Archive for Dünya Su Forumları

“Eko-şehirler” Forumu

logo eco-citiesMarsilya, Akdeniz Ekonomi Haftası kapsamında 2. Eko-şehirler Forumuna 11-12 Ekim’de ev sahipliği yapacak. Forum, bölgedeki belediyeleri, özel sektörü, hükümet dışı organizasyonları bir platformda buluşturarak bir yandan karşılıklı fikir alışverişini sağlarken  bir yandan da küresel değişiklikleri, çevreyi, suyu, suyun boşa harcanmasını, suyun yanlış yönetimini, çeşitli oturumlarla tartışmaya açacak.

Eko-şehirler endüstriyel ve ekonomik bir gelişme sağlarken çevrenin de korunmasını kapsar.

www.eco-cities.net

 

5. Dünya Su Forumu Politik Süreci’nde Ne Oldu, Neler Konuşuldu?

PARLAMENTERLER OTURUMU

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal  Toptan, küresel su krizinin ağırlığına ve su yönetimi ile ilgili etkili yasamanın önemli rolüne işaret etti.
  • Kore Cumhuriyeti sözcüsü Cho Jin Hyeong kuraklık ve çölleşmenin Asya’da azalan bitki örtüsü ve yiyecek bulunabilirliğine sebep olduğuna, bunun yanında yenileme ve önleyici tedbirlerin periyodik kuraklık ve sel baskınlarından kaynaklanan gerilimi azalttığını iddia etti.
  • Brezilya sözcüsü Narcio Rodriguez, dünya çapında su sorunlarını ele alan parlamenterlerin çabalarını koordine etmek üzere, Dünya Su Konseyi ve BM Ekonomik Kalkınma Örgütü- Uluslararası Hidroloji Programı, (UHP)’nin koruması altında kalıcı bir küresel su parlamentosunun oluşturulması çağrısında bulundu.
  • Rodriguez ayrıca Latin Amerika’nın karşı karşıya olduğu suya ulaşmanın adaletsizliği; yeraltı su kaynakları ile ilgili yetersiz yasalar; ve su hizmetleri, fiyatlandırma, ve ekosistem hizmetleri ödemesi üzerine olan yasamanın etkin olmaması hususları üzerinde durdu.
  • Ürdün sözcüsü Adnan Mohammad Badran, suya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı ve parlementerler tarafından ulusal yasalarla uygulanması önerisinde bulundu.
  • İsviçre’den katılan toplantı başkanı Victor Ruffy, parlamenterler tarafından değerlendirilen şu dört konuyu tartışmaya açtı: küresel değişim; sınıraşan sular; yerinden yönetilme; ve su ve temizlik hakları..

OTURUMDA HANGİ KONULAR ELE ALINDI :

  • TBMM’den Mustafa Öztürk, küresel değişim üzerine bir oturumun açılışını yaptı. Gelişmiş ülkelerin iklim değişimi adaptasyonu ve hafifletme mekanizmalarını kar yapma aracı olarak görmemeleri gerektiğini, ve birlikte hareket etmek ihtiyacı üzerinde durdu.
  • Görüşmeler sürerken, Irak’tan bir parlementer bölgesel işbirliğini geliştirmek için Fırat ve Dicle nehirleri üzerine üçlü bir anlaşma yapılması çağrısında bulundu.
  • Macristan’dan bir parlamenter, politika ve bilimi birleştirmeyi vurguladı. Bolivya’dan bir parlamenter, buzulların su potansiyelinden yararlanmak için gerekli teknolojilere erişimin eksikliğinden yakındı.
  • Almanya’dan Ursula Eid, sınır ötesi sular oturumunu başlattı. Birleşmiş Milletler Su Yolları Anlaşmasının onaylanmasını ve gelişmekte olan ülkelerdeki nehir havzası kuruluşlarının ODA kullanılarak güçlendirilmesini teşvik etti. TBMM’den Osman Coşkunoğlu, bunların yanısıra, sınır ötesi “çıkar paylaşımını” kolaylaştırmak üzere ulusal kanunlar çıkarılmasını ve nehir aşağısı ve yukarısındaki devletler arasında kabul edilebilir bir denge kurmak üzere sınırötesi sular antlaşması geliştirilmesini tavsiye etti.
  • Görüşmeler sırasında, bir Türk parlamenter sınır ötesi ve ulusal su yolları arasındaki farkın altını çizdi ve bu ayrı kaynaklar için ayrı antlaşmaların görüşülmesini tavsiye etti; öteki milletvekilleri ise Uluslararası Yasama Kurulu’nun sınır ötesi yer altı suları üzerine olan çalışmalarının önemine işaret ettiler.
  • Mısır’dan Salwa el Magoli yerel yönetim oturumunda Yerel yönetim ile ilişkilendirilen rüşvetçilik ve diğer potansiyel problemlerin önlenmesinde rolü olan etkili yasamanın üzerinde durdu. Yerel yönetim Nehir Havzası sınırları içinde uygulanmalıdır dedi. Bu oturumda “Dünya Su Parlementosu”nun kurulması desteklendi. Milletvekilleri, barajların yararlarını ve sınıraşan sulara baraj kurulmasının komşu ülkeler üzerindeki muhtemel zararlı etkilerini görüştüler.
  • TBMM’den Ali Riza Alaboyun, su ve sanitasyon oturumunda ülkelerin ayrımcılık yapmadan vatandaşlarına maddi güçlerinin yeteceği su ve sanitasyon sağlamaya gayret göstermeleri gerektiğini vurguladı.
  • Uganda’dan David Ebong, etkili su yönetiminin suya erişim insan hakkına temel olduğunu ve bu hakları uygulanması için mahkemelere kolay erişimi de içermesi gerektiğini iddia etti.

Müzakerelerde, bazı milletvekilleri suyun evrensel bir hak olduğunu ve suyun tedarik edilmesinin bir kamu kurumu sorumluluğu olduğunu belirtti.Diğer parlamenterler ise suyu bir insan hakkı olarak anayasallaştırmanın zorluklarına ve gelişmekte olan ülkelerin su ve sanitasyon hizmetleri sağlamadaki güçlüklere işaret etti.

POLİTİK SÜREÇ

19 Mart Perşembe

YEREL YÖNETİCİLER ve PARLAMENTERLER NELER KONUŞTU :

Çarşamba günü yapılan çeşitli toplantılardan sonra parlamenterler ve yerel su idarelerinden temsilciler, merkezi yönetimin sorumluluğunun dağıtılması, su ve sanitasyon hakkının tartışılması için bir araya geldiler.

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Mustafa Öztürk parlamenterler ve yerel idareciler arasında işbirliğinin önemini vurguladı.
  • Oturum yöneticisi Fas’tan Mohamed Saad El Alami, dünya nüfusunun yarıdan çoğunun şehirlerde yaşadığını ve bunun yerel idareciler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu anlattı.
  • Filistin Gaza Valisi ve aynı zamanda Filistin Su İdareleri Ortaklığı Başkanı, Maged Abu Ramadan birçok Filistinli’nin işgal ve adilane olmayan paylaşımlardan dolayı makul bir yolla suya erişimden yoksun olduğunu anlattı.Ramadan BKHye ulaşmak için Johannesburg Eylem Planının uygulanmasının hızlandırılmasının önemini vurguladı.
  • Parlamenterler ve yerel otoriteler arası olan tartışmalarda insani su hakları , geçerli yasaların yapılması ve bu yasalar için gerekli finansal yardımın yerel mercilere verilmesi konuşuldu.
  • Gelişmekte olan ülkelerin yerel yönetimleri tarafından % 1 resmi kalkınma yardımının su kaynaklarının etkili yönetimine yardımda bulunmak ve de bin yıl kalkınma hedefinin (BKH) desteklenmesi ve uygulamasına yardım amaçlı kullanılması önerildi.
  • Türkiye’den katılan bir parlamenter uyuşmazlık hallerinde su alt yapısının zarar görmesi durumunda bu zararın tazmin edilmesi gerektiği önerisinde bulundu.

Prof Dr Zekai Şen müzakereleri özetlerken bu görüşmelerin sonucundaki neticelerin kesin uygulamaya geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Aynı zamanda parlamenterler ve yerel yönetimler arası konuşmaların devam etmesi gerektiğini, insan su haklarını herkes için suya dönüştürmek, ve kirleten-öder prensibinin küresel iklim değişimine uygulanması gerektiğini de sözlerine ekledi.

YEREL YÖNETİCİLER’İN İSTANBUL SU ANLAŞMASI ÜZERİNE KONUŞMALARI

  • İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bir “İstanbul Su Anlaşması (İSA)’nın son kabullenmesi” oturumuna başkanlık ettiği sırada, yerel ve bölgesel otoritelerin su güvenliğinin ve Bin Yıl Kalkınma Hedefleri (BYKH)’nin başarmaktaki görevlerinin üzerinde durdu.
  • Togo’nun Atakpamé şehri; İsviçre’nin Lozan şehri, İspanya’nın Barselona şehri; ve Yunanistan’ın Thessaloniki şehri, yerel otoriteleri İSA’yı imzalamaya davet etti. Avrupa Konseyi’nin Yerel ve Bölgesel Otoriteleri Kongresi sözcüsü Gaye Doğanoğlu, anlaşmayı imzalamış bulunan şehirlerin temsilcilerini kutladı, ve yerel ve bölgesel otoritelerin ulusal ortaklarından, hem ödünç almada hem de harcamada daha iyi finansal performans gösterdiklerini not etti.
  • Bazı yerel otorite temsilcileri Yerel ve Bölgesel Eylem Planı Talimatı’nın ekinde referans verilen “su havzaları arası aktarmaları” ‘nın ekten çıkartılmaması durumunda Anlaşma’yı imzalayamayacaklarını üzülerek belirttiler.
  • Diğer bazı yerel yöneticiler ise hali hazırda havzalar arasında su paylaşımının olduğunu belirttiler ve bu ifadenin çıkartılmasına karşı çıktılar. Yıldırım söz konusu ifadenin “su havzaları arası aktarmaları” ’nın “yerel sınırlar içerisinde” şeklinde kısıtlanmasını tavsiye etti. Bu öneriye, bazı yerel otoriteler (sınır ötesi sular aktarımlarının gelişmekte olan ülkeler için potansiyel önemini vurgulayanlar) tarafından karşı çıkıldı. Bu ifadenin dahil olması konusunda endişe duyanlar kahve arasında görüşmelere devam ettiler. Yıldırım “havzalar arası aktarım” ifadesinin çıkartılıp yerine havzalar arası aktarımı destekleyen yerel otoritelerin listesinin dipnot olarak konulmasını tavsiye etti.
  • Fransa’nın Cergy-Pontoise Belediye Başkanı Dominique Lefebvre, İSA’nın uygulanması konusundaki oturumun açılışını yaptı ve “Galip veya Destekleyen Şehirler” ‘i, bu şehirlerin İSA’daki taahhütlerinin yanı sıra İSA’nın elçileri olarak hareket etmeyi; kendi bölgelerinde teşvik etmeyi; bir temaya önderlik etmeyi ve bu tema üzerinde yerel otoriteler arasındaki işbirliğini desteklemeyi; ve uygulama konularında edindikleri bilgi ve tecrübeyi paylaşmayı kabul ettiklerine dikkat çekerek tanıttı. Lozan, İsviçre; Viyana, Avusturya; ve İncheon, Kore Cumhuriyeti yerel otoriteleri İSA’nın uygulanmasında başröl almayı kabul ettiler.

Uygulama konusunda, yerel otoriteler su temini kontrolünün devamına, özellikle de hizmetler özelleştirildiğinde; sudan elde edilen kazancın ve arıtmadaki zorlukların paylaşılmasına karar verildi.

Kapanış konuşmasında Belediye Başkanı Topbaş su ve sanitasyon ihtiyaçlarının yerel otoriteler tarafından karşılanması gerektiğini vurguladı ve Yerel yönetimler içerisinde bir su kurulu oluşturulmasını önerdi .Yerel Yöneticilerin bir sonraki Dünya Su Forumu’nda İSA’nın prensiplerini yerine getirmeleri ve katettikleri gelişmeleri rapor etmeleri gerektiğini ekledi.

POLİTİK SÜREÇ

20 Mart Cuma

BAKANLAR KONFERANSI :

  • Bakanlar konferansının oturum başkanı Sumru Noyan oturumu açtı. Sayın Noyan Forumun ana sonuçlarının İstanbul Bakanlar Deklarasyonu (İBD) ve İstanbul Su Konsensusu (İSK) olacağını belirtti..
  • Sınır aşan sularla ilgili işbirliği konusunda Suriye katılımcısı, Türkiye, Irak ve Suriye’yi sınır aşan suların paylaşımı ile ilgili olarak makul görüşmeler yapmaya davet etti.
  • Kazakistan sınır aşan sular konusunda Aral havzasındaki olumlu işbirliği gelişmelerini anlattı.
  • Macaristan ve Çek Cumhuriyeti katılımcıları ise Tuna nehri havzasındaki durumu bölgesel su işbirliğine örnek olarak gösterdiler.
  • Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden bir katılımcı gelişmekte olan ülkelerin altyapılarına yapılacak gerçek yatırımların önemini vurguladı.
  • Bir çok bakan iklim değişiminin etkileri ve meydana gelebilecek olağan dışı hidrolojik durumlardan dolayı iklim değişiminin de mutlaka ele alınması gerektiğini belirttiler.
  • Ayrıca bakanlar su yönetiminin sürdürülebilir gelişme ve çevre koruması bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini de anlattılar. Özellikle Brezilya katılımcısı bu konuların Latin Amerika için önemli sorunlar oluşturduğunu ve ülkelerin bu konularda eyleme geçmek için ortak fakat farklı yükümlülükleri olduğunu söyledi.
  • Ekvator Bakanı suyun özel bir miras olduğunu ve suya dayalı ekosistemleri ve çevreyi korumanın kritik öneminden bahsetti
  • Diğer birkaç katılımcı tarafından da desteklenen Bolivya Bakanı, taslak Bakanlar Deklarasyonunda bazı konuların yeterli olarak ele alınmadığını iletti. Bolivya Bakanı bu konuları şu şekilde belirledi: insanın su hakkı, toplu haklar, yerel halkların ve yerel toplumların politika belirleme sürecine katılımları, su ve kültür arasındaki bağ. Bunlara ek olarak, oturumda bir çok bakan Deklarasyonda temel bir hak olan insana su hakkı ve sanitasyon hakkının tanınması ve BKHnin uygulanması için destek verdiler.
  • Oturum başkanı Sayın Noyan, İstanbul Bakanlar Deklarasyonu (İBD) ve İstanbul Su Konsensusunun (İSK) bağlayıcı hukuki anlaşmalar olmadıklarını belirtti.

ÜST DÜZEY GÖRÜŞMELER:

  • Yaşar Yakış yerel idarecileri 19 Mart İstanbul Su Konsesusunu (İSK) kabul ettikleri için ve 50 yerel idarenin bu belgeyi imzalamak üzere söz verdikleri için tebrik etti.
  • Arjantin Güney Ortak Pazar Parlamentosu’ndan (GOPP) Oscar Castillo, küresel su krizinin çözümlenebilmesi için su ile ilgili problemlerin köküne inmek gerektiğini belirtti.
  • Meksika Millet Meclisinden Azınlık Milletvekili, Ruth Zavaleta Salgado 4. Dünya Su Forumundan beri suyun bir insan hakkı olduğu konusunda fazla bir gelişme kaydedilmediği için üzgün olduğunu bildirdi. Bu konuda devam eden çabaların sivil toplumu da dahil etmesi gerektiğini, gelişmiş ülkelerin desteğine ihtiyaç olduğunu ve bir dünya su parlamentosu kurulmasından herkesin fayda göreceğini de sözlerine ekledi.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Mustafa Öztürk, : teknoloji ve bilgi değişimini gerçekleştirmek, yerel idarelerin kapasitelerini artırmak, kirliliği önlemek, su hukuku mevzuatını iyileştirmek, su ile ilgili konularda toplum bilincini artırmak, sınır aşan su yolları yönetimini iyileştirmek konularına dikkat çekti
  • İspanya Avrupa Parlamentosu parlamenterlerinden Ines Ayala Sender suya erişimin bir insani hak olduğunu belirtirken çevreye zarar vermeden değişik enerji kaynakları bulmayı ve temiz su kalitesinin sağlanması üstünde konuştu.
  • Togo Atakpamé Belediye Başkanı Kasségné Adjonou, Fransa Fransız Rivyera’sı (Provans-Alpler-Kot dazur) Bölgesi Başkanı Michael Vauzelle ve Filistin İşgal Edilmiş Filistin Bölgeleri Valisi Beit Sahour suyun bir insani hak olduğunu dolayısı ile yerel yönetimlere bu konu ile ilgili finansal ve teknik yardımın sağlanması gerektiğini belirttiler.
  • Dünya Su Konseyi Başkanı Loïc Fauchon suyun politik kararlar alınması gereken politik bir sorun olduğunu belirtti.

POLİTİK SÜREÇ

22 Mart Pazar

BAKANLAR OTURUMUNUN KAPANIŞI

  • Bakanlar oturumunun kapanışı katılımcılardan gelen yorumlarla başladı. Etiyopyalı bakan yuvarlak masa toplantılarında yeterince söz alamadıklarını belirtti ve , Bakanlar Deklarasyonun sınır aşan suyolları ile ilgili16. Maddesinde yer alan “mevcut anlaşmalara uyum” sözcüğünün çıkartılmaması durumunda bu deklarasyonu imzalamayacaklarını belirtti

Bakanlar Yuvarlak Masa Oturumlarının Özetleri:

  • 8 adet Bakanlar oturumuna başkanlık yapan oturumcular, kendi oturumlarında varılan sonuçları özetlediler. Bakanlar yuvarlak masa oturumunda “tatlı su kıyı bölgeleri”ni tartıştılar ve bu konuda uluslararası hukuki çerçeve düzenlemelerinin olduğunu ama uygulamanın zayıf idare nedeni ile yetersiz kaldığını belirttiler. Entegre okyanus ve kıyı yönetimi için bölgeler altı inisiyatiflerin ve uluslararası stratejilerin önemine değindiler.
  • Su ile ilgili afetlerin etkilerinin azaltılması” konusunda bakanlar oturumu su ile ilgili afetler ve riskin azaltılması, ulusal sel ve kuraklık yönetimi planları, bilgi paylaşımı, verilerin toplanması ve veri belirleyici unsurların uyumlu duruma getirilmesi, önleyici tedbirlerin uygulanması için güçlü politikalara ihtiyaç olduğunu belirlediler.
  • Su ve iklim değişimi gündemlerini birbirine bağlamak” ile ilgili yuvarlak masa oturumunda bakanlar uyumun artan önemini, değişik bölgelerin ihtiyaçlarını, zararın azaltılması ve uyum ile ilgili deneyim ve sonuçlarını anlattılar. İklim değişimine uyum sağlamak için yatırımın varlığını temin etmek için finansman mekanizmalarını geliştirmek, kamu bilincini kullanarak eylem planlarını faaliyet geçirmek, bilim ve teknoloji gelişimi konusuna yatırımda bulunmak konularının çok önemli olduğu iletildi.
  • Enerji için su ve su için enerji” adlı yuvarlak masa oturumunda taraflar arasında su ve enerji sektörleri arasında uyumlu çalışmak ve entegrasyon sağlamak, suyun birden çok kullanım imkanı, su kaynakları havza seviyesinde ESKY ilkelerini kullanarak yönetmek, ve çevresel etki değerlendirmeleri kullanarak su projelerini sürdürülebilir kalkınmaya uygun yapmak konuları tartışıldı. Oturumda Dünya Su Forumu ve Dünya Enerji Forumu arasındaki bağların güçlendirilmesi ve su ile enerji konularını ele alan diğer uluslararası süreçlerle de daha yakın iletişim teşvik edildi.
  • Su altyapısı ve enerji hizmetleri finansmanı” konusundaki bakanlar yuvarlak masa oturumu ulusal finansal plan ve stratejiler geliştirmenin ve uygulamanın önemi, tekliflerin finanse edilebilirliliklerinin geliştirilmesi, kamu-özel ortaklıklarını geliştirmek, finansal planlama için ülke kapasitesini geliştirmek gibi konular üzerinde durdu. Ayrıca fianansal krizin faaliyete geçmemek için bir özür olmak yerine verimi artırmak için bir insiyatif olması gerektiği vurgulandı.
  • Afrika’da su gelişimi” ile ilgili bakanlar yuvarlak masa oturumunda bakanlar gelişimi uygulamak ve denetlemek için uygun mekanizmaların önemine, geleneksel cinsiyet yaklaşımlarına, bölgesel entegrasyona, mevcut araçları kullanarak su temini ve sanitasyon iyileştirilmesine, ve BKHyi gerçekleştirmek üzere finansmanı artırmanın önemine değindiler.
  • Yiyecek için su ve yoksulluğu yok etmek” konusundaki toplantıda bakanlar tarımda kullanılan suyun sektörler arası boyutunu ele alarak tarımın diğer herhangi bir sektörden daha çok su kullandığını belirttiler Bu nedenle Tarım için suyu bir öncelik yapmanın önemine, teknolojiye yatırım yapmanın önemine, altyapıyı iyileştirmenin önemine güney-güney işbirliği dahil olmak üzere işbirliğini artırmanın önemine, tarımsal paydaşların karar alma sürecine katılımlarını sağlamanın önemine değindiler. Ayrıca iklim değişimi konusunun ve yatırımları artırmak için uygun finansman temini konularının kritik olduğunu belirttiler.
  • Uluslararası sanitasyon yılının (USY) ötesinde ve su ve sanitasyon hakkının uygulanması” konusundaki yuvarlak masa oturumlarında temsilciler USY’nin kamu bilincini artırmakta yararlı olduğunu ancak dar gelirlileri kollayan politikaların daha yenilikçi olmaları ihtiyacını, verimli ulusal politikaların ve finansman rejimlerinin üretilmesinin önemini ve BKH’ye ulaşmak için kaynakların mobilize edilmesi gereğini anlattılar. Su hakkı da oturumda tartışıldı. Bakanlar Dördüncü Dünya Forumundan bu yana su ve sanitasyona erişim hakkının çok dikkat çektiğini ve bu hakların BKH’lere ulaşmak açısından kritik olduklarını söylediler. Bakanlar bazı ülkelerin su hakkını anayasal bir hak olarak ulusal hukuki düzenlemelerle koruduklarını da sözlerine eklediler. Bazı bakanlar İstanbul Bakanlar Deklarasyonunun suyun ve sanitasyonun bir insan hakkı olduğu konusunu yeterince tanımadığını savundular. Başka bazı bakanlar ise İnsan hakları Konseyi Bağımsız uzmanının raporunun sonucu alınmadan güvenilir içme suyu ve sanitasyona erişimin bir insan hakkı olarak tanınmasının açık olarak ifade edilmesinin yükümlülüğünün erken olacağını dile getirdiler.

Yuvarlak Masa Oturumlarına Yönelik Değerlendirmeler :

  • Su ve sanitasyona erişimin korunması konusunda Cinsiyet ve Su Ortaklığı grubundan bir temsilci Bakanlar Deklarasyonunun zaman içinde geri gittiğini ve bu toplantılarda hala suyun bir insan hakkı olup olmadığının tartışıldığını belirtti. Temsilci, halkını korumanın ve özellikle de en savunmasız halkı korumanın devletin görevi olduğunu belirtti. Temsilci her insana belli bir miktarda ücretsiz su temin etmenin gerekli olduğunu ve her çocuğun ve özellikle de kız çocuklarının özel ihtiyaçları da göz önüne alınarak güvenli sanitasyona hakları olduğunu sözlerine ekledi.
  • Su için Ticari Faaliyet’ten bir temsilci suyun ticaret için kritik derecede önemli olduğunu, ticaretin de ekonomi ve iş imkanları için aynı önemi taşıdığını bildirdi. Temsilci su, enerji ve yiyeceğin birbiri ile ayrılmaz bir bağ olduğunu ve diğer teknolojilerin kıyı bölgelerinde su ile ilgili sorunları çözmek için müsait olduklarını anlattı. Temsilci finansman konusunda Dördüncü Dünya Forumundan bu yana gelişme kaydedildiğini de sözlerine ekledi.
  • Kamu Kuruluşları ve ticari sendika temsilcileri BM faaliyetleri kapsamında da Dünya Su Forumu benzeri forumların düzenlenmesi ihtiyacı üzerinde durdular. Böyle forumların su ve sanitasyon hakkı üzerinde bağlayıcı sonuçlar doğuracaklarını ilettiler. Kamu kuruluşları ve ticari sendika temsilcileri su işçilerinin de rollerini göz önüne alarak devletleri sürdürülebilir suya erişim ve sanitasyon hakkı için gerekli araçları kullanmaya davet ettiler.
  • Hindistan Forum’un Birleşmiş Milletler 2009 iklim değişikliği müzakerelerine güçlü bir mesaj yollaması gerektiğini belirtti. Aynı zamanda bütün ulusların iklim değişikliklerinde olayı ortak etkilenmelerine karşı iklim değişiklikleri hakkında ayrı birer görevleri olduğunu ve iklim değişikliklerine karşı daha güçlü bir çalışma yapılması gerektiğinde de belirttiler.