekilde denetlenir.

a) Güneş enerjisi kullanan elektrik üretim tesislerinde, aşağıdaki verileri elektronik ortamda EİE’nin kontrol merkezine gönderen izleme sistemlerinin bulundurulması şartı aranır. Buna ilişkin usul ve esaslar EİE tarafından belirlenerek mevcut internet sayfasında yayımlanır.

1) Tesisteki yatay düzleme gelen toplam güneş radyasyonu ile güneş panellerinin yüzeyine gelen güneşradyasyonunu,

2) Tesis alanının yerden en fazla 10 metre yüksekliğindeki rüzgâr hızını,

3) İnvertörler ile birlikte güneş panellerinin anlık üretim durumlarını,

4) İnvertör çıkışlarında bulunan ve tesis trafosuna verilen elektrik enerjisini,

5) Diğer yenilenebilir enerji veya birincil enerji kaynağını kullanan tesislerde üretilen elektrik veya ısı enerjisini gösteren gerçek zamanlı ölçüm bilgileri.

b) Elektrik üretim şirketi her yıl Aralık ayı içerisinde, tesisteki her bir güneş paneli ile tesis bütününün güneşenerjisine dayalı olarak üretebileceği elektrik enerjisi miktarlarını, tesise gelebilecek güneş radyasyonuna ve rüzgar hızına bağlı olarak EİE’ye sunar.

c) EİE, (a) ve (b) bentleri kapsamındaki bilgileri değerlendirerek tesis yerinde inceleme yapabilir.

(2) EİE, hibrit tesislerde üretilen elektrik enerjisi içerisindeki güneş enerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim miktarını her fatura dönemi için PMUM’a bildirir.

(3) Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinde Bakanlığın onayladığı güneş enerjisine dayalı elektriküretim projesi dışında farklı bir enerji kaynağının kullanıldığı tespit edildiği takdirde, EİE Bakanlık ile EPDK’ya durumu bildirir.

Yürürlük

MADDE 6 (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 7 (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

19 Haziran 2011 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 27969
YÖNETMELİK
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINDAN ELEKTRİK ENERJİSİ

ÜRETEN TESİSLERDE KULLANILAN AKSAMIN YURT İÇİNDE

İMALATI HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten tesislerde kullanılan ve bütünleştirici parçaları ile birlikte yurt içinde imal edilen aksamın, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılıYenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun ekinde yer alan II sayılıCetvele göre ilave fiyatının belirlenmesi, belgelendirilmesi ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesidir.

Dayanak

MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun 6/B maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Aksam: Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1 Yurt İçinde İmal Edilen Aksam Tanımları’nda listelenen mamulü,

b) Aksam tedarikçisi: Elektrik üretim şirketine ya da sistem tedarikçisine yurt içinde veya Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki serbest bölgelerde imal ettiği aksamı satan Sanayi Odasına ve/veya Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlışirketi,

c) Bakanlık: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını,

ç) Elektrik üretim şirketi: Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten ve Kanunun 6/B maddesinde yer alan hükümden yararlanmak isteyen lisans sahibi tüzel kişiyi,

d) Elektrik üretim tesisi: Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üreten ve üretim lisansına sahip olan tesisi,

e) EPDK: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunu,

f) Kabul Heyeti: 7/5/1995 tarihli ve 22280 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliğine göre oluşturulan heyeti,

g) Kanun: 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi AmaçlıKullanımına İlişkin Kanunu,

ğ) Sistem tedarikçisi: Elektrik üretim şirketine, imal ettiği ve/veya satın aldığı aksamı sistem bütünlüğüne monte etmek suretiyle elektrik üretim tesisini kısmen veya tamamen kuran şirketi,

ifade eder.

Yurt içi imalatın belgelendirilmesi

MADDE 4 (1) Kanunun 6/B maddesinde yer alan hükümden yararlanmak isteyen lisans sahibi tüzel kişiler, bu Yönetmelik ekinde yer alan EK-1 Yurt İçinde İmal Edilen Aksam Tanımları listesinde olanlar arasından yurt içinden tedarik ederek elektrik üretim tesislerinde kullanmakta oldukları aksama ait aşağıdaki belgeleri Bakanlık ve/veya Bakanlığın görevlendirdiği kuruluşa beyan etmek zorundadır.

a) 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre işlem yapan yeminli mali müşavir tarafından hazırlanması ve sistem veya aksam tedarikçisinin bağlı bulunduğu Sanayi Odası ve/veya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından onaylanması gereken bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-2 Yerli İmalat Durum Belgesi,

b) TS EN 45011 “Ürün Belgelendirmesi Yapan Belgelendirme Kuruluşları için Genel Şartlar” standardına uygun olarak Uluslararası Akreditasyon Forumu (IAF) ile karşılıklı tanıma anlaşması imzalamış ulusal akreditasyon kurumları tarafından düzenlenen ve aksamın uluslararası veya ulusal standartlara uygunluğunu belirten ürün sertifikası.

(2) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-2 Yerli İmalat Durum Belgesi, verildiği tarihten itibaren beş yıl süreyle geçerlidir.

Yerli katkı ilave fiyatının belirlenmesi

MADDE 5 (1) Tamamı yurt içi katma değerle üretilmiş olduğu belirlenen aksam için, lisans sahibi tüzel kişilere Kanun kapsamında uygulanacak yerli katkı ilave fiyatları Bakanlık tarafından onbeş iş günü içerisinde EPDK’ya bildirilir.

Yurt içi imalatın denetlenmesi

MADDE 6 (1) 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre işlem yapan bağımsız denetim şirketi ve yeminli mali müşavir, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-2 Yerli İmalat Durum Belgesi’nin hazırlanması ile ilgili olarak 3568 sayılı Kanunda belirtilen cezai şartlardan sorumludur.

(2) Kanunun 6/B maddesinde yer alan hükümden yararlanmak isteyen lisans sahibi tüzel kişilerin elektrik üretim tesislerinde kullanılan herhangi bir aksamın Yerli İmalat Durum Belgesi’nin olup olmadığı, geçici kabul işlemleri sırasında Kabul Heyeti tarafından kontrol edilir.

(3) Kontrol sonrasında Yerli İmalat Durum Belgesi olmadığı tespit edilen aksam için uygulanacak yerli katkıilave fiyatları, Bakanlık tarafından yeniden belirlenerek EPDK’ya bildirilir.

Yürürlük

MADDE 7 (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8 (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

 

Yönetmeliğin eklerini görmek için tıklayınız



Rüzgar enerjisiyle üretilen ürünlere “WindMade” etiketi

Danimarkalı rüzgar türbini üreticisi Vestas’ın başlattığı girişimle gelecek yıldan itibaren raflarda bellioranda rüzgar enerjisiyle üretildiği belgelenen ürünlerin üzerinde “WindMade” etiketi görmek mümkünolacak.

Rüzgar enerjisi alanında en büyü pazar payına sahip Danimarkalı Vestas’ın girişimiyle elektriğinin en azdörtte birini rüzgardan üreten şirketlere ve tüm üretim sürecinde belli oranda rüzgar enerjisi kullanılanürünlere “WindMade” etiketi uygulaması başlıyor.İstanbul’da dün başlayan 17. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı sırasında WindMadeprojesinin tanıtımını yapan Rüzgar Sistemleri Global Pazarlama ve Müşteri İlişkileri Kıdemli BaşkanYardımcısı Morten Albaek, Milliyet’in de konuyla ilgili sorularını yanıtladı.Eylül ayından itibaren şirketlere WindMade sertifikası vermeye başlanacağını belirten Albaek, “Yılsonuna kadar 100 kadar şirketin WindMade sertifikası olacağını öngörüyoruz. Bunların çoğu Avrupa veABD’den gelecek ama kısa sürede bu sayının bine çıkacağını ve dünyanın her yerinden şirketlerin yeralacağını düşünüyoruz” dedi.Vestas olarak kendilerinin de elektrik tüketimlerinin yüzde 50’sini rüzgardan sağladıklarını belirtenAlbaek, “2013’e kadar bu oranı yüzde 100’e çıkarma hedefimiz var” diye konuştu.

WindMade etiketli ilk ürünlerin ise 2012’deki Davos Zirvesi’ne kadar raflarda yerini almasınıhedeflediklerini söyleyen Albaek, “Ürüne ve ülkeye göre değişse de ortalama olarak yüzde 25 rüzgarenerjisiyle üretim bir ürünün fiyatını sadece yüzde 5 oranında artırıyor. Bu da tüketicilerin tolereedebileceği bir oran” dedi.Üretim olabilirAlbaek, Vestas’ın Türkiye’de rüzgar türbinlerinde yüzde 43.2 pazar payıyla birinci olduğunu, bugünTürkiye’de kurulu her üç rüzgar türbininden birinin Vestas’a ait olduğunu belirtti. Türkiye pazarınınkendileri için oldukça önemli olduğunu vurgulayan Albaek, rüzgarda kurulu gücün hedeflendiği gibi2023’e kadar 20.000 megawatt’a çıkması için gerekli adımlar atılırsa bazı parçaların burada üretilmesiiçin girişimde bulunacaklarını aktardı. Vestas’ın Türkiye’de kanat üretimi yapması gündeme gelmişancak pazar hızlı büyümediği için bu plan rafa kalkmıştı. Albaek, “Türkiye rüzgarda hızlı ve güçlübüyürse burada da bazı parçaların üretimini yapabiliriz” dedi.WindMade nedir?Tıpkı Adil Ticaret (Fair Trade) uygulamasında olduğu gibi üretim sürecinde belli oranda rüzgar enerjisikullanılan ürünler ve tükettiği elektriğin en az yüzde 25’ini rüzgar enerjisinden elde eden şirketlerWindMade sertifikası alabiliyor. Böylece bilinçli tüketicinin alışveriş yaparken çevreye daha az zararvererek üretilmiş ürünler tercih etmesi mümkün oluyor. WindMade sertifikası almak isteyen şirketlerinbaşvuru sırasında kullandıkları rüzgar enerjisinin en fazla iki yıl önce devreye girmiş olması gerekiyor.

Albaek, bu sayede yeni rüzgar santralleri kurulmasını da desteklediklerini aktardı. Ayrıca her yılşirketlerin elektrik tüketimlerinde rüzgarın payı ölçümleniyor. Girişimin temei bu yılki Davos Zirvesi’nde atılmıştı. Hayatını sorgulayıp finansı terk etti. Morten Albaek’in kendini rüzgar enerjisi sektöründe bulmasının ilginç bir öyküsü var. Üniversitedefelsefe ve tarih üzerine eğitim alan Albaek, iş hayatına tamamen ayrı bir alanda, finansçılıkla atıldı.Danske Bank’ta çalışmaya başlayan Albaek kurum içerisinde yükselerek o tarihe kadar başkanyardımcılığına yükselen en genç isim oldu. Ancak 32 yaşında babasını kaybettiğinde hayatı ve yapmakistedikleriyle ilgili derin bir sorgulama dönemi yaşadığını anlattı. Daha fazla finans sektöründe çalışmakistemediğini fark eden Albaek, tam ülkeyi terk etmek üzereyken bir arkadaşının “Danimarka’da kendineyakın hiçbir şirket görmüyor musun yani?” sorusuna “Aslında var, Vestas” yanıtını verince kariyerininyeni durağını da belirlemiş oldu. Albaek, “Artık utanç duymadan uyanıyorum ve yorgun ama gururlu birşekilde uyuyorum. İleride çocuklarıma neden bu kadar uzun süre yanlarında olmadığımı anlatmam daçok daha kolay olacak. Başka ülkelerin para birimlerini alıp satıyordum demekten çok daha anlamlışeyler söyleyeceğim” sözleriyle yaptığı tercihten memnun olduğunu da ifade etti.

Milliyet / Ekonomi /16.06.2011

Elektrikte tüketim yüzde 10.9 arttı

Birbiri ardına açıklanan büyüme rakamlarıelektrik tüketimine yansıdı. Elektrik kullanımı son 12 aydayüzde 10.9 arttı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 17. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı veKonferansı’nın açılışında Türkiye’nin büyüme hızına ulaşabilen dünyada üç ülke bulunduğunu söyledi.Yıldız, “8.5 yıl önce sembolik bir rüzgar santralı vardı. Şu anda bin 500 megavatlardan bahsediyoruz.Aldığımız izinler, lisans başvuruları ve yürütülen çalışmalarla birlikte 2023 hedefimiz 20 bin megavatcivarında rüzgar santralı kurmuş olmak” dedi.

Sabah / Ekonomi / 16.06.2011

EPDK: Enerji yatırımlarına kredi verilebilmesi için bankalara kolaylık sağlanmalı

Hükümet ve Merkez Bankası, bankaların 2011’deki kredi genişlemesini yüzde 25’le sınırlarken, EDPK Başkanı Hasan Köktaş, enerji yatırımlarına daha fazla finansman desteği sağlanması için bankalarınönünün bu konuda açık tutulmasını istedi. Köktaş, “Bu konuda bankalara kolaylık sağlanmalı” dedi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, bankacılık sektörüne ilişkin düzenlemelerde, elektrik sektörüne kolaylıklar sağlanması gerektiğini söyledi. 17. Uluslararası Enerji veÇevre Fuarı ve Konferansı’nda konuşan Köktaş, elektrik enerjisi sektöründe ihtiyaç duyulan yeniyatırımların finanse edilmesinde bankacılık sektörünün önemli rolünün bulunduğunu vurgulayarak,“Yatırımcıların, nispeten daha ekonomik ve daha kolay erişilebilir finansman temin etmeleri, yatırımların zamanında yapılarak daha ekonomik olarak işletmeye geçmesine hizmet edecektir” dedi.

“BDDK ile görüştük.”

Köktaş, bankacılık sektöründe yapılan düzenlemelerde elektrik enerjisi sektörüne “münhasır kolaylıklar” sağlanması gerektiği düşüncesinde olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Bu konudakideğerlendirmelerimizi Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası ve BDDK ile de paylaşmış bulunmaktayız.Bu sektörün 30 milyonu aşan tüketiciye ekonomik, etkinliği, kalitesi sürekli artan ve kesintisiz bir hizmetgötürmesi gerekmektedir. Bu nedenle kamu otoritesi konumundaki düzenleyici kurum, tarifelerden, gelirgereksinimlerine, yatırım tutarlarından, hizmet kalitesine ve kâr payına kadar özel şirketlerin tümfaaliyetlerini düzenlemiştir.”

Kredi bulabilecek proje

Hasan Köktaş, önümüzdeki günlerde elektrik üretimi özelleştirmesi ihalelerinin devreye gireceğinianımsatarak, şunları dile getirdi: “İlgili tüm kurumlar olarak bu sürece ilişkin gerekli olan tümdüzenlemelerimiz, sektörün katkısını alarak ve planladığımız gibi tamamlanmıştır. Bu sayede buözelleştirme süreci hiçbir belirsizliğe mahal vermeyecek bir ikliminde başlamış ve sonuçlanmıştır. Aynı yaklaşım önümüzdeki günlerde başlayacak üretim özelleştirmeleri için de gösterilmektedir. Tüm bunlarailaveten şu hususu vurgulamak isterim ki, özel sektörümüz açısından önümüzdeki dönemde önem taşıyanhusus, yurtdışı kredi temin edilebilecek, uluslararası standartlara sahip, fizibilitesi doğru, finanseedilebilir projelerin geliştirilmesidir.”

Yeni enstrümanlar

Enerji sektörünün yeni ve daha güçlü bir döneme girdiğini, bu dönemi yeni kılan hususun elektrikdağıtım ve üretiminde özel sektörün payının baskın hale gelmesi olduğunu vurgulayan Köktaş, “Özelleştirmeler ve özel sektör yatırımları ile paralel gelişen bu süreç önümüzdeki dönemde enerjiborsasından, karbon piyasasından, enerji finansmanında ve ticaretinde yeni enstrümanlarıngeliştirilmesine kadar çok geniş bir alanda kendini gösterecektir” diye konuştu.

“Rüzgarda 208 projeyi reddettik.”

Hasan Köktaş, rüzgar enerjisinde bugüne kadar toplam 5 bin MW kurulu gücünde 135 adet projeyelisans verildiğini belirterek, “İlaveten, toplam 2 bin 277 MW kurulu gücünde 53 proje için uygun bulmakararı verilmiş, 15 bin 360 MW kurulu gücünde 208 proje ise reddedilmiştir. Toplam 23 bin 300 MW kurulu gücünde çoğunluğu yarışmaya tabi çoklu başvuru niteliğindeki 499 proje ise incelemedeğerlendirme aşamasında olup TEİAŞ’a yarışma ve bağlantı görüşü için iletilmiştir” dedi. Yenilenebilirenerji kaynaklarının desteklenmesine yönelik mekanizmanın tesisine yönelik düzenlemenin son aşamada olduğunu bildiren Köktaş, “Ayrıca güneş enerjisinden elektrik üretimi ile ilgili olarak da yarışma yönetmeliğinin hazırlanması ve santralların bağlanacağı trafo merkezlerinin belirlenmesine yönelik TEİAŞ ile sürdürülen çalışmalarda nihai aşamaya gelinmiştir” diye konuştu.

Rüzgar enerjisiyle üretilen ürüne özel etiket verilecek

Rüzgar enerjisi kullanan şirketleri ve rüzgar enerjisi ile üretilmiş ürünleri ayırt etmek üzere geliştirilen ilk global tüketici etiketi “WindMade” dün fuarda tanıtıldı. Vestas Rüzgar Sistemleri’nin öncülük ettiği “WindMade” girişimi, iklim değişiminin önlenmesine ve enerji güvenliğinin arttırılmasına katkıda bulunansürdürülebilir ürünler ve yenilenebilir enerji kullanımına yönelik tüketici talebinin yükseltilmesini amaçlıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “8.5 yıl önce sembolik bir rüzgar santralıvardı. Şu anda 1500 megavatlardan bahsediyoruz. Aldığımız izinler, lisans başvuruları ve yürütülençalışmalarla birlikte, 5-6 bin megavatlara çıkacağına inanıyoruz” dedi.

Hürriyet / Ekonomi / 16.06.2011

Güneş Enerjisi Sistemleri Ucuzluyor!

Evireç teknolojisi Güneş Enerjisi Sistemleri’nin maliyetini aşağı çekiyor

Güneş enerjisi istemlerinin kurulum maliyetleri başlıca 3 ana başlık altında toplanabilir:

  • Güneş Paneli (%50)
  • Evireç (Doğru Akım –> Dalgalı Akım)  (%10)
  • Diğer Parçalar ve İşçilik (%40)

Güneş paneli hala bütün bir güneş enerji sisteminin toplam maliyetinde en büyük kısmı tutmaktadır. Güneş paneli fiyatları gün geçtikçe düşmektedir. Örneğin; 2008 yılı başı ile 2010 yılı sonu arasında güneş paneli fiyatları %50 civarında bir oranda düşmüştür. Güneş paneli fiyatları düştükçe evireç, diğer parçalar ve işçilik maliyetlerinin toplam sistem maliyeti içindeki yüzdesi artmaktadır. Bu nedenden dolayı son yıllarda güneş paneli dışındaki diğer parçalar dikkat çekmektedir. Özellikle evireç teknolojisi geliştirme çalışmaları hızlanmıştır. Çünkü evireç teknolojisindeki gelişme doğrudan diğer parçalar ve işçilik maliyetini de etkileyecektir. Örneğin; yeni geliştirilecek evireçlerle daha az kablolama ve bağlantı kutusu dolayısıyla da daha az iççilik gerekecektir.

Kuzey Afrika’nın Umudu Güneş Enerjisi

Sahra Çölü’ne kurulacak güneş enerjisi santrallerinin 20 yıl içinde Kuzey Afrika’nın ve Avrupa’nın yarısının enerji ihtiyacını karşılayacabileceği tahmin ediliyor. Ancak projeyle ilgili hâlâ yanıt bekleyen sorular var.

Sahra Çölü’ne kurulacak güneş enerjisi santrallerinin 20 yıl içinde Kuzey Afrika’nın ve Avrupa’nın yarısının enerji ihtiyacını karşılayacabileceği tahmin ediliyor. Ancak projeyle ilgili hâlâ yanıt bekleyen sorular var. Sahra Çölü’nden elde edilecek elektrik enerjisine talip olan Avrupa ülkeleri ile Kuzey Afrika’da elektrik üreten ülkeler arasındaki işbirliği nasıl sağlanacak? Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen “Bilim için güneş enerjisi” adlı konferansta bu soruya yanıt arandı.

Uzmanlar uzun yıllardır, kısa adı “Desertec” olan projeyi hayata geçirmeye çalışıyor. Projenin fikir babası kabul edilen Gerhard Knies, Desertec projesini “Dünyanın güneş enerjisi konusunda en önemli merkezlerini yani çölleri, dünyanın en iyi teknolojisine sahip olan ülkeleriyle buluşturuyor” sözleriyle tanımlıyor. Knies, proje sayesinde insanoğlunun ihtiyaç duyduğunun yüz misli elektrik üretebileceklerini savunuyor.

Desertec, güneş enerjisi denince akla gelen güneş panellerinden çok daha farklı bir prensibe dayanıyor. Projeye hayat veren solar termik santraller, güneş enerjisini önce ısıya, ardından buhara dönüştürüp tirbünlerle elektrik üretiyor. Knies, bunun santralin gökyüzü bulutlarla kaplı olduğunda ya da gece karanlığında da enerji üretimine devam edebilmesine olanak sağladığını kaydediyor.

Enerji üretimi ve istihdam

Dev projenin hedefi sadece Avrupa’ya elektrik sağlamak değil. Desertec’in aynı zamanda Kuzey Afrika’da yeni istihdam olanakları yaratması hedefleniyor. Knies “Burada gereken teknoloji var ama uygulama imkanı yok. Kuzey Afrika’da ise uygulama imkanı çok ama gerekli teknoloji yok. Bu ülkeler arasında bir işbirliği yapılması, gerek enerji tedariki, gerekse Kuzey Afrika ülkelerinin kalkınması ve iklim koruması için maksimum kazanım anlamına geliyor” açıklamasını yapıyor.

Ancak projeye kuşkuyla bakanlar da yok değil. Fas Enerji ve Teknik Merkezi eski genel sekreteri Abdülaziz Bennuna “Tarihte yaşananlar, insanlar istese de istemese de Avrupa’nın ihtiyacı olan şeyi mutlaka aldığını gösteriyor” şeklinde konuşuyor.
Bennuna, Avrupa’nın Kuzey Afrika ülkelerini bu projede kendine ortak olarak görmediğini, Tek istediğinin elektrik ihtiyacını mümkün olduğunca ucuza mal etmek olduğunu savunuyor.

Avrupa’dan da itirazlar var

Öte yandan Desertec projesine Avrupa’da da kuşkuyla yaklaşanlar var. Birçok Avrupalı proje için Kuzey Afrika’da öncelikle suların tamamen durulmasının beklenmesi gerektiği görüşünde. Ancak Desertec ekibinden Gerhard Knies bu fikre katılmıyor. Knies “Kuzey Afrika ülkelerindeki siyasi değişimler sayesinde bu konu büyük bir ivme kazanabilir. Buradaki eski hükümetlerin tek amacı kendi hâkimiyet ve varlıklarını güçlendirmekti. Yeni hükümetlerin hedefi ise halkın makul yaşam standartlarına kavuşmasının sağlanması olmalı. Bunun için de iş imkânları yaratılması gerekiyor” açıklamasını yapıyor.

Yanıt arayan başka bir soruysa proje için gereken paranın nasıl temin edileceği. Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nden Robert Pitz-Paal, proje için milyarlarca euroya ihtiyaç duyulduğuna ve bu miktarın nasıl karşılanacağının hâlâ belirsiz olduğuna dikkat çekiyor.
AB geçtiğimiz günlerde bu konuda olumlu bir adıma imza atarak, Fas ve Mısır’da kurulacak pilot santraller için 30 milyon Euro yatırım yapacağını duyurmuştu.

Kaynak: http://www.dw-world.de/, 2011.

Kurulu güç ve elektrik üretim miktarlarının gruplara göre dağılımı

Kaynak: EÜAŞ Elektrik Üretim Sektör Raporu, 2010.